T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/685 Esas - 2023/916
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/685 Esas
KARAR NO: 2023/916
HAKİM:...
KATİP: ...
DAVACI :...
VEKİLLERİ: Av....
Av. ...
DAVALI ...
VEKİLİ: Av...
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/10/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ...... arasında akdedilen 18.12.2020 Tarih ve ..... sayılı “....tarafından 05.07.2023 tarihi itibariyle müvekkili şirkete Kep adresine göndermek suretiyle tebliğ edilen “Anlaşma feshi (....)” konulu yazılı bildirimle feshedildiğini, söz konusu “.... müvekkili şirket ile ... arasında akdedilen ve aşağıda detaylarını belirttikleri üzere davalı tarafından, Sözleşme içeriğindeki hükümlerin Müvekkili hilafına ve TMK 2. maddesine aykırı şekilde yorumlanması nedeniyle Müvekkil şirketin zarara uğradığını, fesih bildirimindeki ifadeler ile mevcut durum değerlendirildiğinde; davalı tarafından fesih iradesinin Sözleşme maddelerinin TMK 2. Maddesi hilafına yorumlanarak ve müvekkili tarafından kazanılmış hakka müdahalede bulunularak kullanıldığının anlaşıldığını, somut olayda, müvekkili .... hissedarlarından... hakkında kendisinin ortağı olduğu başka bir şirketinin işlemi nedeniyle ....tarafından bir mahkumiyet kararı verildiğini, tarafların 18.12.2020 tarihinde, 461 sayılı çerçeve anlaşmayı akdederek çalışmaya başladığını, ilgili sözleşme maddelerinde aranan şartlardan -somut olayı ilgilendiren kısım-“ Başvuru tarihinden Önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenler. ” olumsuz şartının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir ortak açısından sözleşme akdedildiği tarihte bulunmadığının aşikar olduğunu, ...... Sayılı ilamının, ...... ile sözleşme akdinden yani başvuru tarihinden önce bir “hükümlülük hali” bulunmadığını, hükümlü “mahkemede yapılan yargılama neticesinde hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen kişi” olarak tanımlandığını, müvekkili şirket ortaklarından... hakkında “ön koşul” olarak davalı İdare tarafından aranan bir hükümlülük halinin başvuru esnasında mevcut olmadığını, davalı idarenin 23.06.2023 tarihinde sözleşmeyi feshettiğine dair yazıyı ilettiğini, işbu tarihte Müvekkilinin adli sicil kaydında herhangi bir kayıt bulunmadığının da 13.06.2023 tarihli adli sicil kaydı ile sabit olduğunu, davalı İdare ile Müvekkili Şirket arasında akdedilen çerçeve anlaşmada yer alan “veya aranan şartları sonradan yitirmesi halinde protesto keşide edilmeksizin ve bir hüküm almaya gerek kalmaksızın anlaşması feshedilerek teminatı irat kaydedilir. ” hükmündeki “aranan şartları sonradan yitirmeden kastedilenin -işbu husus önkoşul olduğundan- başvuru tarihinde devam etmekte olan bir soruşturma ve/veya kovuşturmanın devamı olarak sonradan bir mahkumiyet halinin sübut bulması şeklinde algılandığı, aksi düşüncede dahi, fesih döneminde...'ın herhangi bir adli sicil kaydının bulunmadığı izahtan vareste olduğunu, ilaveten Müvekkili Şirket ile Davalı İdare arasında Ocak 2021 den beri oldukça yoğun bir ticaret bulunduğunu, bu ticarete dair şuan için sadece tarihsel cari döküm Mahkeme’ye sunduklarını, buna göre, feshin dayanağını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ..... hakkında verilen mahkumiyet kararı öncesi ve kararın kesinleşmesi sonrasını da kapsayan dönemde ticaretin uzun bir süre daha devam ettiğini, mahkumiyet kararının içeriğinin de usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olmakla birlikte davalı İdare tarafından resen soruşturulabilir olan bir konuda, bir yılı aşkın bir sürede, fesih tarihine kadar herhangi bir işlemin yanılmamış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Müvekkili şirkete herhangi bir savunma imkanı tanınmadan, Müvekkili şirket ortaklarından...'m ortaklığı olan dava dışı bir şirketin, Konya şehrinden, İstanbul şehrine taşındığı bir dönemdeki geçici aksaklıktan kaynaklı ruhsat problemi nedeniyle verildiği anlaşılan, ..... Sayılı ilamındaki mahkumiyet kararının Davalı İdare ile akdedilen Çerçeve Anlaşma kapsamındaki “mesleki faaliyet nedeniyle verilen mahkumiyet kararı" olarak tanımlanamayacağını, ilgili mahkeme kararında, mahkumiyete konu, zehirli madde imal ve ticareti suçunun “Madde 193- İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ” olarak ifade edildiği görülmekle, Müvekkili şirket ortağı... tarafından kasten böyle bir faaliyette bulunulmadığını, o dönem dava dışı şirketin işyeri nakli nedeniyle bir aksaklık oluştuğu ve bu nedenle faaliyetlerinin hatalı değerlendirildiği ilgili mahkeme kararından anlaşıldığını, davalı İdare tarafından müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmedeki hükümlerin TMK 2. Maddesine aykırı şekilde yorumlanması suretiyle cezai şart uygulaması olarak Müvekkil şirketin teminat mektuplarındaki tutarlar irat kaydedilerek, sözleşmesi haksız şekilde feshedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için feshin geçerli olabileceği düşünülse dahi, teminatların irat olarak kaydedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının herhangi bir zararı oluşmamış olup müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve taraflar arasında akdedilen Çerçeve Anlaşma hükümleri uyarınca kusuruna dayalı bir aykırılığı bulunmadığını, müvekkili şirketin ve dava dışı şirket yetkilisi, Müvekkili şirket hissedarı...'ın yukarıda ifade olunduğu ve dava dilekçesi ekinde mübrez mahkeme kararı içeriğinden görüleceği üzere herhangi bir kusuru bulunmadığını, nitekim taraflar arasında imzalanan Çerçeve Anlaşma hükümlerine göre Müvekkil Şirket’in sözleşmesel edimlerini ifasında herhangi bir “ifa edememe”, “ifa etmeme” hali de bulunmadığını, davalı İdarenin 23.06.2023 tarihli, 05.07.2023 tarihinde Müvekkili şirket KEP hesabına iletilen fesih yazısındaki gerekçelerin ve buna bağlı olarak teminatın irat kaydedilmesinin kabulü mümkün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için cezai bir yaptırım uygulanacağı düşünülse dahi, bunun usul ve yasaya aykırı şekilde “aşırı” oranda uygulandığının aşikar olduğunu, feshin ve buna bağlı yaptırımların geçersizliğine ve haksız olarak irat kaydedilen teminat miktarının tazminine karar verilmesi gerektiğini belirterek,
- 18.12.2020 tarihli “....” kapsamında Sözleşme’nin feshinin haksız olduğunun tespiti ile feshin ve feshe bağlı yaptırımların geçersizliğine,
-İrat olarak kaydedilen, 921.000,00TL bedelin haksız olarak irat kaydedildiğinin tespiti ile fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi uygulanarakdavalıdan tahsiline,
Karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap delikçesinde özetle; müvekkili Ofis ile davacı taraf arasında önce 18.12.2020 tarih ve 461 sayılı Sağlık Market Beşeri Ve Tıbbi Ürünler Çerçeve Anlaşması, daha sonra ise davaya konu 08.01.2021 tarih ve 9684 sayılı ..... imzalandığını, Sözleşme yürürlükte iken davacı firma ortaklarından... hakkında mesleki faaliyetten dolayı son 5 yıl içinde verilen mahkumiyet kararı bulunduğunun öğrenilmesi üzerine ....Metninin 11/e maddesi ve aynı maddenin son cümlesi gereğince anlaşmanın feshine karar vermek gerektiğini, bu itibarla Yönetim Kurulunun 07.07.2023 tarih ve .... nolu kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, Sözleşmenin feshinin hukuka ve sözleşmeye uygun olup, aşağıda belirtilen gerekçelerle davanın reddi gerektiğini, Sağlık Market İlanı ve sözleşme hükümleri yoruma yer bırakmayacak kadar açık olup, sözleşmenin belirtilen fesih şartlarına uygun olarak feshedildiğini, davacı tarafından son derece açık olan sözleşme hükümlerinin zorlama yorumlarla genişletilmeye çalışılmasına mahkemece itibar edilmemesi gerektiğini,
Sözleşme imzalanmadan önce, istekli firmalarda bulunması gerekli niteliklere ilişkin tüm şartların Sağlık Market Tıbbi Malzeme Çerçeve Anlaşma İlan Metninde düzenlendiğini, söz konusu metnin 11. maddesinde doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına müracaat edemeyecek olanlar sayıldığını, aynı maddenin e bendinde açıkça "Başvuru tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenler" in müracaatlarının kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini, madde devamında ise "Ayrıca, bu durumda olduğunun anlaşma yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde anlaşmanın feshine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmünün yer aldığını,
Davacı şirket ortağı...' ın da adli sicil sorgulamasında ....Karar sayılı ilamla kararın kesinleştiğinin tespit edildiğini,
Söz konusu suçun mesleki faaliyet içinde işlendiği anlaşıldığından taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15/1-c maddesinde düzenlenen "Markette yer alma yeterliliğini taşımadığının anlaşılması veya aranan şartları sonradan yitirmesi halinde protesto keşide edilmeksizin ve bir hüküm almaya gerek kalmaksızın anlaşması feshedilerek teminatı irat kaydedilir. Anlaşma feshedildiği takdirde durum tedarikçiye yazılı olarak bildirilir." hükmü gereğince feshedildiğini,
Sözleşme imzalanmadan önce tedarikçilerde aranan şartların ilan metninde açıkça belirtilmiş olup, ayrıca bu niteliklerin olmadığının sonradan anlaşılması veya sözleşme sonrası kaybedilmesi halinde de sözleşmenin feshedileceği açıkça sözleşmede belirtildiğini, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince ve davacının daha önce de müvekkil Ofisle sözleşme imzalamış olduğu göz önüne alındığında davacı tarafın iyi niyetinden söz edilmesi mümkün olmadığını, nitekim davacı tacir olup, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi ve sözleşme hükümlerine uygun davranmasının beklendiğini,
Ayrıca söz konusu olayda kazanılmış haktan bahsedilmesinin de mümkün olmadığını, zira sözleşmenin 15/1-c maddesinde açıkça aranan niteliklerin sonradan kaybedilmesi halinde de sözleşmenin feshedileceği açıkça düzenlendiğini, aksi durumun kabulünün ise kamu hizmeti yerine getiren müvekkili Kurumun firmalarca kötüye kullanılması ve kamu zararı oluşmasına sebep olacağını,
Davacı tarafın sözleşme yeterliliğini sağlamadığı hususunun, davacı ile imzalanan davaya konu sözleşme ile ilgili olarak bizzat davacı tarafın 07.03.2023 tarihli temsilci ekleme başvurusu üzerine yapılan adli sicil kaydı sorgulaması sırasında müvekkil kurum tarafından fark edildiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddialarının aksine uzunca bir süre aykırılık bildirilmediğini, hatta tespit edilen hususla ilgili olarak adli sicil kaydı ve duruma ilişkin açıklama defalarca davacı taraftan istendiğini, fakat davacının cevap vermesinin uzun zaman aldığını,
Davaya konu sözleşme devam ederken, davacı tarafından davaya konu sözleşme ile ilgili olarak Sağlık Market Modülü üzerinden 07.03.2023 tarihinde temsilci ekleme başvurusu yapıldığını, başvuru üzerine adli sicil sorgulaması yapıldığını ve 27.03.2023 tarihinde firmaya mail yoluyla adli sicil kaydı bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle taleplerinin reddedildiğini, adli sicil kaydının ayrıntılı olarak gönderilmesi sonrasında işlemlerin devam edeceği mail yoluyla bildirildiğini, davacı firma tarafından 03.05.2023 tarihinde...' a ait adli sicil kaydı müvekkil Kuruma gönderilmiş, mahkumiyete ilişkin kararın istenmesi üzerine 24.05.2023 tarihinde karar metni, 01.06.2023 tarihinde de kesin karar davacı tarafından müvekkili Kuruma gönderildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin olarak bizzat davacı tarafından yapılan bir işlem üzerine yapılan sorgulama sırasında müvekkil Kurum davacı firma ortağının mahkumiyeti bulunduğunu tespit edildiğini, firmaya zamanında durumun iletildiğini, firmadan gerekli belgelerin istendiğini ve gerekli araştırmayı yaptıktan sonra da sözleşmeye uygun olarak fesih işlemini gerçekleştirildiğini,
Müvekkili Kurumun herhangi bir sebeple öğrendiği sözleşmeye aykırılığa ilişkin işlem yapmamasının mümkün olmamakla birlikte, sözleşmenin feshi sürecinde davacı firma ortağı...' ın mesleki faaliyetten dolayı mahkumiyeti bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmadığını, müvekkili Kurumca resmi kayıtlara ve davacı tarafın bizzat sunduğu, mahkumiyete ilişkin mahkeme kararına göre sözleşmeye uygun işlem tesis edildiğinin izahtan vareste olduğunu,
Sözleşme yeterlilik şartlarının taşınıp taşınmadığıyla ilgili olarak sözleşme imzalandıktan sonra müvekkili Kurum tarafından her firmanın her ortağıyla ilgili günlük adli sicil sorgulaması yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun mahkumiyeti öğrendikten sonra beklemeksizin işlem tesis ettiğinin sunulan mail ekran görüntülerinden de açıkça anlaşıldığını, davacı firma ortağının mesleki faaliyetten dolayı mahkumiyeti bulunduğu hususunun taraflar arasındaki yazışmalarda da dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, bu sebeple davanın haksız ve kötü niyetli olduğu hususunda tereddüt bulunmadığını, diğer yandan Sözleşmenin feshi halinde teminatın irat kaydedileceği hususunun sözleşmenin 15/1-c maddesinde açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla sözleşmeye ve hukuka uygun olarak tesis edilen işlemle ilgili açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Taraflar arasında 18/12/2020 tarihli ....ı İlan metni, .....E. Sayılı dosyası, Banka kayıtları, davalı kayıtları, adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle irat kaydedilen teminatın iadesi istemli olarak açıldığı, taraflar arasında 18/12/2020 tarihli ... Anlaşmasının düzenlendiği, daha sonra davalı tarafça sözleşmenin feshedilerek davacı tarafça yatırılan teminatın irat kaydedildiği hususlarının ihtilaflı olmadığı, davalı tarafın fesih gerekçesi olarak davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olan... hakkında ..... Sayılı dosyasında zehirli madde imali ve ticareti yapmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu sebeple çerçeve anlaşması ilan metninin 7. Maddesinde bulunması gereken şartları taşımadığının sözleşmeden sonra ortaya çıktığı, bu halde çerçeve sözleşmesinin 14/2-b maddesine aykırılık bulunduğu, bu sebeple de davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hakkının bulunduğu ileri sürülerek sözleşmenin feshedildiği, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; aradaki 18/12/2020 tarihli anlaşmanın 05/07/2023 tarihinde feshinin taraflar arasındaki çerçeve anlaşması ilan metni ve çerçeve anlaşması hükümlerine uygun olup olmadığı, feshin ve teminatın irat kaydedilmesinin haklı olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
.... İlan metni incelendiğinde; ....) bağlı kurum ve kuruluşları ile ihtiyaç sahibi diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, sağlık hizmeti sunumlarının yürütülmesinde ihtiyaç duydukları beşeri tıbbi ürünlerin ... Genel Müdürlüğü (DMO) aracılığıyla temini amacıyla “Sağlık Market'te (SM) yer alacak ürün ve firmaların belirlenmesi için başvuruda bulunan firmalar ile 1 yıl süreli “....” imzalanacağı, söz konusu İlanının "Genel Şartlar ve Kurallar" başlıklı bölümünün 10 uncu maddesinin e) bendinde; başvuru tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerden dolayı yargı kararıyla hüküm giyenlerin doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına yaptıkları müracaatların hiçbir şekilde kabul edilmeyeceği, buna rağmen SM'de yer almak üzere müracaat eden firmaların talepleri reddedileceği, ayrıca, bu durumda olduğunun anlaşma yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde anlaşmanın feshine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, yine İlanın "Çerçeve Anlaşması İmzalanma Aşaması" başlıklı bölümünün 7 nci maddesinde ise; gerçek veya tüzel kişilikte, temsile yetkili olanların ayrı ayrı, hileli iflas etmediklerine, 12.04.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan veya örgütlü suçlardan veyahut kendi ülkesinde ya da yabancı bir ülkede kamu görevlilerine rüşvet verme suçlarından dolayı hükümlü bulunmadıklarına, ilan tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerden dolayı yargı kararıyla hüküm giymediğine dair adli sicil kaydınının (Bu kusus .... yetkililerince sorgulanacaktır) alının veya noter onaylı suretlerini anlaşmaya davet edildiği sırada tevdi etmek zorunda oldukları ilan edilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında arasında akdedilen 18.12.2020 tarih ve 461 sayılı Sağlık Market Beşeri Tibbi Ürünler Çerçeve Anlaşmasının "Anlaşma hükümlerinin Yerine Getirilmemesi ve Anlaşmanın Feshi" başlıklı 14/2-b maddesine göre; tedarikçinin sağlık markette yer alma yeterliliğini taşımadığının anlaşılması veya aranan şartları sonradan yitirmesi halinde protesto keşide edilmeksizin ve bir hüküm almaya gerek kalmaksızın anlaşması feshedilerek teminatın irat kaydedileceği, anlaşma feshedildiği takdirde durumun tedarikçiye yazılı olarak bildirileceği, bu hallerde tedarikçinin borç ve alacağının tasfiye edileceği kararlaştırılmıştır.
....E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davacı şirketin hissedarlarından... hakkında "zehirli madde imali ve ticarete yapmak" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 193/1.maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ... K sayılı kararı ile "sanığın neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı şirket ortalarından ....ın mesleki faaliyetinden dolayı yargı kararı ile 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, dolayısıyla davacı şirketin sağlık markette yer alma yeterliliğini ve aranan şartları sonradan yitirdiği, bu nedenle davalı tarafça taraflar arasındaki Sağlık Market Beşeri Tibbi Ürünler Çerçeve Anlaşmasının feshedilerek davacı tarafından yatırılan teminatın irat kaydedilmesinin yukarıda yer alan İlanın 10/e ve 7.maddesi ile anlaşmanın 14/2-b maddesi hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 15.728,38-TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 15.458,53-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 131.310,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın REDDİNE karar verilmiş olması nedeniyle DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/12/2023
Katip ....
¸
Hakim ...
¸