T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/593 Esas - 2023/864
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/593 Esas
KARAR NO: 2023/864
HAKİM: ...
KATİP: ..
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ..
DAVALI : ..
VEKİLİ: Av...
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 23/08/2023
KARAR TARİHİ: 17/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, davalıya ait, .... Gazetesi'nin 05/01/2023 tarihli fiziki nüshasında yer alan "17,9 milyar zarar eden ....'ın yönetim gideri 148 Milyon lira" başlığıyla yayımlanan haberin açıkça müvekkili kuruluşun kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, yanıltıcı beyan ve ithamlar içerdiğini, yönetici ve denetçilere 2020 yılı içinde haberin aksine, 56 milyon 948 bin TL değil, 56 bin 948 TL, 2021 yılı içinde 148 milyon 644 bin değil, 158 bin 644 TL ödendiğini, .. raporunda 'milyon' ifadesinin sehven yazıldığını ileri sürerek, yayımlanan haberin müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunun tespitine, dava dilekçesi ekinde yer alan düzeltme metninin ya da bu taleplerinin kabul görmemesi halinde iş bu dava sonucunda verilecek saldırıyı tespit eden kararının özetinin gazetenin fiziki nüshası, resmi internet sitesi ve twitter hesabında ve ayrıca ulusal düzeyde yayın yapan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin '.... Gazetesi'nin yayın sahibi olduğunu, uyuşmazlık konusu haberin hukuka uygunluk sınırları içerisinde kalınarak hazırlandığını, iftira içerikli ve yahut kişilik haklarını ihlal edecek hiç bir itham ve ifadeye yer verilmediğini, tamamıyla görünürdeki gerçekliğe uygun ve güncel olaylara dayanılarak yapıldığını, kamu yararı bulunduğunun aşikar olduğunu, uyuşmazlık konusu haber içerisinde hiçbir şekilde yorum ve eleştiride bulunulmadığını, yalnızca ....'in açıklamalarına yer verildiğini, yorum ve eleştiri katılmamış haber hakkında kişilik hakkının ihlal edildiğini iddia etmenin kötü niyetli bir hareket olduğunu savunarak, davanın yetkisiz yerde açılması sebebiyle yetki yönünden usulden, aksi kanaat olunması halinde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini istemiştir.
KANITLAR: Davacı taraf dava dilekçesi ekinde, yayınlanan haberin ekran görüntüsünün,2021 yılı ... Denetim Raporunda sehven yazılan bilgilerin yer aldığı sayfa örneğinin ve düzeltme yazısı başlıklı yazının, 05/01/2023 tarihli basın açıklaması içerikli yazının, 26/01/2023 tarihli ihtarname ve eki 11/01/2023 tarihli tekzip başlıklı yazının, tekzip ve içeriğinin yayından çıkarılması talepli başvurular sonucu verilen kararların örneklerini ibraz etmiştir.
05/01/2023 tarihli ...' adlı gazetenin örneği getirtilmiştir.
... Noterliğinden 26/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname örneği celbolunmuştur.
.....İş sayılı dosyaları getirtilmiştir.
GEREKÇE: Dava, davalının yaptığı haberin kişilik hakkına tecavüz teşkil edip etmediğinin tespiti ile düzeltme metni veya saldırıyı tespit edecek mahkeme hüküm özetinin ilanı istemine ilişkindir.
Somut olayda 05/01/2023 tarihinde davalıya ait 'Sözcü' adlı gazetede davacıya ilişkin olarak .... açıkladı:19,9 milyar zarar eden ....'ın yönetim gideri 148 milyon lira!' başlıklı haber yapıldığı, anılan milletvekilinin fotoğrafına yer verildiği, yönetim ve denetim giderlerinden bahsedilerek milletvekilinin açıklamalarının haberde aktarıldığı, yönetim ve denetim giderlerine ilişkin olarak açıklanan tutarların Sayıştay raporundan alındığı, bu raporda 'virgül' yerine sehven 'nokta' konulması nedeniyle yönetim kurulu üyeleri ve denetçilere (kurum dışı) yapılan toplam harcama miktarının 148.644 TL olarak düzeltildiği açıklamasına yer verildiği, davacının bu yanlışlığı giderilmesi bakımından sulh ceza mahkemesine başvurularının reddi yönünde hüküm tesis edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davalının, 05/01/2023 tarihli ‘Sözcü’ adlı gazetesinde davacıyla ilgili haberin gerçeğe aykırı, yanıltıcı beyanlar ve ithamlar içerip içermediği, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, anılan yayının hukuka aykırı bulunup bulunmadığı ve tespit koşullarının taşıyıp taşımadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Dava, tacirler arası haksız fiilden kaynaklı olduğundan mahkememiz görevli kabul edilmiş, davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de davalının eyleminin haksız fiil teşkil ettiğinin ileri sürülmesi, haberi içeren gazetenin mahkememiz yargı çevresinde de satışı yapılan ulusal nitelikte bir gazete bulunması, varlığı iddia edilen haksız fiilin mahkememiz yargı çevresinde de gerçekleşmesi, zarar gören davacının merkezinin Ankara'da olması nedeniyle mahkememiz yetkili olduğundan yetki itirazına itibar edilmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Basın özgürlüğü, Anayasamızın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde etraflıca düzenlenmiştir. Anılan düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa'nın temel hak ve özgürlükler bölümü ile TMK'nın 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
Dava konusu olayda uyuşmazlık, davalıya ait olan gazetenin 05/01/2022 tarihli yayınında davacıyla ilgili haberden kaynaklanmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde de hukuki yapısı etraflıca açıklandığı üzere sermayesinin tamamı kamuya ait bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. Haber, kamuyu ilgilendiren şirkete aittir. Anılan şirketin zarar etmesine ilişkin bir milletvekilinin açıklamalarını içermektedir. Davalının bu haberin içeriğine dair doğrudan bir yorumu bulunmamaktadır. Rakamlar, milletvekilinin açıklamalarında geçmektedir. Esasen, anılan ve gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülen yönetim ve denetim giderlerine dair bilgiler de .... raporuna dayalıdır. Her ne kadar sonradan bu rakamlarda 'nokta' ve 'virgül' konulması hatasından kaynaklı farklı sonuçların olduğu ortaya çıkmış, haber gerçeği yansıtmamakta ise de ilk haliyle görünür gerçeğe uygundur. Davacıyla ilgili haberler üzerinde toplumsal ilgi oldukça fazladır. Davalının gazetesinde davacıyla ilgili haber yapılması doğaldır. Haber, o tarih itibariyle günceldir. Objektif sınırlar içinde kalınarak dava dışı milletvekilinin beyanları haberleştirilmiştir. Bu haliyle yayında kişilik haklarına saldırı teşkil eden hukuka aykırı bir yön tespit edilmemiştir.
O halde, davacının davasının sabit olmadığı sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸