T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/912 Esas - 2024/699
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/912 Esas
KARAR NO : 2024/699
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 13/09/2023 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 kusuru ile neden olmuş olduğu kaza sonucunda davacı ...'ün malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın hasarlanmış ve de değer kaybına uğramış olduğunu, davacıya ait araç hasar bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğu, araç değer kaybı tazminatı içinse davalı şirkete 19/10/2023 tarihinde başvurulduğunu ve davalı şirket tarafından davacının talebinden dolayı 15/11/2023 tarihinde davacı tarafa 38.500,00 TL ödemenin yapılmış olunduğunu, davacıya ait aracın kaza dolayısıyla 2'nci el piyasasında değer kaybetmiş olduğunu, ödenen bedelin gerçek zararı karşılamadığını, değer kaybı için taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinin de anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu belirtilerek, müvekkili aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMSS(trafik) sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında kaza tarihinde araç başına 120.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya ait araç değer kaybının genel şartlar hesaplama kriterlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, eksper raporu ile belirlenen 38.500,00 TL değer kaybının 15/11/2023 tarihinde davacı vekili ...'a ödendiğini, davacıya ait araçta daha fazla değer kaybı meydana geldiğinin de söylenemeyeceğini, müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde 21.000,00TL hasar bedelinin ise 03/11/2023 tarihinde onarımı yapmış olan servise ödendiğini, tedarikçi firma hesabına da 18/10/2023 tarihinde 28.158,29 TL hasar bedelinin ödendiğini, müvekkili şirketin poliçeden dolayı olan sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı, maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı araç ile davalı Hepiyi Sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (KZMMS) poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştıkları kaza nedeniyle aracında oluşan değer kaybına yönelik tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı ise davacıya başta değer kaybı ve hasar bedeli adı altında ödemede bulunduklarını, davacının başkaca alacağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Bilindiği üzere, araçta meydana gelen "değer kaybı" aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, aracın hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Diğer bir deyişle, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark değer kaybını oluşturmaktadır (bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16876 Esas - 2017/12161 Karar sayılı, 2015/5301 Esas - 2017/11098 Karar sayılı kararları).
Mahkememizce değer kaybı oluştuğu iddia edilen ... plakalı aracın UYAP sistemi üzerinden kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kazanın meydana geldiği tarih olan 13/09/2023 tarihi itibariyle davacı malik olduğundan ve zarar bu dönemde meydana geldiğinden davacının dava açmakta hukuki yararının ve aktif husumetinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın ise kaza tarihi olan 13/09/2023 tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu ve poliçe vadesinin 01/08/2023-2024 tarihleri arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla poliçe vadesinin kaza tarihi olan 13/09/2023 tarihini kapsadığı ortadadır. Mahkememizce bakiye değer kaybı talep edilen ... plakalı aracın kaza tarihinden önceki kazalarının mevcut olup olmadığının araştırılması açısından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılmış, dava konusu aracın önceye dayalı hasar dosyaları celbedilmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından eldeki dosyada çözümlenmesi gereken hususun davacının işleten ve sürücü, davalının ise trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazadaki kusur oranları, davacının ileri sürdüğü zarar kaleminin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise tutarı noktalarında toplandığı görülmüştür. Mahkememizce davacının bakiye değer kaybı talebi açısından dosya makine ve kusur bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında yukarıda yapılan tespitler çerçevesinde rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişiler tarafından 18/08/2024 ve 16/10/2024 tarihli raporlar dosyaya sunulmuştur. Anılan bilirkişi raporlarında, davacıya ait olan araçta oluşan değer kaybı miktarının 32.500,00 TL olduğu, davacının meydana gelen kazada %25 kusurlu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu, davacının kusuru indirildiğinde 24.375,00 TL tazminat talep edilebileceği yönündeki tespitlere yer verilmiştir. Bu itibarla bilirkişi raporunun aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark değer kriterine göre denetime açık, anlaşılır bir şekilde tanzim edildiği ve araçta 32.500,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin belirlendiği, davalı tarafından davadan önce değer kaybı tazminatı adı altında bu bedelin üzerinde bir bedel olan 38.500,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı tazminatı bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, raporun gerek kusur gerekse belirlenen değer kaybı bedeli yönünden çelişkili olduğunu ileri sürmüşse de, kusur yönüyle sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporla mahkememizce alınan rapor arasında çelişki bulunması bilirkişi raporunda belirlenen değer kaybı miktarı dikkate alındığında davanın esasını etkilemediği, ayrıca eksper raporunda sigorta genel şartlarına göre hesaplama yapıldığı, oysa yerleşik içtihatlar uyarınca reel piyasa koşullarına göre değer kaybı bedelinin tespit edilmesi gerektiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun da bu esaslar çerçevesinde düzenlendiği ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak itirazlar yerinde görülmemiş ve talep edilebilecek bakiye değer kaybı tazminatı bulunmadığından davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/12/2024