T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/57 Esas
KARAR NO: 2023/687
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 23/01/2023
KARAR TARİHİ: 04/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine açtıkları iş bu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında simsarlık sözleşmesi olduğunu, Müvekkili şirketin, davalı şirket ile bu dava dışı ..... firması arasında konteyner satımına ilişkin sözleşmenin kurulması imkanını hazırlayıp, kurulmasına aracılık ettiğini, sözleşmenin 3. Maddesindeki hüküm; "İşbu sözleşme, her halde alıcı... firmasına 1200 adet konteynırın Sözleşme'nin imzalanmasından itibaren .... arasında yapılan 20.01.2022 tarihli sözleşmenin 9. Maddesinde belirtilen şekilde ürünlerin teslim edilmesi, aracılık bedelinin tamamlanması ile kendiriliğinden sona erecektir." şeklinde olduğunu, davalı şirket yapılan bu sözleşme kapsamında.... firmasına konteyner ihracatı yaptığı bir gerçeklik olup, bu kapsamda müvekkilinin yaptığı aracılık (simsarlık) hizmeti nedeniyle düzenlediği fatura bedellerini ödendiğini, müvekkili Şirket ile davalı şirket arasında TBK'nın 520. Maddesi anlamında ".... Sözleşmesi" bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin 26.01.2022 tarihli olan sözleşme kapsamında davalı şirketin imal ettiği 6035 serisi konteynerlerden 1.200 adedinin, dava dışı olan, ....'da ...... firmasına satışına ilişkin olarak, aracılık yapmış olup, yaptığı aracılık hizmeti nedeniyle ilk 300 konteynerin her birisi için 550 USD, kalan 900 konteynerin her birisi için 350 USD ödeneceği kararlaştırıldığını, 26.04.2022 tarihli Ek sözleşme ile müvekkilinin yaptığı aracılık hizmeti nedeniyle karşı tarafın sattığı ilk 100 konteynerin her birisi için 550 USD, takip eden 200 konteynerin her birisi için 400 USD ödenecek olup, sözleşmenin diğer koşulları değiştirilmediğini, karşı tarafın yaptığı ödemeler nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşmelerin varlığı çekişmesiz olduğu gibi, koşullarının taraflar için de geçerli olduğunun şüphesiz olduğunu, müvekkili ile davalı arasında imzalanan “Sözleşme" başlıklı akit dosyada mevcut olduğunu, taraflar arasında TBK'nın 520. Maddesi anlamında ".... Sözleşmesi" bulunup bulunmadığı sayın mahkememiz takdirinde olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşme incelendiğinde, müvekkilinin simsar, iş sahibinin davalı şirket olduğunu, dava dışı .... firmasına konteyner satışına aracılık yaptığını, yapılan bu aracılık nedeniyle ücret kararlaştırıldığı gerçek olduğunu, müvekkilinin simsarlık ücretine ilişkin olarak düzenlendiği fatura bedeli ödenmediğini, davalı şirketin keşide edilen ihtara olumlu yanıt vermediğini beyan ederek davalarının kabulü ile davalının ihraç ettiği 96 adet konteynere ilişkin 38.400,00 USD simsarlık bedelinin fatura tarihi olan 09.11.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesinde belirtilen "Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş birliği sözleşmesi olduğunu, alıcı... firmasından sözleşmeye konu ürün siparişi geldikçe komisyon bedellerinin ödendiğini, firma ile siparişlerin henüz tamamlanmadığını, ülkemizde var olan ihracat yasağı ile işin kesildiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından 14/09/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat edilmiştir.
Davalı vekili de 14/09/2023 tarihli dilekçe ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda vekaletnamesinde feragat konusunda özel yetkisi bulunan davacı vekilinin davadan feragat ettiği, feragatin HMK 311 maddesi gereğince kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine, davalı vekilinin vekalet ücreti ve sair hususlarda taleplerinden feragate ilişkin beyanı dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 179,90-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı vekilinin beyanı dikkate alınarak davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
6-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve ...sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/10/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır