T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/49 Esas - 2024/272
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/49 Esas
KARAR NO: 2024/272
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ..
VEKİLLERİ: Av. ..
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2023
KARAR TARİHİ: 06/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket.....'nin ...'da bulunan deposuna ilişkin Kasım 2018'den bu yana antrepo kiralama ilişkisi bulunduğunu, aralarında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davalı tarafın, antrepo kiralama hizmeti nedeniyle müvekkili şirket için uygulamakta olduğu ardiye tarifesinin "1USD/ITON" şeklinde olduğunu, ne var ki bu tarifenin 06.10.2018 tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'e (32 Sayılı Tebliğ) aykırılık teşkil ettiğini, davalının düzenlediği faturalara dayalı müvekkili şirket aleyhine.... Esas ve .... Esas sayılı dosyalarında ilamsız icra takibi başlattığını, bu takiplere itiraz edildiğini, müvekkili şirketin, 2018'den bu yana kiracılık ilişkisini yürüttüğü davalı taraf ile ilişkilerini sonlandırmamak için iyi niyetli bir şekilde davalı taraftan indirim talep ettiğini ve uyuşmazlığı yargıya taşımadan ön görüşmeler neticesinde iyi niyet kuralları çerçevesinde çözmek istediğini, her görüşmede ödenecek tutarda anlaşma/uzlaşma olması halinde müvekkili şirket tarafından ödemenin derhal yapılacağının sözünün de verildiğini, bu taleplerine davalı tarafından 3 ay boyunca dönüş bile alınamadığından müvekkili şirkete ait malların tahliyesinde büyük hak ve zaman kaybı yaşanmasına sebebiyet verildiğini, bu sebeple müvekkili şirket davalıya ....yevmiye nolu ihtarnamesine gönderilerek aynı hususların tekrar bildirildiğini, bu ihtarnamede özetle; müvekkili şirketin davalı taraftan almış olduğu antrepo kiralama hizmeti nedeniyle davalı tarafın USD kuruna endeksli bir şekilde müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu faturaların 32 Sayılı Tebliğ'e aykırılık teşkil etmesi nedeniyle yasaya aykırı olarak düzenlenen bu faturaların ilgili mevzuat ışığından yeniden düzenlenmesini, ayrıca Covid 19 salgını nedeni ile Türk Borçlar Kanunu'nun ifa imkansızlığına ilişkin hükümleri gereğince kira sözleşmesinden yeniden uyarlama yapılarak hakkaniyete uygun indirim yapılmasının talep edildiğini, diğer yandan anlaşma/uzlaşma süreci devam ederken 2020/Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Covid -19 virüsünden kaynaklı olarak piyasaların ve ticari kanallarda yaşanan aksaklıklar yüzünden satışların gerçekleştirilemediğini ve yüklemeler yapılamamış olduğundan müvekkili şirketin söz konusu aylara ilişkin olarak da e-posta yolu ile indirim talebinde bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketin Covid-19 nedeniyle istemiş olduğu indirim talebini de kabul etmediğini, bu süre zarfında davalı tarafından müvekkili şirkete haksız bir şekilde 3 aylık daha kira faturası tanzim edildiğini, işbu hususun Mahkemeye sunulacak olan taraf yazışmaları ile de sabit olduğunu, Covid -19 nedeniyle TBK 138. gereğince kira sözleşmesinin uyarlanması gerektiğini, davalı tarafın, ....Yevmiye nolu ihtarnameye karşı müvekkiline keşide edilen .... yevmiye nolu ihtarnamede özetle; pandemi ile ilgili bulunmayan dönem için yeni bir tarife düzenlenmesinin söz konusu olmayacağını, müvekkili şirketin davalı tarafa olan güncel borcunun 451.937,67-TL olduğunu, güncel borç üzerinden %20 indirim yapılarak (90.937,67-TL) 361.550,14-TL üzerinden yeniden anlaşma sağlanabileceğinin bildirildiğini, bu ihtarnameden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin indirim talebine karşı davalı tarafın sadece 90.937,67 TL indirimde bulunduğunu, .... Esas dosyasında ve....Esas sayılı dosyalarında açılan davaların görüldüğünü belirtilerek, davalı taraf ile müvekkili şirket arasındaki yazılı olmayan antrepo kira sözleşme bedelinin 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'e aykırılık teşkil etmekte olup buna bağlı olarak söz konusu kira bedelinin Sayın Mahkeme tarafından atanacak bilirkişi marifetiyle ilgili mevzuat kapsamında yeniden belirlenmesini, Covid-19 salgını nedeni ile ortaya çıkan olağanüstü halde, müvekkili şirket ile davalı Umat arasındaki antrepo kira ilişkisinin önceden belirlenen koşullarla devam ettirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, zira öngörülemeyen sebeplerle müvekkili şirketin bu şartlar altında sözleşmeye bağlı kalmaya zorlanmasının dürüstlük ilkesine ve menfaatler dengesine aykırılık teşkil edeceğinden kira sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanarak Mart, Nisan ve Mayıs 2020 aylarının kira ücretlerinin kaldırılmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde hakkaniyet oranında indirim yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan taleplerinde kira sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanarak Mart 2020 ile Haziran 2020 arasındaki kira ücretlerinin kaldırılmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde hakkaniyet oranında indirim yapılmasını talep ettiğinden huzurdaki davayı salt tespit davası olma niteliğinden çıkarıp bu uyarlama davası kapsamına aldığından ve dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmadığından, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacının taleplerinin TMK md. 2 gereği dürüstlük kuralı ile TTK gereği basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne de aykırı, hukuken gözetilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı arasında sözlü olarak akdedilen antrepo kiralama sözleşmesi uyarınca, davacının Ekim/2018-Aralık 2020 arasında müvekkilinin İskenderun antreposunu kullandığını, taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi imzalanmamış olduğunu, taraflar antrepoda depolanacak mallar için “1-USD/TON” birim fiyatı belirleyerek bu hususta anlaşmış olduklarını, sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana tüm faturalar bu birim fiyat üzerinden hesaplanarak TL cinsinden faturalandırılmış ve ticari defterlere de kaydedilmiş olduğunu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 93 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının yurtdışından ithal ettiği ürünlerinin muhafazası amacıyla müvekkiline ait antrepoyu 1USD/1TON karşılığında varılan sözlü anlaşma ile kiralamış olduğunu ve kullandığını, antrepo ve uluslararası nakliye faaliyetlerinde bulunan Türkiye'de yerleşik kişilerden hizmet alan Türkiye'de yerleşik kişilerin hizmet bedelini döviz olarak ödenebileceğine dair Hazine ve Maliye Bakanlığı, Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün 26.07.2022 tarih E-37518347-010.99-1381405 sayılı görüş yazısı bulunduğunu, bu görüş yazısı ile 2008-32/34 sayılı Tebliğ düzenlemesinde görüldüğü üzere, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelerde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmalarının mümkün olduğu ancak, sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiğini, davacının .... Sayılı dosyalarına yaptığı itirazların iptali talepli olarak .... E. sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası ikame edilmiş olup davaların derdest olduğunu, davacının, müvekkiline ait antrepoyu kiraladığı 2018 yılı itibarıyla depo kira ücretini hiçbir şekilde düzenli ödememiş olduğunu, davacının ifada güçlük yaşamak bir yana müvekkiline ait antrepodan adeta bila bedel istifade etmiş olduğunu, kaldı ki COVID-19 salgının yol açtığı aşırı ifa güçlüğü somut olay özelinde değerlendirilmesi gerektiği Yargıtay Kararları ile de içtihat edilmiş, davacının beyanları incelendiğinde aşırı ifa güçlüğü çektiğine dair bir emare bulunmadığını, kaldı ki davacının ödemediği kira bedellerinin uyarlanmasını talep etmekte, keza dilekçesi ekinde ödemeye ilişkin hiçbir kayıt da mevcut olmadığını, hal böyle iken hiç ödemediği borcunun uyarlanmasını, kaldırılmasını, indirim yapılmasını istemek yasal zeminde mümkün olmadığı gibi ticari hayatın teamüllerine de aykırı olduğunu, müvekkili açısından edimler arası aşırı dengesizlik oluşturacak mahiyette olduğunu, davacının, müvekkili nezdinde biriken borçları 2020/Mart-Nisan-Mayıs ayları ile sınırlı olmayıp, antrepoyu kullanmaya başladığı andan beri birikmeye başlamış olduğunu, davacının ne yazık ki salgın hastalığı borçlarından kurtulma bahanesi olarak adeta kullanmakta olduğunu, oysa müvekkili davacı en başından beri aralarındaki anlaşmaya sadık kalmamasına karşın ahde vefa ilkesini de gözeterek, iyi niyet ilkesi dahilinde kirasını ödemeyen davacıyı antrepo hizmetinden yararlandırmaya devam etmiş, hatta ve hatta kira bedelinde uyarlama taleplerini de geri çevirmeyerek yaşanılan mücbir sebep hali de gözetilerek hakkaniyete uygun şekilde tüm bakiye borcuna (dava konusu edilen aylarla sınırlı olmaksızın) %20 oranında indirim yapmış olduğunu, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de bu durumun davacı yana iletilmiş olduğunu, Sayın Mahkemenin de takdirinde olacağı üzere aynı salgın hastalık sürecinin davalı müvekkili de aynı şekilde etkilemiş olduğunu, dolayısıyla yasal hiçbir zorunluluğu olmamasına karşın davalı müvekkilinin basiretli bir tacir gibi hareket etmeyi tercih etmiş olduğunu, gerek yasal mevzuat kapsamındaki izahatları gerekse davacı yanın haksız tutum ve davranışları sebebiyle davalı müvekkilinin davacı tarafça zarara uğratılmak suretiyle mağdur edilmekte olduğu belirtilerek, resen gözetilecek hususlara binaen, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 esas dosyası incelendiğinde; davacı .... tarafından, davalı .... aleyhine, 2018 ekim- 2020 Haziran ayları arasında antrepo kira aktine istinaden faturalandırılan bakiye 451.937,67 TL alacağın tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, iş bu itirazın iptali istemi ile öncelikle ... nezdinde dava açıldığı, iş bu Mahkemenin 15/02/2022 tarihli kararı ile Mahkemenin yetkisizliği ile talep halinde dosyanın... esasına kaydının yapıldığı ve derdest olduğu görülmüştür.
.... aleyhine, 2020 Temmuz- 2020 Aralık ayları arasında antrepo kira aktine istinaden faturalandırılan 242.037,33 TL alacağın tahsili amacı ile ... esasına kaydının yapıldığı ve derdest olduğu görülmüştür.
Davacı taraf ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen 03/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; faturaların Covid-19 salgını nedeniyle kira sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanarak Mart 2020- Haziran 2020 arasındaki kira ücretlerinin kaldırılması, diğer faturaların 32 sayılı tebliğe aykırılık nedeniyle yeniden düzenlenmesi istenmekte olduğu, faturalara süresinde itiraz edilmediği, örneğin 32.718,64 TL'lık 23.10.2018 tarihli... nolu fatura düzenlenmiş, 16.11.2018 tarihli Ziraat bankası dekontu ile 32.718,64 TL olarak ödenmiş olduğu, burada görülmektedir ki bu firmalar arasında bir uyuşmazlık görülmemekte olduğu, geriye dönük faturaların ücretlerinin kaldırılması veya iptal edilip yeniden düzenlenmesi Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu' na aykırı olduğu bildirilmiştir.
Davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle düzenlenen 19/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı Şirket .... ile davalı ..... arasında Umat'ın İskenderun'da bulunan deposuna ilişkin Kasım 2018'den bu yana antrepo kiralama ilişkisi bulunduğu, aralarında yazılı bir kira sözleşmesi bulunmadığı, davalı tarafın, antrepo kiralama hizmeti nedeniyle müvekkili şirket için uygulamakta olduğu ardiye tarifesinin 1USD/1TON olduğu, bu tutar uygulanarak “ardiye ücreti” kapsamında davalının davacı adına hizmet faturaları düzenlediğini, taraflar arasında akdedilen antrepo kiralama sözleşmesi uyarınca, Ekim/2018-Aralık 2020 arasında İskenderun antreposunun kullanılması, taraflar antrepoda depolanacak mallar için “1- USD/TON” birim fiyatı belirleyerek bu hususta taraflarca anlaşıldığı, sözleşmenin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar faturaların bu birim fiyat üzerinden hesaplanarak TL olarak faturalandırıldığı, ticari defterlere de bu şekilde kaydedilmiş olduğu, 2008-32/34 sayılı Tebliğde, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri sözleşmelerde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olduğu ancak, sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği, bu düzenlemeye rağmen bu ticari ilişkide dövizle ödemenin söz konusu olmadığı, düzenlenen faturalara karşılık yapılan ödemelerin Türk Lirası cinsinden yapıldığı, uyuşmazlık konusu yönünden tebliğe ve 32 Sayılı Karara ters düşen bir uygulama olmadığı, 2020/Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Covid -19 virüsünden kaynaklı olarak piyasaların ve ticari kanallarda yaşanan aksaklıklar yüzünden satışların gerçekleştirilemediği ve yüklemeler yapılamamış olduğundan müvekkili şirketin söz konusu aylara ilişkin olarak da e-posta yolu ile indirim talebinde bulunduğunu, davacı taraf müvekkili şirketin Covid-19 nedeniyle istemiş olduğu indirim talebini de kabul etmediği, bu süre zarfında davacı tarafından müvekkili şirkete haksız bir şekilde 3 aylık daha kira faturası tanzim edildiği, Borçlar Kanunu'nun 138'nci maddesinde düzenlenen Aşırı İfa Güçlüğü olarak anlaşılabilirse de tarafların aralarında yazılı bir sözleşme olmayıp malını depodan çekmesi ile sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu, Covid-19 vakasının tarafların her ikisi için de olumsuz koşullar taşıdığı, kiralayanın teklif ettiği ettiği %20 indirimin kira bedelinde indirim ve uyarlama anlamını taşıdığı, hususları yönünden; Covid-19 salgınının her iki taraf için olumsuz koşullar içerdiği, ardiye ücretinden muaf tutulmasının diğer tarafın mağduriyeti anlamına geleceği, ifa güçlüğü olsa da bunun somut olarak ortaya konulmadığı, bu nedenle 2020/Mart, Nisan, Mayıs dönemine ait faturaların iptali talep şartları oluştuğunun bu aşamada söylenemeyeceği, ancak, davacının davalıya bildirmiş olduğu ihtarname cevabında yapılan indirim teklifi 90.937,67 TL üzerinden ifa güçlüğü nedeniyle indirim uygulanabileceği belirtildiği, bunda davacının da rızasının bulunduğu, bunun aynı zamanda indirim ve uyarlama olarak değerlendirilebileceği, davacının hakkaniyet indirimi talebinin uygulanabileceği /uygulanmayacağı hukuki değerlendirmesi sayın Mahkemeye ait olacağı, Covid 19 dönemine gelen ve Mart, Nisan ve Mayıs aylarında düzenlenen faturaların iptalinin mevcut yasal düzenlemede mümkün olmadığı, tüm faturalar üzerinden yapılan indirim teklifinin muhasebe kuralları içinde indirim faturası kesilerek yapılmasının mümkün olduğu, sözlü antrepo kiralama anlaşmasının yapıldığı Kasım 2018'den ihtarnamenin çekildiği 30.10.2020 tarihine kadar düzenlenen faturalarda yasaya aykırı bir düzenlemeye rastlanmadığı, usulüne uygun düzenlenen faturaların iptaliyle ilgili bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, davacı borçlu şirketin 2018, 2019,2020 yıllarında bankadan yapılan havaleleri alacaklı şirketin beyanlarına ve faturalarına dayanarak yaptığı, yapılan bu işlemin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu mevzuatına uygun şekilde yasal defterlere kaydedilmiş olduğu, mevzuata aykırılık görülmediği, sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana tüm faturaların bu birim fiyat üzerinden hesaplanarak TL cinsinden faturalandırıldığı ve ticari defterlere de kaydedilmiş olduğundan TTK ve VUK hükümlerince itiraz süresinin geçmiş ve bu tarihten sonra bu mevzuat gereği yapılacak bir işlemin olmadığı bildirilmiştir.
01/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; uyuşmazlık konusu olan ve menfi tespit davası yönünden; tarafların itirazları yönünden kök raporda sonuç bölümünde bir değişiklik bulunmadığı, ancak sayın Mahkemenin hukuki değerlendirmesi bağlamında; 32 nolu Tebliğ kapsamında hesaplama yapılması gerekliliği halinde ise; 2018-32/34 sayılı Tebliğ'in 8/28 inci maddesi hükümleri uygulandığında; 1USD/Ton üzerinden yapılan hesaplama ile Farkın; 771.503,40 (-) 433.248,04 = 338.255,36 TL olarak hesaplandığı, bu duruma göre de; davacının düzenlenen faturalar kapsamında davalıya 338.255,36 TL fazla ödeme yaptığı/yapacağı sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki antrepo kira ilişkisi bedelinin Türk Parası Kıymetini Korumu Hakkında 32 sayılı Karara ilişkin Tebliğ'e uygun olarak yeniden belirlenmesi ve Covid-19 salgını nedeniyle kira sözleşmesinin yeni koşullara uyarlanarak Mart 2020- Haziran 2020 arasındaki kira ücretlerinin kaldırılması, bu talebin kabul edilmemesi halinde hakkaniyet oranında indirim yapılması istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlığın ardiye ücret tarifesinin 32 sayılı karara ilişkin tebliğ'e aykırılık teşkil edip etmediği, Covid-19 salgını nedeniyle, TBK'unun 138.maddesi kapsamında kira bedellerinde indirim ve uyarlama isteminin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin,"Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler" başlıklı 8.maddesi;
(2) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.
(27) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunludur.
(28) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedeller 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesi kapsamında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenirken mutabakata varılamazsa; akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir.
32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir. Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur.
Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için bu fıkra hükmü uygulanmaz.," şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ hükümlerine göre, gayrimenkul kiralama sözleşmesinin taraflarının mutabık kalması şartıyla sözleşme bedelinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabileceği, somut davada, taraflar arasındaki ilk faturanın 23/10/2018 tarihinde düzenlendiği, davalının düzenlediği faturaya 5.7814 TL kur üzerinden işlem yaptığı ve davacının itirazda bulunmadan faturayı ödediği, bu suretle sözleşme bedeli konusunda her iki tarafın mutabık olduğu ve uzlaştığı görülmüştür.
Yine, 32 sayılı tebliğin “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı 8'nci maddesinin (9) numaralı bendinde “Türkiye''de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür. Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk Parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur” denildiği,
Yine, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 13.09.2018 tarihli değişik 4/g maddesinde, "...'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarında menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz ” denilmiştir.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın 20 nci maddesinde Bakanlık bu kararın tatbikatını temin etmek ve Türk Parasının kıymetini korumak maksadıyla lüzumlu göreceği her türlü tedbiri almaya, Kararda ön görülen haller dışında kalan özel durumları inceleyip sonuçlandırmaya, haklı ve mücbir sebeplerin varlığı halinde döviz getirme sürelerini uzatmaya ve döviz getirme zorunluluğunu kısmen veya tamamen kaldırmaya, bu kararda öngörülen miktarları değiştirmeye ve miktar belirlemeye yetkilidir denilmiştir. Yani bunun sınırlarını belirlemeye Bakanlık yetkili kılınmıştır. Bu Karara ilişkin Tebliğ (Tebliğ no:2008-32/34)'in 16'ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Bu tebliğde öngörülenler dışında kalan haller hazine ve maliye Bakanlığınca incelenip sonuçlandırılır” denilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneğine verdiği E-37518347-010.99-1381405 sayılı “Döviz ve Dövize Endeksli Sözleşmeler Hakkında” görüşünde; Karar'ın 20'nci maddesi ve Tebliğin 16'ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gümrüklü liman sahalarında sunulan hizmetler kapsamında Türkiye'de yerleşik kişiler arasında akdedilecek iş ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinde veya dövize endeksli olarak kararlaştırılmaları mümkündür” denilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığının bu görüş yazısında; ayrıca anılan Tebliğin 8 inci maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, antrepo faaliyetlerinde bulunan firmalar tarafından ihracat yüklerine verilen hizmetlere ilişkin olarak Türkiye'de yerleşik kişilerle akdedilecek hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabileceğinin belirtildiği,
Anılan “Tebliğin Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı 8'nci maddesinin 7'nci fıkrasında; “Türkiye'de yerleşik kişiler kendi araklarında akdedecekleri; aşağıda belirtileneler dışında kalan, danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dahil hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar” denilmiş ve (b) bendinde “İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri” kapsam dışı tutulmuştur.
Böylece gerek 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı karar, gerek bu karara ilişkin tebliğ hükümleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşüne göre antrepo hizmetlerindeki sözleşmelerin döviz ve dövize endeksli olarak kararlaştırılabileceği, antrepo hizmetlerine ilişkin sözleşmelerin, döviz cinsinden yapılmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, antrepo kira aktine istinaden düzenlenen faturaların TL'ye çevrilerek ödemelerinin TL cinsinden yapıldığı, bu suretle davacı tarafın iddia ettiği gibi Kanuna ve 32 sayılı Tebliğe aykırı bir uygulamanın olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının piyasa durumu ve Covid-19 salgını nedeniyle belirtilen döneme ilişkin kira bedelinin kaldırılması, aksi halde hakkaniyet oranında indirim yapılması istemi yönünden ise; davacı taraf tacir olup, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunduğu, kira dönemine ilişkin faturalara itiraz edilmeyerek defterlerine kaydettiği, pandemi nedeniyle ifa güçlüğü içerisinde bulunduğunu somut delillerle ispat edemediği gibi davacının talebi üzerine davalının %20 oranında indirime gittiği de gözetilerek, davacının talepleri yerinde görülmeyerek, davanın reddi ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2024
Katip...
¸
Hakim ...
¸