T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/154 Esas - 2025/385
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/154 Esas
KARAR NO : 2025/385
.......
...............
.
......................
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2025
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın merkez bankasının taraf olduğunu iddia ettiği bir ürün için müvekkili ile irtibata geçerek müvekkiline 400.000,00 USD tutarında kredi açacaklarını ve eğer dolar 21 Haziran tarihinde 34 TL'ye geçerse müvekkiline geçtiği dolar kadarının 400.000,00 USD karşılığının TL olarak ödeneceğini, geçmez ise de altında kaldığı dolar kadarının 400.000,00 USD karşılığını müvekkilinin kendilerine ödeyeceğine ilişkin teklifte bulunulduğunu, müvekkilinin banka hesabına hiçbir zaman para yatmadığını, müvekkiline hayali bir kredi açıldığını, taraflar arsında imzalanan Türev İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi, Yatırım Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi ve Sermaye Piyasası Araçları Ürün Bazlı Risk Bildirimi Formu başlıklı sözleşmelerin banka şubesine gidilmesine rağmen taraflarınca incelenmesine izin verilmediğini, davalı bankaya ... 16. Noterliğinin 30/05/2024 tarih , 10348 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı bankaya müvekkilinin yalnızca banka ile sözleşme akdetmiş olduğunu, Merkez Bankası tarafından bağlayıcı bir durumunun olmasının mümkün olmadığını ve ilgili sözleşmelerden cayıldığını bildiren ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin bu başvurusuna rağmen davalı bankanın sözleşmeyi feshetmediğini ve müvekkiline 3.450,000 TL kadar borç çıkardığını, müvekkilinin bu parayı ödemek zorunda kaldığını, haksız ödenen bu paranın 450.000,00 TL'sinin iadesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davamızın kabulü ile sözleşmenin feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla kısmi dava olarak ikame ettiklerini, alacaklarının şimdilik 10,00 TL'sinin iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ilgili sözleşmelerin davacı ile dava dışı ... Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş. arasında gerçekleşmesi sebebiyle husumet yokluğu bulunduğunu, bu yönüyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak gerçekleri çarpıttığını, kendisine sunulan ... TCMB ürünü olan NDF işlemlerini kabul ettiği halde huzurdaki davada asılsız ve hayal ürünü iddialarda, safsatalarda bulunmaktan çekinmediğini, ilgili sözleşmeleri davacı tarafa e-mail ortamında iletildiğini, bunun cevap dilekçesi ekinde de sunulduğunu, müvekkili bankanın tüm işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, aksi yöndeki davacı iddialarının kabul edilemez nitelikte olduğunu, tüm bu sebeplerle öncelikle, yetki ve arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazlarının kapsamında davanın usulden reddine, aksi halde açıklamalar kapsamında esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı yana tahmiline karar verilmesini saygı ile vekaleten talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, Türev işlemleri çerçeve sözleşmesi, yatırım hizmetleri çerçeve sözleşmesi ve sermaye piyasası araçları ürün bazlı risk bildirimi formu başlıklı sözleşmelerin feshi ile banka tarafından tahsil edilen paranın iadesine ilişkindir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile; "26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye Ticaret Mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir.
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, ... ticareti ve ... sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı,
b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı,
d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı,
e) ...’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine," dair 25.11.2021 tarihinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı bankanın Mustafa Kemal Mahallesi Şehit Öğretmen Şenay ................... /... şubesinden davacı lehine kullandırılan ticari kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı anlaşılmakla; HSYK'nın 1. Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 karar sayılı kararına göre, dava konusu ihtilaf hususunda, ... 6, 7 ve 8 Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel yetkili kılındığından mevcut talebin özel yetkili/görevli mahkemelerce değerlendirmek üzere dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1- HMK 114/1 c ve 115 maddesi gereğince davanın dava şartı (görev) yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde iki haftalık süre içerisinde dosyanın ... 6,7 ve 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE ... HUKUK TEVZİ BÜROSUNA gönderilmesine,
2-Kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 20.maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 2 haftalık talep süresi içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilebileceğine, aksi halde davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,
3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
24/06/2025