T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/543 Esas - 2025/181
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/543 Esas
KARAR NO : 2025/181
...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/08/2015
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin ...'den 22/07/2011 tarihinde otobüs yolcu bileti alarak 22/07/2011 tarihinde hareket saati 21:30 olan davalılardan... ait davalı...'ye sigortalı ... plakalı araca ... gitmek üzere gitmek üzere ... bindiklerini, yolcu otobüsünün ... yolunun 9. km'sinde yol ve hava koşullarının düzgün olmasına karşın şoförün kontrolünü kaybetmesi sonucu kusuru ile devrilmesinden ötürü müvekkillerinin yaralandığını, söz konusu yaralanmadan ötürü müvekkillerinin uzun süre tedavi gördüklerini, işlerine adapte olamayarak içe kapanık hale geldiğini, sosyal ortamdan uzaklaştıklarını, hayatlarının alt üst olduğunu belirterek kaza nedeniyle duyulan acının hafifletilmesi amacıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 er TL manevi tazminata hüküm olunması talep edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi mevcut olup, ihtiyari mali mesuliyet teminatının bedeni ve manevi zararlar için toplamda kaza başına 50.000,00 TL ile sınırlı olarak verildiğini, kazada yaralanan yolcuların farklı mahkemelerde açtığı tazminat davalarında hüküm olunan tutarda dikkate alınarak, garameten paylaşım yapılması gerekeceğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğu ifade edilmiştir.
Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ... sahibi olduğu ... plakalı aracın, davalılardan ... ile yapılan Kasko Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası kapsamında manevi zararları da kapsayacak şekilde sigortalı bir araç olduğunu, istenilen manevi tazminat miktarının yüksek olup, hakkaniyete uygun olmadığını, kaza nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılardan ...'ye usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen bu davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkindir.
Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yargılamanın yürütüldüğü ... Karar sayılı dosyada asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, verilen karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacılar, asıl ve birleşen dosyada davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesi için dosyanın ... Karar sayılı ilamıyla Mahkememiz kararının kaldırıldığı ve dosyanın yukarıda belirtilen esasa kaydedildiği görülmüştür.
Mahkememizce taraflara kaldırma ilamı ekli duruşma gün ve saatini bildirir çağrı kağıdı çıkartılmış ve dosyamız kapsamında taraf teşkili sağlanmıştır. ... Esas sayılı dosyasının işbu dava dosyasından tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, yargılamaya asıl dava dosyası üzerinden devam olunmuştur.
Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/k.maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre;" Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nun 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanunun 83/2.maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanunun 73/1.maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, ... plakalı otobüs sürücüsünün neden olduğu tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu olarak bulunan davacıların ... plakalı aracın maliki, işleteni ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olan davalılardan yaralanmaları nedeniyle manevi tazminat talep ettiği görülmüştür.
Bu bağlamda, davacıların davalıların işleteni, araç sahibi ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu otobüste yolcu olarak bulundukları, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, ayrıca dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu davanın taşıyan olan davalıya karşı birlikte açıldığı, bu durumda uyuşmazlıktaki temel ilişkinin taşıma ilişkisi olması nedeniyle tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, açıklanan nedenlerle işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu değerlendirilmekle, Mahkememizce Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, mevcut davacı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2025
...
¸