T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/566 Esas
KARAR NO : 2025/804
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI/MİRAS BIRAKAN : ...
MİRASÇILARI : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ : 31/07/2025
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Karaali Tarım Kredi Kooperatifi ortağı olduğunu, kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'ın 3091 sayılı kanun kapsamında birden fazla kez kamu taşınmazlarına tecavüz (işgal) fiilinde bulunduğunu, bu nedenle Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından idari yaptırım cezası ile cezalandırıldığını, bu eylemlerin hem kamu düzenine hem kooperatifin kurumsal itibarına zarar vermekte olduğunu, 07/05/2025 tarihinde Tarım KRedi Kooperatifi Bölge Müdürlüğü'ne yazılı başvuruda bulunarak ilgili kişinin görevden alınmasını talep ettiğini, bu talebine 16/05/2025 tarihli yazı ile olumsuz cevap verildiğini, ilgili işlemin iptali amacıyla 03/07/2025 tarihinde .... tarafından görevsizlik kararı verildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun belirtildiğini, mahkememizin görevli ve yetkili olması nedeniyle iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan diğer nedenlerle Karaali Tarım ve Kredi Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı ... hakkında görevden alınması talebiyle yaptırım başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline, anılan kişinin görevden alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın şahsi husumetinden dolayı yaklaşık üç yıldır müvekkili İl Sağlık Müdürlüğü, Kaymakamlık, Jandarma Karakolu, Cumhuriyet Savcılığı gibi akla gelebilecek her yere sistematik olarak şikayet ettiğini, davacı tarafın hak arama yollarının açıkça kötüye kullanımına örnek gösterilecek bu başvurularından müvekkili aleyhine bir sonuç alamadığı gibi, Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesinde açılan bir davada da kendisi aleyhine taraf vekalet ücretine mahkum edildiğini, huzurda görülen davanın da bütünüyle hukuki dayanaktan yoksun ve temelsiz olasının sebebi de davacının aynı saiklerle hareket etmeye devam etmesinden kaynaklanmakta olduğunu, tek amacı müvekkilini meşgul etmek, yormak ve yok yere masrafa sokmak olan iş bu davanın da, davacının yaptığı diğer başvurular gibi yargı organlarını gereksiz yere meşgul etmek dışında hiç bir sonuç doğurmayacağının açık olduğunu, açıklanan nedenlerle TTK anlamında tartışılacak ve ciddiye alınacak hiç bir yönü bulunmayan davacı iddialarını bütünüyle reddettiklerini, hukuken olduğu kadar ahlaken de sorunlu davacı iddialarıyla daha fazla meşgul edilmemesi için haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kooperatifin yönetim kurulu başkanının müdürlükten azli talebine ilişkindir.
UYAP'ta yer alan nüfus kaydına göre davacı ...'nın yargılama sırasında 08/11/2025 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçısı olarak eşi ve 2 çocuğunun kaldığı, davacı mirasçılarına duruşma gününün uyarılı davetiye ile tebliğ edildiği, ancak yapılan yoklamada hazır olmadıkları gibi mazeret de bildirmedikleri anlaşılmıştır.
Davacı ... mirasçıları adına vekaletname sunan Av. ... 17/12/2025 tarihli duruşmadaki beyanında; müvekkili mirasçının miras bırakanlarının tüm uyuşmazlıklarını bitirmek niyetinde olduklarını, bu sebeple davalı taraf ile anlaşıldığını, müvekkillerin adına davadan feragat ettiklerini, karşı tarafın ise kendilerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceğini beyan etmiştir.
Davalı vekili tarafından ise 17/12/2025 tarihli duruşmadaki beyanında; feragat beyanlarını kabul ettiklerini, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını beyan etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 311. Maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve 309/2 maddesinde "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, davadan feragat konusunda vekaletnamesinde özel yetki bulunan davacı mirasçıları vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekilinin vekalet ücreti ve sair hususlarda taleplerinin olmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Talep bulunmadığından davalı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2025
Başkan ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Üye ...
✎E-imzalıdır
Katip ...
✎E-imzalıdır