T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/874 Esas - 2024/493
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/874
KARAR NO : 2024/493
....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/07/2017
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
K.YAZIM TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ...'nun saat 11.00 sıralarında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, üzerinde...'ya yolculuk yapmaktayken, şoförün ... karayolunun 74.km'sinde, aniden direksiyonu kırması, sol yanının üzerine yatırarak, otobüsü orta refüjde bulunan kanala düşürmesi sonucu yaklaşık 43 metre sürüklenmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, 31.03.2017 tarihli ... raporunda meydana gelen trafik kazasında şoför ...'ün tamamen kusurlu olduğunun tespit olunduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatının zorunlu mali sorumluluk poliçesinde bulunan teminattan karşılanması için...kooperatifine, 16.06.2017 tarihinde ihtarname ile başvuruda bulunulduğunu, kaza yapan ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu poliçe ile genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinde kombine tek limit 137.500TL manevi tazminat teminatı olduğunu, bu sebeple talep etmiş oldukları manevi tazminatın sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsiline karar verilmesini, müvekkillerinin dava neticesinde hak edecekleri destekten yoksun kalma ve manevi tazminat tutarının tahsilinin temini için ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı göz önünde bulundurularak herbir davacı için belirlenecek maddi ve manevi tazminat tutarına davacı vekili olarak taraflarına ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesini, kaza nedeniyle hayatını kaybeden ...'nun desteğinden yoksun kalan eşi, çocuğu ve anne ve babası için şimdilik; müvekkillerden eşi ... için 100,00TL, oğlu ... için 100,00TL, babası ... için 100,00TL, annesi ... için 100,00TL olmak üzere toplam 400,00TL destekten yoksun kalma tazminatının, sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 05/07/2017 tarihinden, diğer davalılar... Ve müteşebbis ....'nden ise olay tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müşterek, müteselsilen tahsiline, müvekkillerinden müteveffanın eşi Mümin Mutlu için 100.00TL, çocukları için ... için 50.000TL, babası ... için 20.000TL, annesi...için 20.000TL, erkek kardeşi ... için 10.000TL olmak üzere toplam 200.00TL manevi tazminatın davalılardan ....'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (teminat limiti kadar), ....'den ise olay tarihinden (07.03.2017) itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin yerleşim yerinin İzmir olması hasebiyle yetki itirazında bulunduklarını, davanın izmir mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, 07.03.2017 tarihinde saat 11.10 sularında ... plakalı araçla tek taraflı olarak Bursa-Ankara Karayolunun İnegöl yakınlarında meydana gelen kaza neticesinde zarar gören davacılar iş bu huzurdaki davayı ikame ettiklerini, ... plakalı araç olay tarihinde, ... düzenlenen ... ilinden katılacak sendika üyelerini taşımakta olduğunu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile ...da gerçekleşecek olan bu toplantıya katılacak sendika üyelerinin katılımını sağlamak maksadı ile ülkenin belirli bölgelerinde bu nevi araçlar kiralandığının bilindiğini, bu husus Türk Metal Sendikasının Mart 2017 sayılı dergisinde de konu olduğunu, dergide yer alan haberde açıkça otobüslerin sendika üyesi kadınları Kurultay’a götürmekte olduğunun izah edildiğini, bu otobüslerin müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, davacı yan dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini belirttiğini, ancak davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat şartını gerçekleştiremediğini, zira dayandığı belgeler ve açıklanan hususlar aracın üzerine ihtiyati tedbir konulması için yeterli olmadığını, bu sebeple tedbir talebinin reddine karar verilmesini, devam eden ceza soruşturması huzurdaki dava bakımından bekletici mesele yapılmasını, kazaya ilişkin kusur oranlarının tespit edilmesini, talep edilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminatın hukuki niteliği olan ceza, telafi veya tatmin görüşü ile bağdaşmadığını, davacıların sosyo-ekonomik durum araştırması yapılarak ödenecek tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının tüm tazmin taleplerine karşı zamanaşımı def’i ileri sürdüklerini, müvekkilinin meydana gelen kaza ve neticesinde oluştuğu iddia edilen zararlar bakımından bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen tüm iddia ve talepler hukuka aykırılık barındırdığından dava ile taleplerinin reddi gerektiğini, re’sen gözetilecek nedenlerle; Yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ... mahkemelerine gönderilmesine, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına, ihbar taleplerinin ilgililere davanın ihbarına, husumete ilişkin itirazları doğrultusunda müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının fahiş ve hukuka aykırı tazminat taleplerinin ve davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle:Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın iş bu dava ile talep ettiği alacaklar zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın, mahkemenin görevli ve yetkili olduğu şeklindeki beyanlarının doğru olmadığını, davacı tarafın açmış olduğu dava, haksız fiile dayalı maddi tazminat talebi olduğunu, haksız file dayalı tazminat taleplerine ilişkin davalarda görevli mahkeme... Mahkemeleri olduğunu, yine davacı tarafın iş bu davaya bakmaya yetkili mahkemenin ... olduğu yönündeki beyanının da doğru olmadığını, haksız fiilin gerçekleştiği yerin İnegöl İlçesi olduğunu, bu nedenle... yetkili ve görevli olduğunu, bu nedenle öncelikle görev ve yetki yönünden itirazları bulunduğunu, 07.03.2017 tarihinde, müvekkili şirketin çalışanı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, ...stikametine doğru seyir halinde iken, karşı yoldan aracın camına bir cismin gelmesi, aracın camının tuzla buz olması, sürücünün görüş açısının tamamıyla kaybedilmesi sebebiyle ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, yapılan incelemeler ve raporlarda da, kazaya karışan ... plakalı müvekkili şirkete ait aracın kaza anında 3. viteste olduğu ortada olduğunu, hız limitlerinin de aşılmadığı ve/veya araç 3. visteste iken aşılamayacağının ortada olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin, kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru mevcut olmadığını, izah etmeye çalıştıkları sebepler ile, öncelikle mahkemenin iş bu davaya bakmaya görevli ve yetkili olmaması sebebiyle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesine, haksız ve mesnetsiz işbu davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, ... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı tarafça, cismani zarar ile ilgili müvekkil şirket aleyhine dava açılmış olsa da; dosyaya konu trafik kazasından ve dava açılmadan önce 6407 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı kanunun 97.maddesi gereğince dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiğini, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere; hem poliçesi 26.04.2016 tarihinden sonra hem de olay tarihi 07/03/2017 ve dava açma tarihi 19/07/2017 (26.04.2016 tarihinden sonra) olduğundan ve davacının müvekkili şirkete başvurusu bulunmadığından davanın “dava Şartı Yokluğu” nedeniyle Reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı tüm Oto Kasko Sigorta Poliçesi ile 23/06/2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı manevi tazminat (ölüm ve sür. sak.) azami sorumluluk limiti 137.500,00-TL olduğunu, sigortalı poliçe kaza başına teminatı ifade ettiğini, poliçedede bu durumun açıkça yazdığını, sunulan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İhbar Olunan ...vekili cevap dilekçesinde özetle:Davacı yanın talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle reddi gerektiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, tüm belgeler eksiksiz bir şekilde tamamlanmadan müvekkili şirkete başvuru yapıldığından ötürü kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, davacı tarafından davadan önce başvuru yapıldığı iddia edilmesine rağmen, gerekli evrakların tamamının müvekkili şirkete ibraz edilmemesi sebebiyle, müvekkili şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, bu sebeple, müvekkili şirketin temerrüde düşmesi de söz konusu olmadığını, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının, borcu muaccel hale getirmesinin imkânsız olduğunu, bu doğrultuda, davacı taraf gerekli belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmemek ve ödeme süresinin dolmasını beklememekle, kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan dava ikame etme hakkı bulunmadığını, sürücünün tam kusuruna dayanılarak açılan dava haksız olup, reddi gerektiğini, müvekkili şirket araç sürücüsü, kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, müteveffanın güncel nüfus kayıt örneğinin dosya münderacatına kazandırılarak, davacılardan başka, hak sahibi olup olmadığının tespiti gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, huzurdaki davada medeni kanun uyarınca miras hakkı hükümlerinin yeniden dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduklarını, kaldı ki, davacı eş mümin mutlu 3. kişi konumunda değil, bizzat müteveffanın mirasçısı sıfatını haiz olduğunu, söz konusu davada, müteveffanın üzerinde doğmuş bir alacak hakkı bulunmadığına göre yasal mirasçıları için de herhangi bir alacak hakkı doğmadığının açıkça ortada olduğunu, davacıların manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, huzurdaki davada somut gerçeğe dayanılarak hakkaniyete uygun karar verilebilmesi için işbu davaya konu kazanın ceza dosyasının mahkemeye dosyası münderecatına kazandırılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile gerçek zararın belirlenebilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bir an için aksi düşünüldüğünde müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsü mehmet tüzün kusurlu olduğu varsayımında dahi davacının ölümünde müterafik kusuru mevcut olduğunu, müteveffa emniyet kemeri takmadığı için de müterafik kusurlu olduğunu, davacıların tarafın faiz türüne ilişkin talebi haksız olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun yukarıda açıklanan şartlar çerçevesinde yorumlanmasına, davaya konu kazanın ceza dosyası dosyasının celbine, kazaya karışan araçların kusur oranının ve müterafik kusurlarının tespiti için dosyanın ...'ne tevdiine ; tarafların sosyal ekonomik durumunun araştırılmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluğunun azami yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, tarafların sosyal ekonomik durum araştırmasının yapılması için ilgili...'ne yazı yazılmasına, müvekkili şirket ihbar olunan konumunda olduğundan dolayı, hakkımızda hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
... Mahkemesinin 28/05/2018 tarih ... ... karar sayılı ilamı ile ... Mahkemesinin Yargı Yeri Olarak Belirlenmesine karar verilmiş olup, mahkememizin işbu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 27/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle: ...’nun ölümü sebebiyle, desten yoksun kalan müvekkilleri için maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, açmış oldukları dava, kaza yapan araç malikine, taşımacılık şirketine, aracın ... sigortacısına ve aracın genişletilmiş kasko sigortacısına kaşı yöneltildiğini, müvekkillerinin Zmms poliçesi dışında kalan maddi ve manevi tazminat alacakları ...plakalı aracın maliki davalı...tarafından ödendiğini, ödeme sebebiyle konusuz kalan davada hüküm vermeye gerek olmadığından davadan feragat ettiklerini, feragat sebebiyle karşılıklı olarak vekalet ücreti, yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, izah edilen nedenler dahilinde, ödeme sebebiyle konusuz kalan davada, dosyada mevcut olan vekaletnamede de feragat yetkimiz bulunması nedeniyle, açılan davadan feragat ettiklerini mahkemece bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun... düzenlenmiş vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 684,47TL harcın mahsubu ile fazla alınan 256,87TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Talep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2024
...