T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/442 Esas - 2025/362
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/442
KARAR NO : 2025/362
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 2- ...
3-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/05/2016
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
K.YAZIM TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 27.10.2012 tarihinde ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kontrollü olarak karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan müvekkili ...'ya çarptığını, kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, müvekkili davacıda davaya konu trafik kazası nedeni ile meydana gelen güç kaybının tespiti için uzman bilirkişiler tarafından rapor alınmasını talep ettiklerini, 17.08.1960 doğumlu olan müvekkili davacının kaza sonrasında hayatının karardığını, sürekli olarak çalışamaz hale geldiğini, bir meslek ve kazanç elde edemez duruma düştüğünü, müvekkilinin kaza öncesinde işlek bir lokantanın çay ocağını işletme işini yapan sigortalı işçi iken kaza sonrasında sağlık sorunları nedeni ile çalışamadığını, müvekkilinin yüzünde meydana gelen sabit izin müvekkilinin kazancına da etkisinin olumsuz olduğunu, kazadan önce tek başına yaşayan ve günlük tüm işlerini kendi yapan müvekkilinin kaza sonrasında gelininin bakımına muhtaç hale geldiğini, davalılardan istenebilecek tüm tedavi ve iyileştirme giderlerinin özellikle müvekkilinin olması gereken ameliyat ve operasyonlarda dikkate alınarak uzman bilirkişilerce hesaplatılmasını talep ettiklerini, kaza yapan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketine kayıtlı bulunduğundan sorumluluk sınırları içerisinde sigorta şirketinin dava edildiğini, davadan önce herhangi bir başvuru yapılmadığından dava tarihi itibariyle faiz talep edildiğini belirterek, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak ve ileride artırılmak üzere; 1.000,00 TL maddi tazminat işleten ve sürücü yönünden olay tarihi olan 27.10.2012 tarihinden; sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.12.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile işleten ve sürücüden tahsilini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 02/04/2025 tarihli dilekçesi ile; 1.000-TL değerinde açtıkları maddi tazminat miktarını 03.02.2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarını içermek üzere toplam 33.420,65-TL'ye (33.184,68-TL sürekli iş göremezlik tazminatı +235,97-TL geçici iş göremezlik tazminatı) yükselterek 32.420,65-TL'ye işleten ve sürücü yönünden olay tarihi olan 27.10.2012 tarihinden itibaren ; sigorta şirketi yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini, 30.000-TL üzerinden açmış oldukları manevi tazminat taleplerinin aynen tekrar ettiklerini ve 30.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 27.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işleten ve sürücüden alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karışan aracın, kaza tarihi itibari ile müvekkili şirkete sigortalı olmadığını, kazaya karışan ... plakalı araç için, 27.10.2012 kaza tarihini kapsayan bir poliçe bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, açıkladıkları nedenlerden dolayı, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen kaza tarihini kapsayan poliçe bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket adına açılmış bulunan davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davanın zamanaşımı nedeni ile reddini, davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddedilmesini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesi “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir” şeklinde olduğunu, davacının sigorta kuruluşuna ve tahkim yoluna başvurmadan açtığı bu davanın, öncelikle ön koşul/görev ve yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkillerinin “işleten” sıfatını haiz olmadıklarını, davacı, zarar iddiasının sürücü ve işletenden tahsili talebi ile işbu davayı açtığını, müvekkillerinin, meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, davanın kısmi dava olarak açılmasına olanak olmadığı gibi, belirsiz alacak davasının koşulları bulunmaması nedeniyle de, talebe ve davaya muvafakatları olmadığını, davacının , alkol ve sağlık sorunları nedeniyle çalışmadığını, kaza değil asıl bu nedenle yakınlarının bakımına muhtaç halde bulunduğunu, davacının maddi tazminat talebinin haksız olduğunu, davacı, kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiği gibi raporlarında da alkolik olduğu yönünde tespitler bulunduğunu, davacının manevi tazminat talebinde de hukuka uygunluk bulunmadığını, hiç kimsenin kendi kusurundan menfaat sağlayamayacağını, davacı, kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, alkolün etkisinde olan davacı, bilinçsiz davranışları ile kazanın oluşmasını sağladığı gibi, sağlık sorunları nedeniyle bakıma muhtaç olduğu anlaşılan davacının kaza tarih ve saatinde dışarıda bulunması dahi kendisinin ve yakınlarının kusuru olduğunu, tedavi altında bulunması gerekirken, olay yerinde olan davacı, bu nedenle tam kusurlu olup, manevi tazminat yönünden herhangi bir bedel talebine de hakki bulunmadığını, ayrıca, davacının fiil ehliyetine sahip olup olmadığı da tahkik edilmesi gerektiğini, dava her yönden haksız ve hukuka aykırı olup, reddi gerektiğini, sunulan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; Usule ve esasa yönelik itiraz ve def'ileri gözetilmek suretiyle: haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; davalı ... Sigorta kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın olay tarihi itibariyle sigorta şirketlerinde Zorunlu Trafik Sigorta'sının olmadığını belirtmekle bu hususta davacı vekilince cevap verilmediğinden uyuşmazlık konusu olduğu, diğer davalıların da zamanaşımı itirazında bulundukları, ayrıca kusurla ilgili itirazda bulundukları, davacının aşırı alkolün etkisi ile olaya sebebiyet verdiğini iddia ettikleri, ayrıca davalı Zeyhan'ın işleten olup olmadıkları ve varsa zarar miktarının tümünün uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı tarafın zaman aşımı itirazının kaza tarihi gözetilerek yerinde olmadığı başka bir ilk itiraz ve dava şartı yokluğuna ilişkin itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evrak, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
... alınan 15/11/2018 tarihli raporda:Kaza mahalli; çizgi ile bölünmüş hafif eğimli cadde üzeri olup zemin kuru ve asfalt kaplama, vakit gece, aydınlatma var, hava açık ve yer meskun mahal olduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda; olay yerine 55m mesafede ışık kontrollü yaya geçidi olduğu tespiti yapılarak kazanın oluşumunda, yaya ...'nın yaya kusurlarından kod:... “Araçlara ilk geçiş hakkını vermemek” kusurunu işlediği, sürücü ...'in ise KTK.'nın 52/b “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak” maddesini ihlal ettiğinin belirtildiğini, dosya içeriğinden yaya ...'nın 2.54 promil alkollü olduğu anlaşıldığını, aynı olaya konu olarak İhtisas Dairemizce ... Mahkemesi’ne sunulan 18.11.2013 tarihli raporda; sürücü ...'in Tali kusurlu olduğunu, yaya ...'nın Asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosyada ... Mahkemesi’nin 21...2014 tarihli kararı görüldüğünü, hukuk davası olarak gelen dosyanın ara karar ve talimat yazısındaki istem doğrultusunda aynı olaya ceza davası dosya örneği, dosya kapsamındaki ifadeler, Cd İzleme Tutanağı, tüm bulgular ve olay yeri basit krokisi heyetince incelenip durum değerlendirilmesi yapıldığında; olayın, yukarıda olay bölümünde anlatıldığı şekliyle meydana geldiği anlaşılmış olup mevcut verilerle, Sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde aydınlatması olan yolda seyir halinde iken olay yerine geldiğinde, karşıdan karşıya geçmek için kendisinin yol bölümüne girerek tereddütlü hareketlerde bulunan yayaya tedbirde gecikerek çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla Tali kusurlu olduğunu, yaya ..., karşıdan karşıya geçişlerde uyulması gereken kurallara uymadığını, yakın mesafedeki ışık kontrollü yaya geçidini kullanmamış, yaklaşan aracın hız ve uzaklığını göz önüne almadığını, araca ilk geçiş hakkını vermediğini, bu haliyle kontrolsüzce yola girip kendi can güvenliğini tehlikeye atarak gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle asli kusurlu olduğunu, olayda;Sürücü ...’in %15(yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğuna, yaya ...’nın %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
... tarafından düzenlenen 10/02/2020 tarihli raporda: ... oğlu, 17/08/1960 doğumlu ...'nın dosyasının incelenmesi, taraflarınca yapılan muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 27/10/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen epidural hematom ve diffüz aksonal hasar ile patella kırığı dikkate alınarak;1-) 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre mevcut bulgular değerlendirildiğinde, Olay tarihli yaşına (52) göre (E cetveline göre) %55 (yüzdeellibeş) olarak bulunduğu, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %55 (yüzdeellibeş) olduğu ve sekel halini aldığını, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 6 (altı) ay olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
...’nun 15/06/2021 tarihli raporunda:Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 17/08/1960 doğumlu, ...’nın 27/10/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(32a……….1)A %5 E cetveline göre %6(yüzdealtı) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme (işgöremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 17/03/2022 tarihli raporda: Sigorta poliçesi ve kaza tarihi 7327 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 19.06.2021 tarihinden daha önce olduğu için anılan kanunun 18. ve 19. maddelerinde düzenlenen hükümlerin hesap yapılırken dikkate alınmadığını, davacının... 'nun 21.05.2021 tarihli raporuna göre talep edebileceğini, sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 8.310,84 TL, geçici işgöremezlik dönemine ait tazminatın 235,97 TL olarak tespit edildiğini, davacının ...'nın 25.12.2019 tarihli raporuna göre talep edebileceğini, sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 79.629,26 TL, geçici işgöremezlik dönemine ait tazminatın 1.649,20 TL olarak tespit edildiğini, geçici İşgöremezlik dönemindeki bakıcı giderinin 873,25 TL olduğu nu, tazminatın poliçe limitini aşmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 20.06.2022 tarihli ek raporda:Bakıcı gideri Adli Tıp raporunda belirtildiğinde hesaplanan bir kalem olduğundan işbu ek raporda ilave hesap yapılamadığını, her ne kadar davacının bir kısım tedavi giderleri devlet hastaneleri tarafından karşılanmışsa da kaza geçirdiği tarihten tamamen iyileşinceye kadar geçen sürede pek çok masraflar yapıldığını, bu masrafların tamamına yakınının belgelendirilmesi mümkün olmadığından Yargıtay'ın tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğuna, bunların istenmesi için belge koşul olmadığına ve Borçlar Kanunu'nun 50. Maddesi gereğince zararın ve kapsamın belirlenmesi gerekeceğine ilişkin kararları doğrultusunda, davalılardan istenebilecek tüm tedavi ve iyileştirme giderlerinin özellikle müvekkilin olması zorunlu ameliyat ve operasyonlar da dikkate alınarak hesaplanarak müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, (Davacı itirazı) bu konu aktüerya uzmanlığı içerisinde yer almadığından hesap yapılamadığını, ayrıca burada bir tazminat verilecek ise bunun tutarının hakim tarafından karara bağlanması gerektiği düşünüldüğünü, bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarları oldukça düşük olup, itirazlarımız doğrultusunda söz konusu tazminat hesaplamasının yeniden yapılmasını talep ettiklerini, (Davacı itirazı) somutlaştırılmamış olan bu itiraz ile ilgili bir değerlendirme yapılamadığını, Bilirkişi raporunda ...'nden alınan ilk rapor ile ilgili olarak hesaplama yapılması ve raporunun "Sonuç" bölümünde Hakem Kurul Olan Adli Tıp'tan alınan raporla ilgili yapılan hesaplamadan sonra sanki esasa alınması gereken rapormuş gibi göstermesine anlam verilemediğini, (Davalı itirazı) seçenekli hesap yapılmış olup seçeneklerden birisi diğerine üstün tutulmadığını, hangisinin esas alınacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
...’nun 14/01/2025 tarihli raporunda:Dava dosyasının tetkikinde; ... 11/05/2023 tarihli oturumda görüşülerek alınan 1565 sayılı karar gereğince Kişinin muayenesi için 2 kez randevu verildiği ancak kişinin muayeneye gelmediğini, muayeneye gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceğini, Mevcut tıbbi belgelere göre: ... oğlu, 1960 doğumlu ...’nın 27/10/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:Gr1 XII (32a----1) A %5, E cetveline (yaşına) göre %6.0 (yüzdealtınoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla bu rapora itibar edilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 03.02.2025 tarihli 2.ek raporda:Sigorta poliçesi ve kaza tarihi 7327 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 19.06.2021 tarihinden daha önce olduğu için anılan kanunun 18. ve 19. maddelerinde düzenlenen hükümlerin hesap yapılırken dikkate alınmadığını, davacının ...’nun 27.11.2024 tarihli raporuna göre talep edebileceği; Sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 33.184,68 TL, geçici işgöremezlik dönemine ait tazminatın 235,97 TL olarak tespit edildiğini, davacının ... 'nın 25.12.2019 tarihli raporuna göre talep edebileceğini, Sürekli iş göremezlik dönemine ait tazminatın 307.639,51 TL, -Geçici işgöremezlik dönemine ait tazminatın 1.649,20 TL olarak tespit edildiğini, geçici İşgöremezlik dönemindeki bakıcı giderinin 873,25 TL olduğunu, poliçe limitlerinin kişi başı ölüm/sakatlık için 225.000,00 TL kişi başı sağlık gideri için 225.000,00 TL olarak uygulanması gerektiğini, kazaya karışan aracın ticari nitelikte olduğu bildirilmiştir. Dosyadaki verilere uygun olmakla bu rapora itibar edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebidir.
Davacı dava dilekçesinde araç plakasını hatalı bildirmiş ise de; sonrasında davalıların ve sigorta şirketininde kabulünde olup itirazının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının son verdiği dilekçede maddi tazminat taleplerini kalıcı ve geçici iş göremezlik zararı olarak açıklanmıştır.
Toplanan delillere göre davalıların sürücü, işleten ve sigortacısı olduğu aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan ...’nun son raporuyla belirlendiği, ... tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının son alınan ...’nun maluliyet oranına göre aktüer bilirkişi tarafından hükme esas alınan raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre 02/04/2025 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında işletenle ve sürücü birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının maddi tazminat davasının bu hali ile tüm davalılar yönünden sübut bulduğu anlaşılmıştır.
Sigortalı aracın hususi nitelikte olduğu, davacının eksik evrak ile başvurduğu sigorta şirketinin dava tarihinden, diğer davalıların kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Müterafik kusura ilişkin değerlendirilmede, dosyadaki mevcut deliller ile hükme esas alınan kusur raporu ve davacının yaralanmasının niteliği de gözetildiğinde müterafik kusurun bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının vücudunda meydana gelen zarar, kaybı, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, 30.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 27.10.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile;
A)Maddi Tazminat yönünden;
33.184,68TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 235,97TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 27.10.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.282,96TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/1 uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Dava adli yardım talepli açıldığından ve dava sonucunda haksız çıkan taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 13.369,15TL yargılama giderinin (ATK Masrafları dahil) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
B)Manevi Tazminat yönünden;
30.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 27.10.2012 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.049,30TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/1 uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]