T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/739 Esas - 2025/273
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/739 Esas
KARAR NO : 2025/273
...........
.............
.............
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2018
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili davacının, davalı şirketin sahibi olduğu şantiyelerde devam eden projelerinde alüminyum kompozit panel ile kaplanması işi, balkon ve merdiven korkuluklarının, bina giriş kapılarının malzeme ve işçilikle yapılması, cam cephe giydirme işinin yapılması vs imalat işlerinin yapılması işini gerçekleştirdiğini, yapılan montaj, imalat iş ve işlemleri için çeşitli tarihlerde davalı şirket adına açık faturaların düzenlendiğini, davalının açık faturalara süresinde itiraz etmediğini, fatura içeriğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir çekişmenin olmadığını, davalı şirkete yapılan iş ve işlemler karşılığında toplamı 4.297.213,85 TL tutarındaki faturaların düzenlendiğini, davalının faturalara karşılık 2.228.356,00 TL ödediğini ve müvekkilinin 2.068.857,85 TL tutarında bakiye alacağının kaldığını, davalının ödeme yapmaması nedeniyle ve TTK 1530 nedeniyle temerrüde düşmesiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının borca ve takibe itirazı ile durduğunu, davalının icra dosyasına yaptığı itirazının 1.200.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin talep miktarınca aynen devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi olarak sunduğu 04/01/2019 tarama tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davalı ile ticari ilişkinin varlığı ve bu kapsamda üç ayrı mekanda iş yaptırıldığı hususunda bir tereddütün bulunmadığını, işlerin tam olarak yapılmadığını, davacıya yapıları ödemelerin nakit, çek, araç verilmesi, daire verilmesi ve SGK borçlarının ve sigorta borçlarının kapatılması suretiyle yapıldığını, Dosya kapsamında sunulan faturalar karşılığında davacıya 3 ayrı bölgedeki yaptırılan işler için; Havale/EFT yoluyla 587.000,00 TL, çek olarak 1.771.000,00 TL, ... (Daire verilmek suretiyle) 1.799.000,00 TL, araç verilmesi suretiyle 299.790,00 TL, SGK Ödemeleri 33.212,87 TL ve araç sigortaları ve lastik bedeli için 7.940,75 TL olmak üzere toplam 4.497.943,42 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacıya yapılan işler karşılığı olarak 127.700 bedelli bir araç, 70.500 TL bedelle başka bir araç verilirken, 55.268 TL bedelli aracın 26.690,00 TL ise kredili alınan aracın peşinatı olarak sayılmak suretiyle hesap yapıldığını, 74.900,00 TL bedelli bir başka aracın tescilinin davacının alacaklısı olan ... isimli firmaya yapılmak suretiyle toplam 299.790,00 TL karşılığı araç verilmek suretiyle yapılan ödemeler olarak kayıtlara geçtiğini, davanın reddine ve davacının hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davalı vekili 04/01/2019 tarama tarihli dilekçesini cevap dilekçesi olarak sunmuş ise de yasal süre içerisinde sunulmadığından HMK anlamında cevap dilekçesi olmadığı dikkate alınarak beyan dilekçesi olarak kabul edilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kısmen iptaline ilişkindir.
Davacı tarafından ... 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12227 esas sayılı dosyasında toplam 3.837.360,90 TL fatura asıl alacağı ve işlemiş faiz alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından 1.200.000,00 TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında takibe konulan faturalarda uyuşmazlık konusu olmadığı, davalı tarafın takibe konulan fatura bedellerini ödediğini iddia ettiği bu şekilde taraflar arasındaki uyuşmazlığın takibe konu faturaların ödenip ödenmediği, faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, varsa miktarı konusundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden 08/07/2019 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda her iki taraf defterlerinin HMK 222/2 maddesindeki şartları taşıdığını, dava ve takibe konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan 1.968.702,60 TL alacaklı iken, davalı defter kayıtlarında davalının davacıya borçlu olarak gözükmediğini, taraf defterlerinde 1.968.702,60 TL lik farkın bulunduğu, bu farkın davacının ticari defter kayıtlarına göre 331.021,24 TL lik alacak kaydının davalı kayıtlarında yer almamasından, davalı defter kayıtlarına göre de 2.299.723,83 TL tutarında borç kaydının davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, sonuç kısmında belirtilen belgelerin sunulması halinde bir sonuca varılabileceğini bildirmiştir.
Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde davalı tarafından 3. kişilere yapılan araç verilmek suretiyle yapılan ödemeler ile daire verilmek suretiyle yapılan ödemelerin müvekkiline borçlandıracak şekilde cari hesabın kapatıldığını, davalı tarafından yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ödeme iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı taraf ile müvekkili arasında adına satışı yapılan daire haricinde ... sözleşmesi bulunmadığı gibi davalı firmadan alacağın temlikine ilişkin de herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline ait ticari kayıtlarında sehven mükerrer kayıt yapıldığını, Yapı kredi bankasına ait olan 85.000,00 TL lik çekin mükerrer olarak kaydedildiğini belirtmiş ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili beyan dilekçesinde, taraflar arasındaki işlere ilişkin sözleşmelerin EK 1 de , çek teslim makbuzlarının EK 2 'de, araç verilmek suretiyle yapılan ödemelere ilişkin belgelerin EK 3'de, davacıya veya tapu masraflarında sarfı nazır edebilmek maksadıyla davacının talebiyle 3. Kişilere devredilen dairelerin tapu kayıtları ve bilirkişilerce talep edilen faturaların EK 4'de, davacının babasına devredilen daire hariç diğer 3 dairenin devrine ilişkin belgelerin Ek 5'de, dairelerin yapılan sözleşme kapsamında başlangıçta ... ...'na ait olduğunu gösteren ... Preminyum Konutları Gelir gider tablosu ve diğer belgelerin EK 6'da sunulduğunu, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından talep edilen belgelerin sunulması nedeniyle dosya tekrar bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden 05/12/2019 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda özetle; davalının ticari defter kayıtları üzerinde yeniden yapılan incelemede 331.021,24 TL lik tutarındaki alacak kaydının davalı kayıtlarında yer almamasının, bu tutardan 70.921,24 TL'nin davalı tarafından davacıya ait cari hesap hareketlerinin birçok hesapta takip edilmesinden ve 85.000,00 TL nin ise davacının mükerrer kaydından kaynaklandığını, bu tespite göre davacının ticari defter kayıtlarındaki 175.000,00 TL tutarındaki alacak kaydının davalı kayıtlarında yer almadığının görüldüğünü, davalı defter kayıtlarında toplam 2.299.723,83 TL tutarındaki borç kaydının davacının defter kayıtlarında yer almadığının tespit edildiğini, davacının defter kayıtlarına göre 1.968.702,60 TL ile 85.000,00 TL tutarındaki mükerrer tahsilat kaydının düzeltilmesi neticesinde 2.053.702,60 TL alacaklı iken davalı defter kayıtlarında ise davacıya borcunun görünmediğini, davalının defter kayıtları ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelemesi sonucu davacının davalıya yapmış olduğu ödemelerin aşağıdaki şekilde olduğunu belirterek, yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar ayrıntılı şekilde açıklanmış ve sonuç olarak bilirkişi tarafından davacıya iş karşılığı araç verilmek suretiyle 153.848,51 TL, davacının babası ...'na daire verilmek suretiyle 400.000,00 TL , davacıya daire verilmek suretiyle 318.600,00 TL , davacıya çek verilmek suretiyle 90.000,00 TL, davacının SGK primlerinin ödenmesi suretiyle 33.217,87 TL, davacının araç sigortaları nedeniyle 5.316,23 TL olmak üzere toplam 1.000.982,61 TL nin davacının da alacağından düşülmesi gerektiğini, davacının defter kayıtlarında gözüken davacının alacağından mahsup edilen plaka ve bandrol masrafları dahil 74.900,00 TL bedelli aracın alacaklı olduğu belirtilen ... isimli firmaya yapıldığı, ancak dosya içeriğinde davacının davalıdan olan alacağının 3. Kişilere temliki amacıyla düzenlenmiş herhangi bir temliknamenin bulunmadığını, dosya içeriğine göre aşağıda belirtilen dairelere ilişkin ... sözleşmesinin bulunmadığını, ... ilçesi 3 ada 29 parsel 10 numaralı daire satış bedeli olduğu iddia edilen ve davacının banka hesabına satış tarihinde ... tarafından yapılan 208.258,00 TL tutarındaki ödemenin, ... ilçesi ... ada 10 parsel 7 nolu ve 15 nolu dairelerin satışından önceki dönemlerde apartman gelir gider çizelgelerinde davacının isminin bulunmasının, tek başına ... sözleşmesi kapsamı içine alındığını ispata yeterli olup olmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Davalı tarafından ... ... CBS'ye yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın sonucunun beklenmesine karar verilmiş, ... ... CBS tarafından davalı şirketin şikayeti üzerine davacı ... ... hakkında serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçundan yapılan soruşturma sonucunda 09/07/2021 tarih 2021/2738 soruşturma ve 2021/12912 karar nolu kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf savcılık tarafından dinlenen tanık beyanları dikkate alınmasını talep etmiş ise de tanık beyanları ile ispat edilmek istenen hususun hukuki işleme yönelik olması, HMK 200 ve 201 maddeleri gereğince ödeme hususunun tanıkla ispat edilmesinin mümkün olmamaı ve şikayet konusu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle ... ... CBS 'ca dinlenen tanıkların beyanları dikkate alınmamıştır.
Tapu kayıtları ve resmi senetlere göre S.............l 10 nolu bağımsız bölüm taşınmaz 29/04/2016 tarih 2017/258 yevmiye numaralı resmi senetle davalı şirket tarafından 110.000,00 TL bedelle dava dışı ...'a satıldığı, Eti..........a, 10 parsel 8 nolu bağımsız bölüm 02/11/2016 tarih 48276 yevmiye numaralı resmi senetle davalı şirket tarafından 225.000,00 TL bedelle ...'na satıldığı, ... ilçesi ... mahallesi ... ada 10 parsel 34 nolu bağımsız bölümün davalı şirket tarafından davacıya satıldığı, ... Mahallesi ... ada 10 parsel 7 nolu ve 15 nolu bağımsız bölümün 08/03/2017 tarih 9976 yevmiye numaralı resmi senetle davalı şirket tarafından 250.000,00 TL bedellerle ...a satıldığı, resmi senetlerde satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının yazılı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ödeme iddiaları yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, bilirkişi tarafından tespit edilen, iş karşılığında araç verilmek suretiyle 153.848,51 TL ile ... sözleşmesinde davacıya verileceği kararlaştırılan dairenin davacının babasına satış yoluyla verilmesi suretiyle 400.000,00 TL davacıya verilen daire nedeniyle 318.600,00 TL, davacıya verilen çek nedeniyle 90.000,00 TL, davacının SGK primlerinin ödenmesi nedeniyle 33.217,87 TL, davacının araç sigortaları nedeniyle 5.316,23 TL olmak üzere toplam 1.000.982,61 TL nin davalı tarafından fatura bedellerine karşılık davacıya ödeme yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır.
Ancak ... isimli firmaya yapılan 74.900,00 TL lik ödemelerin, davacının talimatına istinaden fatura bedeline karşılık yapıldığının ve alacağın temlik edildiğinin ispat edilememiş olması, ayrıca ... ... ve ... 'a satışı yapılan dairelerin davacının alacağına karşılık yapıldığının ispat edilememiş olması, daire alanın ... olması nedeniyle ... tarafından davacıya yapılan ödemenin tek başına taşınmazın davacı lehine verildiğinin kanıtı olmayacağı, ayrıca dava dışı apartman yönetimine ait belgelerin tek başına dairelerin davacının talep ve talimatı ile verildiği hususunu ispat etmeyeceği kanaati ile söz konusu işlemlere ilişkin ödeme iddiaları yerinde görülmemiştir.
Ödemeler yönünden sonuç olarak bilirkişi raporunda tespit edilen davalı tarafından fatura bedellerine karşılık davacıya toplam 1.000.982,61 TL lik taşınır ve taşınmaz mal verilmesi, çek verilmesi, nama ödeme yapılması suretiyle bu miktar ödeme yapıldığının davalı tarafından ispat edilmiş olduğu, bu miktarın üzerindeki ödeme iddialarının ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda 01/12/2021 tarih ve 2018/854 Esas, 2021/764 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının faturalara göre 2.053.702,60 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 1.000.982,61 TL sinin yukarıda açıklandığı şekilde davalı tarafından ödenmiş olduğu, davacının 1.052.719,99 TL bakiye alacağının bulunduğu, bu alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle bu miktar kadar davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, faturaya dayalı alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara kaşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından 30/06/2022 tarih 2022/123 Esas 2022/709 Karar sayılı kararla;
"1-Dosya kapsamı incelendiğinde taraflar arasında çeşitli yerlerdeki işler sebebiyle üç farklı sözleşme imzalandığı, 12/01/2016 tarihli ve 01/11/2016 tarihli sözleşme örneklerinin dosya içerisine alındığı ancak diğer sözleşme örneğinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi için, eksik sözleşme örneği taraf vekillerinden temin edilerek dosya içerisine alınmalı ve bu sözleşmede ödemeler yönünden ne gibi düzenlemeler yapıldığı, daire devri suretiyle ödeme hususunda bir hüküm bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
"2-Davalı tarafın çekler verilerek ödemeler yaptıkları savunması yönünden, söz konusu çeklerin ibraz edilip edilmedikleri, ödenip ödenmedikleri, çeklerin arkalı önlü fotokopileri ilgili bankalardan getirtilmeli, davacının SGK primlerinin ödendiği yönündeki savunma yönünden ilgili SGK ödeme belgeleri getirtilmeli, bunların davalı ödemesi olarak kabul edilip edilmeyecekleri bu belgeler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
"3-Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihat ve uygulamalarına göre, iş bedelinin yüklenicinin talimatı ile 3. kişilere daire devredilerek ödendiğinin savunulması durumunda, yazılı belge niteliğinde olan resmi senetteki ödeme konusundaki ifadenin aksinin doğru olduğu hususunu, davalı iş sahibi, yüklenici ile bağımsız bölümü satın alan üçüncü kişi arasında yapılan alacağın temliki niteliğindeki belge ile, satın alan kişinin bunu doğrulayan beyanı ile, üçüncü kişi tarafından satış bedelinin yükleniciye ödendiğine dair banka kaydı, havale ya da resmi belge ile kanıtlayabilir. Bu itibarla somut uyuşmazlıkta mahkemece dosya arasında bulunmayan sözleşme örneği getirildikten sonra, davalının davacının talimatı ile daire devirleri yapıldığını iddia ettiği ..., ... ... ve ... tanık olarak dinlenilmeli, bu kişilerden özellikle daireleri kimden satın aldıkları, ödemeyi kime yaptıkları hususları sorulmalı, ...'nun davacının babası olması ve aldığı daireyi sonradan oğlu olan davacıya satıp devretmesi nedeniyle, bu konuda makul sebepleri bulunup bulunmadığı irdelenmeli, davalı delil olarak yemin deliline de dayandığından, ispat edemediği ödemelerin bulunması durumunda, bunlar yönünden davalının davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu davalıya hatırlatılmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir.
"Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına," gerekçesiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince kararda davalı tarafın çekler verilerek ödemeler yaptıkları savunması yönünden, söz konusu çeklerin ibraz edilip edilmedikleri, ödenip ödenmedikleri, çeklerin arkalı önlü fotokopileri ilgili bankalardan getirtilmeli, davacının SGK primlerinin ödendiği yönündeki savunma yönünden ilgili SGK ödeme belgeleri getirtilmeli, bunların davalı ödemesi olarak kabul edilip edilmeyecekleri bu belgeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, davacı vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçedeki 12/10/2022 tarihli duruşmadaki davacı vekilinin SGK ve çek ödemelerine ilişkin belgeleri davalı tarafın sunduğu, kendi kabullerinde olduğu, bu konuda uyuşmazlık olmadığı ve davalı vekilinin SGK ve çek ödemeleriyle ilgili taraflar arasında bir sorun olmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak mahkememizce SGK ve çek ödemeleriyle ilgili yazı yazılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda tanıklar...............u dinlenmiş, ancak tüm yazışmalara rağmen temin edilemeyen ...'ın dinlenmesinden her iki tarafın beyanları dikkate alınarak vazgeçilmiştir.
.........l'ın davacı ... Alüminyum ile ticaretlerinin olduğu, Yeşilovada yaptırdıkları ... Life projesinde davacının cephe kaplaması işi yaptığı, bunun karşılığında bir dükkan ve üstüne para verdiği, kendisinin de ... Alüminyumdan 2 tane daire aldığı, verdiği dükkan pahalı olduğu için cephe kaplama işi ve aldığı 2 dairenin verdiği dükkan ve ödediği paraya tekabül ettiğine ilişkin beyanı dikkate alındığında ...la davalı tarafça satılan dairelerin davacı adına devredildiği, bedelinin davacı tarafından tahsil edildiği, bu nedenle davalının ödemesi olarak kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının babası olan tanık ... da özetle; davalının müteahhitliğini yaptığı ... Premium evlerinden bir daire satın aldığını, 350.000,00 TL daire bedelini ... ...'a bizzat elden ödediğini, eşinin vefatından sonra davacı ve diğer oğlunun kız kardeşleriyle uğraştırmamasını söyleyince satın almış olduğu daireyi ...'a devrettiğine ilişkin beyanda bulunmuştur.
Her ne kadar mahkememizce ilk kararda ... sözleşmesi ile davacıya verileceği kararlaştırılan dairenin davacının babasına devredilmiş olması nedeniyle daire bedeli olan 400.000,00 TL ödeme davalı ödemesi olarak kabul edilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince ...'nun tanık olarak dinlenmesine ilişkin kararı ve tanığın beyanının içeriği dikkate alınarak ...'nun daireyi kendi parasıyla satın aldığı, dolayısıyla davalı ödemesi olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan ... adına kayıtlı taşınmazın da ödeme olarak kabul edilmesi davalı tarafça talep edilmiş ve buna ilişkin ilk karardan önce sunulan dekont ve savcılık ifadeleri sunulmuş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu delillere rağmen ...'ın tanık olarak dinlenmesine karar vermiş olması, savcılık ifadesinde taşınmazı davacıdan aldıklarına ilişkin beyanda bulunmaması hususu dikkate alındığında ödeme iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği mahkememizce kabul edilmiştir.
İlk kararda davalının ödeme miktarı olarak belirlenen toplam 1.000.982,61 TL'den ...'na verilen daire bedeli olan 400.000,00 TL'nin düşülmesi ve davalının ödemesi olarak kabul edilen ...a satılan 2 adet taşınmaz karşılığı 660.000,00 TL'nin eklenmesi sonucu davalının toplam ödeme miktarı 1.260.982,61 TL olmaktadır. Bu miktarın davacının 2.053.702,60 TL'den mahsubu ile bakiye davacının 792.719,99 TL alacağının kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda 21/02/2024 tarih ve 2022/580 Esas, 2024/112 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının faturalara göre 2.053.702,60 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın 1.260.982,61 TL'sinin yukarıda açıklandığı şekilde davalı tarafından ödenmiş olduğu, davacının 792.719,99 TL bakiye alacağının bulunduğu, bu alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle bu miktar kadar davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, faturaya dayalı alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara kaşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından 03/10/2024 tarih 2024/522 Esas 2024/822 Karar sayılı kararla; "1- Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/5297 Sor. ve 2021/2738 Sor. sayılı dosyalarının bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Söz konusu dosyaların akıbetleri konusunda bir bilgi ve belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Mahkemece bahse konu dosyaların akıbetleri araştırılarak iş bu davaya etkisi hususu değerlendirilmelidir.
2- Mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde, davalı ödemeleri konusunda yukarıda ilk derece mahkemesi kararı özeti kısmında belirtilen değerlendirmeler yapılarak, neticeten davacının 792.719,99 TL alacağı kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkemece yukarıda 1. maddede belirtilen Cumhuriyet Başsavcılığı dosyalarının mahkemenin bu kabulüne etkisi hususu öncelikle irdelenmelidir. Diğer yandan mahkemece ...a satılan söz konusu yerdeki 7 ve 15 numaralı iki adet daire ile ilgili olarak bu kişinin beyanlarına itibar edilerek, daire bedelleri olarak toplamda 660.000,00 TL davalı ödemesi olarak kabul edilmiştir. Tanık ...ın beyanlarında bahsi geçen ticari ilişkilerin yazılı deliller ile ispatı gereklidir. ...ın beyanlarında bahsi geçen ticari ilişkileri doğrular bir belge sunamadığı görülmektedir. Bu nedenle söz konusu taşınmaz devirlerinin davalı ödemesi olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca mahkemece davacının babası ...'na sonradan da ... tarafından davacıya devredilen ve sözleşmede davacıya devredilmesi öngörülen söz konusu yerdeki 8 numaralı bağımsız bölümün bedeli olarak 400.000,00 TL'nin davalı ödemesi olarak kabul edilemeyeceği kabul edilmiştir. Bahse konu daire sözleşmede davacı ... ...'na devredilmesi kararlaştırılan bir dairedir. ..., ...'un babası olup, taşınmazı edinmesine ve sonradan oğluna devretmesi konusunda mahkemede kanaat oluşturabilecek bir sebep ortaya koyamamıştır. ..., davalı şirkete ödemelerini gösterir bir belge de sunamamış, elden ödeme iddiasında bulunmuştur. Bu daire yerine davacıya bir başka dairenin devredildiği taraflarca iddia ve ispat edilmemiştir. Sözleşme ile davacıya ...'a isabet edecek daire için baba ...'ın bedel ödeyip, bu daireyi bir süre oğluna devretmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir. Bu nedenlerle bu daire devrinin sözleşmede belirtilen 400.000,00 TL bedel üzerinden davalı ödemesi olarak değerlendirilmesi gereklidir. Mahkemenin davalı tarafın çeşitli şekillerde yapıldığı iddia edilen diğer ödeme savunmaları ile ilgili değerlendirmelerinde mevcut dosya kapsamı itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin söz konusu kararına istinaden ... ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/5297 Sor. ve 2021/2738 Sor. sayılı dosyalarının celbi istenmiş, cevabi olarak alınan yazılardan; 2020/5297 soruşturma sayılı dosyasına iddianame yazıldığı, ancak mahkeme tarafından iade edildiğinden dosyanın 2021/2738 nolu soruşturma numarasını aldığı, söz konusu dosyada ise 09/07/2021 tarih ve 2021/2738 soruşturma, 2021/12912 karar nolu kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin ticari alım satımdan kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile "serbest meslek sahibi kişinin dolandırıcılığı" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen karara karşı müşteki vekili tarafından itiraz edildiği, ... ... 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 03/08/2021 tarih ve 2021/4918 D.İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davalının üstlendiği bir kısım projelerde alüminyum kompozit panel ile kaplama, balkon ve merdiven korkuluklarının, bina giriş kapılarının yapılması, cam cephe giydirme işleri yaptığını, davalının iş bedelinin bir kısmını ödemediğini iddia ederken; davalı ise iş bedelini ödediğini savunmaktadır.
Alınan bilirkişi raporu ve tüm delillere göre, takibe ve davaya konu edilen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının faturalara göre 2.053.702,60 TL alacağının bulunduğu belirlenmiştir.
...a satılan söz konusu yerdeki 7 ve 15 numaralı iki adet daire ile ilgili olarak ticari ilişkilerin yazılı deliller ile ispatı gerekli olup, bahsi geçen ticari ilişkileri doğrular bir belge sunamadığı görülmekle 660.000,00 TL'lik söz konusu taşınmaz devirlerinin davalı ödemesi olarak kabul edilmemiştir. Öte yandan, sözleşme ile davacıya ...'a isabet edecek daire için baba ...'ın bedel ödeyip, bu daireyi bir süre oğluna devretmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmediğinden bu daire devrinin sözleşmede belirtilen 400.000,00 TL bedel üzerinden davalı ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, buna doğrultuda yapılan hesaba göre yapılan diğer ödemelerde dikkate alındığında davalının yapmış olduğu toplam ödeme miktarının 1.052.719,99 TL olduğu sonucuna varıldığı, bu miktarın davacının 2.053.702,60 TL alacağından mahsubu ile bakiye davacı alacağının 1.000.982,61 TL alacağının bulunduğu, bu alacağın ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle bu miktar kadar davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatine varılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, faturaya dayalı alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12227 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 1.000.982,61 TL asıl alacak miktarı üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 200.196,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 68.377,12 TL harçtan peşin alınan 1.306,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 67.070,92 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 152.137,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 31.842,78 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yatırılan 1.306,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 2.136,60 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 1.782,24 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı tarafından yapılan 369,30 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 0,15 TL'sinin davacıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2025