T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/911 Esas - 2025/499
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/911 Esas
KARAR NO : 2025/499
...............
.................
......................
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İstirdat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında 16/06/2017 tarihinde bağlantı anlaşması imzalandığını, anlaşmanın imzalandığı tarihten bu yana müvekkili şirketin kesilen tüm faturaları herhangi bir gecikme veya eksiklik olmadan ödediğini, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı tarafından 06/02/2023 tarihinde KDV dahil 2.141,528,14 TL tutarında 15 gün vadeli fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin bundan önceki tüm faturaları gününde ödemesine rağmen, deprem günü düzenlenen bu faturayı yaşanan felaket sebebiyle süresinde ödeyemediğini, müvekkilinin 2023 Temmuz ayında davalı ile iletişime geçip 06/02/2023 tarihli faturayı ödeyeceğini bildirdiğini, davalının faturanın gecikme cezası ile birlikte ödenmesi konusunda ısrarcı olduğunu, müvekkilinin tüm elektriğin kesilmesi dahil her türlü yaptırımla karşılaşılması ihtimali olması ve bir icra baskısına maruz kalmamak adına, fazlaya ilişkin dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla ihtirazı kayıtlı olarak dava konusu gecikme cezasının bedelinin ödenmek zorunda kaldığını ve 01.08/2023 tarihinde ihtirazi kayıtlı olarak fatura bedeli ve gecikme zammı ile birlikte toplam 2.492,762,73 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödemenin ardından davalı tarafından 02/08/2023 tarihinde gecikme zammı açıklamalı 351.234,59 TL bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından 03/08/2023 tarihinde gecikme faizinin iadesi talepli yazı gönderildiğini, ancak davalı tarafından mücbir sebep başvurumuzun ilgili mevzuat kapsamında başkanlıklarınca uygun değerlendirilmediğinin belirtildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtirazı kayıtla davalıya ödemesi yapılmak zorunda kalınan 02/08/2023 tarih T..........00001 fatura nolu, KDV dahil 351.234,59 TL bedelli fatura bedelinin ödeme tarihi olan 01/08/2023 tarihinden beri işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Teşekkülleri Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Ocak 2023 dönemine ait TEE...........0634 nolu iletim sistemi sistem kullanım ve sistem iletişim faturası ve bu faturanın vadesinde ödenmemesi nedeniyle teşekkülleri Mali İşler ve Finans Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen T........000001 nolu gecikme zammı faturasına 06/02/2023 tarihinde Kahramanmaraş-Pazarcık merkezli yaşanan büyük deprem felaketi nedeniyle faturaların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek 03/08/2023 tarihli ve 2023-EE1 sayılı yazı ile itiraz ettiğini, davacının yaptığı itirazın teşekkülleri Tarife ve Müşteri Hizmetleri Dairesi Başkanlığının 15/09/2023 tarihli ve 2040157 sayılı yazıları ile uygun bulunmadığını, gerek faturanın depremin gerçekleştiği 06/02/2023 döneminden önceki 1-31 Ocak 2023 dönemindeki sistem kullanımına ait iletim bedeli faturası olması gerekse depremden etkilenen iletim sistemi kullanıcılarına düzenlenen iltim bedeli faturalı için EPDK tarafından kurul kararı ile verilen bir mücbir sebep muafiyet kararının olmaması nedenleriyle uygun değerlendirilmediğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava taraflar arasındaki Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı olarak davalı tarafça düzenlenen ve davacı tarafça ödemesi yapılan fatura bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sistem kullanım anlaşması akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı tarafça tanzim edilen tüm faturaların müvekkili tarafından zamanında ödendiğini, yalnızca 06/02/2023 tarihli KDV dahil 2.141,528,14 TL bedelli faturanın 6 Şubat tarihinde yaşanan Kahramanmaraş'taki depremler nedeniyle süresinde ödenemediğini, davalının bahsi geçen faturanın süresinde ödenmemesi nedeniyle gecikme zammı talep ettiğini ve buna dair fatura düzenlediğini belirterek müvekkilince ödenen gecikme zammı fatura bedelinin davalıdan istirdatını talep etmiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, davacının söz konusu taleple ilgili olarak dava öncesi taraflarına başvuruda bulunduğunu, davacı tarafça geç ödenen faturanın, depremden önceki bir dönem olan 1-31 Ocak 2023 dönemindeki sistem kullanımına ait iletim bedeli faturası olması ve EPDK tarafından verilen bir mücbir sebep muafiyet kararının olmaması nedenleriyle talebin uygun görülmediği belirterek haksız davanın reddini istemiştir.
Bu itibarla, eldeki davanın istirdat istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun taraflar arasında akdedilen 16/06/2017 tarihli bağlantı anlaşması uyarınca davalı tarafından tanzim edilen 06/02/2023 tarihli faturanın geç ödenmesi nedeniyle davalının davacıdan gecikme zammı talep edip edemeyeceği, davalının ihtirazi kayıt altında ödenen gecikme zammını tahsilde haklı olup olmadığı, faturanın geç ödenmesinin mücbir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının davacıdan sözleşme ve mevzuata aykırı olarak fazladan gecikme zammı tahsil edip etmediği, davacının, davalıdan istirdadı gereken bir tutarın bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dava dosyası incelendiğinde, taraflar arasında Sistem Kullanım Anlaşması bulunduğu, bu anlaşmaya binaen davalı tarafça 06/02/2023 tarihli 2.141.528,14 TL bedelli fatura tanzim edildiği ile bu faturanın ve içeriğinin anlaşmaya uygun olduğu noktasında uyuşmazlık yoktur. Gerçekten de davacı bu fatura bedelini herhangi bir itiraz ileri sürmeksizin 01/08/2023 tarihinde eksiksiz olarak ödemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bahsi geçen fatura bedelinin davacı tarafça son ödeme tarihi olan 21/02/2023 tarihinden sonraki bir tarihte, 01/08/2023 tarihinde geç ödenmesi nedeniyle davalının gecikme cezası talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı davalı tarafça talep edilen gecikme cezasını fatura bedeli ile birlikte 01/08/2023 tarihinde ihtirazi kayıt altında ödemiş ve bu ödediği bedeli işbu davada dava konusu yapmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta öncelikli olarak sözleşme hükümlerinin uygulanacağı noktasında şüphe olmasa da, sözleşmenin kurulması sonrasında şartlarda meydana gelen olağanüstü değişikliklere bağlı olarak sözleşme koşullarında meydana gelen dengenin yeniden sağlanması gerektiği açıktır. Davacı sözleşmenin kurulmasından sonra yaşanan deprem felaketi nedeniyle fatura bedelini geç ödemek zorunda kaldığını belirterek davasını mücbir sebep olarak bu nedene dayandırmıştır. Bu bağlamda ifade etmek gerekir ki, Yargıtay içtihatları uyarınca mücbir sebep, sözleşmenin yapıldığı sırada önceden dikkate alınması ve önüne geçilmesi imkansız olan ve dış etkilerden kaynaklanan sel, yangın, deprem, salgın hastalıklar gibi olaylar olarak tarif edilmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-90 E., 2018/1259 K., Dairemizin 2022/6903 E., 2022/8128 K., 2022/2200 E., 2022/8401 K. sayılı ilamları). Bu cümleden hareketle, her ne kadar davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere geç ödenen ve gecikme zammına dayanak yapılan 06/02/2023 tarihli fatura depremden önceki 1-31 Ocak 2023 dönemini kapsayan sistem kullanımına ait iletim bedeli faturası olsa da faturanın 15 gün vadeli olarak depremin meydana geldiği gün tanzim edildiği, faturanın tanzim tarihi ile ödeme tarihinin deprem sürecine denk geldiği, 6 Şubat depremlerinin mücbir sebep olarak nitelendirilecek büyüklükte bir doğa olayı olduğu, mücbir sebep nedeniyle davalının geç ödemeden kaynaklı hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, zira gecikme zammı talep edilebilmesi için davacının kusurlu olması gerektiği, halbuki mücbir sebep olarak nitelendirilecek 6 Şubat depremleri nedeniyle illiyet bağının kesildiği, davalı tarafça tahsil edilen gecikme zammı bedelinin yerinde olmadığı, EPDK kararı olmamasının tek başına bu durumu haklı kılmayacağı değerlendirilmekle, Mahkememizce davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve 351.234,59 TL alacağın ödeme tarihi olan 01/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 351.234,59 TL alacağın ödeme tarihi olan 01/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 23.992,83 TL harçtan peşin alınan 5.998,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.994,62 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.998,21 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 56.197,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 15.738,40 TL (427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2025