T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/101 Esas - 2025/548
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/101 Esas
KARAR NO : 2025/548
.................
.......................
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/02/2025
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Rücuen Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ... ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede karar pulu ve damga vergisinden davalı şirketin sorumlu olacağı hususunun açıkça belirlendiğini ve sözleşmenin davalı şirketin özgür iradesiyle imzalandığını, hal böyle olmakla birlikte Hitit VD'nin 20..............03 nolu ihbarnamesi ile hizmet alım sözleşmesine ait karar pulu bedelinin davalıya iade edilmesi gerekçesiyle müvekkiline karar pulu, damga vergisi ile vergi ziyai cezası düzenlediğini, anılan vergi / ceza ihbarnamesinin iptali için ... 3. Vergi Mahkemesi'nin 2023/710 Esas sayılı davasını açtıklarını ancak mahkemenin "vergi ziyai cezası yönünden davanın kabulüne, damga vergisi yönünden reddine" karar verdiğini ve iş bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin vergi ceza ihbarnamesine ilişkin olarak ... 3. Vergi Mahkemesi'nin 2023/710 Esas sayılı dosyası kapsamında toplam 116.442,69 TL ödemek zorunda kaldığını, açıklanan nedenlerle davalının sebep olduğu kamu zararı olan 116.442,69TL'nin (vekalet ücreti ödemesi olan 10.500,00TL'sinin karar tarihinden kalan kalemlerin ödeme tarihinden) itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı tarafça ödenen karar damga vergisi ile yapılan masrafların rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla hizmet alımı yaptığını, davalı ile bu kapsamda hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca sözleşme karar ve damga pulu vergisinden davalı şirketin sorumlu olacağının açıkça belirlendiğini, ödemesi yapılan karar ve damga pulu vergisinin Hitit Vergi Müdürlüğü tarafından davalıya iade edildiğini ve müvekkili aleyhine karar pulu damga vergisi ziyaı cezası tanzim edildiğini, bunun üzerine ... 3. Vergi Mahkemesi'nin 2023/710 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, vergi ziyaı yönünden davanın kabulüne, damga vergisi yönünden ise davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşen karar uyarınca damga vergisini ödemek zorunda kaldıklarını ve mahkeme masraflarına muhatap olduklarını belirterek yapılan ödemelerin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır". Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği tespit edildiğinden davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiş ve Mahkememizce yargılama bu doğrultuda yürütülmüştür.
Bu itibarla, eldeki davanın taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan ve davacı tarafından ödenen karar damga vergisinin, gecikme zammının ve yargı giderlerinin davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davalının ödenen damga vergisi, gecikme cezası ve yargı giderleri tutarından hizmet alım sözleşmesi kapsamında sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise tutarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca, "Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir". Yine anılan Kanun'un 24. maddesi uyarınca, "Vergiye tabi kağıtların Damga Vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazımgelen vergi ve cezadan, mükelleflere rücu hakkı olmak üzere, kağıtları ibraz edenler sorumludur. (Değişik: 21/11/1980 - 2344/1 md.) Birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamından imza edenler müteselsilen sorumludurlar. Bunlar arasında vergiden müstesna olanların bulunması Damga Vergisinin noksan ödenmesini gerektirmez. Damga Vergisinden muaf kuruluşlarca kişilerin (1) sayılı tabloda yer alan işlemleriyle ilgili olarak düzenlenen ve sadece bu kurumların imzasını taşıyan kağıtlara ait verginin tamamı kişiler tarafından ödenir. Ancak bu kağıtlara ait verginin hiç ödenmemesi veya noksan ödenmesi halinde vergi ve cezanın tamamından kişilerle birlikte kurumlar müteselsilen sorumludurlar". Konuya ilişkin olarak 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8. maddesinde ise, "Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz" hükmü amirdir.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi incelendiğinde, tarafların serbest iradeleri ile sözleşmenin 7. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklı her türlü karar ve damga vergisinin ödenmesinden davalı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı görülmektedir.
Mahkememizce bu tespitler çerçevesinde dosya re'sen seçilen hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişiden tarafların iddiaları, vergi ceza ihbarnameleri, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi hükümleri, ... 3. Vergi Mahkemesi'nin 2023/710 Esas, 2023/1767 Karar sayılı dosyası, davacı tarafça yapılan ödemeler dikkate alınarak davacının davalıdan talep edebileceği rücuen alacak miktarı bulunup bulunmadığı hususunda rapor düzenlemesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından 19/06/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, davacı ile davalı arasında 26/11/2020 tarihli hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, ödemesi yapılan ihale karar damga vergisinin iadesi istemiyle davalı firma tarafından açılan dava sonucu ihale karar damga vergisi olarak tahsil edilen bedelin iadesine karar verildiği, bu karara istinaden Vergi Dairesi tarafından cezalı tarhiyatın yapıldığı, bunun üzerine davacı şirketin ... Vergi Dairesi Başkanlığı aleyhine açtığı ... 3. Vergi Mahkemesi'nin 2023/710 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada tekerrür hükümleri uygulanan vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne, karar damga vergisi yönünden ise davanın reddine karar verdiği, verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacının karar damga vergisini ödediği ve davadaki harç ve giderleri karşılamak zorunda kaldığı, her ne kadar davacı 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca Vergi Dairesi'ne karşı karar damga vergisi mükellefi pozisyonunda bulunduğundan dava konusu karar damga vergisini ödemek zorunda kalmışsa da, davacının bu sorumluluğunun yalnızca vergi iadesine karşı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin iç ilişkide öncelikle uygulanması gerektiği, tarafların kendi hür iradeleriyle akdettikleri hizmet alım sözleşmenin 7. maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklı her türlü karar ve damga vergisinin ödenmesinden davalı şirketin sorumlu olacağının kararlaştırıldığının görüldüğü, bu nedenle davacının ödediği vergiler ile davalı tarafın sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle muhatap olduğu yargılama giderlerini davalıdan talep edebileceği sonucuna varılmış ve davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
Son olarak belirtmek gerekir ki, her ne kadar davacı vekili alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişse de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde bulunan "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" hükmü gereğince, temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, ayrıca borçlunun usulüne uygun bir ihtarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, ihtarın mevcut olmadığı durumlarda ise, icra takip veya dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu bağlamda, davacı tarafından dava açılmadan önce davalının temerrüte düşürüldüğü hususunun ispatlanamadığı görülmekle, alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE, 116.442,69-TL'nin dava tarihi olan 07/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2Alınması gerekli 7.954,20 TL harçtan peşin alınan 1.988,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.965,64 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.988,56 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 8.467,90 TL (615,40 TL başvurma harcı, 87,50, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 265,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE,
7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/09/2025