T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/903 Esas
KARAR NO : 2025/503
HAKİM : ...
DAVACI : ... - ...
DAVA : Haksız Rekabet
DAVA TARİHİ : 27/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Haksız Rekabet" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...in ... sicil numarası ile ... Barosuna kayıtlı olarak avukatlık faaliyetinde bulunduğunu, bu durumun ... Baro Levhası ve Türkiye Barolar Birliği kayıtları ile sabit olduğunu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasında; “Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.” hükmünün amir olduğunu, davalıya ait internet sitesindeki söz konusu ifadeler müvekkilinin yürüttüğü avukatlık mesleği açısından haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumun yerleşik yargı kararları ile de sabit olduğunu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 05.10.2018 tarih ve E:2017/6, K:2018/9 sayılı kararında "...Dava açma ehliyeti olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, bir uyuşmazlıkta taraflardan biri davasını bir başkası ile takip etmek isterse bu kişinin kural olarak baroya kayıtlı bir avukat olması gerekmektedir. Bu kural doktrinde "avukatlık tekeli" olarak ifade edildiğini, kaynağını Avukatlık Kanunu'nun 35 ve 63. maddelerinden alan bu tekel hakkı uyarınca, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde görüş bildirmek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yalnız baroda kayıtlı avukatlara aittir...” şeklinde ifade edildiğini, birçok gerçek ve tüzel kişiye ait internet sitesinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlara münhasır yetkilerin kullanıldığını ve bunlar aleyhine haksız rekabetin engellenmesi yoluna gidildiğini, bu kapsamda davalıya ait “https://www. r..............etim.com/hukuk-danismanligi/ ” adresli internet sitesinde de dava tarihi itibarı ile, aşağıdaki ifadelere yer verildiğinin tespit edildiğini, hukuk danışmanlığı kapsamında vermiş oldukları hizmetlerin, kat malikleri ya da kiracılardan aidat ve avans ödemelerini aksatanlar hakkında yasal işlemlerin yapılması, ortak alanlara ilişkin ortaya çıkabilecek hukuki problemlere müdahale edilerek çözüm bulunması, personele ilişkin çalışmalarda ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların çözüme kavuşturulması, mal ve hizmet alım sözleşmelerinin mevzuata uygun olarak yapılmasının sağlanması, genel kurul toplantı ve kararlarının mevzuata uygunluğunun sağlanması, genel kurul toplantı ve kararlarının hukuka uygunluğunun sağlanması, borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat malikleri ve 3. şahıslar hakkında, noter kanalıyla ihtar ve ihbarname çekilmesi, icra takibi yapılması, dava açılması mal ve hizmet alım sözleşmelerinin hukuki anlamda yapılması, vb. Hizmetler” Davalının İnternet sayfasında iletişim adresi olarak belirttiği "info(G............tim.com" e-posta adresine gönderilen 27.11.2024 tarihli e-posta ile, İnternet sitesinde yer alan hukuk danışmanlığı, dava takibi gibi 1136 sayılı Kanun'a aykırı tüm ibarelerin kaldırılması ve bu çerçevede yapılan tüm tanıtım, pazarlama ya da yönlendirme faaliyetlerine son verilmesi talep edildiğini, ancak herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını, söz konusu ibarelerin halen internet sayfasında yer almaya devam ettiğini, davalının internet sitesinde münhasıran avukatların verebileceği hizmetlerin verildiği yönünde açık ifadeler bulunduğunu, bu durumun müvekkili açısından TTK'nın 55. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin (a) bendinin 3. alt bendi ve aynı maddenin (e) bendi hükümlerine aykırılık nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek davalının internet sitesinde yer alan yukarıda belirtilen ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ifadelerin internet sitesinden çıkartılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesine, hükmün ilanına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesin özetle, müvekkili hakkında açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olup reddinin gerektiğini, dava şartı arabuluculuk şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafın haksız rekabet hükümlerinden hareket ederek bir kısım taleplerde bulunduğunu, bu talepler yönünden arabuluculuk başvuru şartının zorunlu olduğunu, ancak başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın bu yönden usulden reddi gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu dava hakkının münhasıran meslek odasına tanındığını, dolayısıyla davacının bu yöndeki taleplerinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından internet ortamında belirtilen hizmetlerin sunulmasının söz konusu olmadığını, bu hizmetlerin şirket vekilleri tarafından sunulduğunu, haksız rekabet oluşturacak bir durum söz konusu olmadığını, sunulan hizmetlerin bizzat şirket tarafından avukatlık hizmeti olarak sunulması şeklinde bir ibarenin söz konusu olmadığını, davacı taraf dilekçesinin 7 numaralı maddesinde "Davalının İnternet sayfasında iletişim adresi olarak belirttiği "inf............etim.com" e-posta adresine gönderilen 27.11.2024 tarihli e-posta ile, internet sitesinde yer alan hukuk danışmanlığı, dava takibi gibi 1136 sayılı Kanun'a aykırı tüm ibarelerin kaldırılmasının ve bu çerçevede yapılan tüm tanıtım, pazarlama ya da yönlendirme faaliyetlerine son verilmesinin talep edildiğini, ancak herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını, söz konusu ibarelerin halen internet sayfasında yer almaya devam ettiğinin görüldüğünü" şeklinde beyanda bulunulduğunu, davacı taraf internet ortamındaki içeriklerin kaldırılması için müvekkil şirkete sözde 27/12/2024 tarihinde mail attığını, huzurdaki davanın da aynı şekilde 27/12/2025 tarihinde açıldığını, dolayısıyla aynı gün mail atıp aynı gün cevap gelmediğinden bahisle dava açtıklarını, dolayısıyla davacı yanın buradaki asıl gayesinin gerçekten bir haksız rekabetin önlenmesi olmadığını, dilekçe ekinde eklenen kararın da kesin karar olmayıp huzurdaki dava ile ilgisi bulunmadığını savunarak açılan davanın usulden, hukuki yarar yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafın münhasıran avukatların tekelinde olan işlerin davalı tarafından yapıldığını ileri sürdüğü ve bu iddianın ispatına yönelik olarak bir takım internet sayfası görüntüleri sunduğu görülmüştür. Davalı tarafın ise söz konusu iddiaları reddederek davanın reddini istediği görülmüştür. Bu itibarla eldeki davanın 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hükmün ilanı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davalı şirkete ait internet sitesinde bulunan şirketin faaliyetleri ile ilgili ifadelerin bir kısmının Avukatlık Kanunu'nun münhasıran baroya kayıtlı avukatlara özgülediği işlere ilişkin olup olmadığı, bu paylaşımların Avukatlık Kanunu'nu ihlal edip etmediği, paylaşımlarda haksız rekabet teşkil eden bir durum bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere haksız rekabet, 6100 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 54. maddesinde, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 55. maddesinde ise haksız kabul edilen fiillerin listesine yer verilmiştir. Bu itibarla TTK'nın 55/1-a-3. maddesinde, "Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak" haksız rekabet teşkil edecek fiil olarak sayılmıştır.
Tüm bu açıklamalar uyarınca davacı taraf, davalının sahibi olduğu internet sitesinde münhasıran avukatların tekelinde olan işlerin davalı tarafından yapıldığının belirtildiğini ileri sürdüğünden, Mahkememizce öncelikle ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin ortaklarını ve faaliyet alanını gösterir ticaret sicil kayıtları dosyaya celbedilmiştir. Akabinde dosya Mahkememizce re'sen seçilen bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş ve bu suretle davacı tarafça dayanılan internet sitesi üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Görevlendirilen bilirkişiden dava dilekçesi ekindeki internet sayflarının davalıya ait olup olmadığı, bu sitedeki söz konusu reklam ve sunulduğu belirtilen hizmetlerin davalıyla ilgili olup olmadığı, reklam ve hizmetlerin içeriğinin ne olduğu, söz konusu eylemlerin davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davalının iştigal alanı dikkate alınarak bu hizmetleri yerine getirip getiremeyeceği hususlarında dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor tanzim etmesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından 07/07/2025 tarihinde bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi tarafından sunulan rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca, Avukatlık Kanunu'nun 35 ve 48. maddeleri uyarınca kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem ve yargı yetkisini taşıyan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek yalnız baroda kayıtlı avukatların tekilinde yapılabilecek işlerden olduğu, dava dilekçesi ekinde bulunan ve bilirkişi raporuyla da davalıya ait olduğu belirlenen internet sitesinde dava tarihi itibariyle bulunduğu tespit edilen "Kat malikleri ya da kiracılardan aidat ve avans ödemelerini aksatanlar hakkında yasal işlemlerin yapılması" "Ortak alanlara ilişkin ortaya çıkabilecek hukuki problemlere müdahale edilerek çözüm bulunması" "Personellere ilişkin çalışmalarda ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların çözüme kavuşturulması" "Mal ve hizmet alım sözleşmelerinin mevzuata uygun olarak yapılmasının sağlanması" "Genel kurul toplantı ve kararlarının mevzuata uygunluğunun sağlanması" "Genel kurul toplantı ve kararlarının hukuka uygunluğunun sağlanması" "Borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat malikleri ve 3. şahıslar hakkında; Noter kanalıyla ihtar ve ihbarname çekilmesi, icra takibi yapılması, dava açılması" "Mal ve hizmet alım sözleşmelerinin hukuki anlamda yapılması, vb. hizmetler" şeklindeki ibarelerin münhasıran avukatların yapabileceği işler mahiyetinde olduğu, bu konularda, avukatlar dışında hiç kimsenin evrak düzenleyemeyeceği, iş takibi ve icra takibi yapamayacağı, dava açamayacağı, söz konusu yasa hükümlerine aykırı davranılmasının kanunda ayrıca suç olarak düzenlendiği, bu nedenle söz konusu paylaşımların 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a/3 maddesi uyarınca "Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak'' hükümlerine göre haksız rekabet oluşturduğu görülmekle, davacının davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki davasında haklı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesiyle birlikte söz konusu ibarelerin internet sitesinden çıkartılmasını da talep etmişse de, davalı tarafça dava tarihinden sonra haksız rekabet teşkil eden hemen yukarıda zikredilen ibarelerin internet sitesinden kaldırılmış olduğu tespit edilmekle, bu talep yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ancak dava tarihi itibariyle davalıya ait internet sitesinde bu ibarelerin bulunduğu bilirkişi raporuyla da sabit olduğundan ve davacı dava tarihi itibariyle haklı olduğundan tüm yargılama giderleri davalının üzerine yüklenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-3. vd. maddeleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 vd. maddeleri uyarınca davalı şirkete ait (www.re..............etim.com) web sayfasında yer alan
"Kat malikleri ya da kiracılardan aidat ve avans ödemelerini aksatanlar hakkında yasal işlemlerin yapılması"
"Ortak alanlara ilişkin ortaya çıkabilecek hukuki problemlere müdahale edilerek çözüm bulunması"
"Personellere ilişkin çalışmalarda ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların çözüme kavuşturulması"
"Mal ve hizmet alım sözleşmelerinin mevzuata uygun olarak yapılmasının sağlanması"
"Genel kurul toplantı ve kararlarının mevzuata uygunluğunun sağlanması"
"Genel kurul toplantı ve kararlarının hukuka uygunluğunun sağlanması"
"Borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen kat malikleri ve 3. şahıslar hakkında; Noter kanalıyla ihtar ve ihbarname çekilmesi, icra takibi yapılması, dava açılması"
"Mal ve hizmet alım sözleşmelerinin hukuki anlamda yapılması, vb. hizmetler"
ibarelerinin HAKSIZ REKABET NİTELİĞİNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Dava, haksız rekabet teşkil eden ifadelerin internet sitesinden çıkartılması suretiyle haksız rekabetin önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığından bu taleple ilgili ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Türk Ticaret Kanununun 59. maddesi uyarınca gideri davada haksız çıkan davalı taraftan alınmak kaydıyla hükmün kesinleşmesinden sonra ulusal düzeyde yayın yapan ve tirajı 50.000'in üzerinde olan bir ulusal gazetede HÜKMÜN İLANINA,
5-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan 6.750,90 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 262,50 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/09/2025