T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/803 Esas - 2025/656
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/803 Esas
KARAR NO : 2025/656
.............
.......................
DAVA : Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklı Alacak
DAVA TARİHİ : 19/11/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklı Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı şirket arasında hiçbir ilişki söz konusu olmadığını, hiçbir ticari ilişkide olmadığını, davacı şirketinin adresine; davalı şirket vekilleri ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2023/63411 E. ( Eski ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3412 E. Dosyasında fiili hacize gelmesi ile davalı tarafla ilk kez muhatap olunduğunu, davacı şirketin işyerine hacze gelinmesinin sebebi ile davalı şirkete borçlu olan bir kimse için olduğunu, davacıların malları haczedilmiş, istihkak iddiasında bulunulmuş olmasına rağmen davalı şirket haciz ve haczedilen malları muhafaza tehditleri nedeniyle müvekkil şirket 31.10.2022 tarihinde icra dairesinin hesabına 29.128-TL ödediğini, davacı şirket ile, davalı şirketin borçlusu arasında bir bağ olmadığını, icra dosyasında borçlu görünen kişilerin davacı şirketin yönetiminde hiçbir görevi olmadığı gibi şirketin yetkilileri veya ortakları da olmadığını, hacze konu ürünlerin tamamı davacı şirkete ait olduğunu, buna dair ikame etmiş olduğumuz istihkak davası ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1268 E. Sayılı dava dosyası ile karara çıkmış ve davacı şirket lehine karar verildiğini, icra dosyasına gönderilen paranın iadesi için icra dairesine talepte bulunulmuş ise de; icra müdürlüğünün yetkisinde olmadığından reddine karar verildiğini, davacı icra dosyasında hiçbir zaman şekli anlamda dahi borçlu olmadığından dolayı İİK maddeleri gereğince istirdat davası açılamadığını, istirdat davasının ön koşulu; borçlu olmak olduğunu, borçlu, eğer istirdat davasının şartları oluşmamışsa ancak gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemişse, bu halde istirdat davasının şartları oluşmadığından, sebepsiz zenginleşme davası açabileceğini, davanın kabulüne, davalı tarafından haklı ve meşru sebebe dayanılmaksızın 31.10.2022 tarihinde alınan 29.128-TL'ye işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte aksi halde avans/ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı tarafça davanın esasına ilişkin sunulan beyan dilekçesinde özetle, iş bu davaya konu edilen 29.128,00-TL nakit para icra müdürlüğü tarafından üzerinde üçüncü kişi tarafından İstihkak İddia edilmiş olan para olarak haczedilmiş ve bu doğrultuda değerlendirilmiş olup para da halen icra dosyasında bulunmakta olup alacaklıya yada alacaklı vekiline ödenmediğini, bu para ile ilgili İcra Müdürlüğü tarafından İİK 96 ve devamı maddeleri uyarınca İstihkak Prosüdürü işletilmiş ve haczedilen bu para ile ilgili haczin İİK 96-97 maddeleri uyarınca para haczinin borçlunun malvarlığında uygulandığı yönünde karar verilmiş ve bu hususta takibin devamı yahut durdurulması hususunda karar verilmek üzere dosya İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1328 E., 2022/1284 K. ve 24.11.2022 tarihli kararıyla, takibin devamına ve 7 gün içinde istihkak davası açması hususunda davacının muhtariyetine karar verildiğini, davacı İcra Hukuk Mahkemesinin bu kararını öğrenmesine rağmen süresi içerisinde İstihkak Davası açmadığını, ... 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1268 E., 2023/482 K. sayılı ve 04.05.2023 tarihli kararı, dava konusu edilmeye çalışılan 29.128,00-TL nakit para ile ilgili değil; münhasıran 09.08.2023 tarihinde, dava dışı borçlu-...'in bizzat kendi huzurunda İİK.m.96,97 hükümlerine göre haczedilmiş olan 12.800,00-TL değerindeki ofis malzemeleri konusunda verilmiş olan bir karar olduğunu, davalının sebepsiz zenginleştiği iddialarıyla, haksız şekilde dava konusu etmeye çalıştığı 29.128,00-TLyi, davacı; ... 5.Genel İcra Dairesinin 2023/63411 E. (Eski Esas; ... 12.İcra Müdürlüğünün 2023/63411 E., Eski Esas; ... 13.İcra Müdürlüğünün 2022/3412 E.) sayılı dosyasına ve icra müdürlüğünün veznesine yatırmış olduğunu, davacı tarafından yatırılmış olan 29.128,00-TLye 01.11.2022 tarihinde istihkaklı haciz prosedürü ve İİK.m.96,97 hükmü uygulanmış olup; bu hükme göre bu paranın İİK 96,97 hükmü gereğince borçlunun malvarlığında haczedildiği kabul edilmiş ve dolayısıyla, dava konusu hacizli parayla ilgili İİK.nda belirtilmiş olan hükümlere göre "istihkak davası açma ve ispat külfeti" bizzat davacı firmada olduğunu, dava konusu edilmeye çalışılan 29.128,00-TL ile ilgili ise, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1328 E., 2022/1284 K. ve 24.11.2022 tarihli kararıyla, takibin devamı kararı verildiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı şirketle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket ile ilk kez ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/63411 Esas sayılı dosyasından müvekkili şirketin adresine fiili hacze gelindiğinde muhatap olduklarını, müvekkilinin takip borçlularıyla bir bağı olmadığını, buna rağmen mallarının haczedildiğini, haciz baskısı altında icra müdürlüğünün hesabına ödeme yapmak zorunda kaldıklarını belirterek müvekkili aleyhine haksız zenginleşen davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından davanın esasına ilişkin sunulan beyan dilekçesinde ise özetle, davacı tarafça icra müdürlüğüne ödenen paraya istihkak prosedürü işletildiğini, istihkak prosedürü uyarınca icra müdürlüğünün dosyayı takibin devamına ya da durmasına yönelik karar verilmek üzere icra mahkemesine gönderdiğini, icra mahkemesince takibin devamına karar verildiğini, davacının istihkak prosedürünün devamı olarak istihkak davası açması gerekirken sebepsiz zenginleşmeye dayalı eldeki davayı açtığını, sebepsiz zenginleşme davasının ikincil nitelikte bir dava olduğunu belirterek haksız davanın reddini istemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiş ve Mahkememizce yargılama bu doğrultuda yürütülmüştür.
Bu itibarla eldeki davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun davalının, dava dışı üçüncü kişiler aleyhine başlattığı icra takip dosyasında davacıya ait adreste fiili haciz yapılması nedeniyle davacının icra tehdidi altında icra müdürlüğünün kasasına ödeme yapıp yapmadığı, yaptıysa bu ödeme nedeniyle davalının davacı aleyhine zenginleşip zenginleşmediği, sebepsiz zenginleşme şartları gerçekleşmişse davacının davalıdan ödenen bedeli talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeye ilişin hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Gerçekten de TBK'nın 77. maddesine göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın zenginleşmesi, diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun illiyet bağı bulunması ve zenginleşmenin haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekir. Görüldüğü üzere, sebepsiz zenginleşmede zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği mal varlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesi noktasında bir borç ilişkisi doğmaktadır.
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/63411 Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafça dava dışı ... ve ... aleyhine 17/02/2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, bahsi geçen dosyada yürütülen haciz işlemleri uyarınca davacı şirkete ait adrese fiili hacze gelindiği, davacı tarafça haciz baskı altında icra müdürlüğünün kasasına 30/10/2022 tarihinde 29.128,00 TL ödeme yapıldığı açıktır. Zaten davacı da eldeki davada takip borçlu olmamasına rağmen icra baskısı altında ödeme yaptığını, bu ödeme nedeniyle davalının haksız olarak zenginleştiğini belirterek yaptığı ödemeyi davalıdan geri istemiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının ticaret sicil dosyası celbedilmiş, gelen müzekkere cevabından takip borçlularının davacı şirkette ortak ya da yönetici pozisyonunda olmadığı görülmüştür. Akabinde Mahkememizce davacı şirket vekiline ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmek üzere süre verilmiş ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacı ile dava dışı icra dosyası borçluları arasında ticari olarak alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı, herhangi bir organik bağ olup olmadığı hususunun tespiti yoluna gidilmiştir. Bilirkişiler tarafından sunulan raporda davacı ile dava dışı takip borçluları arasında herhangi bir organik bağ bulunduğuna ilişkin kayda rastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda, icra takibinin davacı şirket adına yapılmadığı, diğer bir deyişle, davacının icra dosyasının borçlusu konumunda olmadığı, davalı şirketçe icra dosyasında yürütülen haciz işlemleri neticesinde hacze gelinen adresin borçlulara ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu, kaldı ki, borçlulara ödeme emrinin de bu adreste tebliğ edilmediği, davacı şirketin fiili haciz nedeniyle icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme, tüm dosya kapsamındaki deliller uyarınca davacı ile takip borçlusu dava dışı üçüncü kişiler arasında ticari ilişki ya da organik bağ olduğuna ilişkin herhangi bir somut delilin bulunmadığı, bu nedenle davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığının Mahkememizce kabul edildiği, bu noktada davacının ödediği parayı davalıdan talep edip edemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar bahsi geçen paranın karar tarihi itibariyle icra müdürlüğü kasasında bulunması ve davalının uhdesine geçmemesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleşmediği ileri sürülebilir ise de, davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı, davacının ihtirazî kayıtla icra müdürlüğü kasasına yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla yatırdığı, kaldı ki, İcra ve İflas Kanunu'nun 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecbur olduğu, bu nedenle somut olayda davacı aleyhine sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulünün gerektiği, davalının icra müdürlüğünce uyuşmazlık konusu paranın kendilerine ödenmediği noktasındaki itirazının da bu noktada herhangi bir etkisinin olmayacağı, zira icra müdürlüğünün her kararına karşı şikayet yolunun açık olduğu, takip dosyasına yapılan ödemeyle davalının zenginleşmesinin gerçekleştiği değerlendirilmekle, davacının davasının açıklanan nedenlerle kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 29.128,00 TL nin ödeme tarihi olan 31/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Yasal şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 1.989,73 TL harçtan peşin alınan 497,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.492,29 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 497,44 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 29.128,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 5.525,00 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 216,75 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2025