T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/202 Esas - 2025/470
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/202 Esas
KARAR NO : 2025/470
HAKİM : .......
KATİP : ......
DAVACI :......
: Av. .......
DAVALI : ......
: Av. .......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/03/2025
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08/05/2024 tarihinde dava dışı sürücü ......'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı araç ile müvekkilinin eşi müteveffa sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin eşi .....'in hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda ...... plaka sayılı motosiklet sürücüsü olan müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın dava dışı sürücünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle asli ve tam kusuruyla meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren .... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, trafik kazası sonucu müvekkilinin eşini kaybetmesi nedeniyle telafisi son derece gün manevi zarara uğradığını, bunun yanı sıra müteveffanın maddi desteğinden de mahrum kaldığını belirterek, artırım hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın ehliyet sahibi olmadığını, baş bölgesinden yaralanarak vefat ettiğini, emniyet kereminin takılı olmadığını, müterafik kusur uygulanması gerektiğini, kusur tespitinin ardından mütevaffanın nüfus kaydının dosya içine kazandırılması ve sigorta genel şartlarına uygun olarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun temerrüt tarihinden başlamakla kazaya karışan aracın hususi araç olduğu dikkate alınarak avans faizinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Eldeki dava çift taraflı trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08/05/2024 tarihinde ..... plakalı araç ile müvekkilinin eşi müteveffa sürücü ....'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosikletin karıştıkları kaza neticesinde .....'in hayatını kaybettiğini belirterek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu beyan ettiği .... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle trafik sigortacısı olan davalıya karşı destekten yoksun kalma tazminatı talepli eldeki davayı açmıştır. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müteveffanın ehliyetinin olmadığını ve emniyet kemerinin takılı olmadığını, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 16/07/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalı vekili ise, 24/06/2025 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı bildirmiştir.
Bilindiği üzere, feragat, HMK'nın 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Feragat, davaya son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı asil davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 74. maddesine uygun olarak davadan feragat yetkisini haiz olduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta dava, haksız fiilden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talepli maddi tazminat davasına ilişkindir. Bu dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecekleri davalar arasında yer almaktadır. Davacı vekili, vekaletnamesindeki yetkisine binaen davadan feragat etmiştir. Davalı vekili ise, 24/06/2025 tarihli dilekçesiyle davacı ile sulh olunduğunu, davacının tüm zararlarının giderildiğini belirterek feragat nedeniyle davanın reddedilmesini talep etmiştir. O halde, taraf vekillerinin sunmuş oldukları dilekçeler de dikkate alınarak, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmeyerek, davacının davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gerekli 205,13 TL harcın peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, davalı vekili tarafından vekalet ücreti talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 18/07/2025
Katip ......
¸
Hakim .....
¸