T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/606 Esas - 2024/296
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/606 Esas
KARAR NO : 2024/296
HAKİM : ...
KATİP : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : 2...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ... -...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.04.2023 tarihinde davacının eşi ...'ın içinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca, ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının eşinin ağır yaralandığını, 10.05.2023 tarihinde de vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın da yolcu konumunda olduğunu, kazaya ilişkin olarak... tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, davalı Güvence Hesabına zararın giderilmesi talebi ile 23.06.2023 tarihinde başvuru yapıldığını ancak Güvence Hesabı tarafından....'nin sorumlu olduğu gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, davalı....'ne 10.07.2023 tarihinde yapılan başvurunun ise kaza tarihinde sigortalılık durumunun mevcut olmaması nedeni ile reddedildiğini, davacının, eşinin vefatı ile desteğinden yoksun kaldığını, hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini ileri sürerek her bir davalıdan ayrı ayrı 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 2.000,00.-TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak müvekkili şirkete yapılan başvurunun kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza esnasında.... tarafından sigortalı olması nedeni ile reddedildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmadığının tespit edilmesi halinde ise öncelikle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, ... tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davanın ... plakalı araç sürücüsüne ihbarını talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı.... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kaza tarihini kapsar herhangi bir sigorta poliçesi mevcut olmadığını, aracın satış tarihinin 17.03.2023 olduğunu, poliçenin yeni alıcı için 15 gün daha geçerli olduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçenin 01.04.2023 tarihinde iptal edildiğini, bu nedenle kaza tarihinde müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş bir poliçenin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun araç kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ...sor,nolu dosyası, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemli olarak açıldığı, 22/04/2023 tarihinde davacıya ait olup, ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kazada ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının murisi ...'ın vefat ettiği hususlarının ihtilaflı olmadığı, aradaki ihtilafın; kazadaki tarafların kusur durumu, kaza ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, kazalı ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı, davacının ve murisin kaza tarihi itibariyle gelir durumu, sonuç olarak davacının maddi tazminat talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince; ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. ...Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve diğer deliller incelendiğinde; 22 Nisan 2023 günü, saat 20.05 sıralarında, ... Cadde üzerinden seyirle gelen ve yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü ... yönetimindeki, davacının eşi ...'ın da yolcu olarak bulunduğu ... plakalı otomobil ile çarpışması sonucunda, davaya konu trafik kazası meydana geldiği, kazada ...'ın vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce resen belirlenen kusur bilirkişisi Şükran Öner tarafından düzenlenen 24/01/2024 tarihli raporda; ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, kavşağa yaklaştığında, ışıkla kontrollü kavşakta kendisine hitap eden ışığın sarıdan kırmızıya dönmekte olduğunu gördüğünde yavaşlayıp kavşak girişinde durması, ışığın yeşile dönmesini beklemesi, kavşağa yeşil ışıkta giren aracın geçişini beklemesi gerekirken aksine davranışıyla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/a ve b maddeleri ile aynı Kanunun 84/a maddesindeki kuralları ihlalle meydana gelen olayda tamamen (%100 oranında) kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise, kavşağa yeşil ışıkta girerek geçişini yapmakta olduğu anlaşıldığından söz konusu olayda kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup, rapor Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, 22/04/2023 tarihinde davacının işleteni olduğu ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olan ve davacının murisi (eşi) olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı araç için 10/03/2023-10/03/2024 dönemini kapsar şekilde davalı.... Tarafından ZMMS poliçesinin düzenlendiği, ancak 17/03/2023 tarih ve 08223 yevmiye numaralı .... Noterliği'nin araç satış sözleşmesi ile aracın dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e satışının yapıldığı, 01/04/2023 tarihinde zeyilname ile poliçenin iptal edildiği, dava konusu trafik kazasının 22/04/2023 tarihinde meydana geldiği, söz konusu araç için yeni ZMMS poliçesinin ise 31/05/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı.... vekili kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinden önce el değiştirmesi ve yeni malik tarafından devir tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Trafik Sigortası yaptırılmadığından bahisle müvekkilinin zararlarından Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
2918 Sayılı Yasanın 94. maddesinde"(1) Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. (2)Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. (3) Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir" düzenlenmesine yer verilerek, sigortalı aracın 3. kişiye devri halinde, Trafik Sigortasının sorumluluğunun hangi şartlarda devam edeceği ve sözleşme tarafı olamayan zarara göre karşı hangi durumda ileri sürülebileceği düzenlenmiştir. Maddeden de açıkça anlaşıldığı üzere sigortalı aracın devri durumunda, sigorta şirketi kendisine devrin bildirilmesi tarihinden itibaren 15 gün içinde feshetmesi halinde 3. kişiye karşı sorumluluğu sona ereceğinden, kaza tarihinde mevcut trafik sigortası var ise ve fesih bildirimi yapılmamış ise, 3. kişiye karşı sigorta şirketinin sorumluluğu devam eder. Bu durumda husumet Güvence Hesabına yöneltilemez.
Kaza/poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları C.4 "Işletenin Değişmesi" başlıklı maddesinde " Sözleşme süresi içinde isletenin değismesi halinde, sigorta sözlesmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren on gün sonra münfesih olur. Sigorta teminati, yeni işleten için herhangi bir işleme gerek kalmaksizin feshin hüküm ifade ettigi tarihe kadar geçerlidir. Sigorta şirketinin işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlasi sigorta ettirene geri verilir." düzenlemesine yer almakta ise de, ilgili düzenleme 3. kişi zarar görene karşı ileri sürülemez. Söz konusu düzenleme 2918 Sayılı Yasanın 95/2 maddesinde yasal düzenleme gereğince, sigortacı ve sigortalı arasındaki ilişki çerçevesinde hüküm ifade eder.
Somut olayda; 22/04/2023 tarihinde kazaya karışan ... plakalı araç yönünden ZMMS sigorta poliçesine istinaden davalı....'ye ve ayrıca Güvence Hesabı'na karşı iş bu dava açılmış ise de ; kaza tarihi itibariyle 2918 sayılı yasanın 94.maddesine uygun şekilde düzenlenmiş ve geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı....'nin sorumluluğunun bulunmadığı, adı geçen davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bu gerekçe ile davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir....
Dosya Aktüer Bilirkişi ... ve sigortacı bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, alınan raporda özetle; kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS (trafik) poliçesinin bulunmadığı, dava konusu kazada desteğini kaybeden davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.862.984,09 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe teminat limitinin ölüm halinde kaza başına 1.200.000,00 TL olduğu, bu sebeple davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunun belirlendiği görülmüş olup rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 22/04/2023 tarihinde davacının işleteni olduğu ve dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olan ve davacının murisi (eşi) olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde 2918 sayılı yasanın 94.maddesine uygun şekilde geçerli bir sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu nedenle davalı...'nin sorumluluğunun olmadığı, Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğu, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişi ve sigortacı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile; dava konusu kazada desteğini kaybeden davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 1.862.984,09 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe teminat limitinin ölüm halinde kaza başına 1.200.000,00 TL olduğu, bu sebeple davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ile; Güvence Hesabı'na yönelik olarak açılan davanın 1.200.000,00 TL olarak artırıldığı anlaşılmakla, davanın davalı.... Yönünden husumet yokluğundan reddine, Güvence Hesabı'na yönelik açılan davanın ise kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-a) Davalı.... Yönünden davanın husumet nedeniyle REDDİNE,
b)Davalı.... Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı....'ye VERİLMESİNE,
2-a)Davalı Güvence Hesabı yönünden; davanın KABULÜ ile; toplam 1.200.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 03/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b)Alınması gereken 81.972,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 269,85-TL harç ve ıslah ile alınan 4.098,00-TL harç olmak üzere toplam 4.367,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 77.604,15-TL harcın davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c)Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 4.367,85-TL harcın davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafça yapılan 6.123,75-TL yargılama giderinin davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 162.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
5-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle davalı Güvence Hesabı'ndan 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip...
¸
Hakim...
¸