T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/10/2017
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
K. YAZIM TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan anlaşma gereğince çeşitli ambalaj malzemeleri temin edildiğini, malzemelerin tüm uygulamalarının yapılarak 14 adet fatura ile davalıya teslim edildiğini, faturaların her iki yanın tacir olması nedeniyle yasal defter kayıtlarına işlendiğini, davalının itiraz etmediğini, faturaların toplam değerinin bir milyon TL olduğunu, yapılan ödemeler neticesinde 600.000,00 TL bakiye alacaklarının kaldığını, bakiye alacak konusunda şifai görüşmeler yapıldığını, ama ödemenin yapılmadığını, bunun neticesinde icra takibine geçtiklerini, takibe davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu belirtedek, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının müvekkili aleyhine...nün....E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, süresinde yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, davacının takip ve davasında samimi olmadığını, müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının vergi ve .... ya yüklü bir borç bırakarak şirketini kapattığını, davacının alacak iddiasının asılsız olduğunu, davacının alacaklı değil, müvekkiline 42.097,05 TL borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe veya arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan davacı vekili sulh olmalarının mümkün olmadığını ve arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmiştir.
DELİLLER: Taraf delilleri toplanmış, tarafların ticaret sicil kayıtları, ....nın .... Sor. sayılı dosyası, icra dosyası, ...i'nin 15/08/2016 tarih ve ... yev.no.lu vekaletname sureti getirtilmiş; Davalı vekili tarafından alışveriş sözleşmesi, irsaliyeli fatura, bono suretleri, tahsilat -tediye makbuzları ibraz edilmiş; davacı şirket yetkilisi isticvap edilmiş; taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve tediye makbuzlarındaki imza ile ilgili İstanbul ...’dan rapor alınmıştır.
Getirtilen davaya konu ....Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı/alacaklı ....i. vekili tarafından, davalı/borçlu .... ... aleyhine 12.06.2017 tarihinde başlayan ilamsız takip talebinde 09/06/2017 tarihli faturalara dayalı bakiye 600.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlunun 19.06.2017 tarihli itiraz dilekçesi ile “Tarafıma herhangi bir ihbarname gelmeksizin E-devlet üzerinden öğrenmiş olduğum dosyadan dolayı hiçbir borcumun olmadığını “ belirterek toplam borca ve işlemiş faize açıkça itiraz ettiği,.... tarafından 20.06.2017 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın 1 yıllık yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır
Mahkememizce tarafların ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişi düzenlediği raporunda sonuç olarak; Davalı ve davacı yana ait yasal defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davalı yana ait yasal defterlerin kapanış onayının bulunduğu sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı yana ait yasal defterlerin kapanış onayının bulunmadığı sahibi lehine delil olma vasfı taşımadığı, davacı yanca davalı yana 2016 yılında 15 adet toplamda 1.225.145,61 TL lik faturanın tanzim edildiği, davacı yanca tanzim edilen 15 adet faturadan 14 adet toplamda 1.222.635,45 TL bedelli faturanın davalı yanca teslim alınarak yasal defter kayıtlarına yasal süresi içerisinde kayıt işlemini yaptığı, davacı yanın bu faturalardan kaynaklı olarak 1.222.635,45 TL alacağa hak kazandığı, ancak davacı yanca davalı yana tanzim edilen 23.05.2016 tarih ve .... nolu 2.510,16 TL bedelli faturanın ise davalı yasal defter kayıtlarında bulunmadığı, davacı yanca alacağa hak kazanılan 14 adet toplamda fatura bedeli karşılığı 1.222.635,45 TL ve açılış bakiyesi 11.947,50 TL ile birlikte davacının davalıdan 1.234.582,95 TL alacağının oluştuğu, oluşan bu alacak karşılığında; davalı yanca davacı yana 1.273,680,00 TL lik ödemenin yapıldığı, davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı, davalının davacıdan 42.097,05 TL alacaklı hale geldiği belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen ödeme makbuzlarındaki davacı taraf imzası ile ilgili olarak,.... Dairesinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu tediye makbuzlarında.... kaşe izi üzerine atılı basit tersimli imzalar ile davacı şirket yetkilisi....ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki ambalaj malzemeleri alım-satımına dayalı ticari ilişki nedeniyle, düzenlenen faturalara dayalı alacağa yönelik yapılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine, İ.İ.K.’nun 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. Davanın yasal bir yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava ve cevap dilekçesi, icra dosyası faturalar, ibraz edilen ve getirtilen bilgi-belgeler, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ambalaj malzemesi alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki çerçevesinde faturalar düzenlediği, ürünlerin davalıya teslim edildiği, ancak davalının faturalardan kaynaklanan bakiye borcunu ödemediği iddiası ile davacı şirketin .... Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığı, davalı borçlunun borca ve fer’ilerine itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiği, alacaklının ise borçlunun itirazının iptali yönünde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı vekili ise, cevap dilekçesi ile, davacı tarafa borcun bulunmadığını, aksine davalının alacaklı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında; ambalaj malzemesi alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu ve faturalar düzenlendiği, ürünlerin teslim edildiği hususları anlaşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davalı vekili tarafından ibraz edilen sözleşme ve ödeme makbuzlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, buna göre davacının faturalara dayalı bakiye alacağının olup olmadığı, varsa icra takip tarihi itibariyle miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan davacı ve davalı firma ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme sonucunda düzenlenen SMMM bilirkişi raporu ile davalı vekili tarafından ibraz edilen ödeme makbuzlarındaki davacı taraf imzası ile ilgili olarak....Dairesinden alınan raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, hüküm vermeye elverişli, yeterli ve gerekçeli olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporları diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; Davacının ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle HMK’nun 222/2-3. maddesine göre kayıtların davacı aleyhine delil vasfı taşıdığı; davalı şirketin ticari defter kayıt ve belgelerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, noter açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, bu nedenle HMK’nun 222/2-3. maddesine göre kayıtların lehine delil teşkil ettiği; taraflara ait yasal defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı; davacı yanca davalı yana 2016 yılında 15 adet toplamda 1.225.145,61 TL lik faturanın tanzim edildiği, davacı yanca tanzim edilen 15 adet faturadan 14 adet toplamda 1.222.635,45 TL bedelli faturanın davalı yanca teslim alınarak yasal defter kayıtlarına yasal süresi içerisinde kayıt işlemini yaptığı, davacı yanın bu faturalardan kaynaklı olarak 1.222.635,45 TL alacağa hak kazandığı, ancak davacı yanca davalı yana tanzim edilen 23.05.2016 tarih ve 2224 nolu 2.510,16 TL bedelli faturanın ise davalı yasal defter kayıtlarında bulunmadığı, davacı yanca alacağa hak kazanılan 14 adet toplamda fatura bedeli karşılığı 1.222.635,45 TL ve açılış bakiyesi 11.947,50 TL ile birlikte davacının davalıdan 1.234.582,95 TL alacağının oluştuğu, davacı yasal defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 960.828,07 TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre ise faturalar karşılığı davalı yanca 1.273,680,00 TL lik ödemenin yapıldığı ve davacının davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmıştır.
Böylece; sahibi lehine delil vasfı taşıyan davalı yasal defter kayıtlarına göre, davalının davacıya borcunun bulunmadığı, aksine davalının davacı taraftan 42.097,05 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça delil olarak, alışveriş sözleşmesi, ödeme makbuzları, senetler ibraz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen alışveriş sözleşmesi başlıklı 30.11.2016 tarihli sözleşmeye göre; 30.08.2016 günü itibariyle davacının davalıya 42.097,05 TL borçlu olduğu konusunda mutabık kalındığı, davalının davacıdan 676.730,00 TL lik malın teslim edildiği, teslim edilen mallar karşılığında 1 nolu senet 03.12.2016 vd. 135.000,00 TL, 2 Nolu senet 10.12.2016 vd. 135.000,00 TL, 3 nolu senet, 17.12.2016 vd. 135. 000,00 TL, 4 Nolu senet 24.12.2016 vd. 135.000,00 TL 5 nolu senet, 31.12.2016 vd. 136,730,00 TL 5 adet toplamda 676.730, 00 TL senetlerin davacıya teslim edildiği, sözleşmenin altının davacı şirket adına vekaleten ... tarafından, davalı adına vekaleten .... tarafından imzalandığı, senetlerinde üzerlerinin iptal edilerek ödeme makbuzları ile ödendiği görülmüştür.
Davacı taraf sözleşmeyi, ödeme makbuzlarını kabul etmemiş, davacı şirket yetkilisi ... duruşmada alınan imzalı isticvap beyanında; Sözleşmeyi şirket adına imzalayan ... adlı kişinin şirketçe yetkilendirilmediğini ve vekaletname verilmediğini, sözleşmenin kendilerini bağlamayacağını, yine ödeme makbuzlarındaki imzaları kabul etmediklerini, ancak kaşenin şirkete ait olduğunu belirtmiştir.
Her ne kadar davacı taraf ...’a şirket adına yetki verilmediğini iddia etmiş ise de: ....nin 15/08/2016 tarih ve .... yev.no.lu vekaletnamesine göre, davacı şirket yetkilisi....ın, ahzu kabz ve çek tahsil etme yetkisini de içerir şekilde ...’ı yetkilendirdiği, ancak sözleşme imza yetkisinin olmadığı görülmüştür.
Mahkememizce ...’ın akit tanığı olarak dinlenmesine karar verilmiş, ancak tüm aramalara rağmen bulunamamış olmakla savcılıkta alınan beyanına değer verilmiş, tanığın savcılık beyanında; müşteki şirkette çalıştığını, şirketin ilk kurulduğu dönemlerde müşterilerle olan ilişkileri düzene sokmak için şirket yetkilisi ....'ın hesap açma ve para çekme yetkisini de içeren 1 ay geçerli vekalet verdiğini, bu vekalete binaen herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, irsaliyeli faturalardan iki tanesindeki imzanın kendisine ait olduğunu ticaret mahkemesi dosyasına sunulan 30/11/2016 tarihli alışveriş sözleşmesi başlıklı firma adına vekaleten yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu, sözleşmeyi imzalamasının sebebinin ...'ın telefonla kendisini arayıp, ...’nun yetkilisi olduğu....şirketiyle görüşüp anlaştıklarını, sözleşmeye şirket kaşesini de vurarak imzalamasını istemesi olduğunu, sahtecilik iddiası ileri sürülmemesi için şirket kaşesini kullanmayıp vekaleten olduğunu da belirterek el yazısıyla yazıp imza uyguladığını, esasen her iki şirket arasında düzenlenen faturalar kadar bir mal alışverişinin bulunmadığını, teslim edilen mal miktarından daha yüksek miktarda faturalar düzenlendiğini, bir süre sonra aralarında anlaşmazlık çıkınca karşılıklı davalık olunduğunu, o zamana kadar fatura bedeli değil esasen satılan mal miktarı ödenerek faturaların kapatıldığını, dosyaya sunulan senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını, tahsilat makbuzlarında da haberdar olmadığını belirttiği görülmüştür.
Yine mahkememizce davacı kayıtları yerinde incelenerek, ...'ın davacı şirket adına yaptığı varsa tüm iş ve ödeme ... vs.tespit edilmesi ve şirket tarafından işlemin kabul edilip edilmediği hususunun belirlenmesi için SMMM bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, ancak davacı tarafından bilirkişiye kayıtlar sunulmamış; bu nedenle mahkememizce davacı şirket adına ihtaratlı tebligat çıkartılarak, ticari defter, kayıt ve belgeleri Mahkememize ibraz etmek üzere tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde defter ve belgeler ibraz olunmadığı takdirde ...'ın davacı şirket adına yaptığı iş ve ödeme ... vs. nin davacı şirket tarafından kabul edilerek kayıtlara işlendiği hususunun Mahkememizce kabul edileceği yönündeki ihtarat davetiyeye yazılmış, ancak verilen kesin sürede defterler ibraz edilmemiştir. Böylece, gerek ihtaratlı davetiye, gerekse davacı şirket çalışanı ...’ın savcılık beyanı dikkate alındığında, ... tarafından davacı adına sözleşme yapıldığı ve imzanın davacıyı bağladığı kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf ödeme makbuzlarındaki şirket adına atılan imzaları kabul etmemiş ise de;... Dairesinden alınan raporda bu imzaların şirket yetkilisi ...’a ait olmadığı belirlenmiştir. Ancak senetlerin üzerlerinin iptal edilmesi ve senetlerin davalı elinde olması ödendiğinin göstergesi olduğu gibi, makbuzdaki kaşede şirkete aittir. Bu nedenle senet bedellerinin davalı tarafından ödendiği kanaatine varılmıştır.
Ayrıca; Davacı şirket tarafından ödeme makbuzları nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan davalı aleyhine yapılan soruşturma sonunda, ....ın .... Sor. sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bunlarla birlikte, icra takibinde takip talebi ile 09/06/2017 tarihli faturalara dayalı bakiye borcun talep edildiği, oysa taraflar arasında 2017 yılına ait düzenlenen bir fatura bulunmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; gerek sahibi lehine delil vasfı taşıyan davalı ticari defter kayıtlarına, gerekse alışveriş sözleşmesi, senetler ve ödeme makbuzlarına göre davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen faturalara dayalı davacı tarafa borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine; davanın yargılamayı gerektirmesi, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun ispat edilememesi dikkate alındığında davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın REDDİNE,
Takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 7.246,50 TL harçtan mahsubu ile fazla 6.818,90 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan .... gereğince 90.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024
Başkan ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Katip ...
¸[e-imza]