T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/312 Esas
KARAR NO : 2025/459
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
D.............
..........
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalı taraf hakkında ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/6216 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve işbu takip dosyasına takip dayanağı olarak faturalar eklendiğini, müvekkili şirketin davalı tarafa verdiği hizmetlere karşılık olarak kesmiş olduğu faturalara dayanarak davacı taraftan alacaklı olduğunu ancak davalı tarafın yapması gereken ödemeleri yapmadığından takip başlatılmasına sebebiyet verdiğini, akabinde de davalı tarafça icra dosyasına itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, müvekkilinin bir turizm acentası olup, davalı tarafa otel rezervasyonu, uçak bileti rezervasyonu ve araç transfer hizmeti gibi çeşitli hizmetler verdiğini, bunun karşılığında ise davalı tarafa fatura kestiğini, faturalara verilen hizmetlerin derç edildiğini, davalı tarafça ilgili faturalara ve faturaların içeriğine itiraz edilmediğini ve faturaların bu suretle kesinleştiğini, davalının İcra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini belirtilerek, davalının ... 5. Genel İcra Dairesi 2024/6216 icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/6216 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 314.188,97 TL asıl alacak ve 41.939,51 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 356.128,48 TL alacak yönünden 25/01/2024 tarihinde icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 19 adet fatura alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 26/01/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya hizmet verdiklerini, buna dair fatura tanzim edildiğini ve bu kapsamda davalıdan bakiye cari hesap alacakları olduğunu ancak yapılan tüm uyarılara rağmen davalı tarafça bakiye alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla takip başlattıklarını, takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalı ile aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa davacının davalıya hizmet görüp görmediği, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için süre verilmiş, ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde talimat yoluyla yapılan bilirkişi incelemesinde, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının davalı ile aralarında ticari ilişkisi bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaları cari hesabına ve defterine kaydettiği, ticari defterlerde davalı tarafça yapılan herhangi bir ödemeye tesadüf edilmediği, bu nedenle davacının davalıdan 19 adet faturadan kaynaklı tıpkı icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı olan 314.188,97 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu uyarınca faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinin incelenmesi açısından çıkartılan tebligata cevap verilmediği, bu nedenle mahkememizce davalının ticari defter ibrazından kaçınmış sayıldığı, tüm bu hususların faturaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya görüldüğüne karine teşkil ettiği, her ne kadar davalı tarafın defterleri incelenememiş ise de, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunmaması halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça ticari defterlerin Mahkememize sunulmadığı, aynı şekilde davalının hizmetin görüldüğüne ilişkin karinenin aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispat edemediği, fatura bedellerinin ve bu kapsamda bakiye cari hesap alacağının ödendiğine ilişkin delil sunulmadığı, bunun yanı sıra, celbedilen vergi kayıtlarından da taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen yasal sınırın üzerindeki faturaların BS formuyla, davalı tarafından da BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan bakiye asıl alacak miktarı kadar 314.188,97 TL alacaklı olduğu, davacının icra takibindeki faiz talebinin ise, davacı tarafından davalının takipten önce Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içerecek şekilde temerrüte düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmadığı gözetilerek yerinde görülmediği, her ne kadar davalı vekilince davacının ticari defter ve kayıtlarını bildirmesi için verilen kesin süreye riayet etmediği, bu nedenle ticari defterlerin lehine delil olamayacağı yönünden itirazda bulunulmuşsa da, ticari defterlerin mahkememizce kendiliğinden de incelenebileceği, bu hususun HMK'nın 222/1. maddesinde açıkça hüküm altına alındığı, bu nedenle davalı vekilinin itirazının yerine görülmediği anlaşılmakla, tüm bu açıklamalar ışığında davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönüyle haksız olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davaya konu ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/6216 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yönelik yapmış olduğu itirazının kısmen İPTALİNE, takibin 314.188,97 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Hüküm altına alınana alacağın yüzde yirmisi oranında (62.837,79TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 21.462,25 TL harçtan peşin alınan 6.081,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.380,46 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 6.081,79 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 50.270,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 10.483,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 995,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 9.248,82 TL'lik kısmının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
10-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.352,49 TL'nin davalıdan, 447,51 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/07/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸