T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/690 Esas - 2025/139
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/690 Esas
KARAR NO : 2025/139
...
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'in davalının işvereni olduğu .... konut inşası işinde usta başı-formen olarak çalıştığını, iş yerinde 09/06/2007 tarihinde yapımı devam eden inşaata vinç ile tuğla çekildiği esnada tuğla sepetinin 12. Katta duvara çarpılması sonucu açılarak üzerine boşalan tuğlaların başına düşmesi nedeni ile vefat ettiğini, davalının çok büyük maliyetli kamu işlerini aldığını, ancak alacakların semeresiz kalması için adi ortaklıkla işleri yürüttüğünü, müteveffanın ölümünden sonra müvekkili ailenin ekonomik olarak çok ağır süreçler geçirdiğini, .... Sayılı mahkeme kararının ... esas sayılı icra dosyasıyla ilamlı icraya konulduğunu, ancak alacak semeresiz kaldığından taraflarınca takip yolu iflas yolu olarak değiştirilerek ve son olarak gönderilen iflas emrine davalı borçlu tarafça itirazda bulunulduğunu, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine iflas talebinin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, iflasa tabi olan davalının bu itirazının yersiz olduğunu, alacağın semeresiz kalmaması için itirazdan itibaren süresi içinde borçlunun iflasının istenilmesinin hasıl olduğunu, böylece davalının yaptığı itirazın kaldırılmasını ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin elinde ilam varken takip yolunu değiştirerek iflas yolu ile adi takibe devam etmesinin İİK'nın 32.maddesiyle HMK'nın 29. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına uygun olmadığını, bu durumda usulüne uygun yapılmış bir icra takibinden söz edilemeyeceğinden HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca özel dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın işbu dava ile müvekkili firmayı zor durumda bırakmaya çalışmakta olduğunu ve kanuni yolları bir nevi tehdit amacı ile kullandığını, işbu davada müvekkili firma aleyhine verilebilecek herhangi bir kararın müvekkilinin yıllardır bulunduğu iş kolundaki elde etmiş olduğu itibarı zedeleyeceğini ve iş yapmasını tamamıyla engel bir hale getireceğini, dava şartları oluşmadan açılan huzurdaki dava usul ve yasaya da aykırılık teşkil ettiğini, davacı taraf ilama dayalı olarak açmış olduğu icra takibini iflas yoluna çevirmekle hata yapmış olduğunu, huzurdaki davayı açmadan önce direk iflas yolu ile takip yaptıktan sonra bir sonuç elde edemez ise iflas talepli davayı açılması gerektiğini, icra takibinin mahiyetinin değiştirilerek yenilenmiş olmasının hatalı olduğunu, davanın usul-esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın kaldırılması ve iflas talebine ilişkindir.
Davacılar vekili tarafından 04/02/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, incelenen vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili tarafından 04/02/2025 tarihli dilekçesiyle davacının feragat dilekçesi gereği karar verilmesini, tarafların herhangi bir yargılama gideri talebi bulunmadığından taraflar aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti, harç ve giderlerine hükmedilmemesini talep ve beyan etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 311. Maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve 309/2 maddesinde "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, davadan feragat konusunda vekaletnamesinde özel yetki bulunan davacılar vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı vekilinin vekalet ücreti ve sair hususlarda taleplerinin olmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Talep bulunmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025
...