T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/561 Esas - 2025/210
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/561 Esas
KARAR NO : 2025/210
HAKİM :...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından borçlu şirkete danışmanlık ve hizmet sağlandığını, davalı şirket tekstil imalatı alanında faaliyet gösterdiğinden tekstil ve dericilik sektöründe kullanılan ham maddeler giyilebilir hale getirilene kadar birçok kimyasal süreçten geçmekte ve boya-apre, yıkama, boyama tesislerinde tehlikeli maddeler ile işlem yapıldığı durumlarda Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik (ADR) çerçevesinde Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi ve yetkilendirilmiş bir Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Kuruluşundan danışmanlık hizmeti almalarının yasal bir zorunluluk olduğunu, borçlu şirket ile müvekkili şirketin danışmanlık üzerine anlaştığını ve sözleşme gereği müvekkili şirketin yükümlü olduğu danışmanlık edimini yerine getirdiğini, bu bağlamda, müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket nezdinde cari hesap alacağı oluştuğunu, davalıya karşı ...E. Sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatılmış olmasına rağmen davalı tarafından 12.02.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, alacağın likit olması sebebiyle cari hesap dökümleri ve şirketlerin faaliyet alanları gözetildiğinde davalı şirketin taraflarına borcu bulunduğu sabit olduğundan itirazında herhangi somut bir delil sunamadığından...E. sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'ı oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkili hakkında ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, borca itiraz edilmesi sonucunda işbu davanın ikame edildiğini, davacının ikame etmiş olduğu dava ile davalı müvekkilinden 44.792,00 TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de davacının iddiasının hukuki temelden yoksun olduğunu, davalı müvekkilin davacıya bu miktarda borcu bulunmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacının alacak talebinin hukuki temelden yoksun olduğunu, talep edilen miktarda alacaklı olmadığının görüleceğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir..... .... .... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 44.792,00 TL asıl alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak cari hesap alacağının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 12/02/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının, davalının tekstil işiyle uğraştığını, müvekkilinin de ilgili yönetmelikler uyarınca davalıca zorunlu olarak alınması gerekli danışmanlık hizmetini davalıya sağladığını, bu bağlamda, yapılan iş ve hizmetin karşılığı olarak bir kısım ödemeleri alamadıklarını belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı ise davacının haksız olarak takip başlattığını, alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davacının davalıya sunduğunu iddia ettiği danışmanlık hizmetine dayalı olarak davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgilerinin bildirilmemesi halinde defter ibrazından kaçınılmış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı tarafından belirlenen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer bildirilmişse de, davalıya yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmemiştir. Öte yandan Mahkememizce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na müzekkere yazılarak davalı şirketin Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı alma zorunluluğunu yerine getirip getirmediği, bu kapsamda Bakanlığa bildirimde bulunup bulunmadığı hususu sorulmuştur. Gelen müzekkere cevabından 11/03/2021 - 29/12/2023 tarihleri arasında davacı tarafından davalıya danışmanlık hizmeti sağlandığı belirtilmiş ve ilgili belgeler Mahkememize gönderilmiştir. Bu bağlamda, Mahkememizce dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve mali müşavir aracılığıyla davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacının davalı adına toplam 37 adet fatura tanzim ettiği, fatura bedellerinin toplam 46.680,00 TL olduğu, davalı tarafça yapılan 1.888,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 44.792,00 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden ve davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispat edemediğinden, davacının ticari defterlerindeki kayıtların lehine delil olduğu kabul edilmiştir. Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların ticari defterlere kaydedildiği, bu durumun faturaya dayalı işin davacı tarafından yapıldığına karine teşkil ettiği, davacının ...'ndan gelen müzekkere cevabı ile de faturaya dayalı işi gördüğünü ve davalıya danışmanlık hizmeti sunduğunu ayrıca ispat ettiği, her ne kadar davalı tarafın defterleri incelenememiş ise de, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunmaması halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşacağı hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça defterlerin Mahkememize sunulmadığı, aynı şekilde hizmetin faturada belirlenen bedelle gereği gibi yapıldığına ilişin karinenin aksinin senet veya diğer kesin delillerle de ispat edilemediği, bakiye fatura bedelinin ödediğine ilişkin delil sunulmadığı, bu nedenle davacının mevcut dosya kapsamındaki delillere göre davalıdan takipteki miktarda alacaklı olduğunu ispat ettiği değerlendirilmekle, davalının icra dosyasında yapmış olduğu itirazın tespit edilen bedel yönüyle haksız olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davacı alacağının likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davaya konu ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (8.958,40 TL) icra inkar tazminatının DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 3.059,74 TL harçtan peşin alınan 540,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.518,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 540,98 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 4.565,90 TL ( 427,60 TL başvurma harcı 60,80 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 77,50 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸