T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/771 Esas - 2025/206
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/771 Esas
KARAR NO : 2025/206
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, yüklenici ...ile işveren davalı ... arasında "8 adet yaya geçit yapım işi" kapsamında 01/08/2023 tarihinde tutanak imzalandığını, tutanakta yer alan anlaşmaya göre işin 21,00 ton sac malzemesinin yüklenici müvekkiline teslim edilmesi, kesim sonrasında işverene 04.08.2023 tarihinde teslimi işi olup plazma kesim bedeli olarak 3,00TL/KG+KDV belirlendiğini, yüklenici firmanın yine tutanağa göre ödemenin yarısını 02.08.2023 tarihinde ödemeyi kabul ettiğini, kalan yarısının ise malzemenin tesliminde fatura karşılığında ödeyeceğini belirterek 01.08.2023 tarihinde tutanağı imzaladığını, ... ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... arasında cari hesaba konu fatura alacaklarından doğan ticari satım ilişkisi mevcut olduğunu ve aralarında ticari ilişki kapsamında cari hesap hareket raporu, 2023 yılına ilişkin satış faturalarının bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği işi eksiksiz ve tam bir şekilde ifa etmiş olmasına rağmen ticari satım nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirketten 45.900,00 TL bakiye alacağının ödenmemesi üzerine alacağının tahsili için ... 6. Genel İcra Dairesi 2023/90908 E. (Eski ...9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/22754 E. ) Sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrine 26.09.2023 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın 45.900,00-TL için itirazın iptali ve bu miktar üzerinden icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile ...arasında 01.08.2023 tarihinde imza altına alınan tutanakta "8 adet yaya üst geçit yapım iş kapsamında "... sokak kesişimi yaya üst geçit köprüsüne ait 21,00 ton sac malzemesi plazmada kesilmek üzere .... firmasının kesimhane atölyesine teslim edildiğini, malzemelerin 04.08.2023 tarihine kadar kesilip ...İş Ortaklığına teslim edileceği, plazma kesim bedeli 3,00 TL/kg+ KDV olduğunu, ödemenin yarısının 02.08.2023 tarihinde işveren tarafından ödenecektir. Kalan yarısı malzemenin tesliminde fatura karşılığı ödenecektir. İş bu tutanak 01.08.2023 tarihinde imza altına alınmıştır." denildiğini, davacı tarafa teslim edilen malzeme miktarının 21,38 TON olduğunu, davacı tarafın yükümlülüğünün teslim aldığı malzemenin tamamını plazma kesim işlemi yaparak müvekkiline teslim etmek olduğunu, ancak edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, malzemede bulunan cüruf miktarı yaklaşık %6'sı kadar olup bu sac malzemenin (21,38 x %6) 1.280 kg kadarı plazma kesim işlemi sırasında kaybolmakta, bu durumda davacının İş Ortaklığına (21.380 kg - 1.280 kg) = 20.100 kg işlemden geçmiş sacı teslim etmesi gerekmekteyken davacı taraf teslim aldığı sac malzemenin tamamını müvekkiline teslim etmediğini, davacının müvekkile teslim ettiği sac miktarının 18.250 kg olup, iş ortaklığına teslim edilmeyen (20.100- 18.250) =1.850 kg sac olduğunu, davacı tarafın malzemeyi teslim ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğunu, ancak dosyaya ispata elverişli belge sunmadığını, ayrıca tutanakta belirtildiği üzere malzemeyi iş ortaklığına teslim etmekle yükümlü olanın davacı taraf olup nakliyenin de davacı tarafça sağlanması gerektiğini ancak nakliye bedelini ödeme mecburiyetinde kaldıklarını, iş ortaklığı davacı tarafın namı hesabına 4.500,00 TL+KDV nakliye bedeli ödemiş ve bu bedeli de davacının alacağından mahsup etmiş olduğunu, tarafların ticari defter kayıtlarında görüleceği üzere, davacı tarafa tutanak konusu iş için yapılan ödemenin 31.500,00 TL olduğunu, davacı tarafın alacağından (40.700,00 TL+KDV) + (4.500,00TL+KDV) + (31.500 TL ödeme) mahsup edildiğinde, davacı tarafın iş ortaklığına 15.432,00 TL borçlu olduğunu, davacı taraf borçlu olduğu halde alacaklıymış gibi fatura keşide ettiğini, davacının haksız olarak düzenlediği faturalara karşı iş ortaklığı adına iade faturası düzenlediğini ve davacıya gönderildiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini ve faturayı ticari defter kayıtlarına işlediğini, dosya kapsamına alınan BA BS formları ve tarafların ticari kayıtları incelendiğinde de bu hususun açıkça görüleceğini, söz konusu 51.109,98 TL+KDV bedelli iade faturasının davacının kayıtlarında bulunmakta olduğunu ve davacı tarafça faturaya itiraz edilmediğini ve iade edilmediğini belirtilerek, davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının müvekkil her iki şirket yönünden de tümüyle reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/90908 Esas (Eski...9. İcra Müdürlüğü'nün 2023/22754 Esas) sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 45.900,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "...na izafeten ticari satımı dayalı cari hesap ekstresine konu faturalardan doğan alacak" gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekilinin, müvekkili ile davalı iş ortaklığı arasında 01/08/2023 tarihli "..." bulunduğunu, sözleşmeye göre müvekkilinin yüklenici, davalı iş ortaklığının ise işveren konumunda bulunduğunu, sözleşme uyarınca davalı işveren tarafından 21 ton sac malzemesinin müvekkiline teslim edileceğinin, kesim işleminin akabinde sac malzemesinin davalı iş ortaklığına geri iade edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye uygun olarak edimin müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini ancak davalı iş ortaklığınca 45.900,00 TL alacaklarının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açtıklarını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istediği görülmüştür. Dava dilekçesi ve ekleri davalılara tebliğ edilmiş, davalılar vekili tarafından iş ortaklığı ve iş ortaklığını oluşturan şirketler adına ayrı ayrı iki cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, ...'nın adi ortaklık niteliğinde olduğunu, adi ortaklıkların tüzel kişiliğinin bulunmadığını, bu nedenle davanın ancak adi ortaklığı oluşturan şirketlere karşı açılabileceğini, ayrıca adi ortaklığı oluşturan şirketler ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, sözleşmenin adi ortaklık ile davacı arasında akdedildiğini, esasa ilişkin olarak ise, davacının müvekkiline 1.850 kg eksik teslimat yaptığını, davacının müvekkiline eksik teslimat yaptığından ve nakliye bedelini ödeme mecburiyetine uymadığından 40.700,00 TL + KDV eksik teslimat nedeniyle ve 4.500,00 TL + KDV nakliye bedeli olarak davacının alacaklarından mahsup edildiğini, bu mahsup sonrası davacının müvekkiline 15.432,00 TL borçlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak olarak "...na izafeten ticari satımı dayalı cari hesap ekstresine konu faturalardan doğan alacak" gösterildiği, davanın da aynı şekilde ...adına izafeten açıldığı göz önünde bulundurulduğunda davalının husumete ilişkin itirazları yerinde görülmemiş ve davanın esasına geçilmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye imalat bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, taraflar arasında eser sözleşmesine bağlı olarak davalılar tarafından teslim edilen saç emtiasına uygun olarak davacının plazma kesip kesmediği, edimini tam olarak yerine getirip getirmediği, davacının alacağının olup olmadığı noktalarda toplandığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı uyarınca, davacı ile davalı iş ortaklığı arasında 01/08/2023 tarihli yaya üst geçit yapım işi sözleşmesi bulunduğu noktasında uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, 21 ton sac malzemesinin plazmada kesilip tekrar iade edilmek üzere davacı atölyesine teslim edildiği, malzemelerin kesim işleminin ardından 04/08/2023 tarihinde tekrar işveren davalıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, plazma kesim bedelinin 3,00 TL + KDV olduğu, ödemenin yarısının 02/08/2023 tarihinde, bakiye kısmının ise malzemelerin tesliminde ödeneceği anlaşılmaktadır. Gerçekten de sözleşmeye uygun olarak 21 ton saç malzemesinin davacıya teslim edildiği, kesim işleminin ardından davacı tarafça davalıya tartım fişlerinden anlaşılacağı üzere 18.250 kg teslimat yapıldığı görülmektedir. Zaten davalı da bu miktarda kendisine teslimat yapıldığını kabul etmekte ancak davacı tarafça yapılan teslimin eksik olduğunu ileri sürmektedir. Bu noktada, uyuşmazlığın çözümü açısından Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve davacı tarafından yapılan kesim işleminin ardından teslim edilen malzemenin eksik olup olmadığının belirlenmesi açısından dosya bir mali müşavir, bir nitelikli hesap ve bir makine mühendisi bilirkişinden oluşan heyete tevdi edilmiş ve bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının davacıdan 15.431,98 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı 61.331,98 TL iade faturasının haksız olarak düzenlendiğini belirterek aslında kendisinin davalıdan alacaklı olduğunu beyan etmektedir. Bu noktada taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın iade faturasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu bağlamda, davalının davacı tarafça eksik teslimat yapıldığından bahisle iade faturası tanzim ettiği ancak bilirkişi raporu uyarınca ticaret odalarının yayınladığı verilere atıf yapılmak suretiyle sac malzemenin kesimi sırasında %8 ile %12 arasında cüruf oluşabileceğinin belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşmede kabul edilebilir cüruf oranının ne kadar olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında Mahkememizce de denetime açık, anlaşılır, gerekçeli bilirkişi raporundaki bu cüruf oranlarının yerinde görüldüğü, davalı tarafa kesimin ardından teslim edilen malzeme miktarı dikkate alındığında %8,69 cüruf meydana geldiğinin anlaşıldığı, meydana gelen cüruf miktarının bu oranlar arasında bulunduğu ve makul olduğu, dolayısıyla davacı tarafça sac emtiası plazma kesim işinin usulüne uygun olarak yerine getirildiğinin ve davacıya eksik teslimat yapılmadığının kabulünün gerektiği değerlendirilmekle, alacağa dayanak faturanın davalı defterlerine kaydedilmiş olduğu, davalı tarafça iade faturası düzenlenmesinin tek başına iadenin haklılığını göstermeyeceği, ayrıca iade faturasının haklı sebepleri bulunduğunun da kanıtlanması gerektiği, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı tarafça bu hususun kanıtlanmadığı, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu hesap tablosunun taraflar arasında tanzim edilen sözleşmenin eki olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bilirkişi raporunun ticaret odalarından yapılan araştırmalar neticesinde makul kabul edilebilecek cüruf oranına ilişkin aralık belirlenerek düzenlendiği ve somut olaya bu oranların uygulandığı, dolayısıyla raporun objektif nitelikte olduğu sonucuna varılmış ve davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takibe konu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine talebi gibi icra inkar tazminatına da hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davaya konu ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/90908 Esas (Eski ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/22754 Esas) sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalıların İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (9.180,00 TL) icra inkar tazminatının DAVALILARDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 3.135,43 TL harçtan peşin alınan 554,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.581,07 TL harcın davalılardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 554,36 TL peşin harcın davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 8.050,25 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 7.500,00 bilirkişi ücreti, 242,00 posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
97-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸