T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/722 Esas - 2025/359
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/722 Esas
KARAR NO : 2025/359
.....................
...........................
.................................
DAVA : Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Manevi Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... adına kayıtlı diğer davalı ...'un sevk ve idaresinde bulunan davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 16/08/2023 tarihinde yine davalı sigorta şirketin kasko poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ tarafına çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kaza sonucunda müvekkilinin bileğinin karıldığını, henüz yaşadığı şoku atlatamadan birde hemen tedavi olmak zorunda kaldığını, yaşanan bu kazanın müvekkilinde travma yarattığını, kazanın etkilerinin uzunca bir süre devam ettiğini, müvekkilinin bileğinin kırılması sebebiyle elini kullanamaz hale geldiğini ve yaşadığı bu sağlık sorunu da kazanın yarattığı korku ve endişe ile birlikte müvekkilinin psikolojisinin iyice olumsuz yönde etkilediğini, söz konusu kazada müvekkilinin arkadaşını kaybettiğini, arkadaşını kaybetmesi müvekkilini çok fazla olumsuz yönde etkilediğini, müvekkilinin psikolojisinin bir hayli bozulmuş ve bu kaza sebebiyle geceleri uyku problemi yaşadığını, kazaya karışa ... plakalı araç ile ... plakalı araçların manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı ve poliçelerde manevi tazminat klozunun bulunduğunu belirterek, haklı davanın kabulü ile 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ölüm / sakatlık halinde 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça her ne kadar sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirtilmişse de kusur yönünden inceleme yapılmasının gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın da fahiş ve kabul edilir olmadığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafça talep edilen 400.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu ve kabul edilir olmadığını, kaldı ki kazanın meydana gelmesinde maliki oldukları ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davacı yanın mütevvefa şoför ile herhangi bir akrabalık bağının da olmadığı belirtilerek açılan haksız davanın reddini savunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava 16/08/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesi uyarınca "(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Görüldüğü üzere, her ne kadar TBK'nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene ve yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmişse de, hâkim bu noktada serbest değildir. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zira, bu şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu husus, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi açısından zorunlu olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun (TMK) 4. maddesindeki "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" düzenlemesi açısından da zorunludur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araçla davalılardan ...'ün maliki, ...'un sürücüsü, ... sigortanın kasko sigortacısı olan ... plakalı araç ve davalılardan ... ... A.Ş. 'nin maliki, ... sigortanın kasko sigortacısı olduğu ... plakalı araçların karıştığı kaza sonucu müvekkilinin ciddi bir şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu belirterek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar ise, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Bu itibarla, eldeki davanın, haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıların işleten, sürücü ve kasko sigortacısı bulunduğu araçların karıştığı ve davacının yaralanması ile sonuçlanan kazada tarafların kusur oranları, davacının ileri sürdüğü manevi zararın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmişse tutarı noktalarda toplandığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dava dosyası ele alındığında, davacı manevi tazminat talebini sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalılardan bir kısmının işleten, bir kısmını sürücü ve bir kısmının ise kasko sigortacısı olduğu ... ve ... plakalı araçların karıştıkları kaza neticesinde yaralanmasına dayandırmıştır. Bu nedenle, manevi tazminatın tutarının somutlaştırılabilmesi ve adalete uygun karar verilebilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kazayla illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve trafik kazasında tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Mahkememizce davacının kaza tarihi olan 16/08/2023 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca maluliyetinin belirlenmesi açısından Hacettepe Üniversite Tıp Fakültesine sevki sağlanmış ve maluliyet raporu dosyaya kazandırılmıştır. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 04/02/2025 tarihli raporuna göre davacının %46 maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Akabinde meydana gelen kazadaki kusur durumunun tespiti yoluna gidilmiştir. (1) Kaza tespit tutanağı incelendiğinde, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. (2) Mahkememizce de meydana gelen kazaya ilişkin bilirkişiden rapor temin edilmiş, bu raporda da meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un %50 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %50 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. (3) Öte yandan, Mahkememizce meydana gelen kazaya ilişkin ... 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/18 Esas sayılı dosyası celbedilmiş, bahsi geçen dosyada Mahkemenin ... Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan aldığı raporda ... plakalı araç sürücüsü ...'un tali, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. ... 36. Ağır Ceza Mahkemesi'nce de bu rapor hükme esas alınmış ve suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'un mahkumiyetine karar verilmiştir. (4) Bunun yanı sıra, Mahkememizce meydana gelen kazada yaralanan ... tarafından işbu davanın davalıları aleyhine ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/739 Esas sayılı dosyasında açılan manevi tazminat talepli davada ... Adli Tıp Kurumu'ndan 11/10/2024 tarihli rapor alınmış, bu raporda meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un %40 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %60 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. Yine mahkemece alınan 25/02/2025 tarihli raporda meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'un %50 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %50 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Tüm bu kusur raporlarından da görüleceği üzere bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğu açıktır. Her ne kadar bir kısım bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'un %50, diğer bir kısmında %40; aynı şekilde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın bir kısım bilirkişi raporunda %50, diğer bir kısmında %60 kusurlu olduğu tespitlerine yer verilmişse de, davacının davasını kazada kusuru bulunan araç sürücüsü, işletenler ve kasko sigortacısına yöneltiği ve müşterek müteselsil sorumluluk esasına dayanarak eldeki davayı açtığı açıktır. Hal böyle olmakla, ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsü zarara birlikte sebebiyet verdiklerinden oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu kapsamda her iki aracın sürücüsünün, işleteninin ve kasko sigortacısının dış ilişki yönünden davacıya karşı müştereken sorumlulukları bulunduğu, TBK'nın 62. maddesi uyarınca iç ilişki uyarınca hükmedilen tazminattan kendi payına düşenden fazlasını ödeyen kişinin bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olacağı dikkate alınarak eldeki dosyamızda kusur raporları açısından çelişki bulunmadığı, tüm raporlarda ... ile ...'ın kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlendiği, bu belirlemelerin kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında yerinde olduğu değerlendirilmiş ve bu kapsamda yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm bu açıklamalar uyarınca davacının davasını kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın işletenine, sürücüsüne, kasko sigortacısına ve ... plakalı aracın işletenine ve kasko sigortacısına yönelttiği, ... plakalı aracın işleteninin ..., sürcüsünün ... ve kasko sigortacısının ... Sigorta olduğu, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi incelendiğinde poliçe vadesinin 28/11/2022-2023 tarihleri arasında olduğu ve manevi tazminat klozunu da kapsamına alarak 500.000,00 TL teminat sağladığı, bu nedenle davacının davasını adı geçen davalıya yöneltebileceğinin açık olduğu, diğer taraftan ... plakalı aracın işletenin ... ... A.Ş., kasko sigortacısının ... Sigorta olduğu, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi incelendiğinde poliçe vadesinin 26/11/2022-2023 tarihleri arasında olduğu ve manevi tazminat klozunu da kapsamına alarak 1.000.000,00 TL teminat sağladığı, bu nedenle davacının davasını adı geçen davalıya yöneltebileceğinin açık olduğu anlaşılmakla, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilebilmesi açısından, davacının maluliyet raporu, tedavi süreci, iyileşme süreci, meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranı ve sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, tüm dosya kapsamı uyarınca hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı için 250.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Her ne kadar kısa kararda 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının dava dilekçesiyle birlikte 400.000,00 tl manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkememizce davacı lehine 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği görülmekle, bu durumun açık yazım hatasından kaynaklandığı sabit olduğundan kısa karardaki "davanın kabulüne" şeklindeki hüküm gerekçeli kararda "davanın kısmen kabulüne" şeklinde tashih edilmiş ve fazlaya ilişkin talep reddedilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti bu kapsamda değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
Faiz başlangıcı açısından ise, davacının kanunen gerekli evraklarla ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek davalı sigorta şirketini temerrüte düşürdüğüne ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin dava tarihi olan 17/10/2023 tarihi olduğu, diğer davalıların ise kaza tarihi olan 16/08/2023 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü tespit edilmiş ve faiz bu tarihten itibaren başlatılmıştır. Öte yandan, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın hususi araç olması nedeniyle bu aracın işleteni ve maliki yönünden yasal, ... plakalı aracın ticari araç olması nedeniyle bu aracın işleteni yönünden avans faiz işletilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 250.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 17/10/2023 tarihinden, davalılardan ... ... A.Ş. , ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 16/08/2023 tarihinden itibaren (davalılardan ... Sigorta A.Ş. , ... yönünden işleyecek avans, davalılar ... ve ... yönünden işleyecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere) DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli 17.077,50 TL harçtan peşin alınan 1.366,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.711,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.366,20 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALILARA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 5.361,75 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 2.553,5 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 3.351,09 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.000,00 TL'nin davalıdan, 1.200,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/06/2025