T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/13 Esas
KARAR NO : 2025/208
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
: Av. ... - [...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler nedeniyle alacağa dayanak faturaların düzenlendiğini, faturalara konu emtianın davalı şirkete teslim edilmesine rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla .... .... .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ...Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/243353 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 4.695,27 EURO asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak bakiye fatura alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 27/11/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 30/11/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalıya ürün satışı yaptığını, satılan ürünlerin davalıya tesliminin gerçekleştirildiğini ve bu satış karşılığında fatura tanzim edildiğini ancak davalının fatura alacaklarından bakiye kalan takibe konu alacaklarını ödemediğini belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf davaya cevap vermediği gibi davayı takip de etmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır'. Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalıya ürün satışı yapıp yapmadığı, bu nedenle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yapılan incelemede defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 10.668,99 EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu ve celbedilen vergi kayıtlar incelendiğinde de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen yasal sınırın üzerindeki faturaların taraflarca BA-BS formuyla vergi dairesine bildirildiği, tüm bu hususların faturaya dayalı malların davalıya teslim edildiğine karine karine teşkil ettiği açıktır. Ancak İİK'nın 58/3. maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilemez. Anılan noksanlık, kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir. Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine .... Genel İcra Dairesi'nin 2023/ 243353 Esas sayılı takip dosyasında, ödeme emri takip talebine paralel olarak 4.695,27 EURO asıl alacak üzerinden tanzim edilmiş ve davalıya gönderilmiştir. Bu açıklamalar uyarınca, Mahkememizce İİK'nın 58/3, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddelerine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takibin yapıldığı, ancak vade veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığı tespit edilmiştir.
Hal böyleyken, davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı, dosya arasında bulunan icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 67 .ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 67 .ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 2.622,28 TL harçtan mahsubu ile fazlaca yatan 2.006,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸