T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/171 Esas
KARAR NO : 2024/692
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/05/2012
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin diğer faaliyet alanlarının yanı sıra müşterilerine uydu üzerinden haberleşme hizmeti sunduğunu, bu çerçevede müvekkili ile davalı şirket arasında 01.03.2009 tarihli T... ... .... tarihi itibariyle Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanmış TL karşılığı olan 590.170,98TL'nin sözleşmelerin 5.4 maddeleri uyarınca her bir vade tarihi itibariyle LIBOR+%5 oranında hesaplanacak akdi faiziyle birlikte tahsiline, davalının .... ... .... nolu transponder üzerinden 04.01.2010 - 02.03.2010 tarihleri arasında 41 Mhz kapasite kullanımına karşılık gelen 83.298,02 USD'nin karşılığı 147.037,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davadan bilirkişi raporuyla haberdar olduğunu, yargılamadaki savunma haklarının kısıtlanmış olması ve raporun tanzimi esnasında tek taraflı kayıt ve belgelere dayanılması nedeniyle bilirkişi raporunun kabulüne imkan bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında .... ... .... isimli sözleşmeler akdedildiğini, sözleşmenin başından itibaren ...uydusunun eski oluşu sebebiyle gerekli kapasitelerin kullanılamadığını ve müvekkilinin müşterilerine karşı büyük sıkıntılar yaşadığını, davacı şirkete aksaklıkları ileterek giderilmesi talebinde bulunduğunu ancak herhangi bir netice elde edemediğini, dolayısıyla bazı transponderlerin hiç çalışmaması nedeniyle bunların feshedilmesine dair talebini davacı şirkete bildirdiğini, ancak davacı şirketin fesih konusu olan transponderleri fesihten sonra ve kullanılmadıkları halde faturalandırmaya devam ettiğini, müvekkilinin faturalardaki bu yanlışlıkları sürekli davacı şirkete bildirmişse de bunlarla ilgili herhangi bir düzeltme yapılmadığını, öte yandan diğer transponderlerin de gerekli performansı göstermediğini, bazen günlerce- haftalarca çalışmadıklarını, buna rağmen davacı şirketin transponderlerin çalışmadıkları süreçler için dahi fatura kestiğini, ayrıca uydudaki teknik sorunlardan ötürü, birim bedel 1.050 USD/I Mhz olarak karşılaştırılmasına rağmen davacı şirket faturaları 1.350 USD/ 1 Mhz birim bedel üzerinden düzenlediğini, müvekkilinin davacı şirket tarafından kesilen faturalara sürekli olarak itiraz ettiğini ve kabul etmediğini, davacının 41 Mhz kullanımına ilişkin 83.928,02 USD'lik talebinin de haksız olduğunu, anılan kullanıma dair bir sözleşme bulunmadığını, bu durumun mail yazışmalarından davacının bu bilgi ve kullanımın teyidini müvekkilinden istediğinin görüleceğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi bilakis alacaklı durumda olduğunu, davacının Eurasiasat üzerinden ve bir başka uydu kanalıyla yayımlanmak üzere müvekkil şirket tarafından Türk televizyonlarının yayınlarını aldığını, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere davacı şirketten 212.517,51 Euro alacaklı olduğunu, davacı şirket yetkilisinin 10.12.2010 tarihli mailde müvekkili şirketin 250.408,58 USD ödemesi halinde ödeme yapacaklarını belirttiğini, davacı şirketin alacağını kabul anlamına gelmemek üzere davacının alacaklı çıkması durumunda müvekkili şirketin davacıdan alacağının takas ve mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ...1C uydusunun kapasitesinin kiralanmasından kaynaklanan kira alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 19/12/2018 tarih ve 2012/220 Esas, 2018/975 Karar sayılı kararı ile Mahkememizin görevsiz olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın ... Nöbetçi Sulh Hukuk mahkemesine gönderildiği, dosya kendisine tevzi edilen ... 10.Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 18/03/2021 tarih ve 2019/541 E, 2021/377 K sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 334.336,61 USD'nin dava tarihinden itibaren LİBOR+%5 oranında gecikme cezası ile tehsiline, bakiye talebin reddine, davalının takas mahsup talep ettiği bedelin ayrı bir dava yolu ile davacıdan talep etmekte muhtariyetine karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurduğu, kararı inceleyen ... BAM 23.H.D.'nin 12/07/2023 tarih ve 2023/1193-1237 E/K sayılı kararı ile; "...DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
1-Dava, taraflar arasındaki sözleşmelerden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı tarafça sözleşmeler Uydu Kapasitesi Kiralama sözleşmesi olarak vasıflandırılmış ve bu tanımlamaya uygun olarak "Space Segment Lease" (kiralama) faturaları düzenlenmiş ise de, taraflar arasında "Satellite Transmission Agreement" başlıklı (Uydu İletimi Anlaşması) sözleşmelerin imzalandığı, buna göre davacı TÜRKSAT'ın kendisine ait ...C1 uydusunun muhtelif transponder(aktarıcı)leri üzerinden davalıya Mhz iletim kapasitesi kullandırılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ve HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi nazara alındığında mahkemenin görevli olmaması kararın mutlak kaldırılması nedenidir.
Bu durumda mahkemece, tacir olan taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu, buna göre de ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/(1)-c, 115/(2). maddesi uyarınca, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, Dairemizce HMK'nın 353/(1)-a.3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
2-Kararın kaldırılması nedenine göre, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.2021 tarih ve 2019/541 E., 2021/377 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,..." gerekçesi ile kararın kaldırılarak ... 10.Sulh Hukuk mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda 28/12/2023 tarih ve 2023/1468 E-2035 E/K sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın ... 5.ATM'nin 2024/145 nolu esasına kaydedildiği, yapılan yargılama sonucunda 05/03/2024 tarih ve 2024/145-188 E/K sayılı kararı ile dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; uydu kapasitesinin kullanılmasından kaynaklı sözleşmeler yapılıp yapılmadığı, bu şekilde sözleşmelerin yapılmış olması halinde dava dilekçesinde belirtilen 4 ayrı kalemden oluşan alacağın bulunup bulunmadığı konusundan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davaya konu sözlemeler incelendiğinde; taraflarının; davacı TURKSAT UYDU HABERLEŞME KABLO TV VE İŞLETME A.Ş. ve davalı VICUS-LUXLINK GmbH (müşteri) olduğu, 1.maddesinde sözleşmenin amaç ve kapsamı; TURKSAT'ın müşteriye, müşterinin aktarıcı kapasitesini kullanarak hizmet başlangıç tarihinden sürenin bitimine kadar uydu iletim hizmetleri (Ek A, B, C, E) sağlamasıyla ilgili tarafların şahsi hak ve yükümlülüklerini belirlemek olduğu, 60,4 - 54 - 55,4 - 47,8 ve 36 Mhz kapasitesinin kullanılmasını içerdiği, 12 aylık süreyi içerdiği, diğer hususların müteakip maddelerde kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu sözleşmelerle;
1-TKS-TIC-PE-LUXLIİNK-010309/04 referanslı sözleşme ile 01.03.2009 ile 01.03.2010 tarihleri arasında ...1C uydusu 11 nolu transponder üzerinden 54 MHZ kapasite tahsisi yapıldığı,
2-TKS-T1IC-PE-LUXLIİNK-100409/05 referanslı sözleşme ile 10.04.2009 ile 10.04.2010 tarihleri arasında ...1C uydusu 6 nolu transponder üzerinden 36 MHZ kapasite tahsisi yapıldığı,
3-TIC-PE-LUXLİNK-200509/06 referanslı sözleşme ile 20.05.2009 ile 26.11.2010 tarihleri arasında ...1C uydusu 7 nolu transponder üzerinden 36 MHZ kapasite tahsisi yapıldığı,
4-TKS-TIC-PE-LUXLİNK-040110/07 referanslı sözleşme ile; (22/10/2010-26/11/2010 tarihleri arasında 60,4 Mhz, 26/11/2009-03/12/2009 tarihleri arasında 36 Mhz, 04/12/2009-03/01/2010 tarihleri arasında 47,8 Mhz ve 04/01/2010-22/01/2010 tarihleri arasında 55,4 Mhz) kapasite tahsisi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafça sözleşmeler Uydu Kapasitesi Kiralama sözleşmesi olarak vasıflandırılmış ve bu tanımlamaya uygun olarak "Space Segment Lease" (kiralama) faturaları düzenlenmiş ise de, taraflar arasında "Satellite Transmission Agreement" başlıklı (Uydu İletimi Anlaşması) sözleşmelerin imzalandığı, buna göre davacı TÜRKSAT'ın kendisine ait ...C1 uydusunun muhtelif transponder(aktarıcı)leri üzerinden davalıya Mhz iletim kapasitesi kullandırılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, bilirkişilerden 03/07/2024 ve 18/10/2024 tarihli raporlar alınmıştır. Bilirkişi kurulu 03/07/2024 tarihli raporda sonuç olarak; her ne kadar söz konusu borç tutarı 367.006,20 USD olarak tespit edilmiş ise de; talebe bağlılık olarak davacı şirketçe talep edilen 334.336,00 USD borç tutarının dikkate alınarak gerekli hesaplamaların bu miktar üzerinden yapılmasının gerektiği, ayrıca davacı şirket tarafından ...1C 1 nolu transponder üzerinden 04.01.2010- 02.03.2010 tarihleri arasında 41 Mhz kapasite kullanımı yapıldığına ilişkin sözleşmenin dava dosyasına kazandırılması halinde de davacının davalı şirketten 07.05.2010 tarihi itibari ile 367.006,20 USD tutarında alacak hakkının ortaya çıktığı, davacı şirketin 07.05.2012 tarihi itibari ile Merkez Bankası Döviz Alış-Satış Kuruna göre işlem yapılmasına ilişkin talebinin dikkate alındığında 07.05.2012 tarihinde 1 USD karşılığının 1,7567 TL (Alış) olduğu, 334.336,00 USD karşılığının (334.336,00 USD*1.7567 TL.) - 587.328.05 TL, 367.006,20 USD karşılığının (367.006,20 USDx1.7567 TL.) * 644.719,79 TL olacağı taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile “Lıbor”un ABD doları olarak 90 günlük mevduatlar için Do Jones Telerate Service tarafından vade tarihinde (veya eğer mümkün değilse sonraki tarihte) belirtilen yıllık Londro Bankalar Arası Faiz oranını ifade ettiği belirtilerek USD tutarı üzerinden yapılacak faiz hesaplamaların da Lıbor +%5 faiz oranının dikkate alınması gerektiği belirtilmiş olup, TL cinsinden uygulanacak faiz miktarına ise sözleşmede yer verilmediği, bu itibarla davacı şirketçe TL üzerinden gecikme faizi talebi nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin de dikkate alınması ile birlikte avans faizinin işletilmesinin gerektiği belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora yönelik itiraz dilekçelerindeki belirtilen hususlar ile tarafların mahkememizin 02/10/2024 tarihli duruşmadaki sözlü beyanları da dikkate alınarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi kurulu 18/10/2024 tarihli ek raporda sonuç olarak; davalı ...1C 1 No'lu transponderdan 04.01.2010 - 02.03.2010 tarihleri arasında 41 Mhz kapasite kullanımına karşılık gelen 83.928,02 USD'nin karşılığı olan 147.037,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini karar verilmesi talep edilmekle birlikte, 41 MHz kapasitenin hatasız/kusursuzleksiksiz bir şekilde davalı tarafın kullanımına sunulduğuna ve davalı tarafından bu kapasitenin kullanıldığına, başka bir ifadeyle, davalı tarafın bu kapasite kullanımına ilişkin hizmetten yararlandığına dair dava dosyasında rapor, kullanım detayı ve benzeri herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca dosya içerisinde bu kapasite kullanımına ilişkin olarak düzenlenmiş bir faturanın da yer almadığı, belirtilen hususlar çerçevesinde 41 MHz kapasite kullanımına ilişkin olarak 83.928,02-USD tutarındaki talebin karşılığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davanın, ...1C uydusunun kapasitesinin kiralanmasından kaynaklanan kira alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, taraflar arasında 01.03.2009 tarihli TKS-T1C-PE-LUXLINK-010309/04 Referanslı, 10.04.2009 tarihli TKS-T1C-PE-LUXLINK- 10042009/05 Referanslı, 20.05.2009 tarihli TKS- T1C- PE- LUXLINK- 200509/06 referanslı ve 22.01.2010 tarihli TKS-T1C-PE-LUXLINK-04011 0/07 Referanslı sözleşmeleri imzalandığı, davacı tarafça bu sözleşmelerden kaynaklı olarak 334.336,61 USD’nin 07.05.2012 tarihi itibariyle Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı olan 590.170,98 TL’nin sözleşmelerin 5.4. maddeleri uyarınca her bir vade tarihi itibariyle LIBOR + %5 oranında hesaplanacak olan akdi faizi ile birlikte tahsilinin istendiği, ayrıca davalının; ...1C 1 No’lu transponder’dan 04.01.2010 -02.03.2010 tarihleri arasında 41 Mhz kapasite kullanımına karşılık gelen 83.928,02 USD’nin karşılığı olan 147.037,66 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte Davalı Şirketten tahsiline dair karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri ile diğer tüm delillere göre bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlara göre; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş faturalar ile birlikte davacı şirketin ticari defter ve kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu uydu iletimi hizmetine ilişkin olarak ilk sözleşme ile birlikte 08.04.2009 tarihinden başlamak üzere taraflar arasındaki en son ticari hareketin oluştuğu 07.05.2010 tarihine kadar davacı ...Uydu Haberleşme Kablo Tv ve İşletme A.Ş. tarafından, davalı VICUS-LUXLINK GMBH şirketine toplamda 3.043.656,61 USD tutarındaki faturaların düzenlendiği, davalı şirket tarafından ise bu dönem içerisinde toplamda 2.676.650,41 USD ödemede bulunulduğu, davalı şirket tarafından ödenmeyen bakiye borcun ise 367.006,20 USD olduğu, davacı şirket tarafından davalı şirketin kapasite kullanımı nedeniyle 1.443.163,14 USD ödeme yapması gerektiği, ödenen tutarın ise 1.108.826,54 USD olduğu belirtilerek gecikme cezaları haricinde ödenmeyen tutarın 334.336,60 USD olduğu, davacı tarafça dava dilekçesi ile 334.336,60 USD karşılığı olarak 590.170,98 TL talepte bulunulduğu, buna göre davacı tarafın az yukarıda açıklanan toplam dört adet sözleşmeden kaynaklanan toplam 590.170,98 TL kapasite kullanım bedeli alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Diğer yandan, davacı tarafça ...1C 1 nolu transponder üzerinden 04.01.2010-02.03.2010 tarihleri arasında 41 Mhz kapasite kullanımına karşılık gelen 83.298,02 USD borç tutarı karşılığı olan 147.037,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini karar verilmesi talep edilmekle birlikte, 41 MHz kapasitenin hatasız/kusursuzleksiksiz bir şekilde davalı tarafın kullanımına sunulduğuna ve davalı tarafından bu kapasitenin kullanıldığına, başka bir ifadeyle, davalı tarafın bu kapasite kullanımına ilişkin hizmetten yararlandığına dair dava dosyasında rapor, kullanım detayı ve benzeri herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca dosya içerisinde bu kapasite kullanımına ilişkin olarak düzenlenmiş bir faturanın da yer almadığı, bu nedenle 41 MHz kapasite kullanımına ilişkin olarak 83.928,02-USD (147.037,66 TL) tutarındaki talebin karşılığının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; "... her ne kadar, davacı taraf müvekkil şirketin kendisine borcu bulunduğu iddiasıyla huzurdaki davayı ikame etmişse de, müvekkil şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket bilakis alacaklı durumdadır. Zira, davacı .... ... .... üzerinden ve bir başka uydu kanalıyla yayımlanmak üzere müvekkil şirket tarafından Türk televizyonlarının yayınlarını almıştır. Fazlaya ilişkin her türlü talep ve sair haklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirket bu hizmetten ötürü davacı şirketten 212.517,51-Euro tutarında alacaklı olup, alacağını da müteaddit kereler talep etmişse de, davacı şirket müvekkili sürekli olarak oyalamıştır. Keza 10.12.2010 tarihli mailde bizzat davacı şirket yetkilisi bu alacağın ödenme şartı olarak, müvekkil şirketin 250.408,58-USD ödemesi halinde, ödeme yapacaklarını belirtmektedir. ... Dolayısıyla ve davacı şirketin alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, (fazlaya dair her türlü hakkımız ile dava açmak ve her türlü yasal yola başvurmak hakkımızın saklılığı koşuluyla) bir an için davacının alacaklı çıkması durumunda, müvekkil şirketin davacıdan olan alacağının takas ve mahsubu gerekir." şeklinde takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.
Takas ve mahsup kavramları uygulamada ve içtihatlarda her ne kadar eş anlamlı olarak kullanılmaktaysa da birbirinden farklı iki kurum olup takas birbirlerine karşı aynı cins alacağa sahip olan taraflara, tek taraflı beyan ile bu alacakları azı olan tutarında sona erdirme yetkisi veren yenilik doğuran bir işlemi ifade ederken, mahsup işlemi bir alacağı doğuran olayla bağlantılı olarak alacaklının elde etmiş olduğu bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlanmış olduğu külfetlerin alacaktan indirilmesi olup bir hesap işlemidir. Takas defi iken mahsup itiraz niteliğindedir.
Takasın söz konusu olabilmesi için; tarafların birbirlerine karşı aynı zamanda hem borçlu hem de alacaklı olmaları, takas edilecek borçların özdeş yani aynı türden olması, her iki borcun da vadesinin gelmiş olması ve taraflar aralarında yapmış oldukları bir sözleşme ile takas haklarından feragat etmiş olmamaları gerekmektedir.
Mahsup işlemi, bir alacağın gerçek miktarının belirlenebilmesi için alacak miktarında indirim yapılması olup, bu indirime esas olan miktarlar birer karşı alacak değildir. Mahsup alacağın net miktarının bulunması amacıyla yapılan bir hesap işlemi olup alacağın sona ermesini sağlamaz. Mahsup işlemine ise her türlü ayni ve nakdi kazanım konu edilebilir durumdadır. Mahsupta haklar arasında sıkı bir bağlantı bulunması zorunlu olup, talep edilen alacakla hesaplamada kullanılan indirimin birbiriyle sıkı bir bağlantı içinde olması, her iki alacağında aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması veya aynı konuya ilişkin bulunması şarttır. Mahsupta alacak miktarı mahkemenin kararıyla sonuç doğurur.
Buna göre somut olayda davalının; davacıdan aynı veya başka türden vadesi gelmiş bir alacağının bulunduğu hususunu iş bu dosya kapsamı ve delil durumuna göre ispatlayamadığı, bu nedenle davalının yasal koşulları oluşmayan takas ve mahsuba ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, toplam 590.170,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 40.315,94 TL harçtan peşin alınan 10.947,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.368,39 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 10.947,55 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 92.525,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 29.430,45 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri ve vs. masraf olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 23.560,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı tarafından yapılan 205,20 TL (başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta gideri ve vs. masraf olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 40,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır