T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : 2024/600
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
: Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 01/08/2011
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''Alacak'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilin 6446 sayılı ... tarafından kendisine verilen görev ve yetkiler doğrultusunda faaliyette bulunduğunu, anılan kanun uyarınca müvekkili teşekkülün kullanıcılarla bağlantı ve/veya sistem kullanım anlaşmaları yaptığını ve bu anlaşmalar ile ilgili tarife gereğince sunmuş olduğu hizmet karşılığında kullanıcılardan sistem kullanım ücreti tahsil ettiğini, 6446 sayılı Kanun ve Kanuna istinaden yayınlanan mevzuat kapsamında müvekkili şirket ile davalı ... Demir Çelik Endüstrisi ve Tic. A.Ş. nin sistem kullanım anlaşması imzaladığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, 6446 sayılı Kanunun iletim faaliyetleri başlıklı 8'inci maddesinin 1'inci fıkrası ve bu Kanuna istinaden yayımlanan mevzuat çerçevesinde teşekküllerince sistem kullanım anlaşmasının 10'uncu maddesinde yer alan cezai hükümler ile iletim sistemi kullanım ve sistem işletim tarifelerini hesaplama Yöntem Bildiriminin 1.5. maddesinde belirtilen ihlallere ilişkin olarak düzenlenen 2003-2008 dönemlerine ait 16.02.2011 tarih ve 572352 nolu 252.340,88 TL tutarındaki sistem kullanım ceza fatura bedelini ödemediğini, davalının 2003-2008 dönemine ait sistem kullanım ceza fatura bedelinin kaynağı olan; Sistem Kullanım Antlaşmalarının Karşılıklı Yükümlülükler başlıklı 3. maddesinin Mali Yükümlülükler başlıklı A bendinin "iletim sistemi kullanım fiyatı ve iletim sistemi işletim fiyatı üzerinden hesaplanan bedellerin ödenmesi" ile ilgili 1'nci maddesinin 4'üncü parağrafında “maddi hatalar dışında, ödeme bildirimi içeriğine yapılacak herhangi bir itiraz ödemeyi durdurmayacaktır. ...'ın hatası nedeniyle fazla ödenmiş olan tutar ... tarafından ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günden sonraki on beş gün içerisinde bir itirazsa bulunulması halinde, ödeme tarihini izleyen on altıncı günden başlamak üzere 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'nci maddesine göre hesaplanan gecikme zammı da dahil olmak üzere bir sonraki ödeme gününe ait bedelden mahsup edilecektir" denildiğini, bu nedenle davalının ödenmeyen 16.02.2011 tarihli 252.340,88 TL sistem kullanım ceza fatura alacakları ile tahsil tarihine kadar hesaplanan gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'sinin ödemesi gerektiğini, öne sürerek, 4628 sayılı E.P.Kanunu ve bu kanuna istinaden yayınlanan mevzuat kapsamında, davalı ... Demir Çelik Endüstrisi ve Tic. A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeler gereğince, davalı tarafından ödenmeyen; Sistem Kullanım Ceza Fatura tarihi 16.02.2011 fatura bedeli 252.340,88 TL'lik sistem kullanım ceza fatura bedeli alacaklarının, faturanın son ödeme tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51'nci maddesinde öngörülen gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında akdedilmiş Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması bulunduğunu, davacı tarafından müvekkiline 25.02.2011 tarihli yazı ekinde 17.02.2011 tarihli ceza muhteviyatı çizelgelerinden görüleceği üzere 16.02.2011 tarihli 252.340,88 TL bedelli ceza faturası gönderildiğini, ceza faturasının müvekkili tarafından 02.03.2011 tarihinde tebliğ olunduğunu, müvekkilin ... ... ... tarihinde ihtarname ile şirkete ceza faturası gönderilmeden önce herhangi bir uyarı yapılmadığını, bu hususta aralarındaki anlaşmaya göre tanınması gereken sürelere riayet edilmeksizin ceza faturası gönderildiğini ve sair sebeplerle ceza faturasına itiraz edildiğini, fatura aslının davacıya iade edildiğini, davacı tarafından müvekkile gönderilen 16.03.2011 tarihli yazıda özetle Elektrik piyasası Denetim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin 15. maddesi gereği maddi hatalar dışında ödeme bildirimi içeriğine yapılan herhangi bir itirazın ödemeyi durdurmayacağının bildirildiğini, taraflar arasında imzalanmış Bağlantı Anlaşmasının Cezai Şartlar başlıklı 16. maddesinde "kullanıcının ilgili mevzuat ve bu anlaşma hükümlerinin herhangi birini ihlal etmesi ve söz konusu ihlali, ...'ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi durumunda, ..., kullanıcı ile imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmasında belirtilen cezai şartları uygulayacaktır" hükmü, Sistem Kullanım Anlaşmasının Cezai Şartlar başlıklı 10. maddesinde "Kullanıcının ilgili mevzuat, taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerinin her hangi birini ihlal etmesi, söz konusu ihlali ...'ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen, süre içinde sona erdirmemesi durumunda, ... aşağıda belirlenen cezai şartları uygulayacaktır. ...'ın uğradığı zararlar ayrıca tazmin edilecektir." hükmünün yer aldığını, söz konusu anlaşmaların ilgili maddeleri uyarınca, kullanıcıya uyarıda bulunulması ve bu uyarıda ihlalin ortadan kaldırılması için kullanıcıya makul bir süre tanınmasının zorunlu olduğunu, cezai şartların uygulanabilmesi için ön şart olarak getirilen bu yükümlülüklere uymaksızın davalı tarafından, uyarı yazısı gönderilmeden ve herhangi bir süre tanınmadan gönderilen ceza faturasının taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine aykırı olduğunun tartışmasız olduğunu, taraflar arasında konusu ve istemi aynı olan sayısız dava bulunduğunu, ... ... ... Dairesinin içtihatlarının da müvekkili lehine olduğunu, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle, 16/02/2011 tarihli ve 252.340,88 TL tutarlı ceza fatura bedelinin fatura alacaklarının son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının KDV'si ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, Mahkememizin 2015/569 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sırasında İstanbul .... ... ... Esas sayılı dosyasında verilen 22/02/2017 tarihli ve 2015/1212 Esas, 2017/171 Karar sayılı kararla anılı dosyanın Mahkememiz dosyası ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle dava dosyasının Mahkememizin 2015/569 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 2015/569 Esas sayılı dosyasında asıl davanın ... ... A.Ş. Tarafından ...'a yöneltilen ... ... ... Karar sayılı karar ile, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. Bu karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06/10/2021 tarihli ve 2021/643 Esas, 2021/643 Karar sayılı kararı ile, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu, derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine kadar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, taraflar vekillerinin kararın düzeltilmesi istemi de reddedilmiştir. Bozma üzerine bu kez dosya Mahkememizin ... ... ... Esasına kaydedilmiş ve Mahkememizin 09/06/2022 tarihli ve ... ... ... Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın idari yargı yerinde görüleceğinden bahisle HMK'nın 114/l-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı taraflar vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine hükmün onanmasına karar verildiği ve görevsizlik kararının kesinleştiği görülmüştür. Bu kez... .. ... Karar sayılı görevsizlik kararının birleşen... ... ... Esasında kayıtlı iken) dava yönünden kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya yeniden Mahkememize gönderilmiştir. Nihayet, birleşen... ... ... Esas sayılı dosyası yeniden Mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmiştir.
Eldeki davada davacı ... ... ... A.Ş. vekili tarafından, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle 16/02/2011 tarihli ve 252.340,88 TL tutarlı ceza fatura bedelinin fatura alacaklarına son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının KDV'si ile birlikte uygulanması suretiyle tahsili talep edilmiştir.
Eldeki dosyanın incelenmesinden, davacı ... ile davalı arasında sistem kullanım anlaşması imzalandığı, sistem kullanım anlaşmasında anlaşmaya aykırı davranılması durumunda ödenmesi gereken cezai şarta ilişkin "Cezaî Şartlar" başlıklı 10. maddesinin hükme bağlandığı, buna göre kullanıcının taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve bu anlaşma hükümlerini ihlal etmesi durumunda, söz konusu ihlali ...’ın uyarısına rağmen uyarıda belirtilen süre içinde sona erdirmemesi şartıyla ...’ın maddede belirtilen cezaları uygulayabileceğinin düzenlendiği, diğer bir deyişle ihlalin gerçekleştiği durumlarda cezai şartın uygulanabilmesi için uyarı müessesesinin ön şart olarak kararlaştırıldığı, eldeki dosyada davacı ...'ın davalı şirketin sözleşmenin ihlaline ilişkin herhangi bir uyarıda bulunmadığının anlaşıldığı, buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanmasının gereği olarak davacı ... tarafından sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen uyarı yapılmaksızın doğrudan cezai şart uygulandığı, bu nedenle Mahkememizce 16/02/2011 tarihli ve 252.340,88 TL tutarlı ceza faturasının hukuka aykırı olarak tanzim edildiğinin değerlendirildiği, kaldı ki, yargılama devam ederken davalı şirket tarafından davacı aleyhine işbu davanın konusu faturanın iptaline yönelik olarak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nde açılan davada faturanın iptaline karar verildiği görülmekle, Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 4.309,36 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 3.881,76 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.374,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
01/11/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸