T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/15 Esas
KARAR NO : 2024/416
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/09/2016
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.08.2016 tarihinde, davacı sevk ve idaresindeki ... ... ... plakalı aracın davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davacının zararının karşılanması talebi ile davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak davalı ... tarafından ödeme yapılmadığı gibi cevap dahi verilmediğini, kaza ile ilgili olarak İsparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydoyla 20.000,00.-TL geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan 15 HT 855 plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini, poliçe teminatının 310.000,00.-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı vekiline ödeme teklifi yapılmasına rağmen dönüş yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi raporu, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. (... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/56176 E.) sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, sigorta poliçesi ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 14/09/2020 tarih ve 2016/752 E. 2020/390 K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 215.307,40-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 17/09/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen ... BAM 26. Hukuk Dairesi'nin 2021/1635 E. 2023/917 K. Sayılı kararı ile; ''DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Davacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin teminat dışı olduğu gerekçesiyle reddine, sürekli işgörezlik tazminatın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili maluliyet raporu ve tazminata ilişkin istinaf sebebi ileri sürmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; Geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85. maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" denilmiştir, aynı kanunun 91. maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı 98. maddenin başlığı Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi olarak düzenlenmiş ve trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, söz konusu madde kapsamında kalan belgeli ve resmi yada özel sağlık kuruluşlarından alınan tedavi giderlerinden sorumludur.
Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı olup 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK.nın 54. maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK.nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı ... geçici işgöremezlik zararından sorumludur.
Somut olayda mahkemece davacının yaralanması nedeniyle geçici işgöremezlik tazminatının da davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken SGK’nun sorumluğunda olduğu gerekçesiyle geçici işgöremezlik tazminatının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas, -2020/40 Karar. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Ancak TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar miktarının, desteğin ve hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri, destek alacakları süre, destek payları esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4 Hukuk Dairesi (Kapanan 17 Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasında esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22.12.2020 tarih, 2019/5206 Esas. - 2020/8874 Karar. sayılı ilamı, 14.01.2021 tarih 2020/2598 Esas. - 2021/34 Karar. sayılı ilamı) “destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan 10.02.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; davacının %39 maliyet oranı, 9 aylık iyileşme süresi, davalıya sigortalı araç sürüsünün %75 kusur oranı esas alındığında TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne göre hesaplama yapılarak sürekli işgöremezlik tazminatının 215.307,40 TL, geçici işgöremezlik tazminatın 9.093,21 TL olduğu belirtilmiş, davacı tarafından rapora itiraz edilmiştir.
Davacının geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının Yargıtay uygulamaları ve Anayasa mahkemesi iptal kararı gözetildiğinde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplanması gerektiğinden Anayasa mahkemesi iptal kararından önce alınan 10.02.2020 tarihli bilirkişi raporun hükme esas alınması doğru olmadığından mahkemece davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı yönünden aktüer bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacının tazminat miktarına yönelik istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.
Davacı tarafından, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapor için 30.08.2018 tarihinde 1.000 TL rapor ücreti, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor için 17.12.2019 tarihinde 687 TL rapor ücreti ödendiği, 17.12.2020 tarihli tavzih kararı ile 687 TL rapor ücreti yönünden kabul ve red oranına göre hüküm kurulmuş ise de 30.08.2018 tarihinde ödenen 1.000 TL rapor ücreti yönünden yargılama gideri olarak olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yapılarak ve sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1.a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,'' Şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
İstinaf mahkemesi kararı gereğince, dosya aktüer bilirkişi Özge Köksal Mutlu'ya tevdi edilmiş olup, 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış olup, söz konusu raporda; 02.08.2016 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca vücut fonksiyon kaybı oranı %39; geçici işgöremezlik süresi 9 ay olarak tespit edilen davacı ile ilgili olarak; geçici işgöremezlik tazminatının 9.093,21-TL olarak hesaplandığı, sürekli işgöremezlik tazminatının 2.040.566,65-TL olarak hesaplandığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlık ve tedavi giderleri için ayrı ayrı olmak üzere 310.000,00-TL olduğu, Yargıtay kararları ile kaza tarihi itibarıyla geçerli olan Genel Şart hükümleri uyarınca- sürekli iş göremezlik zararının bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edibileceğinin kabul edildiği hususlarının belirlendiği görülmüş olup, söz konusu rapor hükme dayanak yapılmıştır.
Davacı vekili, 03/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.000,00-TL'ye arttırmıştır.
... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; Mahkememizce verilen 14/09/2020 tarih ve 2016/752 E. 2020/390 K. Sayılı kararının söz konusu icra dosyasında infaza konulduğu, alacaklı ... tarafından davalı ... şirketine karşı mahkememizin söz konusu kararı dayanak gösterilerek, 215.307,40-TL sürekli iş göremezlik tazminatı asıl alacağı ile 766,44-TL harç alacağı, 23.521,52-TL vekalet ücreti alacağı, 1.328,01-TL yargılama gideri, 80.112,05-TL işlemiş faiz, 9,64-TL işlemiş faiz, 295,79-TL işlemiş faiz ve 16,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 321.357,55-TL miktar üzerinden ilamlı icra takibi yapıldığı, söz konusu takip yönünden 215.307,40-TL asıl alacak ve fer'ileri bakımından icra dosyasına ödeme yapıldığı hususunun tarafların kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı, istinaf kararı ile aktüer bilirkişi Özge Köksal Mutlu tarafından düzenlenen 29/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, 02/08/2016 tarihinde davacı sürücü sevk ve idaresindeki 32 HF 992 plaka sayılı araç ile davalı tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ve dava dışı sürücü Hasan Tortop sevk ve idaresindeki 15 HT 855 plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, kazada davacının yaralandığı, alınan maluliyet raporuna göre; davacının vücut fonksiyon kaybı oranının % 39 olduğu geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak belirlendiği, davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun asgari ücret seviyesinde olduğu, alınan kusur raporuna göre; kazanın oluşumunda davacının % 25 oranında davalı ... şirketinden sigortalı araç sürücüsü Hasan Tortop'un ise % 75 oranında kusurlu olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı miktarının 9.093,21-TL sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının ise 2.040.566,65-TL olarak hesaplandığı ancak davalı tareafça düzenlenen ZMMS poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibariyle sakatlık ve tedavi giderleri için ayrı ayrı olmak üzere 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, buna göre davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatını ve poliçe limiti olan 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatını talep hakkının bulunduğu, KTK'nın 85 ve 91. Maddeleri hükümlerine göre, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, davanın başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafça istinaf kararından önce 13/02/2020 tarihinde dosyada talep arttırım dilekçesi sunulduğu, istinaf kararından sonraki aşamada ise bu defa 03/05/2024 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.000,00-TL olarak arttırdığı, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre belirsiz alacak davasını açan davacı, alacağı belirlenebilir hâle geldikten sonra kesin talep sonucunu artırabileceği, buna göre davalı tarafın 2. Islahın geçerli olmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı, diğer yandan mahkememizce istinaf kararı öncesinde verilen 14/09/2020 tarihli karara istinaden ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde yapılan tahsilatların ise infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın geçici iş göremezlik tazminatı bakımından KABULÜ ile; toplam 9.093,21-TL'nin temerrüt tarihi olan 17/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından KABULÜ ile; (Tahsilde tekerrüre yol açmayacak şekilde) toplam 310.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 17/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davalı tarafça ... 13. İcra Müdürlüğünün 2020/9713 E. (... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2023/56176 E.) sayılı dosyasına yapılan ödemenin infazda DEĞERLENDİRİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan 1.000,00-TL rapor ücreti ve 3.919,60-TL diğer yargılama gideri olmak üzere toplam 4.919,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 21.797,26-TL harçtan dava açılırken peşin olarak yatırılan 68,31-TL harç ve ıslah ile alınan 324,00-TL olmak üzere toplam 392,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.404,95-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 392,31-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 49.863,98-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
02/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸