T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/728 Esas - 2025/578
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/728 Esas
KARAR NO : 2025/578
..........x..............x.........
..............x................x.
.......x.........x.................x
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/10/2024
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2024 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi neticesinde, kaldırıma çarparak takla atmak suretiyle tek taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda... plakalı, babasının kullandığı araçta yolcu konumunda olan, müvekkili ...'ın oğlu ...'ın vefat ettiğini, desteğinin ölümü nedeniyle müvekkilinin maddi açıdan mağdur olduğunu, ... Plakalı araçta yolcu konumunda bulunan ...'ın ve desteğinden yoksun kalan müvekkili anne ...'ın ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş.'ye ait 65868862 police numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçenin kaza tarihi itibariyle kişi başına vefat halinde 1.800.000,00-TL teminat sağladığını, davalıya başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını belirtilerek; açıklanan nedenlerle, şimdilik(belirsiz alacak davasına ilişkin geçici taleplerinin) 100.000.00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının temerrüt tarihi olan 29/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faizi ile birlikte davalıdan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yolcu konumunda bulunan davacıya ilişkin hatır taşıması mevcut olduğundan tazminat tutarından gerekli indirim yapılması gerektiğini, müteveffa kaza anında emniyet kemeri takmamış olup, aldığı bedeni hasar da bu duruma işaret ettiğinden, emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğundan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın davacıya "destek" olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmadığından ve temerrüt oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
13/05/2025 tarihli aktüerya uzmanı bilirkişiye ait raporda özetle; müteveffa ...'ın yolcu konumunda olduğu tespit edilmiş olup, davacı lehine hesaplanan maddi zarardan TBK 52. maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı ... lehine toplam 2.205.426,58 TL zarar hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi limiti 1.800.000,00 TL olduğundan, davacı ...'ın 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 21/05/2025 tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; başlangıçta davacı anne ... için talep edilen 100.000,00 TL'nin 1.700.000,00 TL artırılarak toplam 1.800.000,00 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 29/08/2024'ten itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk da dahil olmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nunun 61 ve 163., 2918 sayılı KTK'nın 88/1.maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, 30/06/2024 tarihinde gerçekleşen tek taraflı trafik kazası neticesinde, ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan, davacının oğlu ...'ın vefat ettiği, kaza tespit tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/3173 E. sayılı soruşturma dosyası incelendiğinde, davaya konu tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesinde, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 26/02/2025 tarihli dilekçesi ile müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasını talep etmeleri nedeniyle müteveffanın eğitim durumu, başarı düzeyi ve emsal ücret araştırması yapılmamış olup; müteveffanın bekar olarak vefat ettiği, geriye anne, baba ve üç kardeşinin mirasçı olarak kaldığı, kardeşlerinin yaşları itibariyle destek payı alamayacakları gözetilerek ve dava dışı babanın payı ayrılmak suretiyle, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama neticesinde, davacı annenin 2.205,426,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği hükme esas alınan aktüerya uzmanı raporu ile belirlenmiştir. Dava dışı SGK Başkanlığı'ndan rücuya tabi ödeme olmadığından, bu yönde bir indirime gidilmemiştir.
Davalı taraf, müterafik kusur indirimi talebinde bulunmuş ise de; kaza tespit tutanağı ile, müteveffanın emniyet kemeri ve kask durumunun "belirsiz" olarak işaretlendiği, aksi duruma ilişkin davalı tarafça herhangi bir delilin sunulmadığı görülmekle, davalının müterafik kusur indirimi yapılması yönündeki talebi yerinde görülmemiştir.
Davalı taraf, süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile, hatır taşıması indirimi yapılması talebinde bulunmuş ise de; dava dışı araç sürücüsü ...'ın müteveffanın babası olduğu, yakın akrabalık bağı bulunduğu anlaşıldığından, davalının hatır taşımacılığı indirimi yapılması istemi yerinde görülmemiştir.
Kazaya kusuruyla sebebiyet veren... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlendiği, kaza tarihi itibariyle kişi başına sakatlanma ve ölüm poliçe limitinin 1.800.000,00 TL olduğu görülmekle, davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla oluşan maddi zarardan sorumlu olduğu, hükme esas alınan aktüerya uzmanı bilirkişiye ait rapor ile davacının talep edebileceği tazminat tutarının 2.205,426,58 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle poliçe üst limitinin 1.800.000,00 TL olduğu, dava dışı baba ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olması nedeniyle tazminat talep hakkı bulunmadığı dikkate alınarak, poliçe limitinin garameten dağıtılmasına gerek görülmeyerek, poliçe limiti olan 1.800.000,00 TL tutarında davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği sonuç ve kanatine varılarak, davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının, davalı sigorta şirketine yaptığı ön başvurunun 19/08/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, 8 iş günü sonrası olan 31/08/2024 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek, hükmedilen tazminatın iş bu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi(sigortalı aracın hususi olması nedeniyle) ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 09/10/2025 tarihli dilekçesi ile, kısa kararda "asıl alacak ve ferileri ile birlikte" ibaresinin gerekçeli kararda düzeltilmesini, asıl alacağın ferileri poliçe limitini aşsa dahi talep edilebileceğini, iş bu çelişkinin giderilmesini talep etmiş olup; kısa kararda sehven "asıl alacak ve ferileri ile birlikte" ibaresinin hükümde geçtiği anlaşılmakla, HMK'unun 305.maddesi kapsamında hükmün 1.bendindeki ."..(asıl ve ferileri ile birlikte poliçe limiti olan 1.800.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) " ibaresinin, "...(asıl alacak yönünden poliçe limiti olan 1.800.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla )" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; 1.800.000,00 TL (asıl alacak yönünden poliçe limiti olan 1.800.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) destekten yoksun kalma tazminatının 31/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 122.958,00 TL harçtan tamamlama harcı olarak alınan 5.810,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 117.148,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.810,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 258.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada adli yardım kararı verilmiş olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 110,00 TL elektronik tebligat ücreti, 7,50 TL KEP müzekkere ücreti ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.617,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davacı tarafından yatırılan 60,80 TL vekalet harcının (yargılama giderinin) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2025
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ:
Bilirkişi Ücreti : 4.500,00 TL
Posta Masrafı : 117,50 TL
Vekalet Harcı : 60,80 TL