T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/332 Esas
KARAR NO : 2025/167
...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, bankanın... tarafından ihale edilen "Genel Temizlik ve Tabldot" kapsamında, davalı bünyesinde istihdam edilen... emekliye ayrılması üzerine hak ettiği 340.428,79-TL (damga vergisi kesintisi ile 337.844,94-TL) tutarındaki kıdem tazminatının ... tarafından 27.04.2023 tarihinde ...'in hesabına ödendiğini, banka tarafından dava dışı işçi için ödenen toplam tutardan, davalı ...'nin sorumlu olduğu tutarın, işçinin davalı şirket bünyesindeki 1094 prim gün sayısı gereği 42.270,03-TL (damga vergisi hariç 41.929,20-TL) olduğunu, dava dışı işçi için yapılan kıdem tazminatı ödemesinin rücuen tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, müvekkili bankanın ... tarafından, "Genel Temizlik ve Tabldot" işlerinin ihale edildiğini ve yüklenici davalı şirket ile sözleşmeler imzalandığını, ihale makamı olan müvekkili bankanın sözleşme kapsamındaki tek sorumluluğunun hizmet alımı karşılığında işin bedelini yükleniciye ödemek olduğunu, davalı şirketin ise genel mevzuat hükümleri ve sözleşme-şartname gereği çalıştırdığı personelin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ve Genel Şartnamede yer alan ilgili hükümler birlikte değerlendirildiğinde, bankanın işçilik hakları yönünden herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, bilakis sorumluluğun doğrudan yüklenicide olduğunu, 6552 sayılı kanunun 8. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen hüküm kapsamında müvekkili Banka tarafından dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ancak bu düzenlemenin taşeron firmaların işçilik haklarına yönelik hukuki sorumluluğunu ve idarelerin taşeron firmalara rücu etme hakkını ortadan kaldırmadığını, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek icra takibine yönelik borca itirazın iptaline, takibin devamına, icra takibindeki alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışma süresinin ... kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğini, dava dışı işçi Şengül Gümüşel'in 18.05.2018-17.05.2021 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde proje bazlı olarak, davacı banka tarafından ihale edilen iş kapsamında çalıştırıldığını, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinin sona ermesi nedeniyle işten çıkarıldığını, müvekkili şirket ile davacı kurum arasındaki ihale sözleşmelerinin proje/ihale bazlı olması sebebiyle buna ilişkin olarak yapılan iş sözleşmelerinin de belirli süreli olduğunu, bu nedenle dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine göre alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından ödeneceğini, dava konusu hakların asıl işveren konumundaki kamu kurumu tarafından karşılanması gerekmekte iken müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, 4857 Sayılı İş Kanununun 112. maddesine "4734 Sayılı Kanunun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11.09.2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.9.2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." hükmünün eklendiğini, ... kararlarına göre asıl işveren ve alt işverenlerin kıdem tazminatından yarı yarıya sorumlu olması gerektiğini, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare...K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (..../11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 42.270,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak dava dışı... isimli işçiye ödenen kıdem tazminatının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 10/04/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 15/04/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davaya dayanak icra dosyasındaki takip üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, dava dışı işçi ... nedeniyle ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalılardan rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
Yargıtay'ın konuya ilişkin emsal içtihatları uyarınca da, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir (Bkz. ... Karar sayılı ilamı)
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Bu çerçevede Mahkememizce nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı uyarınca, dava dışı işçi ...'in iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, bu kapsamda davacının dava dışı işçiye damga vergisi kesintisi yapılmış haliyle 337.844,94 TL, 2.583,85 TL damga vergisine ilişkin ödeme dikkate alındığında ise toplam 340.428,79 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Davacı kurum ile davalı alt işverenler arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu suretle taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmelere ilişkin idari şartnamelerin ilgili maddelerinde personellerle ilgili işçilik ücretleri ve bu uğurdaki zararların yüklenici tarafından karşılanacağının ve bu yönde yüklenicilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu sebeple davalı şirketlerin sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle davacı kurum ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesindeki düzenlemelerin esas alınması gerektiği şüphesizdir. Bu kapsamda, dava dışı işçinin toplam 8811 günlük çalışmasının 1094 gününün davalı şirket bünyesinde geçtiği, bu nedenle davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak davacıya karşı sorumluluğu bulunduğu, ödenen kıdem tazminatının davacı tarafından davalıdan rücuen talep edilebileceği, işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yüklenicinin işverene karşı sorumlu olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, ödenen kıdem tazminatı miktarının 42.268,65 - TL'sinden davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu anlaşılmış ve davacının davasının kısmen kabulüne hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalının ... takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 42.268,65 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin İTİRAZIN İPTALİ TALEBİN REDDİNE,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (8.453,73 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 2.887,37 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 4.758,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 270,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 4.758,19 TL'lik kısmının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
10-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.599,84 TL'nin davalıdan, 0,6 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
07/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸