T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/24 Esas - 2024/466
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/24 Esas
KARAR NO : 2024/466
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/01/2018
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14/08/2015 tarihinde saat 21:50 civarında... ... ... Dağıtım A.Ş.'den olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya karışan ... ... ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 0001-0210-09955230 numaralı ZMMS poliçesi ile 09/09/2014 - 2015 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu zararlara ilişkin olan sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur durumunun net ve kesin olarak tespitinin gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının geçici iş göremezlik giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, faize hükmedilmesi halinde faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilebileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olmaması nedeniyle açılan davada mahkememizin görevsiz olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın olmadığını, dava konusu edilen fiil ile müvekkilinin herhangi bir bağlantısı ve kusurunun olmadığını, bu nedenle husumete itiraz ettiğini, ceza dosyasında belirlenen kusur durumunu kabul etmediklerini, olayın meydana gelmesine davacının ağır kusurunun sebebiyet verdiğini, dava konusu olay tarihi itibariyle davacının çalışmadığı ve devam eden okulunun da bulunmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik durumunun gerçekleşmediğini ve bu yönde maddi tazminat talebinin yersiz olduğunu, diğer taraftan davacının sürekli iş gücü kaybını da ispatlayamadığını, ayrıca davacının manevi zarara uğradığını gösterir inandırıcı bir açıklama ve delil bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ergazi Salman vekili cevap dilekçesi sunmamış ancak, duruşmalarda davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/863 E. 2016/350 K. Sayılı dosyası, hastane kayıtları, bilirkişi raporu ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik) ve manevi tazminat istemlidir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 08/12/2020 tarih ve 2018/10 Esas-2020/703 Karar sayılı kararı ile karar verildiği, verilen karara karşı davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Gaz Dağıtım A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, kararı inceleyen Ankara BAM 35. HD'nin 29/11/2023 tarih ve 2022/1555 Esas-2023/1580 Karar sayılı kararı ile; "... İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "davalı Allianz Sigorta A.Ş. bakımından davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar Ergazi Salman ve Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. bakımından davanın kabulü ile; 1.000,00-TL geçici iş göremezlik, 3.000,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 4.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 14/08/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Ergazi Salman ve Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi bakımından davanın kısmen kabulü ile; toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/08/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Ergazi Salman ve Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiş, hükme davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Ergazi Salman vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespiti yapılması gerekirken, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kullanılarak tespit edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının isabetsiz olduğunu, davacının maddi tazminat açısından davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna dayanarak dava açtığını, davalı sigorta şirketi ile uzlaşarak verdiği feragatinin tüm davalıları mesuliyetten kurtarması gerektiğini, müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesinin diğer müteselsil sorumlular yönünden de feragat niteliğini taşıması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Başkent Gaz Dağıtım A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece kusur oranlarının belirlenmesinde objektif kıstasların gözetilmediğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespiti yapılması gerekirken, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kullanılarak tespit edilen maluliyet raporunun hükme esas alınmasının isabetsiz olduğunu, davacının maddi tazminat açısından davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna dayanarak dava açtığını, bu nedenle davalı sigorta şirketi ile uzlaşarak verdiği feragatinin tüm davalıları mesuliyetten kurtarması gerektiğini, müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesinin diğer müteselsil sorumlular yönünden de feragat niteliğini taşıması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Somut olayda kaza tespit tutanağı tutulmadığı, mahkemece kusur bilirkişisinden alınan rapor uyarınca davaya konu kazanın oluşumunda davalı sürücü Ergazi Salman'ın % 87,50 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise % 12,50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Ankara 13.ASCM’nin 2015/863 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık Ergazi Salman'ın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma eylemi dolayısıyla cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği, anılan ceza dosyasında hükme esas alınan kusur bilirkişisi raporu uyarınca dava konusu trafik kazasının oluşumunda Ergazi Salman'ın asli kusurlu, Çiğdem Özkan'ın ise tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, dava konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacı ile sulh olduğu davacı tarafa bu kapsamda asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte toplam 130.217,97-TL ödeme yapıldığı, bu sebeple taraflar arasında makbuz ve ibraname isimli belgenin düzenlendiği, anılan ibraname uyarınca davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 91.959,22-TL tazminat, 20.000,00-TL işlemiş faiz, 1.494,00-TL yargılama gideri, 10.535,94-TL dava vekalet ücreti, 6.228,81-TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 130.217,97-TL ödeme yapıldığı, mahkemece H.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan 25/02/2019 tarihli rapor uyarınca davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının % 8,1 oranında fonksiyon kaybına uğradığı, tedavi süresince mağdurun bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 18 ay olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, trafik kazası nedeniyle davacının 21.641,66-TL geçici iş göremezlik ve 96.379,42-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etme hakkı bulunduğunun belirlendiği, mahkemece davalı sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan sulh sözleşmesine konu ödemenin diğer davalılara da sirayet edeceği değerlendirilmesiyle hesaplanan tazminattan 91.959,22 TL indirim yapılarak yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1-Davalı Başkent Gaz vekilinin husumete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre, trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı)
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işleten: "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tarif edilmiştir.
Kanunda ve doktrinde, işleten sıfatının belirlenmesinde şeklî ve maddi ölçütler belirtilmektedir. Bunlardan şeklî ölçüt, satışa esas olan tescil belgesinde, trafik belgesinde, sigorta poliçesi ve vergi kaydında yazılı olmayı; maddi ölçüt ise, araçtan yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ifade etmektedir.
2918 Sayılı KTK'da işleten kavramı ve kimlerin işleten olabileceği belirtilmiştir. Kural olarak aracın trafik tescilinde adına kayıtlı olduğu kişi yani araç sahibi aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor, üzerinde çıkar sağlıyorsa aynı zamanda işleten olup, hem şekli hem de maddi anlamda işleten sıfatına sahiptir.
Noterlerin düzenleme yoluyla yaptığı satış ve devir işleminin arkasından yapılacak tescil mülkiyete karine oluşturması bakımından önem taşır. Şüpheli olan durumlarda aracın malikine işleten gözüyle bakılmalı ve buna ağırlık verilmelidir.
Doktrinde varsayımlı işletenlik olarak adlandırılan ve 2918 Sayılı Kanun'un 3.maddesinde düzenlenen kavramı da açıklamakta yarar vardır. Bunun temelinde, kanunun muvazaalı (danışıklı) işlemlere karşı zarar görenleri koruma amacı yatmaktadır. Kanun koyucu, aracın kayden maliki başkası görünse bile, üçüncü bir kişi tarafından aracın kendi nam ve hesabına işletildiğinin, araç üzerinde fiili tasarrufta bulunulduğunun ilgilisince ispatı halinde bu kimsenin de işleten sayılacağını ifade etmektedir. Burada kazanılan işleten sıfatı olmayıp, işleten gibi sorumluluktur.
Araç sahibinin işleten olması, "aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli olarak egemenlik kullandığı" karinesine dayanır. Bu nedenle, tersi ispat edilmedikçe araç maliki işletendir. Araç sahibinin işleten olduğu eylemli olguya, karineye dayandığından, aksi her türlü delille ispatlanabilir. Asıl olan işletenin sorumluluğudur. Kamusal kayıtlara göre araç maliki olan, aracı mülkiyeti muhafaza kaydıyla sattığını, kiraya verdiğini, ariyet veya rehin olarak verdiğini ya da araç üzerinde ekonomik çıkarın ve eylemli egemenliğin bir sözleşmeyle veya haksız eylemle varsayımsal işletene geçtiğini ileri sürerek işleten olmadığını ispat edebilir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, olay tarihinde davalı Ergazi Salman’ın idaresindeki aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı, davalı sürücü Ergazi Salman tarafından sevk ve idare edilen aracın trafik sicilinde BTM Tur.Ltd.Şti adına kayıtlı olduğu, ancak sürücü Ergazi Salman’ın davalı Başkent Doğalgaz bünyesinde çalıştığı, ceza yargılamasında alınan ifadelerden anlaşıldığı üzere aracın davalı Başkent Doğalgaz kullanımında olduğu, nitekim davalı Başkent Doğalgaz vekilinin bizzat duruşmada verdiği beyanında aracın davalı Başkent Doğalgaz tarafından BTM Tur.Ltd.Şti’den kiralandığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında davalı Başkent Doğalgaz A.Ş. nin, meydana gelen zarardan yasanın ifadesi ile ‘işleten gibi sorumlu’ olduğu anlaşıldığından davalı Başkent Doğalgaz A.Ş. vekilinin husumet itirazının yerinde olmadığı gibi yaralamalı trafik kazasının 14/08/2015 tarihinde olduğu, davanın ise sekiz (8) yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı defi de yerinde görülmemiştir.
2-Bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, 6098 sayılı TBK’nın 61. ve 62. maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. 2918 sayılı KTK'nın 88/1. maddesinde de trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Zarar gören, yasanın verdiği müteselsilen talep hakkını kullanarak zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecek olup, bu yönde bir talepte bulunup bulunmaması tamamen kendi ihtiyarindedir. Yine müteselsil olarak borçtan sorumlulukta TBK 163. maddesi gereğince alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilme hakkına sahip bulunmaktadır.
Eldeki davada davacının, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması ilkesine dayanarak davayı açtığı, yargılamanın devamı sırasında davalı sigorta şirketinin davacı ile sulh olduğu, bu sebeple taraflar arasında makbuz ve ibraname isimli belgenin düzenlendiği, incelenmesinde davacı tarafın davaya konu ettiği maddi zararı ile ilgili olarak anlaşma sağladıklarına,sigorta şirketi tarafından yapılacak ödeme nedeniyle sigorta şirketi yönünden poliçe teminatı ve limiti oranında başkaca bir sorumluluğu kalmayacağına, fazlaya dair bir hak ve talepte bulunulmayacağına dair hususları içerir davacı tarafça ibraname verildiği, davacı tarafa bu kapsamda ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasından feragat ettiği görülmekle, bu feragatin diğer davalılara etkisi ve sirayet edip etmeyeceğinin üzerinde durulması gerekir.
Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları 6098 sayılı TBK’nın 162 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK 163/2). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. (TBK 167). Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının haklarına halef olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır. (TBK 168/2)
Bu bağlamda, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. 6098 sayılı TBK’nın 132. maddesi gereğince; “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir”.
Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde diğer borçluların borcu kural olarak devam eder ancak; bazı istisnai hallerde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçluların da borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. Özellikle alacaklının ibra veya süre verme sözleşmesinde bunu açıkça belirtilmesi veya borç senedini iade etmesi ya da bütün borcun tahsil edildiğine dair makbuz vermesi halinde durum böyledir. İbra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (HGK. 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar)
2918 sayılı KTK’nın 91. maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu” hükme bağlanmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifadeye yer verilmiştir. Bu sigorta, işletenin 3.kişilere verdikleri zararları karşılamaktadır.
Somut olayda anılan ilkelere göre, ibranamenin içeriği ve özellikle davacının davaya konu ettiği maddi zararı ile ilgili olarak sigorta şirketi ve işleten yönünden poliçe teminatı ve limiti oranında başkaca bir sorumluluğu kalmayacağına, fazlaya dair bir hak ve talepte bulunulmayacağına dair beyanının bulunması, sigorta limitinin 268.000,00-TL olup davacıya yapılan ödemenin teminat limitini aşmamış olması hususları da nazara alınarak, maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi yönünden yapılan feragatin işleten sıfatına sahip davalı Başkent Gaz Dağıtım A.Ş.’yi de borçtan kurtardığı gözetilmeyerek anılan davalı hakkında yazılı şekilde karar kurulması yerinde görülmemiş keza; sürücü sıfatına sahip diğer davalı yönünden ise sorumluluğun sigorta şirketince yapılan ödeme kadar eksilmiş olup, fazlasına yönelik kalan miktar yönünden devam ettiği gözetilip, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle davacının zararının ve hak kazanacağı tazminat hesabının ödeme tarihindeki verilere göre yapılması, hesaplanan bu bedel ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığı tespit edilmesi, karşılamış olması halinde neticesine göre karar verilmesi, ödemenin yetersiz olduğunun tespiti halinde ise ödeme tutarının, ödeme tarihinden tazminatların hesaplandığı tarihe kadar geçen süredeki işlemiş yasal faiziyle birlikte güncellenmiş değerinin (yargılama sırasında ödeme yapılmış ise ödeme güncellenmeden), davacı için hesaplanan tazminatlardan düşülmesi suretiyle davalı sürücünün sorumlu tutulacağı tazminat miktarı belirlenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik inceleme davalı sürücü Ergazi Salman yönünden yazılı biçimde hüküm kurulması da yerinde görülmemiştir.
Bu durumda yerel mahkemece yukarıdaki açıklamalar ve yasal gerekçeler doğrultusunda değerlendirme yapılıp, davalı Başkent Gaz Dağıtım A.Ş.’nin hukuki durumu gözetilmek, davalı sürücü Ergazi Salman yönünden ise gerek davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi itibariyle davacının zararının hesaplanması gerekse davacının hükme karşı istinafı olmadığından usuli kazanılmış hak ilkesi nazara alınarak hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapılıp, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarının ödeme tarihinden tazminatların hesaplandığı tarihe kadar geçen süredeki işlemiş yasal faiziyle birlikte güncellenmiş değerinin (yargılama sırasında ödeme yapılmış ise ödeme güncellenmeden), davacı için hesaplanan tazminatlardan düşülmesi suretiyle davacının zararının hesaplanması şeklinde terditli ek rapor alınarak, yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, yeterli olduğunun tespiti halinde bu neticeye göre davacının maddi tazminat istemi yönünden davalı sürücü hakkındaki dava ile ilgili karar verilmesi, yetersiz olduğunun tespiti halinde ise dosya kapsamında mevcut bulunan bilirkişi raporunda oluşacak sonuca göre ve ilk hükümde hükmedilen tutardan fazlasına hükmedilemeyeceği de gözetilerek davacının maddi tazminat istemi yönünden davalı sürücü hakkındaki dava ile ilgili karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek yapılan inceleme neticesinde davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve dosyanın belirtilen gerekçeyle yerel mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1- Davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2020 tarih 2018/10 Esas - 2020/703 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
Yukarıda açıklandığı üzere tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı Ergazi Salman vekili ve davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıda esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.
İstinaf kararı gereğince dosya aktüer bilirkişi Özge Köksal Mutlu'ya tevdi edilmiş olup, adı geçen bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/05/2024 tarihli rapor ile; 14.08.2015 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı %8.1, geçici işgöremezlik süresi 18 ay olarak tespit edilen davacı ile ilgili olarak hükme esas alınan rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında; hesaplanan toplam tazminat tutarı poliçe teminat limitini aşmadığından davalı sigorta şirketi yönünden yapılan feragatin işleten sıfatına sahip Başkent Gaz Dağıtım A.Ş.'yi de borçtan kurtardığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme davacının gerçek zararını karşılamadığından davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildkten sonra araç sürücüsü davalı Ergazi SALMAN'ın sorumlu olduğu geçici işgöremezlik tazminatının 17.616,02.-TL olarak hesaplandığı, bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının 10.045,37.-TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.
Söz konusu rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, istinaf kararı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 14/08/2015 tarihinde davalı Ergazi Salman sevk ve idaresinde olup, işleteni davalı Başkent Doğalgaz... A.Ş. olan ve diğer davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı 06 AT 2986 plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, kaza nedeniyle davacının % 8,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, iyileşme süresinin 18 aya kadar sürebileceğinin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı'ndan alınan rapor ile belirlendiği, oluşan kazada davacının % 12,50, davalı Ergazi Salman'ın % 87,50 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi Özge Köksal Mutlu tarafından düzenlenen ve yukarıda açıklanan 24/05/204 tarihli rapor ile; davacının 17.616,02-TL geçici iş göremezlik ve 10.045,37-TL bakiye sürekli iş göremezlik maddi tazminat talep hakkının bulunduğunun hesaplandığı, bu aşamada davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yukarıda detaylı olarak açıklandığı şekilde toplam 130.217,97-TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketine yönelik maddi tazminat ile ilgili davasından feragat ettiği, diğer davalılara yönelik olarak açtığı davanın aynen devam ettiği, bu kapsamda davacının 1.000,00-TL geçici iş göremezlik ve 3.000,00-TL sürekli iş göremezlik maddi tazminata ilişkin iddiasını ispatlamış olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden ise davanın maddi tazminat talebi bakımından feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi bakımından durum değerlendirildiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56.maddesine göre, hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Öte yandan, 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebilecek niteliktedir. Hakim bu kıstaslar doğrultusunda takdir hakkını kullanıp manevi tazminatı belirlemelidir. Buna göre, oluşan trafik kazasında yaralanan davacının, kusur durumu, maluliyet durumu, tarafların sosyo ekonomik durumları, hakkaniyet ilkesi ve diğer tüm durumlar göz önüne alınarak davanın 10.000,00-TL bakımından kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verimiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-a)Davalı Allianz Sigorta A.Ş. Yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
b)Taraflar arasındaki makbuz ve ibraname isimli belge gereğince davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
2-a)Davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş. Yönünden (Maddi tazminat talebi bakımından) davanın REDDİNE,
b)Maddi tazminat talebi yönünden davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş. Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
3-a)Davalı Ergazi Salman bakımından 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.000,00 TL 'nin olay tarihi olan 14/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ergazi Salman'dan alınarak davacıya verilmesine,
b)Maddi tazminat talebi bakımından alınması gereken 427,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 116,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 311,47-TL harcın davalı Ergazi Salman'dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c)Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 116,13-TL harcın davalı Ergazi Salman'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Ergazi Salman'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-a)Manevi tazminat talebi bakımından davalı Ergazi Salman'a yönelik olarak açılan davanın kısmen kabulü ile, toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Ergazi Salman'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş.'ye yönelik açılan manevi tazminat davasının reddine,
b)Manevi tazminat talebi bakımından alınması gereken 683,10-TL harcın davalı Ergazi Salman'Dan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Ergazi Salman'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Manevi tazminat talebi bakımından davalı Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş. Ve Ergazi Salman Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Başkent Doğalgaz Dağıtım GYO A.Ş. Ve Ergazi Salman'a VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan 3.167,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 1.304,06-TL'sinin Ergazi Salman'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2024