T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/538 Esas
KARAR NO : 2025/413
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVA:
DAVACI : ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ-
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... CAM SANAYİ VE TİC. A.Ş.-
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2018
KARAR TARİHİ : 27/04/2022
BİRLEŞEN ... 6. ATM 2018/829 ESAS SAYILI DOSYASINDA:
DAVACI ............... : 23/11/2018
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2022
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin kaçak su ekibinin 26.09.2017 tarihinde davalı-borçluya ait ... Mah. ... Cad. No:30 .../... adresinde yaptığı kontrolde davalının, 75....6 numaralı atık su aboneliği olmasına rağmen su sayacının söküldüğü ve direk bağlantı yapmak suretiyle atık su deşarj ettiği 00...9 seri ve 26.,09.2017 tarihli ve 20175791 numaralı kaçak su tutanağı ile 000781 seri ve 30.11.2017 tarihli ve 20177416 numaralı kaçak su tutanağından tespit edildiğini, ... Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliğinin 28. Maddesinin 6.Fıkrasının (c) bendi uyarınca, toplamda 130.485,70 TL Atık Su Bedeli, 10.438,86 TL KDV olmak üzere toplam 140,924.56 TL olarak hesaplanan tutara, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 55. maddesi uyarınca ceza uygulandığını, borçlu adına 407.581,71-TL borç tahakkuk edilmiş olduğunu, hesaplamalara ilişkin Kaçak Atık Su Fişlerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı - borçlunun 407.581,71-TL tutarındaki kaçak atık su borcunu süresinde ödememesi ve müvekkili idare olan ... tarafından tutulan tutanaklara itiraz etmesi nedeniyle iş bu dava açılmak zorunda kalındığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, 407,581,71 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememizin görevli ve yetkili olmadığını, müvekkilinin davacı ...'nin 751106 ve 751170 nolu abonesi olup mülkiyeti şirkete ait olan taşınmazlarda bulunan kuyu suyunu kullanmakta olduğunu, fabrika binasının bulunduğu yerde kanalizasyon teşkilatının bulunmadığını, 19/02/2013 tarihinde kanal bağlantısı yapıldığını, müvekkili şirketin foseptik ve evsel arıtma kullanımı mevcut olup belediye vidanjör yardımı ile gerekli işler yapıldığını, davacı tarafından 27/07/2005 tarihinde kaçak su kullandığı iddiası ile 14.183,40 TL kaçak su bedelinin ödenmesini talep edildiğini, müvekkili tarafından ... 14. AHM'nin 2005/334 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ayrıca ...'ye itiraz edildiğini, ... tarafından kaçak su bedelinin iptal edildiğini ve davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davacıya 01/08/2008 tarihinde ihtarnameler gönderilerek ödemelerin iadesinin talep edildiğini, iade yapılmaması üzerine ... 4. AHM'de dava açıldığını ve mahkemece 2009/89 Esas sayılı davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, ancak davacı tarafından borç bulunduğu gerekçesiyle 6248 nolu sayacın 09/05/2011 tarihinde ... tarafından söküldüğünü, söz konusu borç için ... 6 SHM'nin 2011/986 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sökülen sayacın yeniden takılmadığını, müvekkili tarafından 27/11/2011 tarihli dilekçe ile ... genel müdürlüğüne başvurarak 1...4 Ada 9 Parsel ve....5 Ada 10 Parselde bulanan fabrika binaları için kanalizasyon şebekelerine bağlantı ve abonelik müracaatı yapıldığını, ... tarafından 03/10/2013 tarihli yazı ile parsellerde inşa edilen binaların pis su hattını ana kanala bağlantısının ... genel müdürlüğünce düzenlenen kanal bağlantı krokisine göre bağlandığı vizesinin yapıldığı ve binanın iskan verilmesine sakınca olmadığının belirtildiğini, müvekkili şirkete ait tesisin 3 ayrı şirkete kiralandığını, ... tarafından dava konusu yapılan tutanaklarla atık su borcu taahhuk ettirildiğini, aynı yapı içerisindeki kiracılara da taahhuk yapıldığını, ... genel müdürlüğünce tutulan tutanakların gerçek dışı olduğunu, sayacın sökülmüş ve mahkeme kararına rağmen yeniden takılmadığını, davacı yanca dava konusu işlemin dayanağı yapılan ... tarifeler yönetmeliğinin yürürlükte olmadığını, müvekkili şirket aleyhine kaçak su bedeli hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ve dilekçede bildirilen diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN 6. ATM'NİN 2018/829 ESAS SAYILI DOSYADA;
DAVA:
Davacı vekili 23.11.2018 tarihli dava dilekçesi ile; davalının kuyu aboneliği olduğu halde sayaç yerine boru takarak kullanılan suyu usulsüz şekilde kanala deşarj ettiğinin tespit edildiğini, borçlunun kullandığı atık su bedeli KDV'si ve Yönetmeliğin 55. maddesi uyarınca uygulanan ceza bedeli olmak üzere toplam 55.912,32 TL borç taahhuk ettirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2018/219513 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davanın haksız olarak ödeme emrine itiraz ettiğini belirtmiş ve itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini ve öncelikle bu itirazın değerlendirilmesi gerektiğini, mahkememizin görevli ve yetkili olmadığını, davanın mahkememizin 2018/414 Esas sayılı dosyasında açılan dava ile birleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı ...'nin 751106 ve 751170 nolu abonesi olup mülkiyeti şirkete ait olan taşınmazlarda bulunan kuyu suyunu kullanmakta olduğunu, fabrika binasının bulunduğu yerde kanalizasyon teşkilatının bulunmadığını, 19/02/2013 tarihinde kanal bağlantısı yapıldığını, müvekkili şirketin foseptik ve evsel arıtma kullanımı mevcut olup belediye vidanjör yardımı ile gerekli işler yapıldığını, davacı tarafından 27/07/2005 tarihinde kaçak su kullandığı iddiası ile 14.183,40 TL kaçak su bedelinin ödenmesini talep edildiğini, müvekkili tarafından ... 14. AHM'nin 2005/334 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, ayrıca ...'ye itiraz edildiğini, ... tarafından kaçak su bedelinin iptal edildiğini ve davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, davacıya 01/08/2008 tarihinde ihtarnameler gönderilerek ödemelerin iadesinin talep edildiğini, iade yapılmaması üzerine ... 4. AHM'de dava açıldığını ve mahkemece 2009/89 Esas sayılı davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, ancak davacı tarafından borç bulunduğu gerekçesiyle 6248 nolu sayacın 09/05/2011 tarihinde ... tarafından söküldüğünü, söz konusu borç için ... 6 SHM'nin 2011/986 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sökülen sayacın yeniden takılmadığını, müvekkili tarafından 27/11/2011 tarihli dilekçe ile ... genel müdürlüğüne başvurarak 1......ve 1845 Ada 10 Parselde bulanan fabrika binaları için kanalizasyon şebekelerine bağlantı ve abonelik müracaatı yapıldığını, ... tarafından 03/10/2013 tarihli yazı ile parsellerde inşa edilen binaların pis su hattını ana kanala bağlantısının ... genel müdürlüğünce düzenlenen kanal bağlantı krokisine göre bağlandığı vizesinin yapıldığı ve binanın iskan verilmesine sakınca olmadığının belirtildiğini, müvekkili şirkete ait tesisin 3 ayrı şirkete kiralandığını, ... tarafından dava konusu yapılan tutanaklarla atık su borcu tahakkuk ettirildiğini, aynı yapı içerisindeki kiracılara da tahakkuk yapıldığını, ... genel müdürlüğünce tutulan tutanakların gerçek dışı olduğunu, sayacın sökülmüş ve mahkeme kararına rağmen yeniden takılmadığını, davacı yanca dava konusu işlemin dayanağı yapılan ... tarifeler yönetmeliğinin yürürlükte olmadığını, müvekkili şirket aleyhine kaçak su bedeli hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ve dilekçede bildirilen diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2018/219513 Esas sayılı dosyası.
-Usulsüz atık su deşarj tutanakları.
-Davacı şirket tarafından sunulan belgeler.
-Davalı tarafın sunduğu belgeler.
-... 4. AHM'nin 2009/89 Esas sayılı dosyası.
-... 14. AHM'nin 2005/334 Esas sayılı dosyası.
-... 6. SHM'nin 2011/986 Esas sayılı kararı.
-Bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Asıl dava alacak, birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı ... görevlileri tarafından davalıya ait iş yerine ilişkin asıl dosyada 26/09/2017 tarihli ve 2017-5791, 30/11/2017 tarihli ve 2017-7416 sıra nolu, birleşen dosyada ise 23/04/2018 tarih 2018-1581 sıra nolu usulsüz atık su deşarj tutanaklarının düzenlendiği ve davacı tarafından davalı şirkete kaçak su bedeli tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 26/09/2017 ve 30/11/2017 tarihli tutanaklar gereğince tahakkuk ettirilen atık su bedelinin tahsili için asıl dava dosyasında alacak davası açılmıştır.
23/04/2018 tarihli tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen 55.912,32 TL asıl alacak, 2.357,51 TL faizi olmak üzere toplam 58.269,83 TL alacağın tahsili için ... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2018/219513 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından ... 6. ATM'nin 2018/829 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece ön inceleme duruşmasında davalının görev ve yetkiye itirazlarının reddine karar verildiği ve 21/02/2020 tarihinde davanın mahkememiz davası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/334 Esas sayılı dosyasında davalı ... .. A.Ş. tarafından davacı ... aleyhine 14.183,40 TL miktarla borçlu olmadığının tespiti amacıyla dava açıldığı, ... tarafından tutanağın iptal edilmesi nedeniyle 05/07/2006 tarihinde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ... 4. AHM'nin 2009/89 Esas sayılı dosyasında da ... ... A.Ş. tarafından ... aleyhine kuyu suyu aboneliği nedeniyle su bedeli ve atık su bedeli olarak ödenen miktarlarının iadesi için alacak davasının açıldığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği tespit edilmiştir.
Ayrıca, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine 19/04/2011 tarihinde ... 6. SHM'nin 2011/986 Esas sayılı dosyasında 5.977,34 TL atık su faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talepli dava açıldığı ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
İş bu dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafça tahakkuk ettirilen ve dava konusu yaptırılan kaçak su bedellerinin faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı, davalının atık suyu kaçak olarak deşarj edip etmediği, davacının alacağı varsa miktarı konusundan kaynaklanmaktadır.
Her iki tarafın tacir olması nedeniyle mahkememiz görevli olduğundan ve davalı şirketin merkezinin bulunduğu ... İlçesi yönünden ve davanın para alacağına ilişkin olması nedeniyle alacaklı olan davacının merkezinin bulunduğu mahkememiz ve ... İcra Daireleri yetkili olduğundan davalının yetki ve göreve ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi/bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan 24/06/2019 tarihli raporda sonuç olarak, ilgili tutanaklardan dolayı usulsüz/kaçak su kullanmaktan dolayı davalının davacı idareye toplamda 407.581,71 TL bedel ödemesi gerektiği bildirilmiştir.
Alınan rapora itiraz edilmesi üzerine 11/09/2019 tarihli duruşma ara kararı ve 01/11/2019 tarihli ara kararla atanan bilirkişiler, Hesap bilirkişisi... ve Makine Mühendisi... tarafından sunulan 17/12/2019 tarihli raporda; davanın kaçak atıksu deşarjı kullanımı iddiasıyla açılan alacak davasına ilişkin olduğunu, dava değerinin 407.581,71-TL. Olduğunu, davacı tarafından düzenlenen 26.09.2017 tarihli ve 30.11.2017 tarihli kaçak su tutanakları ve ilgili tahakkuklardâ belirlenen atıksu bedelinin hangi kıstaslara dayalı olarak belirlendiği konusunda dosya kapsamında yeterli kayıt olmadığını, davacı yanca sunulacak belge / düzenleme ışığında, talep edilen tutarın denetlenebileceği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu üzerine davacı tarafça sunulan belgelerden sonra sunulan 29/07/2020 tarihli ek raporda sonuç olarak; davanın kaçak atıksu deşarjı kullanımı iddiasıyla açılan alacak davasına ilişkin olduğunu, dava değerinin 407.581,71-TL. Olduğunu, davacı tarafından düzenlenen 26.09.2017 tarihli ve 30.11.2017 tarihli kaçak su tutanakları ve ilgili tahakkuklarda belirlenen atıksu bedelinin, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 28/c maddesi uyarınca, bir önceki yıl tüketimi olmadığından, yönetmelikte yer alan maktu tüketim bedelleri üzerinden atıksu hesaplanmak suretiyle belirlendiğini, Davacının 407.581,71-TL. tutarındaki alacağını talep etmekte haklı olduğunu, birleşen davada ise, davacı yanın yapmış olduğu tahakkuk işleminin hangi ayları kapsadığını, ve takip öncesi davalı yanın temerrüdünü gösterir bir kayıt olmadığı bildirilmiştir.
Sunulan raporlar denetime elverişli olmadığı kanaatiyle 18/11/2020 tarihli duruşmada nitelikli hesap uzmanı, inşaat mühendisi ve atık su bedeli konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda bilirkişiler S..................ir Ş..........l ve ...........yı'dan 02/09/2021 tarihli kök ve itiraz üzerine 21/02/2022 tarihli ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler kök raporda özetle; davacı tarafından davalının mevcut 751106 numaralı aboneliğinin olduğu ve sayacın idare tarafından borcuna istinaden 09/05/2011 tarihinde söküldüğü, davacı kurumun 14/11/2018 tarihli yazısına göre sayacın sökümüne neden olan borcun da hatalı olduğu ve 9 yıl sonra terkin edildiğinin görüldüğünü, davacı sayacının idare tarafından yapılan hata sonucunda söküldüğünün belirtildiğini, bu duruma göre davacıya kaçak kullanım üzerinden cezai işlem yapılmasının yönetmelik hükümleriyle bağdaşmadığını, bununla birlikte davalının sayacın sökülmüş olduğu dönemde su kullanıldığının ve deşarj edildiğinin sabit olduğunu, sayacın takılı olduğu dönemdeki endekse göre yapılan hesaplamaya göre aylık su ihtiyacının 493,68 m2 olup, idarece ayda 500 m2 su ihtiyacından bahisle hesaplama yapılmasının uygun olduğunun değerlendirildiği, cezai işlem olmaksızın davacı idarenin alacak bedelinin 2017-5791 numaralı tutanak için 134.784,95 TL, 2017-7416 numaralı tutanak için 5.685,75 TL ve 2018-1581 numaralı tutanak için 14.800,32 TL atık su bedelinin hesaplandığını bildirmişlerdir.
İtiraz üzerine alınan ek raporda, kök raporda bir değişiklik olmadığı, hesaplamada sehven yapılan toplama hatasının düzeltildiği belirtilerek 2017-7416 numaralı tutanak için belirlenen bedel 6.140,61 TL olarak hesaplanmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda 27/04/2022 tarih ve 2018/414 esas, 2022/297 karar sayılı kararı ile; toplanan delillerden, davalının 751106 abone numarası ile davacının abonesi olduğu, sayacın davacı idare tarafından borca istinaden 09/05/2011 tarihinde söküldüğü, davalının aboneliğe ilişkin sayacının doğru çalıştığının davacı idarenin 14/11/2018 sayılı yazısı ile doğrulandığı, sayacın sökümüne dayanak borcun da hatalı olması nedeniyle terkin edildiği, davacının hatalı işlemi nedeniyle sayaç sökülmesi nedeniyle atık su bedeline kaçak kullanım nedeniyle cezai işlem yapılamayacağı, bu nedenle asıl ve birleşen davaya konu olan usulsüz atık su deşarj tutanaklarına istinaden cezalı atık su bedeli tahakkuk ettirilmesinde davacının haklı olmadığı, ancak atık suyun deşarj edilmesi nedeniyle davalının atık su bedelinden sorumlu olduğu, bilirkişiler tarafından 2017-5791 numaralı tutanak için 134.784,95 TL, 2017-7416 numaralı tutanak için 6.140,61 TL ve 2018-1581 numaralı tutanak için 14.800,32 TL atık su bedelinin hesaplandığı, hesaplanan bu bedelin ödenmesinden davalının sorumlu olduğu, asıl dava yönünden davacının toplam 140.924,56 TL, birleşen dava yönünden 14.800,32 TL alacak talep edebileceği kanaatine varılmakla, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih 2022/837 Esas 2023/1143 Karar sayılı kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta; 17/11/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7256 sayılı yasaya dayalı olarak, istinaf incelemesi sırasında 28/01/2021 tarihinde 66030 no ile davalının başvuruda bulunduğu davalı vekilinin sunduğu belgelerden anlaşıldığından, yapılandırma için başvurulduğu nazara alınarak yapılacak iş; anılan Kanun ile getirilen olanaktan yararlanma konusunda, davalı şirketin davacı ...'ye yaptığı bir başvurunun olup olmadığı, var ise ne gibi bir işlem yapıldığı konusunda taraflardan sorularak, bu konudaki belgelerin varsa dosyaya getirtilerek sonra, davalı şirketin düzenleme gereği, yasanın getirdiği olanaklardan yararlanıp yararlanmadığı incelenerek bir karar vermekten ibarettir.
Bu durumda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile(davacının istinafı ile esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin) HMK.'nun 353/1-a,4, 6 maddeleri gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine dosya yukarıdaki esasa (2023/538 E) kaydedilmiştir.
7256 sayılı Kanununun 1/d-3.maddesine göre; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı,
Aynı Kanunun 2/7.maddesine göre; 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 31/8/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü zamlar dâhil) hakkında birinci fıkranın (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçileceği,
3.maddesinde ise; bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların; 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları, Hazine ve Maliye Bakanlığına, Ticaret Bakanlığına, il özel idarelerine, belediyelere ve YİKOB’lara bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31/1/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ise ilk taksitini 28/2/2021 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemelerinin şart olduğu, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verileceği, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı, bu Kanun kapsamına giren alacakların altıncı fıkrada belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması hâlinde borçluların, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacakları, Kanun kapsamında yapılandırıldığı hâlde bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemleri ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve bu Kanunun yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemleri geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği, hususlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
İstinaf kararına istinaden inşaat mühendisi ...........ş, makine yüksek mühendisi.....l ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi.........u......adayı tarafından düzenlenen 13/05/2024 tarihli, 15/11/2024 tarihli ve 01/06/2025 tarihli raporlar alınmıştır. Söz konusu raporlar ile özetle; 1- Davalının süresi içerisinde 7256 sayılı Kanun gereğince yapılandırma başvurusunda bulunduğu ve “Dönemler 201103; kaçaksular 20182760, 20182086, 20181581, 20177416, 20175791.,” ... Genel Müdürlüğü Taksitlendirme Taahhütnamesi’nin verildiği, böylece bu yapılandırmanın Mahkemedeki her iki dosyada davalının sorumlu olacağı önceki raporlarda belirtilen tutarlara ilişkin olduğu,
2-Davalı tarafça ilk taksitin, Kanun ve Taahhütname/Ödeme Planı ile belirlenen son ödeme tarihi 01/03/2021 tarihinde yapılmadığı, ancak 16 gün sonra ceza ve KDV'si ile birlikte 17/03/2021 tarihinde ödenmiş olduğu, böylece ilk taksitin süresinde olmamakla beraber tam olarak ödenmiş olduğu, bu yönüyle yapılandırmanın bozulup, bozulmayacağının ve hükümsüz hale gelip, gelmediğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
3-Davalı tarafça 31.03.2022 vade tarihli 11.791,37-TL tutarlı ödemenin de 04.04.2022 tarihinde cezası ve cezanın KDV ile birlikte 11.821,05-TL olarak yapıldığı, bu taksitin dışında aynı takvim yılı içerisinde başkaca ödemesi aksayan taksitin bulunmadığı, bu nedenle yapılandırmanın bozulmayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
4-Davalı tarafça yapılandırma başvurusu doğrultusunda ödeme planına bağlanan tutarın 30/11/2023 tarihi itibarıyla tamamlanmış olduğu, taksitlendirme taahhütnamesinden kaynaklı herhangi bir borcun mevcut durum itibarıyla kalmadığı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalının .../... adresindeki işyerinin 751106 numaralı atık su aboneliği dolayısıyla davacı ... görevlileri tarafından 26/09/2017 tarihli ve 2017/5791 sıra nolu, 30/11/2017 tarihli ve 2017/7416 sıra nolu (Asıl dosya) ve 23/04/2018 tarih 2018/1581 sıra nolu (birleşen dosya) usulsüz atık su deşarj tutanaklarının düzenlendiği, davacı tarafından asıl dosyada alacak, birleşen dosyada ise itirazın iptali davası ile davacının söz konusu tutanaklara göre tahakkuk ettirilen kaçak atık su bedellerinin talep edildiği, alınan 01/06/2025 tarihli ek rapor ile de belirlendiği üzere, davalı tarafça 7256 sayılı Yasa gereğince yapılan yapılandırma başvurusu doğrultusunda ödeme planına bağlanan tutarın 30/11/2023 tarihi itibarıyla tamamlanmış olduğu, taksitlendirme taahhütnamesinden kaynaklı herhangi bir borcun mevcut durum itibarıyla kalmadığı hususlarının belirlendiği, bu haliyle asıl ve birleşen davaların konusuz kaldığı anlaşılmakla, esas hakkında karar verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, yargılama giderleri bakımından tarafların sorumluluğu 7256 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak belirlenmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-a)Asıl dava bakımından; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c)Davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.960,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.345,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
2-a)Birleşen ... 6. ATM'nin 2018/829 Esas sayılı dava bakımından; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c)Davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 995,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 379,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 madde hükümlerine göre iadesine,
4-Davacı vekilinin teminat mektubunun iadesi talebinin celse arasında ara karar ile değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır