T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/726 Esas - 2025/285
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/726 Esas
KARAR NO : 2025/285
.................
..............
................
..............
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı şirketin 14/08/2018 tarih ve 2018/01 sayılı Genel Kurul Kararı uyarınca "160 adet pay" ile ortaklarından olduğunu, ayrıca müvekkilinin davalı şirketten Ağustos 2018 döneminden itibaren 3.200,00 TL huzur hakkı almasının kararlaştırıldığını, eylül döneminden itibaren hiçbir yasal gerekçe göstermeksizin bu hak kendisine ödenmediğini, müvekkilinin aynı zamanda davlı şirket bünyesinde resim öğretmenliği yapmış olduğunu, iş sözleşmesinin sona ermesi sürecinde müvekkilinin kıdem tazminatı başta olmak üzere hiçbir işçilik hakkının ödenmediğine, bu sebeplerle taraflar arasında husumet başladığını, mahkemelik olduklarını, müvekkilinin mahkeme yolu ile alacaklarını tahsil ettiğini, bu hadiseler üzerine, davalı şirket tarafından müvekkilinin maddi ve manevi olarak dışlandığını, hiçbir ortaklık toplantısına davet edilmediğini, ortaklık hakkındaki tüm bilgi taleplerinin reddedildiğini, kar payı verilmediği ve huzur hakkı ödemesinin kesildiğini, müvekkilinin hissesini devretme isteğinin reddedildiğini, tüm bu sebepler nedeniyle müvekkilinin ortaklığın devamının çekilemez ve beklenemez hale geldiğini, TTK 638/2 ve Yargıtay içtihatları başta olmak üzere, haklı nedenle müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, zorunlu arabuluculuk sürecinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmasına karar verilmesine, şimdilik 100 TL olmak üzere müvekkilinin ayrılma akçesi, kar payı, değer artış payı, hisse bedeli ve bakiye huzur hakkı alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, şirket nezdindeki müvekkile ait tüm hak ve borçlarının dondurulmasını, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket nezdinde sermaye artırımı ve sermaye azaltılması işlemlerinin tedbiren durdurulmasına , mahkeme aksi kanaatte ise sair işlemlerin önceki payına oranla müvekkil nezdinde hüküm ifade etmemesine karar verilmesini, müvekkilinin ödenmeyen ve evrak ile sabit 5 yıllık 192.000,00 TL ve birikmiş huzur hakkı alacağının güvence altına alınabilmesi amacıyla davalı şirketin Kuveyt Türk ve Garanti Bankası nezdindeki hesaplarına 192.000,00 TL'nin en az yarısına kadar tedbir konulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın... 19. İş Mahkemesi'nin 2021/377 sayılı dosyasında işçilik ücret alacaklarını talep ettiğini, bu kararın 13/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, davacının bu alacaklarının mahkeme ile kesin karara bağlandığını, müvekkili şirketin önceki yargılamada etkin bir biçimde katılmamış olmasının ve davacının huzur hakkı talebi için yaptığı icra takibinin şirketin gözünden kaçması nedeni ile kesinleştiğini, taraflarınca dava açıldığını ve huzur hakkı ile ilgili yargılamanın devam ettiğini, davacının hem icra yolu ile huzur hakkı talep etmiş hem de aynı talebini bu dava ile sürdürüyor olması sebebiyle davanın derdestlik nedeni ile reddi gerektiğini, limited şirketlerde müdür olmayan ortağın huzur hakkı alabilmesinin TTK 623.maddesi hükümlerine göre mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana hiçbir ortak ya da müdüre huzur hakkı ödemesi yapmadığını, davacı tarafın talebi olan ortaklıktan ayrılma için gerekli olan haklı sebeplerin oluşmadığını, bu sebeplerle davacının haksız davasının reddine, ayrılma akçesi, kar payı, değer artış payı, hisse bedeli ve bakiye huzur hakkı taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, bu sebeplerle öncelikle davanın derdestlik nedeni ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirket hakkında açılmış bulunan işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN... 2. ATM'NİN 2023/910 ESAS SAYILI DAVADA:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten 2018 yılı Eylül ayından 2023 Eylül ayına kadar olan huzur hakkı alacağının varlığı iddiası ile müvekkili şirket aleyhine... 3. Genel İcra Dairesinin 2023/240632 Esas sayılı doyası kapsamında müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, davalının takip yolu ile toplam 192.000,00 TL alacak, faiz ve fer'ilerini talep ettiğini, tüm bu taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının müvekkili şirketten bankadan kredi çekebilmek için kendisine huzur hakkı verildiğine dair bir belge düzenlenmesini rica ettiğini, talebi üzerine aldığı yazının hukuken geçerli olmadığını ve davalı tarafından üç yıl sonra icraya konulduğunu ve 2018 yılından itibaren huzur hakkı talep edildiğini, limited şirketlerde müdür olmayan ortağın huzur hakkı alabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana hiçbir ortak ya da müdüre huzur hakkı ödemesi yapmadığını, ayrıca şirket mali verileri incelendiğinde, kurulduğu günden beri kar beyan edemediğini, kar edemeyen bir şirketin ortaklarına huzur hakkı ödeyebilmesinin mümkün olmadığı belirterek, haklı davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve... 3. Genel İcra DAiresinin 240632 Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davacı şirketin 14/08/2018 tarih ve 2018/01 sayılı Genel Kurul Kararı uyarınca 160 Adet Pay ile ortaklarından olduğunu, müvekkilinin davacı nezdinde 22/09/2011-17/09/2020 tarihleri arasında resim öğretmeni sıfatıyla çalıştığını, müvekkilinin ortaklığa ilaveten davacı şirket nezdinde hizmet vermesi nedeniyle Ağustos 2018 döneminden itibaren 3.200,00 TL huzur hakkı adı altında bir ek ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, basiretli tacir olduğu var sayılan davacı şirket yetkilisinin şirket adına keşide ettiği ve icra takibine dayanak edilen açık borç ikrarı belgesi ile sabit olduğunu, belgenin verilmesindeki asıl nedenin müvekkilinin işe başlatığı tarihten itibaren maaşına hiç zam yapılmamış olduğunu, Eylül 2018 döneminden itibaren sair alacağın müvekkiline hiç ödenmediğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra müvekkilinin kıdem tazminatı başta olmak üzere hiçbir işçilik hakkının kendisine ödenmediğini, müvekkilinin işçilik alacaklarını... 19. İş Mahkemesinin 2021/388 Esas-2023/209 sayılı kararı ile aldığını, taraflar arasındaki işçi işveren ilişkisi bulunması ve alacağın tesis edilmesindeki temel amacın iş hukuku konusunu oluşturduğunu, bu kapsamda huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddi ile davalı lehine verilen tedbirin kaldırılarak icra takibinde alacaklı olduğunun tespitine ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... 38. İş Mahkemesi'nin 2024/51 Esas sayılı dosyası, ... 5. ATM'nin 2023/151 Değişik iş sayılı dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, SGK kayıtları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/240632 Takip sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Asıl dosyada uyuşmazlığın; Davanın, şirket ortaklığından kaynaklanan ortaklıktan çıkma ile ayrılma akçesi, hisse değer artış payı, ödenmemiş kar payı ve bakiye huzur hakkı alacağının tahsili istemli olduğu, davacı tarafça işbu davada davacının davalı şirketin ortağı olduğu, 2018 Ağustos döneminden itibaren 3.200,00-TL huzur hakkı almasının kararlaştırıldığı, Eylül döneminden itibaren hiçbir yasal gerekçe göstermeksizin bu hakkın kendisine ödenmediği, aynı zamanda davalı şirket bünyesinde davacının resim öğretmeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin sona ermesi sürecinde kıdem tazminatı başta olmak üzere hiçbir işçilik alacağının ödenmediğini, davalı şirket nezdinde hak ve alacaklarının koruma altına alınması için şirket nezdinde davacıya ait tüm hak ve borçlarının dondurulmasını, sermaye arttırılması ve sermaye işlemlerinin durdurulmasını, bu bakımdan ödenmeyen ve evrak ile sabit birikmiş 5 yıllık huzur hakkı alacağı, ortaklıktan çıkma ile ayrılma akçesi, hisse değer artış payı ve ödenmemiş kar payı isteminde bulunulduğu, ayrıca davacının... 19. İş Mahkemesi'nin 2021/377 E. Sayılı dosyası ile işçili alacakları için dava açtığı, diğer yandan davalı tarafından bu defa mahkememizin 2023/910 E. Sayılı dosyası ile huzur hakkı bulunmadığına ilişkin menfi tespit istemli dava açıldığı, davalının İş Mahkemesi dosyası yönünden derdestlik itirazında bulunduğu,
Birleşen... 2. ATM'nin 2023/910 Esas sayılı dosyasında uyuşmazlığın; '... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/240632 Esas sayılı icra takip dosyasında başlatılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, bu kapsamda takibin iptaline karar verilip verilmeyeceği' noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Birleşen Mahkememizin 2023/910 Esas-2024/381 Karar sayılı kararı ile " ... Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dosya incelendiğinde, işbu davanın, menfi tespit davasına ilişkin olduğu, davacının... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/240632 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ve dayanağı huzur hakkı olan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/726 Esas sayılı dava dosyasının da taraflarının aynı olduğu ve davadaki taleplerin aynı sebeplerden doğduğu, bu nedenle davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda bulunduğu değerlendirilmekle, Mahkememizin işbu dava dosyası ile Mahkememizin 2023/726 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmış, Mahkememizin işbu dosyasının 6100 sayılı HMK'nın 166 vd. maddeleri gereğince Mahkememizin 2023/726 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. ... " şeklinde karar verildiği, akabinde adı geçen 2023/910 Esas sayılı dosyanın mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirildiği anlaşılmaktadır.
Asıl dosyada, 04/06/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında dosyanın uyuşmazlık konusunda şirketler hukuku alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşacak kurula tevdine karar verilmiş, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ............................... oluşan kurul tarafından dosyaya sunulan 07/10/2024 tarihli raporda özetle; " ...Davacı ...'ın 14/08/2018 tarihli 2018/01 sayılı Genel Kurul kararı, 29 Ağustos 2018 tarihli 9649 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanı ile davalı şirkete ortak olduğu, Davacı ...'ın 2018 şirket ortağı olduğu görülmekle, davalı şirketin 2078 yılında 727.152,63.-TL, 2019 yılında 729.780,59.-TL-2022 yılında 438.777,07.-TL ve 2023 yılında 3.486.931,72.-TL tutarında ZARAR ettiği, 2020 ve 2021 yılında ise toplam (344.814,73411.173,37)- 355.988,10.-TL tutarında KÂR ettiği görülmekle, 2018-2019- 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin dağıtılmayan kâr payından söz etmenin doğru olmayacağı, kâr gözüken 2020 ve 2021 yıllarında ise, genel kurulca alımış kâr dağıtımına ilişkin bir karar bulunmadığı, Davacının limited şirket ortaklığından çıkarılması için haklı nedenlerin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacının ayrılma payının -145.368,98.-TL olarak hesaplandığı, Huzur. Hakkı alacağına ilişkin; Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde dosyaya kazandırılan davalı şirkete ait Antetli Kağıt'da aynen; Şirketimiz ortaklarımızdan olan ...........................aylık 3.200,00.-TL huzur hakkı almaktadır...” açıklamalı 22/06/2020 tarihli davalı şirket kaşe ve 2 imza olan bir antetli belge olduğu, ancak, 26/12/2012 Tarihli 35088 yevmiye numaralı Yenimahalle 1. Noterliğinden tasdik yaptırılan Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri ile 26/12/2012 Tarihli 35089 yevmiye numaralı Yenimahalle 1. Noterliğinden tasdik yaptırılan Müdürler Kurulu Karar defterlerinde alınan kararlarda, huzur hakkı ödemesine ilişkin bir karara rastlanmadığı, Davacının ödenmeyen ve evrak ile sabit 5 yıllık (192.000TL) huzur hakkı alacağı iddiasına ilişkin, tespit yapılamadığı, (5 yıl x 12 ayz 60 ay x 3.200,00)- 192.000,00.-TL) " şeklindeki tespitlerin rapor olarak dosyaya kazandırıldığı görülmektedir.
Birleşen dosyada davalı vekilinin görev itirazı vardır. Davalının şirket ortağı olduğu davaya konu icra takibinin huzur hakkı alacağına yönelik şirket aleyhine başlatıldığı, dolayısıyla alacağın şirket ortaklığından kaynaklı alacak olması sebebiyle iş bu birleşen dava mutlak ticari dava niteliğinde olup mahkememiz görevli olduğundan davalı vekilinin görev itirazı yerinde görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; asıl davanın; ticari şirket ortaklığından çıkma, ayrılma akçesi, hisse değer artış payı, ödenmemiş kar payı ve bakiye huzur hakkı alacağı talebine, birleşen dosyada ise; menfi tespit talebine ilişkindir. Limited şirketlerde ortaklıktan çıkma TTK.638 maddesinde düzenlenmiş olup buna göre her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Maddede belirtildiği üzere haklı sebeplerin bulunması durumunda çıkma talep edilebilir. Kanununda haklı sebepler gösterilmemekle birlikte Yargıtay içtihatlarında şirket ortaklığını çekilmez kılacak şekildeki husumet, şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilgi vermemenin süreklilik kazanması, davacının şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde şirketi borca batık hale sürüklemesi, şirkete ihanet etmeleri gibi durumlar haklı neden olarak sayılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere; şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı-birleşen davalı ...'ın 14.08.2018 tarihli 2018/01 sayılı Genel Kurul kararı, 29.08.2018 tarihli 9649 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanı ile davalı şirkete ortak olduğu, 2018,2019,2022,2023 yılında zarar ettiği 2020 ve 2021 yıllarında ise kar ettiği görülmekle, 2018, 2019, 2022, 2023 yıllarına ilişkin dağıtılmayan kar payından söz etmenin doğru olmayacağı, kar gözüken 2020 ve 2021 yıllarında ise Genel Kurulca alınmış kar dağıtımına ilişkin bir karar bulunmadığı, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile müdürler kurulu karar defterlerinde alınan kararlarda huzur hakkı ödenmesine ilişkin bir kararın yer almadığının belirlendiği, davacının ayrılma payının (eksi) - 145.368,98- TL olarak hesaplandığı, şirketin zarar etmesi nedeniyle hisse değer artış payının da söz konusu olamayacağı hususları ile diğer tüm deliller gereğince asıl davada; TTK'nın 638.maddesi hükümlerine göre ortağın şirketten çıkması için gerekli olan haklı nedenlerin bulunduğunun ispatlanamadığı ve alacak taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak asıl dava bakımından davanın reddine, diğer yandan birleşen davanın ise; davacı-birleşen davalının huzur hakkı alacağının bulunup bulunmadığına yönelik yukarıda bahsedilen açıklamalar doğrultusunda ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı-birleşen davalının huzur hakkı alacağının bulunmaması sebebiyle kabulüne karar verilmiş, yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınarak, birleşen davada davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Asıl dava yönünden davanın REDDİNE,
a) Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
e)6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
2-Birleşen... 2. ATM'nin 2023/910 Esas sayılı dosyası bakımından davanın KABULÜ İLE; davaya konu... 3.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/240632 Esas sayılı dosyası bakımından davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
a)Alınması gerekli 13.115,52 TL harçtan peşin alınan 3.278,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.836,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 3.278,88 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.720,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan 434,00 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
f)6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025