T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/874 Esas - 2025/513
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/874 Esas
KARAR NO : 2025/513
.........
.............
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2019
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 19.12.2017 günü meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araç aşın süratle çarpması sonucu davacıların murisi ...’in, hayatını kaybettiğini, davacılar murisinin Ostim’de pimapen hizmetlerinde çalışmakta ve aylık ücreti ve mesai hizmetleri dahil toplamda aylık 3.500,00 TL gelir elde ettiğini, davacılann murisinin vefato sonucu eşi, çocuğu anne ve babasının desteğinden yoksun kaldığını, ... tarafından kullanılmakta olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı ... sigorta şirketi tarafından düzenlendiğim, davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Müteveffa ...’in desteğinden yoksun kalan davacılar için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 19.12.2017 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılara ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davah tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 19.12.2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkil şirkete 4...09 numaralı Karayollan Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabının 01.06.2015 tarihli genel şartlara göre yapılmasını, davacıların müteveffanın gelirine ilişkin iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira iddia edilen işi yaptığına dair vergilendirilmiş gelire ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, hesaplamada asgari ücret düzeyinin baz alınmasını, olay tarihinden itibaren faiz isteminin hukuki olmadığını belirterek, davanın reddine, karşı tarafi yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
23/05/2025 tarihli ATK raporunda özetle; sürücü ...’ün %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in %65 (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce re'sen belirlenen kusur bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 27/10/2020 tarihli rapor ve 09/12/2020 tarihli ek rapora göre; dava dışı sürücü ...; sevk ve idaresindeki olay tarihinde davalı ... Sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracıyla seyri sırasında düzenlenen krokili kaza tespit tutanağına göre seyrine açık olan taşıt yolunda köprünün ve yine seyir yönüne göre yolun sağında da Agah EFENDİ kavşak girişin olması ve yolda aydınlatmanın da olması nedeniyle köprüye girişte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a-b ve Yönetmeliğin 101/ a-b maddelerine göre azaltarak ve seyir hızını azami hız sınırı olan 50 km seyir hızına uygun olarak seyrine devam etmesi gerekirken, CD izleme tutanağındaki görüntülere göre fren tedbirsiz olarak ve krokideki tespitlere göre de köprü çıkışına yakın yerde yayaya çarparak, yayayı 37 m. ileriye fırlatması ve yine buradan da 33 m. ileri noktada aracıyla duruşa geçmesi ve yayanın ölü muayene tutanağındaki vücut hasarı göz önüne alındığında, hız sınırlarının üstünde araç kullanmasına bağlı olarak da aynı Kanunun 51 ve Yönetmeliğin 100 maddesine de riayetsizliği nedeniyle aracının ön kısmı ile sol şeritte yayaya çarparak yayanın ilk etapta yaralanıp kaldırıldığı hastanede ölümüne sebebiyet verdiği, dava konusu trafik kazasının oluşumunda kaza tespit tutanağı ve adli tıp raporuyla da belirtildiği gibi tali kusurlu olup, bu kazanın oluşumunda sürücünün seyir hızının yüksek olmasına bağlı yayanın eks olduğu, bildirilmiştir.
Davacılar vekili 23/12/2020 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ... için 20.321,91 TL, ... için 97.587,88 TL, ... için 22.078,65 TL, ... için 23.119,75 TL olmak üzere toplam 162.108,19 üzerinden davanın ıslahına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Mahkememizce evvelce verilen hüküm, davalının istinaf talebi üzerine incelenmiş ve bilirkişi raporunun yetersizliğine işaret edilerek kaldırılmıştır. İstinaf merciince, diğer bir istinaf sebebi olan sigorta şirketine başvurma şartının yokluğunun ise taraflarca daha sonra zorunlu arabuluculuk yönteminin denendiği cihetiyle muteber olmadığı yönünde karar verilmiştir.
Mahkememizce yargılamaya devam edilmiş ve kaldırma ilamı ışığında bu kez ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır. Buradan alınan rapor önceki rapor ile örtüşmüştür. Buna göre ölen ...’ün %65 oranında kusurlu, sürücünün ise %35 oranında kusurlu olduğu sübut bulmuştur.
Olaya, mevzuata ve denetime elverişli olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen aktüer bilirkişi raporu ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; davacı ... için 97.587,88-TL, davacı ... için 20.321,91-TL, davacı ... için 23.119,75-TL, davacı ... için 22.078,65-TL olmak üzere toplam 163.108,19-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak adı geçen davacılara belirtilen miktarlarda VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 11.141,92-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 44,40-TL harç ve ıslah ile alınan 2.768,40-TL olmak üzere toplam 2.812,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.329,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.812,80-TL harcın davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan 3.213,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
7-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle DAVALIDAN 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 16/09/2025