T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/438 Esas - 2023/716
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/438 Esas
KARAR NO: 2023/716
HAKİM: ..
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI :...
VEKİLLERİ: Av....
Av....
DAVA: Elatmanın Önlenmesi (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2023
KARAR TARİHİ: 16/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Elatmanın Önlenmesi (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... plakalı 2. el ... marka hususi aracı dava dışı .....' den 12/08/2022 tarihinde satın aldığını ve bu satış için de davalı finans şirketinden kredi kullandığını ve krediye karşılık aynı araç üzerine davalı şirketçe rehin konulduğunu, rehin bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini ancak davalı şirketçe müvekkiline kredi sözleşmesinde kefil olan ....nin kendilerinden başkaca 3 adet ikinci el araç için kredi kullanıldığını ve kefilin kendi kullandığı bu kredileri ödemediğini bu nedenle de müvekkili ve davalı şirket arasındaki kredi sözleşmesi gereğince kefilin finansman şirketine olan kredi borçlarından, müvekkilinin halen ... sayılı araç üzerine konulan rehin miktarı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu iddia ederek rehni kaldırmadığını, açıklanan nedenlerle araç üzerindeki rehnin kaldırılması ile yargılama giderleri ile ve vekalet ücretinin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşıtın, davacı ile akdedilen 05/08/2022 tarih ve.... sayılı kredi sözleşmesine istinaden, müvekkili şirket tarafından finanse edildiğinin sabit olduğunu, alacak tutarı ve rehin bedellerinin sözleşmelerde açıkça belli olduğunu, müvekkili şirketin krediye konu araç üzerindeki rehnin kaldırılması talebinin, sözleşmedeki hükümler ve krediyi tahsis etme şartına bağlı olarak haklı nedenle reddettiğini ve davaya konu aracın mesleki/ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldığını, davacı yazılı şekilde beyan ettiğinden Tüketici Mahkemesi'nin görevli olmadığını, davacının tacir sıfatına haiz olup olmadığının araştırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.....sayılı .... Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımınınHâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir.....mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
....
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, somut davada, davalı finansman şirketinin taraf olduğu kredi ve rehin sözleşmesine bağlı borcun sona erdiği gerekçesiyle, araç üzerindeki rehnin kaldırılması istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın finansman kredisinden kaynaklı olduğu, bu suretle yukarıda belirtilen ...Dairesi'nin söz konusu kararının 5 nolu bendi ile düzenlendiği üzere iş bu davanın finans mahkemesi olarak belirlenen.... Mahkemeleri tarafından görülmesi gerektiği, belirtilen davalar bakımından anılan numaralı ticaret mahkemeleri ile diğer ticaret ticaret mahkemeleri arasında görev ilişkisi doğduğu, iş bu dava bakımından mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılarak 6100 Sayılı HMK'nın 114/1 c ve 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1- HMK 114/1 c ve 115 maddesi gereğince davanın dava şartı (görev) yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki haftalık süre içerisinde dosyanın ... MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE ... gönderilmesine,
2-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede nazara alınmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde.. Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
16/10/2023
Katip...
¸
Hakim ...
¸