T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/485 Esas
KARAR NO : 2024/265
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin istasyonlu akaryakıt bayiliğini yapan davalının, müvekkili şirket aleyhine ... sayılı dosyasından 27.06.2022 tarihinde müvekkili şirket aleyhine ilamsız takip başlattığını, müvekkili şirketin bahsi geçen takibe 05.07.2022 tarihinde yetki itirazında ve borca itirazda bulunduğunu, daha sonra davalının ... sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine ilamsız takip başlattığını, bahsi geçen takibe ilişkin ödeme emrinin 23.06.2023 tarihinde Cuma günü saat 16:50’de UETS posta kutusuna düştüğünü, ancak UETS bildiriminin tarafınca kullanılan ve sistemde kayıtlı bulunan cep telefonuna mesaj olarak iletilmediğini, 23.06.2023 tarihinde gerek 9 günlük bayram tatilinin başlaması ile birlikte, gerekse UETS bildiriminin telefona kısa mesaj olarak gönderilmemesi nedenleriyle ödeme emrine itirazın süresi sehven kaçırdıklarını, bu sebeple işbu menfi tespit davasının açılma zarureti doğduğunu, davalının müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden kendisine müvekkili şirketin önceki unvanı ile verilen 31.10.2019 tarihli ... seri numaralı ...’na ait 300.000,00 TL bedelli bir adet çek ile 3 yıl gibi bir süre sonra 27.06.2022 tarihinde tamamen kötü niyetli bir şekilde takip başlattığını, müvekkili şirketin bu çeke ilişkin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bilakis alacaklı duruma olduğunu, bu hususun müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun surette tutulan ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, bu sebeplerle davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini, dava konusu çekin ilamsız takip neticesinde tahsili halinde, müvekkil şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin, teminatsız veya mahkememizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında akaryakıt alım satımından kaynaklı alışveriş bulunmakta iken müvekkili tarafından akaryakıt alındıktan sonra davacıya fazla para ödediğini ve ardından müvekkilinin fazla ödediği paraya ilişkin davacı tarafından ... takip sayılı dosyasının takip dayanağı belge olan çekin müvekkiline verildiğini, ancak davacı tarafın çekte belirtilen bedeli ödemediğini, davacı tarafından sehven icra takibine itiraz süresi kaçırıldığı iddiasıyla huzurdaki dava ikame edildiğinden ispat yükünün davacı tarafta olduğunu,“borcum yoktur” iddiasında olan davacının, neden davaya konu çeki imzaladığını ve sonrasında sonlandı iddiasında ise bu çekteki borcun nasıl sonlandığını ispat külfetinin kendisinde olduğunu, ayrıca davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğuna yönelik de bir delil sunmadığını, müvekkilinin alacağının likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle müvekkilinin alacağını geç tahsil edilesinin söz konusu olduğunu, bu sebeple davanın reddine ve İİK m.72/4 uyarınca müvekkilin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini,öncelikle arabuluculuk başvurusu dava şartı olduğundan ve huzurdaki davada arabuluculuk bulunmadığından Dava Şartı Noksanlığından Usulden Reddine, bu talepleri uygun görülmezse neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddine, iş bu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK. md 72/4 uyarınca alacağın %20' sinden az olmamak üzere Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Sayılı dosyası, 31/10/2019 tarihli ... seri numaralı... ait 300.000,00-TL bedelli çek, ... ait, 31/10/2019 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli Z-... seri numaralı çek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, İİK'nın 72. maddesi hükümlerine göre açılan menfi tespit istemli olduğu, davalı tarafça ... Sayılı dosyası ile 31/10/2019 tarihli ... seri numaralı ...Bankasına ait 300.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek 27/06/2023 tarihinde 300.000,00-TL asıl alacak için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, davacı tarafça çekin zaman aşımına uğradığı, kambiyo vasfını kaybettiği ve ...'tan ilk çekin yerine verilen ve davalı adına düzenlenen 31/10/2019 tarihli çek ile ödeme yapıldığı iddiasıyla işbu davanın açıldığı, davalı tarafça taraflar arasında akaryakıt alım satımının bulunduğu, cari hesap dolayısıyla davalının davacıya yapmış olduğu fazla ödeme nedeniyle söz konusu çekin davacıya verildiği ancak çek bedelinin ödenmediği iddiasının ileri sürüldüğü, buna göre takibe konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususunun taraflar arasında ihtilaf konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu, ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı/ alacaklı ... tarafından davacı/ borçlu ....aleyhine "31/10/2019 keşide tarihli, ... seri numaralı, Yapıkredi Bankasına ait 300.000,00 TL bedelli çek " dayanak gösterilerek toplam 300.000,00 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Takibin dayanağını oluşturan çek incelendiğinde; keşidecisinin davacı ... ... Ltd. Şti., lehtarının davalı ... ... keşide tarihinin 31/10/2019, bedelinin 300.000,00 TL, muhatabın ... olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf, çekin bono vasfını yitirdiğini, zaman aşımına uğradığını, söz konusu çek yerine aynı tarihli başka bir çek düzenlendiğini, bu sebeple takibe konu çek yönünden davacının borçlu olmadığını, yeni düzenlenen çekin ...'a ait, 31/10/2019 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli ... seri numaralı çek olduğunu belirterek davacının davalıya icra takibi ve dayanağı çek dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise ileri sürülen hususu kabul etmeyerek davanın reddini talep etmiştir.
Nitelikli hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 20/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında 2017, 2018 yıllarından süre gelen ticari alışveriş bulunduğu, bu durum davacı ticari defterleri incelenmesinden, özellikle 2018 yılı dava dosyasına sunulan muavin defter kaydından da tespit edildiği, bu ticari ilişki kapsamında 2018 yılı mali yılı başına kadar tarafların ticari alışveriş cirosu 6.697.563,45 TL olup, 01.01.2018 tarihi itibariyle davacının davalıdan 50.235,58 TL cari hesap alacaklısı olduğu, 2018 yılı sonunda ve 2019 mali yılı başında ise davacının davalıya borçlu olarak 701.733,51 TL cari hesap bakiyesi olarak devrettiği, davalı ticari defter ve belgelerin mahallinde incelenmesinde; ...'nın 2018 ve 2019 yılı defter kayıtlarında alınan çekler, alınan senetler, alıcılar gibi alacak kayıtlarında davacıdan alacak kaydının olmadığı, ayrıca ...’nın işletmenin işyerini 23.04.2019 tarihinde terk ettiği ve işyerini başkasına devrettiğini beyan ettiği raporda belirtilmiş ise de, bu terk tarihi sonrasında ticari defterlerinde en son kaydın ne zaman yapıldığı bilgisine yer verilmediği görüldüğü, iş bu dava yönünden, uyuşmazlık konusu olan çek keşide ve defterlerde kayıt tarihi olarak 31.10.2019 tarihi olduğu dikkate alındığında, davalının davacıdan terk tarihi olarak 23.04.2019 tarihinde davacı defterine göre 701.733,51 TL alacaklı olduğu yönünden, davalının terk tarihi sonrasında 25.06.2019 tarihi ve sonrasında araların çek alış veriş ilişkileri olduğu, bu durumda, uyuşmazlık yönünden, sadece davacı ticari defterlere göre tespitlerin yapıldığında, 144382 yevmiye kaydı ile uyuşmazlık konusu olan 31.10.2019 keşide tarihli ... çek seri numaralı ... 300.000,00 TL’lik çek in davalı adına düzenlendiği, başkaca aralarında ticari ilişki kapsamında 300.000,00 TL tutarlı başkaca 120 hesap kodunda bir işlem kaydı bulunmadığı, ticari defter incelenmesinde, 31.10.2019 keşide tarihli ... çek seri numaralı... 300.000,00 TL’lik çekin fiilen kaydı ve ödemesi olmadığı, banka dekont belgesi bulunmadığı,
Davacı tarafından, bu çekin takas bankasında işlemlerinin uzun süreceği gerekçesiyle müvekkili şirketin maaş hesabı konusunda anlaşmalı olduğu, ...tan ilk çekin yerine davalı adına düzenlenen 31.10.2019 tarihli (ilk verilen çek ile aynı tarihli) ... çek numaralı 300.000.00 TL (ilk verilen çek ile aynı bedelli) ikinci bir çek verildiği, ikinci çekin davalı tarafından tahsil edildiği ve mahsuplaşma işleminin tamamlandığı, menfi tespite konu olan ilk çekin finans birimi tarafından bayiden iade alınmadığı ve işin aciliyeti ve aynı güne yetiştirilmeye çalışılması sebebiyle davalı bayide unutulduğu ve yıllar sonra mükerrer tahsilat için kullanıldığı beyanı olduğu, bu beyan yönünden, 31.10.2019 tarihli (ilk verilen çek ile aynı tarihli) ... çek numaralı 300.000,00 TL tutarlı çek ile ilgili olarak, sunulan ....Çekli Ödeme) belge incelendiğinde; bu ödemenin davalı adına 120 Alıcılar Hesabı- 120.08.80.011 ...-...hesapta kayıtlı olduğu, ancak 31.10.2019 tarihli (ilk verilen çek ile aynı tarihli) ...çek numaralı 300.000.00 TL tutarlı çekin davalı tarafından tahsil edilmiş olması karşısında, bu çek kaydı yönünden ticari defterlerde başka bir işlemin bulunmadığı, davacı 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerde, sadece 1 adet 300.000,00 TL tutarlı çek belgesinin davalı 120 hesap alt kodunda yer almış olduğu dikkate alındığında, 31.10.2019 tarihli Akbank Z9115898 çek numaralı 300.000,00 TL tutarlı çeke ait davalıya yapılan ödemenin 31.10.2019 keşide tarihli ...çek seri numaralı ...ı 300.000.00 TL’lik çek karşılığı ödendiğinin söylenebileceği, bu durumda davacının davalıya verilen ve icra takibine konu çekten kaynaklı borcunun olmayacağı, bu durumun hukuki değerlendirmesinin Mahkemeye ait olacağı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmek suretiyle, alınan ve az yukarıda belirtilen bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere; ... seri numaralı çekin fiilen kaydının ve ödemesinin olmadığı, banka dekont belgesinin bulunmadığı, diğer yandan ... seri numaralı çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından tahsil edilmiş olduğu, bu çek kaydı yönünden ticari defterlerde başka bir işlem bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, ancak davacı tarafça ... seri numaralı çekin takibin dayanağını oluşturan ... seri numaralı çeke karşılık olarak verildiği hususunun kesin delille ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmadığı, davacı vekiline dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olması hususu dikkate alınarak yemin deliline dayanıp dayanmayacağı hususu hatırlatılmış, ancak davacı vekili duruşmadaki imzalı beyanı ile yemin deliline dayanmayacaklarını bildirmiş olması nedeniyle davacı tarafın takip konusu çek yönünden borçlu olmadığı hususunu ispat edemediği, her ne kadar davacı tarafça takip konusu çek nedeniyle zaman aşımı def'inde bulunmuş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 814.maddesine göre; çekin ibrazından itibaren 3 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan takip yapıldığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin de yerinde olmadığı sonucuna varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak 5.123,25-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 4.695,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 47.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/04/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸