T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/191 Esas - 2025/259
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/191 Esas
KARAR NO : 2025/259
..................
...............
...............
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 07/03/2025
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
I-DAVA DİLEKÇESİ:
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı ... Hidrolik Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 30/09/2024 tarihinde bir ... makinesi kiralama sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre, davalı şirkete ait 2018 model 1459 şasi numaralı, bg 20 h bauer paletli fore kazık makinesinin müvekkili tarafından aylık 1.200.000,00-TL bedel ile kiralandığını, müvekkili şirket yetkilisinin ... Hidrolik'e sözleşmenin avansı olarak 900.000,00-TL'lik çek verdiğini, daha sonra ... Petrol Rafineri A.Ş. tarafından müvekkilinin davalıdan kiraladığı işbu kira sözleşmesine konu makineye ilişkin olarak, makinenin auger çapının maximum 90 cm geldiğini, projeye uygun olan kazıkların 100 cm çapında olması gerektiğini ve makine yağ kaçaklarının devam etmesi sebepleriyle uygunsuzluk raporu verildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin işbu uygunsuzluk raporunu davalı .............. yetkilisine ileterek kira sözleşmesine uygun şekilde parçaların tedarik edilmesini, aksi halde kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ilettiğini ve avans olarak vermiş oldukları çekin iadesini talep ettiğini, ancak davalı şirket tarafından kira alacağına ilişkin şirkete kesilen faturaların icra takibine konulduğunu, ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/80683 Esas sayısı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin müvekkili şirketten kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, 26/12/2024 tarihinde davalı ... Hidrolik, ... Zemin Mühendislik Şirketinden 30/09/2024 tarihli ... makinası kira sözleşmesinden kaynaklı ve bu sözleşmeye istinaden herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, müvekkili şirketi ibra ettiğini, şirkete karşı alacak talebinde bulunmayacaklarını taahhüt ederek tüm hak ve alacaklarından feragat ettiklerini, icra takibindeki avukatlık ücretlerinin ve harçlarının da davalı firma tarafından ödeneceğinin kararlaştırılmış olmasına rağmen, söz konusu ödemelerin davacı tarafından yapıldığını, davalı şirketin icra takibi yapması ve kendilerine avans olarak verilmiş olan 900.000,00-TL değerindeki çeki müvekkil şirkete iade etmemeleri tamamen kötü niyetli olup hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulü ile 900.000,00 TL değerindeki çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çekin taraflarına iadesini, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP DİLEKÇESİ:
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hukuki ilişkinin varlığını kabul ettiğini, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüş hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfetinin de davacı borçluya düştüğünü, davacının senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuku ilişkiye dayandığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürdüğünü, temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul ettiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete verilen 900.000,00 TL değerindeki ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait 31/03/2025 keşide tarihli, 3251250 seri numaralı çekin geçerli bir şekilde düzenlendiğini ve dolanıma sunulduğunu, nitekim davacı tarafın 07/03/2025 tarihli dava dilekçesinde imzaya itiraz etmediğini ve kambiyo senedinin geçerli bir şekilde dolanıma sunulduğu hususunda herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu durumda kambiyo senedi vasfı taşyan dava konusu çekin mücerret ve ihdası olma niteliklerini haiz bir senet olduğu hususunun tartışmasız olduğunu, bedelsizlik iddiasında bulunan davacı taraf iddiasınnı ispatına yönelik yazılı bir delil sunmadığı gibi bu yoldaki iddiasını ispata yönelik hukuken elverişli başka bir delili de dosyaya sunmadığını, ayrıca her iki şirket arasında geçmişten gelen ve devam eden ticari bir ilişki olduğunu, derdest dava kapsamında davacı ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında alacak borç ilişkisi dava konusu kambiyo senedinden vareste olduğunu belirterek çekin ödeme aracı olduğu ve kambiyo senetleri arasında sayıldığı, eldeki çekin geçerli bir şekilde düzenlenerek dolanıma sunulduğu, kambiyo senedi vasfı taşıyan dava konusu çekin mücerret ve ihdası olma niteliklerini haiz bir senet olduğunu, davacının imzaya itiraz etmediğini, bu durumda davacının iddiasını yazılı şekilde ispatlaması gerektiğini ancak davacının iddiasını ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı hususları bir arada gözetilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
3.Dava menfi tespit davasına ilişkindir.
4.Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı ... Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, HMK'nın 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir.
5.HMK'nın "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlıklı 4. maddesine göre, "Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler". 6102 sayılı sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) ise ticaret mahkemelerinin her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari ... olarak kabul edilen uyuşmazlıklarda görevli olduğu düzenlenmiştir.
6.Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde özetle, fore kazık işiyle uğraştığını, müvekkili şirketin kazık makinesine ihtiyaç duyduğunu, bu kapsamda davalı ile ... makinesi kira sözleşmesi akdettiklerini, sözleşme kapsamında avans olarak davalıya 900.000,00 TL bedelli çek verdiklerini, daha sonradan kira sözleşmesine konu ... makinesinin ihtiyaç duydukları ... için uygun olmadığını tespit ettiklerini, bunun üzerine davalının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı olarak herhangi bir alacakları olmadığına ilişkin belge düzenlediğini ancak avans olarak verilen çeki geri alamadıklarını beyan ederek dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ise, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, bedelsizlik iddiasının ancak yazılı delille ispat edilebileceğini belirterek davacının davasında haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu kapsamda davacı tarafça, davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesi gereğince verildiği iddia edilen dava konusu senedin haksız olarak iade edilmediği belirtilerek borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup, uyuşmazlığın temeli kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Zira taraflar arasındaki 30/09/2024 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşmenin operatörlü ... makinesi kira sözleşmesi mahiyetinde olmadığı, sözleşmede operatör ücretlerini kiracının karşılayacağının açıkça hüküm altına alındığı, bu nedenle sözleşmenin kira sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerektiği değerlendirilmekle, dava taraflar arasındaki kira sözleşmesi çerçevesinde avans olarak verildiği iddia edilen kambiyo senedine dayanılarak açıldığından ve uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklandığından somut olay bakımından görevli mahkeme 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesidir.
7.Buna göre, taraflar arasındaki temel ilişkinin kira ilişkisi olduğu, işbu menfi tespit davasının sulh hukuk mahkemesinin görev alanında kaldığı gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ... Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (gerekçeli kararın tebliğinin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
25/04/2025