T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/504 Esas - 2025/370
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/504 Esas
KARAR NO : 2025/370
.......
.........
..........
..........
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın malik olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ... sevk ve idaresindeyken Emniyet Genel Müdürlüğü'nün malik olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile arasında trafik kazası gerçekleştiğini, taraflarca düzenlenen kusur raporuna göre davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonrası müvekkilinin araçta ağır hasarlar meydana geldiğini, müvekkilinin aracını 04/12/2023 tarihinde ... Sigortaya götürürek araçtaki hasarı tespit ettirdiğini, araçta birçok parçanın değiştiğini, yapılması gereken malzeme ve işçilik toplamının iskontolu olarak 31.921,3 TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin davalı sigorta şirketine başvuru yapması üzerine davalı sigorta şirketinin 11/03/2024 tarihinde 12.500,00 TL ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin araçtaki değer kaybını karşılayacak düzeyde olmadığını, tüm bu açıklanan nedenlerle işbu davanın belirsiz alacak olarak açıldığını, her türlü artırım ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan 20/11/2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminatın zaman aşımına uğradığını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmediğini, dava açma şartı maddesine göre davacı tarafın eksiksiz ve tam başvuru yaptığına dair ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, bu sebeplerle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkili sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, yapılan ödemeler düşüldüğünde toplam 120.000,00 TL olan poliçe limitinin 71.694,44 TL kaldığından müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınması gerektiğini, değer kaybı hesabının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle , haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ruhsat kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE:
Davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybına ilişkin olduğu, 20/11/2023 tarihinde, dava dışı ... sevk ve idaresindeki, davacı ...'nın maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresinde olup, dava dışı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ait olan ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç arasında trafik kazasının meydana geldiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kazadaki tarafların kusur durumu, kazada davacıya ait aracın hasar görüp görmediği, değer kaybına uğrayıp uğramadığı, kullanılamadığı süre bulunup bulunmadığı, bu sürede ikame araç kullanılıp kullanılmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, araçta meydana gelen "değer kaybı" aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle önceki kazalar araştırılarak niteliği ve etkisi göz önüne alınarak, aracın hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, modeli, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki tamir edilmiş halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmadan ibarettir. Diğer bir deyişle, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark değer kaybını oluşturmaktadır (bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16876 Esas - 2017/12161 Karar sayılı, 2015/5301 Esas - 2017/11098 Karar sayılı kararları). Bunun yanında, davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde, kaza tarihi itibariyle uğranılan gerçek zarardan sorumludur.
Mahkememizce değer kaybı oluştuğu iddia edilen ... plakalı aracın UYAP sistemi üzerinden kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Kazanın meydana geldiği tarih olan 20/11/2023 tarihi itibariyle davacı malik olduğundan ve zarar bu dönemde meydana geldiğinden davacının dava açmakta hukuki yararının ve aktif husumetinin bulunduğu değerlendirilmiş, davanın esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, dosyaya sunulan 06/05/2025 tarihli raporda özetle; "... Dava konusu olayın meydana gelmesinde; 1-... plakalı araç sürücüsü ...’in, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2-... plakalı araç sürücüsü ...’nın, kusursuz olduğu, 3-Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmak üzere davaya konu davacı ... adına tescilli ve 20.11.2023 kaza sonucu hasar gören ... plakalı, 2015 model, .................. marka araçta, 25.500 TL araç değer kaybı hesaplandığı, ... Sigorta A.Ş.nin poliçe limiti kapsamında 12.500 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, 13.000 TL bakiye değer kaybı hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin tanzim ettiği trafik poliçesi limiti kapsamında bu tutardan sorumlu olabileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde kanaat belirtilmiştir.
Davacı vekili 09/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde; yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilinin aracında kaza sonucunda meydana gelen değer kaybının 25.500,00 TL olduğunu, davalı sigorta tarafından 12.500,00 TL ödendiğini, ödenmeyen 13.500,00 TL kaldığını yönünde rapor dosyaya ibraz edildiğinden başlangıçta 1.000,00 TL talep ettikleri değer kaybı taleplerini 13.000,00 TL'ye artırıldığını, 13.000,00 TL değer kaybı alacaklarının kaz tarihi olan 20/11/2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalının zaman aşımı defi yönünden dosya ele alınırsa, her ne kadar dosya kapsamından zaman aşımı def'inde bulunulduğu tespit edilmişse de, değer kaybı tazminatı talebinin belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kazanın gerçekleştiği 20/11/2023 tarih ile davanın açılmış olduğu 22/07/2024 tarih dikkate alındığında 2918 sayılı kanunun 110. maddesi hükmü uyarınca davanın iki yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından alacağın zamanaşımına uğramadığı kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu kazaya karışan ve davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, iş bu kaza neticesinde, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 25.500,00.- TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 11/03/2024 tarihinde yapılan 12.500,00.- TL değer kaybı ödemesinin mahsubu sonucu, davacının davalıdan bakiye alacağının (25.500,00 TL - 12.500,00 TL) = 13.000,00.- TL olacağı tespit edilmiş olmakla, davalı sigorta şirketinin, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesi kapsamında, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında, poliçe limiti tutarında meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile, 13.000,00.- TL değer kaybı bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı tarafından davacıya yapılan 11/03/2024 tarihli ödeme günü itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilmiş, dava belirsiz alacak olarak açıldığından 13.000,00 TL değer kaybı bedelinin 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (sigortalı araç hususi olduğundan) ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜ İLE,
-13.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 888,03 TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 1.043,00 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 154,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 888,03 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 13.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.284,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2025