T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/519 Esas - 2024/242
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/519 Esas
KARAR NO : 2024/242
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 20.07.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 2017/ 297807 ihale kayıt numarası ile ... bağlı İstanbul Eğitim ve Sertifikizasyon Merkezi Tesislerinin Hizmet Binaları, açık alanlarının temizlik ve destek hizmetlerinin karşılanması işine ilişkin 30.06.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, işin bedelinin 347.974,08 TL olduğunu, müvekkili davacının yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı idarenin hakkedişlerinden haksız kesintiler yaptığını, kesintilerin müvekkilinin 5510 sayılı Kanun kapsamında asgari ücret desteğinden yararlanmış olması ve ... nezdinde eksik prim ödemiş olmasından kaynaklandığını, işin eksiksiz olarak bitirildiğini, iş bitirme ve ... yazısı alınmasına rağmen kesintilerin iade edilmediğini, 5510 sayılı kanuna 6661 sayılı kanun ile eklenen geçici 68 maddesi gereği bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce; b) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır şeklinde düzenlendiğini, ( her bir işçi için aylık 99,99 TL) 2017 - 2018 - 2019 - 2020 - 2021 ve 2022 yıllarında bu teşviklerin devam ettiğini, müvekkilinin bu teşviklerden yararlandığını, davalı idare tarafından Geçici 68. Madde 8. Bent “4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fikra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir” hükmü gereği kesildiğini, 5510 sayılı kanun Geçici Maddeleri kapsamında hazırlanan asgari ücret desteklerine ilişkin olan ... tarafından hazırlanan genelge “İhale Makamlarınca Destekten Yararlanan İşverenlerin Hakedişlerinden Yapılacak Kesintilere İlişkin Usul Ve Esaslar” başlıklı 6. Madde de bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanunun Geçici 68 inci maddesinde “4734 sayılı Kanunun- 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a). (b). (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede, kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir. ” hükmü yer aldığını, bu bakımdan, geçici 68 inci madde kapsamında destekten yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının ihale makamlarımca hakedişlerinden kesilebilmesi için, söz konusu destek kapsamında yararlanılan tutar "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından destek tutarının görüntülenmesine kadar İlgili ... talep edilmesi halinde ihale makamlarına yazı ile bildirilecek ve buna göre kesinti yapılacağını, yukarıda belirtilen idarelerden iş alan işverenlere en son aya ait hakedişin ödenmesinde; hakediş/hakedişlerden kesilemeyen asgari ücret destek tutarları önceki aylarda gerçekleşen destek tutarları dikkate alınarak emanet hesaplarına alındığını, en son aya ait hakediş tutarının, asgari ücret destek tutarlarını karşılamayacağının anlaşılması halinde bir önceki hakedişten de bu maksatla yeteri kadar kesinti yapılarak emanet hesaplarına alındığını, hakedişten kesilen tutarlar veya emanete alınan tutarlar, Sosyal Güvenlik Kurumunun İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından görüntülenerek destek tutarımın kesinleşmesinden sonra genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere illerde muhasebe müdürlüklerinin ilçelerde ise malmüdürlüklerinin banka hesaplarına aktarıldığını, emanete alınan tutarlar yararlanılan asgari ücret destek tutarlarından fazla ise bu tutarlar idarelerce işverenlerin varsa borçlarına mahsup edildiğini, borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda ise işverenlere iade edildiği şeklinde olduğunu, 2017 - 2018 - 2019- 2020 - 2021 ve 2022 yıllarında aynı desteğin devam ettiğini, yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Asgari Ücret desteğinin bir fiyat farkı olmadığını, ek katkı niteliğinde olduğunu, anılan kesintilerin müvkkili şirkete ödenmesi gerektiğini, anılan yönde emsal yargı kararları bulunduğunu, bu nedenle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL' nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, müvekkili ile davacı arasında 2017 / 297807 ihale kayıt numarası ile Tedaş Genel Müdürlüğüne bağlı "İstanbul Eğitim Ve Sertifikizasyon Merkezi Tesislerinin Hizmet Binaları , Açık Alanlarının Temizlik ve Destek Hizmetlerinin Karşılanması" işine İlişkin 30.06.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacının yükümlülüklerini, sözleşmeye ve mevzuata uygun şekilde yerine getirmemesi sebebiyle hakkedişlerinden kesinti yaptığını, yapılan kesintilerin 5510 sayılı kanun kapsamında olmayıp, 6183 sayılı kanun ve sözleşmenin ilgili maddesi gereği gerçekleştiğini, 6183 sayılı kanun 22 / A maddesinin “ Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin; amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde,
2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (mesleki kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde,
3. Kanun (...) (1) ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde,
4. 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde, 5. 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına mevzu işlemlerde ..." bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade ettiğini, şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunduğunu, "Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir," şeklinde olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmenin 11.4.2. Maddesinde; "yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek kesin teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edildiğini, varsa kalanı yükleniciye iade edilir," şeklinde düzenlendiğini, yapılan kesintilerin mevzuat ve sözleşme hükümleri kapsamında uygun olduğunu, yapılan kesintilerin davacı şirketin 02.07.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında düzenlenen hakkedişlerden tablo olarak gösterildiğini, davacının hakkediş döneminde yapılan sorgulamada SGK borçlarının bulunduğunun görüldüğünü, bu yönde emsal yargı kararları bulunduğunu, davacı bir an olsun haklı olduğu düşünülse dahi davacının hakkedişinden yapılan kesintilerin, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere illerde muhasebe müdürlüklerinin, ilçelerde ise mal müdürlüklerinin hesaplarına aktarıldığından müvekkili idareden dava konusu bedellerin talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının asgari ücret desteğinden yararlanabileceği kanaatine varılması halinde talep edebileceği tutarın 9.599,04 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
13/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 30/06/2017 tarihli sözleşme kapsamında davacı hakedişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davalı tarafça yapılan kesintinin yasal dayanağının bulunup bulunmadığı, 5510 sayılı yasa kapsamında davacının kesintilerin iadesini talep edip edemeyeceği, edebilir ise tutarı, davalı yanın usul yönünden itirazlarının (derdestlik, hukuki yarar, kesin hüküm, zamanaşımı) yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı alacak davası niteliğinde olmakla, 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, sözleşme tarihinin 30/06/2017 tarihi olması ve davacının iddia ettiği kesintilerin sözleşme tarihinden sonra olduğu dikkate alınarak, dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, davalı tarafın zamanaşımı defi yerinde görülmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Davacı taraf, hizmet alım sözleşmesine istinaden istihdam edilen işçiler için, 5510 sayılı Kanuna 6661 sayılı Kanun ile eklenen geçici 68.madde gereğince, davalı kurumun asgari ücret desteğinden faydalandığını, buna rağmen teşvik tutarlarının hakkediş bedellerinden kesilmesi nedeniyle, yapılan iş bu kesintilerin iadesini talep etmiştir.
5510 sayılı Kanunun geçici 68. Maddesinin; “4734 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fikra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir" şeklinde düzenlendiği,
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlanan genelge “İhale Makamlarınca Destekten Yararlanan İşverenlerin Hakedişlerinden Yapılacak Kesintilere İlişkin Usul ve Esaslar” başlıklı 6. Madde; "...geçici 68 inci madde kapsamında destekten yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının ihale makamlarımca hakedişlerinden kesilebilmesi için, söz konusu destek kapsamında yararlanılan tutar "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından destek tutarının görüntülenmesine kadar ilgili Sosyal Güvenlik Merkezlerince talep edilmesi halinde ihale makamlarına yazı ile bildirilecek ve buna göre kesinti yapılacaktır.Yukarıda belirtilen idarelerden iş alan işverenlere en son aya ait hakedişin ödenmesinde; hakediş/hakedişlerden kesilemeyen asgari ücret destek tutarları önceki aylarda gerçekleşen destek tutarları dikkate alınarak emanet hesaplarına alınır. En son aya ait hakediş tutarının, asgari ücret destek tutarlarını karşılamayacağının anlaşılması halinde bir önceki hakedişten de bu maksatla yeteri kadar kesinti yapılarak emanet hesaplarına alınır.Hakedişten kesilen tutarlar veya emanete alınan tutarlar, ... sorgulama" ekranından görüntülenerek destek tutarının kesinleşmesinden sonra genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere illerde muhasebe müdürlüklerinin ilçelerde ise malmüdürlüklerinin banka hesaplarına aktarılır. Emanete alınan tutarlar yararlanılan asgari ücret destek tutarlarından fazla ise bu tutarlar idarelerce işverenlerin varsa borçlarına mahsup edilir. Borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda ise işverenlere iade edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut davada, dosya kapsamına alınan, ...'nün 15/09/2023 tarihli yazı ekinde sunulan, davacıya ait e-borç sorgulama kayıtları incelendiğinde, davacının 2017 dönemi ... borcunun bulunduğunun anlaşıldığı, yukarıda açıklanan Kanun hükmü ve genelge kapsamında, davacının asgari ücret desteğinden yararlanması için kamu alanında herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiği, bu suretle, davacının, davalı tarafça hakedişlerden kesilerek...'ya aktarılan asgari ücret destek tutarlarının iadesini talep edemeyeceği kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸