T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/240 Esas - 2022/442
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO: 2022/240
KARAR NO: 2022/442
HAKİM:...
KATİP:..
DAVACI :..
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : 2- .
VEKİLİ: Av....
DAVA: Marka Yidk Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 15/06/2022
KARAR TARİHİ: 29/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2022
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka.... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin .... sınıflarda adına tescil ettirmek üzere 12.11.2020 tarih ve ... sayı ile başvuruda bulunduğunu, davalının “hepsiburada” ibareli markalar mesnet alınarak itirazda bulunduğunu, bu itirazın reddedildiğini, bu karara itiraz eden davalının... tarafından verilen karar ile 09., 11., ve 31. Sınıflardaki emtialar açısından başvurularının kısmen reddedildiğini, dava konusu ... kararında “....ibaresinin ortak ve seri marka oluşturacak şekilde kullanıldığı dikkate alındığında ortalama tüketici tarafından işbu itiraza konu “hepsidem” ibareli başvurunun itiraz sahibinin seri markalarından birisi olarak algılanabileceği”nin ve markaların benzer olmasının gerekçe olarak belirtildiğini, ihtilaflı markalar arasında benzerlik incelemesi bütün olarak yapılması gerekirken, markayı oluşturan unsurların birbirinden bağımsız ve tek tek ele alındığını, redde mesnet alınan markalarının 2020 yılına kadar beyaz ya da turuncu zemin üzerine, beyaz, turuncu ve gri renklerden oluştuğunu, .... sayılı “h....” markaları hariç diğer tüm markalarda “hepsi” - “hepsiburada” ibarelerinin turuncu renkte olduğunu, 2020 yılından itibaren yapılan marka başvurularında ise yine... - hepsiburada ibarelerinde turuncu rengin kullanıldığını, diğer ibarelerde ise mor rengin kullanılmaya başlandığını, mor renk ile yazılı kelimelerin alt kısmında farklı renklerden oluşan bir çizgi yer aldığını, davaya konu başvuruda ise beyaz zemin üzerinde lacivert renk ile yazılı “hepsidem” sözcüğünden ve sözcüğün başlangıç kısmında yer alan yarım daire içerisinde yer alan çay yaprak şeklinden ve yine (İ) harfi üzerinde yer alan yeşil yaprak şekli bulunduğunu, mesnet markaların okunuşlarında bir benzeşme olmadığını, “hepsi” kelimesinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, “burada” kelimesinin “bu yerde” anlamına geldiğini, başvuruları ile kavramsal bir benzeşme bulunmadığını, “dem” sözcüğünün “hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu” anlamına geldiğini, markalarında yer alan "hepsidem” sözcüğü, “tamamı dem, tamamı istenilen/arzu edilen çay” manası taşıdığını, davalının mesnet markalarında 168 adet “hepsiburada” ibaresi bulunduğunu, hepsiburada ve hepsidem markalarının karıştırılamayacağını, taraf markalarının... ibaresi ile başlamasının, salt bu sebeple markaların benzer olduğunu sonucuna ulaşılması için yeterli olmadığını, HEPSİ ibaresi, başka sözcük, şekil ve renkler ile birlikte bambaşka bir anlam ve mesaj vermeye müsait olduğunu, davalının redde mesnet alınan... ibareli markalarının, seri marka niteliğinde olmadığını, redde mesnet markaların bütüncül incelemede farklı olduğunu, davalının ana markası olan hepsiburada ibaresinin turuncu renkte olduğunu ve kendi markalarının ise farklı renk ve şekil içerdiğini, diğer markaların ise tanınmış olmadığını beyan ederek TÜRKPATENT YİDK’nın 2022-M-3235 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; bütüncül inceleme yapıldığında dava konusu markalar arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğunu, davalı şirket markalarında “hepsi” ibaresinin ortak ve seri marka oluşturacak şekilde kullanıldığını, ortalama tüketici tarafından “hepsidem” ibareli başvuru markasının, davalı şirketin seri markalarından biri olarak algılanabileceğini markalarda yer alan kelime unsurlarında kelimenin korunduğu, yazım stili, büyük/küçük harf kullanılmış olması, renk unsurlarının benzerlik değerlendirmesinde esas alınmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sektörün en eski aktörlerinden biri olarak 1998 yılında online alışveriş pazarına girip 48 milyon ziyaretçi ve 32 milyon üyeye sahip olduğunu, bu alanda birçok ödül aldığını, 2020 yılında satış gelirini % 145 arttırarak 6.4 milyar liraya ulaştığını, “hepsi” ve “hepsiburada” ibareli çok sayıda marka tescili bulunduğunu, .... markasındaki ...” ibaresinin markada .... ibaresinden önce yer almasının nedeninin tüketici tarafından öncelikli olarak algılanıp akılda kalmasından geldiğini, “dem” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, taraf markaları kelime markası olup davacının markasında yer alan çay yaprağı şekli ve yarım daire figürünün markanın ayırt ediciliğini sağlayan ibareler olmaması ve kelime unsurunun önüne geçememesinin, tüketicinin ilk algılayacağı unsurun .... ibaresi olmasını doğuracağını,... ve... markaları dava konusu markada olduğu gibi... ibaresi ile başladığından tüketici zihninde... ibaresi ile başlayan markaların davalı ile özdeşleştirileceğini, kendilerine ait hepsiburada.com markasının da tanınmış marka statüsünde korunduğunu, davacının marka görselinde yer alan “Yaprak” şeklinin “dem” ibaresini pekiştiren, bu ibareye atıfta bulunan bir şekil unsuru olması sebebiyle ayırt edici bir unsur olmadığını, bu sebeple “kelime markası” vasfında incelenmesi gerektiğini, markaların baş kısmında ortak “hepsi” kelimesinin okunuş sebebi ile görsel ve işitsel benzerlik oluştuğunu, emtia listesinde 05 / 07 / 29 / 30 / 32 / 33. Sınıftaki hizmetler için yapılan başvurunun ile kendi kapsamlarında bulunan 09., 11 ve 31. Sınıf açısından reddedildiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,... Kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davacı şirket tarafından, 29.09.2020 tarihinde.....başvuru numarası ile “....” ibareli marka için 05 / 07 / 09 / 11 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33. sınıflarda yer alan mallar için marka başvurusunda bulunulduğu; söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 360 Sayı ve 12.11.2020 tarihli Resmi Marka Bülteni'nde ilan edildiği, söz konusu yayına davalı şirket tarafından itiraz edildiği, bu itirazın .... tarafından reddedildiği, davalı şirket tarafından söz konusu ret kararına ... nezdinde itirazda bulunulduğu ve yapılan itirazın, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenerek ... sayılı nihai kararı ile "İtirazın kısmen kabulüne ve başvurunun “SINIF KODU 09: Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. SINIF KODU 11: Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kalorifer kazanları ve petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler; güneş enerjisi kolektörleri. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, elektrikli çay ve kahve makineleri, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar). SINIF KODU 31: Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar.” bakımından kısmen reddine oybirliği ile karar verildiği, kararın muterize tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER
Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı;
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir.
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir.
Markalar arasındaki benzerlik incelenirken,
* Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları
* Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
* Çağrıştırma,
* Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
* Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
* Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman
kriterleri ele alınmalıdır.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır.
Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı
Davacıya ait dava konusu markanın kapsamındaki redde konu malların davalının redde mesnet markalarının kapsamlarında aynı/aynı tür/ benzer olarak yer aldığı,
Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır.
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir.
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı yanın redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır.
Dava konusu ...ibareli marka, beyaz zemin üzerine, mavi renginde, küçük harflerle “hepsidem” ibaresi ile bu ibarenin sol tarafında basit figüratif unsurun yer aldığı karma bir markadır.
Davalıya ait redde mesnet markalar turuncu renkte “hepsi” ibaresinin yanında “e....” ibarelerinin yer aldığı markalardır.
Dava konusu marka ile davalı markalarında “hepsi” ibaresinin ortak olarak yer aldığı anlaşılmış, bu hususun markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağı,
Bu açıklamalar kapsamında; markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; davacının “hepsidem” ibaresini içeren markasıyla davalı firmanın “hepsi” ibaresini içeren markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, şöyle ki; başvuru görselindeki “hepsidem” ibaresinin davalının “hepsi” ibaresini içeren markaları ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı bir marka olduğunun görüleceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının “hepsidem+şekil” ibareli başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının “hepsi” ibaresini içeren markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dava konusu markada yer alan “dem” ibaresinin bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, zira tüketici algısının ilk ibare olan “hepsi” ibaresi üzerinde olacağı, her ne kadar “hepsi” ibaresi ayırt edici niteliği düşük bir ibare olsa da, davalının “hepsi” ibareli markalarının bilinirliğinden kaynaklı arttırılmış ayırt edici niteliğe sahip olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalı markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu,
Karıştırılma İhtimali Bakımından Ara Değerlendirme
Güncel mevzuat gereğince iltibastan söz edilebilmesi için işaret aynılığı / benzerliği ile mal veya hizmet aynılığı / benzerliği bir arada bulunmak zorundadır. Bunun yanı sıra halk (ilgili tüketici kitlesi) tarafından markaların karıştırılma ihtimali ve karıştırılma ihtimalinin markalar arasında ilişki olduğu ihtimalini kapsaması gerekmektedir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi, karıştırılma ihtimali bulunduğunu kabul etmek için yeterli olacaktır.
“Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir.”
Elbette bu değerlendirme yapılırken markaların tescilli oldukları sınıflar da göz önünde bulundurulmalıdır. Markaları oluşturan işaretler arasındaki benzerlik, alıcıları satın almayı düşündükleri mal ve hizmet yerine, bir başka mal ve hizmeti almak durumunda bırakması kadar, alıcıların iki farklı mal veya hizmet karşısında olduklarını bilmelerine rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasındaki idari - ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas tehlikeleri içinde ele alınmalıdır.
Doktrinde kabul edildiği üzere iki marka arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir.
İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Nitekim tüketiciler daha önce gördükleri, satın aldıkları mal veya hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildikleri kadarıyla hafızalarında kalan özelliklerine dayanarak sonraki alışverişlerinde aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü/hizmeti satın almayı tercih ederler. Dolayısıyla, benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı hatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi, uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz konusu ürünün üretildiğini düşünürler. Marka hukuku anlamında “imaj transferi” kavramının karşılığı olan bu durum sonraki markanın, önceki markanın ticaret sahasında sahip olduğu avantajdan yararlanması sonucunu da beraberinde getirmektedir.
Bunun yanı sıra markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. ...ı iltibas ihtimalinin belirlenmesinde, ortalama tüketici testinin uygulanmasını isteyerek değerlendirmeye konu ürünün ortalama tüketicisini de makul düzeyde bilgili, dikkatli ve tedbirli olarak tanımlamıştır. Yine... kararlarında belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar/kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zekâ ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir.
Sonuç olarak, hem dava konusu malların tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının “....” ibareli başvuru markasını gördüğünde davalıya ait “hepsi” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yanılgı yaşayabileceği, kapsamındaki mallar yönünden her iki markanın aynı işletmenin markası ve idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;
1. Dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu malların tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
2.Dava konusu marka ile davalı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu,
3. Dava konusu marka ile davalı markaları arasında dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4-.... Kararı’nın yerinde olduğu sonuç ve kanaatlerine ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Alınması gereken 80,70.-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 15.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekili ile davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.29.12.2022
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır