T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/527 Esas
KARAR NO: 2023/786
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ..
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ..
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 21/07/2023
KARAR TARİHİ: 30/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası müteveffa ....in , davalı taraftan hisse senedi satın aldığını, iş bu senetlerin şirket pay defterinin 2794 sıra numarasına kayıtlı 4627 seri numaralı iki yüz milyon eski Türk Lirası tutarlı hisse senedi, şirket pay defteri 2794 sıra numarasına kayıtlı ... seri numaralı yüz milyon eski Türk lirası tutarlı hisse senedi, altı bin Türk lirası tutarlı A-1 grubu muvakkat ilmuhaber 1 hisse senedi olduğunu, işbu senetlerin müvekkiline babasından miras payı oranında miras kaldığını, müvekkilinin babasının vefat ettiği günden bu güne kadar mirasçısı olduğu hisse senetleri nedeni ile davalı şirketçe ödenmesi gereken hisse senedi kar payları akıbeti konusundan bir bilgisi olmadığını, bilgi edinmek için taraflarına ....den Haziran 2023 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın 03/07/2023 tarihinde ihtarnamelerine bir mektup ile cevap verdiğini, davalı tarafın verdiği cevabın taleplerini tam karşılamadığını, davalı tarafından, miras kalan hisselerin geçmiş yıllardaki kar payı ödemelerini de kapsayacak şekilde taraflarına bilgi vermesini, müvekkilinin toplam kar payı ve hisse senedi karşılığı alacağının ne kadar olduğunun sorulduğunu fakat cevap olarak sadece son yıla ait tutar verildiğini, müvekkiline miras kalan hisse senetlerinin ve kar paylarının geçmişe dönük olarak tespiti ve günümüz değerlerine uygulanması talepli dava açma zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle müteveffa ....'ten miras yolu ile intikal eden hisse senetlerinin , geçmişten günümüze kadar olan kar payları miktarı ile tespitine, tespit edilen maddi tutarın günümüz rayicine uyarlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket hisselerinin hamiline yazılı olduğunu ve Borsa İstanbul'da işlem gördüğü için şirketin pay defteri bulunmadığını, dolayısıyla ortakların hisse durumunun taraflarınca takip edilemediğini, hisse senetlerini şirkete kim ibraz eder ise, ortaklık haklarından ibraz edenin yararlandığını, bu güne kadar şirketin sermaye artışları ve artışlara ait ... tarih/sayıları ile Hasan Çelik'in aldığı bedelli/bedelsiz hisse tutarları yer aldığını, hisse senetlerini henüz teslim almadığı için şirkette muhafaza edilmediğini, şirket hisselerinin 1996 yılına kadar nama yazılı olduğu için her yıl kar payı, ortağın adına açılmış banka hesabına gönderildiği için, o tarihe kadar kar payları ödendiğini, 1996 yılından sonra hamiline dönen hisse senetlerine ait kar payları hisse senetlerinin üzerinde bulunan "kar payı kuponları"nın ibrazı karşılığında ödenmeye başlandığını, bu pay sahibinin bu güne kadar hisselerini teslim almadığı için kar paylarının yıllara göre dökümünün ekte olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dava, hisse senetlerinin mevcudiyetinin ve buna karşılık gelen geçmişe dönük kar payı ödemesi miktarının günümüz rayici ile birlikte tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen, tespit davası; bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi için açılan bir dava türüdür. Tespit davası eda davasının öncüsü durumunda olup, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, eda davası açılması mümkün olan hallerde davacının tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması şarttır. Hukuki yararın varlığının kabulü için ise, talepte bulunanın hakkının tehlike altında bulunması ve verilecek bu tespit kararının bu tehlikeyi bertaraf edici nitelikte bulunması gereklidir.
Davacının tespit davası ile istediği hukuki korumanın diğer dava çeşitlerinden birisi ile sağlanabilmesi halinde tespit davası açmakta hukuki yararının var olduğundan söz edilemez. Tespit davası öncü davadır. .... davasından hasıl olacak sonuç tespit davası ile elde edilme yoluna gidilemez. Görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek konular için bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. ... davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur, Yargıtay’ın kararlı uygulamasına göre de, eda davası açmak mümkün ise, tespit davası açılamaz. Anılan kuralın geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hükmün etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Diğer bir söyleyişle tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır.
Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır.
Her dava için dava şartı olan hukuki yararın, tespit davalarında da bulunması zorunludur. Hukuki ilişkinin mevcut olması tespit davası açmak için yeterli olmayıp, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının mahkemece tespitinde davacının hukuki yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar, hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitine ilişkin olmalıdır. Başka bir deyişle davacının hukuki korunma ihtiyacı güncel olmalıdır. Bu korunma ihtiyacı doğmadan (yani bu hukuki korunma ihtiyacının gelecekte duyulacağından bahisle) tespit davası açılamaz. Bir hukuki ilişkinin tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması da şu üç şartın birlikte varlığına bağlıdır: 1-Davacının bir hakkı veya hukuki durumu güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı 2-Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı 3-Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi kaldırmaya elverişli olmalıdır.
Kural olarak da gelecekteki yararlara veya zararlara dayanılarak tespit davası açılamaz. Tespit davalarında hukuki ilişki ve hukuki yarar dava şartıdır. Hakim, bir tespit davasında bu iki şartın da var olup olmadığını yargılamanın her safhasında re'sen göz önünde bulundurmakla görevlidir. Açılan bir tespit davasında hukuki yarar yoksa dava esastan değil, dinlenemeyeceğinden (mesmu olmadığından) dolayı reddedilir (Y...
Somut uyuşmazlıkta,davacı mirasçının murisi ....'in davalı şirketteki hisse senetlerinin ve kar payının günümüz rayicine göre tespitine ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle; HMK 114/1-h maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-HMK 114/1-h maddesi uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-Harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸