T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/303 Esas
KARAR NO : 2024/445
...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''İtirazın İptali'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında 30/11/2023 tarihinden başlamak üzere alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalının ... ismi ile işletmesi bulunduğunu, müvekkilinin çeşitli tarihlerde davalının talebi ile mal satıp fatura düzenlediğini, söz konusu fatura alacaklarının davalı tarafça ödenmemesi üzerine iletişime geçildiğini ancak bir sonuç elde edilemediğini, bunun üzerine fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararı da verilerek ... Esas sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin davamına, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı ve kendisini bir vekille temsil ettirmediği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Davada çözümlenmesi gereken hususun, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise tutarı noktasında toplandığı görülmektedir.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 26/02/2024 tarihinde 393.881,43 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak fatura ve cari hesap alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. Anılan maddede, "Mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin genel görevli mahkeme olacağı" belirtilmiştir. 6102 sayılı sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) ise ticaret mahkemelerinin her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari iş olarak kabul edilen uyuşmazlıklarda görevli olduğu düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava dilekçesi ve eldeki dosya incelendiğinde, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve bu hususta Mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğinden, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı yönünden ..., Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır. Gelen cevabi yazılardan davalının tacir olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, davanın da gerek TTK gerekse diğer mevzuat uyarınca mutlak ticari iş niteliğindeki bir dava mahiyeti taşımadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen taleple ilgili görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması durumunun dava şartı niteliğinde olduğu, Mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun davanın her aşamasında re'sen araştırılabileceği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine yönelik hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸