T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/401 Esas - 2025/521
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/401 Esas
KARAR NO : 2025/521
BAŞKAN :....
ÜYE : Dr. ...
ÜYE : .....
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av. .......
DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av. . ..- Av.......
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında “.... Kocaeli Adi Ortaklık Sözleşmesi” imzalandığını, tarafların ortaklıkta %50 oranında paya sahip olduğunu, tarafların adi ortaklığa bu oranda finansman sağlama yükümlülüğü bulunduğunu, Türkerler tarafından adi ortaklığın nakit ihtiyacı için 5.000.000 Euro’nun ortakların hisseleri oranında ortaklık hesabına yatırılması gerektiği davalıya bildirildiği halde davalının sadece 1.000.000 Euro yatırdığını, ayrıca proje kapsamında tedarik edilen medikal ekipman için tedarikçi firma lehine akreditif açıldığını, davalının kendi payına düşen 3.688.785 USD akreditif tutarını zamanında ödemediğini, bu tutarın bankadan davacı adına kredi açılarak ortaklık hesabına yatırıldığını, akabinde davalıya karşı ilamsız iflas yoluyla icra takibi başlattığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ifade ve beyan ederek, itirazının kaldırılmasına ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, bunun sözleşmenin 23. maddesinde düzenlendiğini, sözleşmedeki tahkim şartının geçerli ve uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğunu, geçerli bir tahkim şartı mevcutsa, alacağın varlığına dair bir hakem kararı olmadan, genel iflas yoluyla takip yapılamayacağını, itirazın kaldırılması ve iflas davası açılamayacağını, davacının geçerli tahkim şartının varlığına rağmen genel iflas takibi yapması ve buna itiraz edilmesine rağmen itirazın kaldırılması ve iflas davası açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, esas açısından ise, davalı şirketin davacıya adi ortaklık sözleşmesi yahut sair bir hukuki ilişkiden veya kanundan doğan talep edilebilir herhangi bir borcunun bulunmadığını ifade ve beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Davanın, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan iflas takibine yönelik itirazın kaldırılması ile davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, davanın yasal dayanığının 2004 sayılı İİK'nın 156/3 maddesi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 16/09/2025 tarihli dilekçe ile; "...Müvekkil şirketin talebi üzerine, dava ve takip konusu alacağın varlığı ve talep edilebilirliğine yönelik haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK m.123 gereği davayı geri alıyoruz. Ayrıca, davalı şirket de davanın bu şekilde geri alınması talebine muvafakat etmiş olup buna ilişkin açık muvafakat dilekçesini Mahkemeniz dosyasına sunacaktır. Davanın geri alınması talebimiz ve davalı tarafın muvafakati de göz önüne alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından sunulan 16/09/2025 tarihli dilekçe ile; "Biz de, taraflar arasındaki geçerli tahkim anlaşması nedeniyle Davacı'nın genel iflas yoluyla takip yapma ve huzurdaki davayı açma hakkı bulunmadığı, arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu ile de ortaya konduğu üzere Davacı'nın Müvekkil Şirket'ten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı yönündeki bütün savunmalarımız saklı kalmak kaydıyla, Müvekkil Şirket'ten aldığımız talimat doğrultusunda davacının davayı geri almasına muvafakat ettiğimizi bildirir, gereğinin yapılmasını arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 123.maddesine göre; davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Buna göre, davacı vekili tarafından Uyap ortamında sunulan dilekçe ile davanın geri alındığı, davalı vekili tarafından sunulan dilekçe ile de davanın geri alınmasına açıkça rıza gösterildiği anlaşılmakla, HMK'nın 123.maddesi hükmü gereğince davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın açılmamış SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesi hükümlerine göre İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Başkan .....
✎E-imzalıdır
Üye ......
✎E-imzalıdır
Üye ....
✎E-imzalıdır
Katip ......
✎E-imzalıdır