T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/692 Esas - 2025/526
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/692 Esas
KARAR NO : 2025/526
........
...............
....................
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/10/2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili bankanın tabldot temininin hizmet alım ihalesi yoluyla yükleniciler tarafından sağlandığını, Antalya Bölge hizmet alım işi kapsamında değişen yüklenici şirketlerde 07.06.2012-31.03.2023 tarihleri arasında çalışan dava dışı ...'un emekliye ayrılarak kıdem tazminatı talebinde bulunduğunu, müvekkili banka tarafından 176.046,17 TL kıdem tazminatının 28.04.2023 tarihinde ödendiğini, dava dışı işçinin sendika üyesi olması sebebiyle TİS farkı olarak da 38.442,87 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, dava dışı işçi için yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin yüklenici şirketlerin payları oranında rücuen tahsiline yönelik ... Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/77573 Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı şirketin itiraz etmesi üzerine başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı şirket ile müvekkili banka arasında 19.12.2018 ve 02.12.2020 tarihlerinde iki kez "Tabildot Personeli" teminine yönelik hizmet sözleşmesi imzalandığını, dava dışı işçinin davalı yüklenici şirkette 01.01.2019-31.12.2022 tarihleri arasında çalıştığını, bu dönemdeki prim ödeme gün sayısına göre davalı şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun 79.435,54 TL olduğunu, 28.04.2023 ve 15.12.2023 ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar avans faizi işletildiğini ve 111.909,97 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, ihale makamı olan müvekkili bankanın sözleşme kapsamındaki tek sorumluluğunun hizmet alımı karşılığında işin bedelini yükleniciye ödemek olduğunu, davalı şirketin ise genel mevzuat hükümleri ve sözleşme-şartname gereği çalıştırdığı personelin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ileri sürerek ... Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/77573 sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra takibindeki alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından davacı bankadan ihalesi alınan yemek hizmeti sunum işinin tamamen işçilik alımına dayandığını, tüm malzeme ve demirbaşların davacı bankaya ait olduğunu, sözleşme kapsamında çalışan işçilere davacı kurum tarafından emir ve talimat verildiğini, işçilerin sadece evrak üzerinden müvekkili şirkette sigortalı göründüğünü, işçilerin tüm işçilik alacaklarının ödenmesine rağmen davacı bankanın kıdem tazminatlarını bahane ederek müvekkili şirketin teminatlarını irat kaydettiğini, özel teknik şartnamede, işçilerin kıdem tazminatlarının Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirileceğinin belirlendiğini, buna göre kıdem tazminatı ödenmesinin davacı bankanın sorumluluğunda olduğunu, sözleşme konusu işin ihaleye çıkması sırasında kıdem tazminatının maliyete eklenmediğini, müvekkili şirketin TİS'nin tarafı olmadığından TİS farkının müvekkili şirketi ilgilendirmeyeceğini, ödenen kıdem tazminatının neye göre hesaplandığının belli olmadığını, miktarını da kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/77573 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının davalı aleyhine 79.735,54 TL asıl alacak ve 32.474,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 111.909,97 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak dava dışı ... isimli işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinin gösterildiği, bu kapsamda 26/07/2024 tarihli örnek 7 ödeme emrinin davalıya 26/07/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 26/07/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davaya dayanak icra dosyasındaki takip üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, dava dışı işçi ... nedeniyle ödemek zorunda kaldığı kıdem tazminatının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalıdan rücuen tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
Yargıtay'ın konuya ilişkin emsal içtihatları uyarınca da, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 15/09/2020 tarihli, 2017/2497 Esas ve 2020/2808 Karar sayılı ilamı).
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Bu çerçevede Mahkememizce nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilmiş ve bilirkişiden uyuşmazlık kapsamında rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı uyarınca, dava dışı işçi ...'un iş akdinin emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği, bu kapsamda davacının dava dışı işçiye 28.04.2023 tarihinde 176.046,17 TL ve 15.12.2023 tarihinde 38.442,87 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Davacı kurum ile davalı alt işveren arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu suretle taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmelere ilişkin idari şartnamelerin ilgili maddelerinde personellerle ilgili işçilik ücretleri ve bu uğurdaki zararların yüklenici tarafından karşılanacağının ve bu yönde yüklenicilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bahsi geçen sözleşmelerin hiçbirinde davacının işçilik ücretlerinden sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, bu sebeple davalı şirketin sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle davacı kurum ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesindeki düzenlemelerin esas alınması gerektiği şüphesizdir. Bu kapsamda, dava dışı işçinin toplam 10 yıl 9 ay 24 günlük çalışmasının davalı ve dava dışı şirketler bünyesinde geçtiği, bu nedenle davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu, ödenen kıdem tazminatının davacı tarafından davalıdan rücuen talep edilebileceği, işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yüklenicinin işverene karşı sorumlu olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, rapora göre davacının davalıdan 79.435,54 TL asıl alacak ve 32.563,25 TL işlemiş faiz talep edebileceği görülmekle, davacının icra takibinde 32.474,43 TL işlemiş faiz alacağı talep etmesi ve taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davalının icra takibine yapmış oldukları itirazın haksız olduğu değerlendirilmiş ve ödenen kıdem tazminatı miktarından davalının işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu sonucuna varılarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararın "3" numaralı hükmünde "Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (22.381,99 TL) icra inkar tazminatının DAVALI ... ... LTD. ŞTİ'DEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE" şeklinde hüküm tesis edilmişse de, hükümde "DAVALI ... ... LTD. ŞTİ'DEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE" yazılması gerekirken sehven "DAVALI ... ... LTD. ŞTİ'DEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE" şeklinde karar verildiği görülmekle, söz konusu hususun basit yazım hatasından kaynaklandığı sabit olduğundan gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/77573 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalı ... ... Ltd. Şti'nin İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin adı geçen davalı yönünden aynı koşullarda DEVAMINA
3- Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında (22.381,99 TL) icra inkar tazminatının DAVALI ... ... LTD. ŞTİ'DEN ALINARAK DAVACIYA ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 7.644,57 TL harçtan peşin alınan 1.033,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.611,31 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.033,26 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 8.423,40 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 435,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2025