T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/322 Esas - 2025/209
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/322 Esas
KARAR NO : 2025/209
HAKİM : ...
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin toplu olarak tabldot yemek yaptığını ve anlaştığı iş yerlerine günlük olarak servis ettiğini, davalı şirketin yemek servisi yaptığı iş yerlerinden bir tanesi olduğunu ve 2022 Aralık ayından Şubat 2024'e kadar bu şekilde yemek hizmeti ve karşılığında ücret ile çalıştıklarını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre bir tabldot yemek ücretinin 2023 yılı için 55,00 TL, 2024 yılı için 70,00 TL olarak belirlendiğini ve yemeklerin ücretinin ay sonunda ödeneceğini, ancak 2023 Kasım ayına ilişkin bakiye 648,00 TL ve 2023 Aralık ayına ait 10.164,00 TL, 2024 Ocak ayına ait 13.552,00 TL ve 2024 Şubat ayına ait 12.320,00 TL fatura borcuna ilişkin ödemenin davalı tarafça yapılmadığını, TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." denildiğini, davalıya her ay sonunda düzenlenen e-faturaların tebliğ edildiğini, ayrıca da ... üzerinde yapılan yazışmalar ile iletildiğini, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmediğini ve faturanın kabul edildiğini belirterek, alacağın tahsili için ...esas sayılı dosyasında takip işlemi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının itirazının iptal edilmesi ve davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ...'nün 2024/18829 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 648,00 TL, 10.164,00 TL, 13.552,00 TL ve 12.320,00 TL olmak üzere dört ayrı faturadan kaynaklı toplam 36.684,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 26/03/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 02/04/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacının, toplu olarak tabldot yemek işi ile iştigal ettiğini, davalının da bu kapsamda yemek servisi yapılan iş yerlerinden biri olduğunu, davalıya sipariş üzerine 2022 yılından beri yemeklerin teslim edildiğini ancak 2023 Kasım, Aralık ve 2024 Ocak, Şubat aylarına ilişkin faturadan kaynaklı alacaklarını tahsil edemediklerini, bunun üzerine davalı aleyhine takip başlattıklarını ve itiraz üzerine takibin durduğunu, bu nedenle davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini sağlamak amacıyla eldeki davayı açtıklarını beyan ettiği görülmüştür. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı taraf davaya cevap vermediği gibi davayı takip de etmemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalıya yemek servisi yapıp yapmadığı, bu nedenle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının davalı ile 2022 yılından takip tarihine kadar devam eden ticari ilişkisi bulunduğu, davacının düzenlemiş olduğu takibe ve davaya konu faturaları defterine kaydettiği, davalı tarafça yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacının davalıdan 36.036,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu ve celbedilen vergi kayıtları incelendiğinde de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen yasal sınırın üzerindeki faturaların BS formuyla vergi dairesine bildirildiği, aynı şekilde davalı tarafından da yasal sınırın üzerindeki faturaların BA formuyla vergi dairesine bildirildiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tüm bu hususların faturaya dayalı işin davacı tarafından yapıldığına karine teşkil ettiği, davacının faturaya dayalı işi gördüğünü ispat ettiği, her ne kadar davalı tarafın defterleri incelenememiş ise de, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunmaması halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça defterlerin Mahkememize sunulmadığı, aynı şekilde işin faturada belirlenen bedelle ayıpsız yapıldığına ilişin karinenin aksinin senet veya diğer kesin delillerle de ispat edilemediği, fatura bedelinin ödediğine ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan 36.036,00 TL alacaklı olduğu, takipte 36.684,00 TL alacak talep edildiği dikkate alındığında, davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın tespit edilen bedel yönüyle haksız olduğu, bakiye kısım yönünden ise haklı olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalının ... 3. Genel İcra Dairesi’nin 2024/18829 takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 36.036,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin İTİRAZIN İPTALİ TALEBİN REDDİNE,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (7.207,20 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 2.461,62 TL harçtan peşin alınan 443,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.018,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 443,06 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 4.558,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 570,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 4.477,88 TL'lik kısmının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.536,40 TL'nin davalıdan, 63,60 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 21/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸