T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
+ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/463 Esas
KARAR NO: 2024/611
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... -TC: ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALILAR: 1- ... -TC: ... ...
2- ... -TC: ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 01/10/2020
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işvereni ...'nin davalı ... ...'a keşide ettiği senede müvekkilinin kefil olduğunu, ...'nin davalıların kardeşi ... ...'a ait aracı satın aldığını, taksitle ödenmesini teminen dava konusu senedin düzenlendiğini, aracın devrinin yapılmayarak taksitle ödemeden vazgeçildiği söylenerek senedin iade edilmediğini ve yırtıldığının söylendiğini, aracın başkasına satıldığını, sonrasında icra takibine konu edildiğini iddia ederek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların birbirini 20 yıldır tanıdığını, müvekkillerinin kardeşi ...'a ait aracın satımı hususunda anlaştıklarını, çek bulunmadığından bahisle senet düzenlendiğini, aracın da davacının eniştesi ...'de bırakıldığını, ...'nin aracın dava dışı ...'a devrinin yapılmasını talep etmesi üzerine araç devrinin yapıldığını ve araç bedelinin ...'ye verildiğini, araç bedelinin ödenmemesi üzerine senedin icraya konulduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, dava konusu senet aslı, .... esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınarak dosyaya konulmuştur.
.... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, "Tanık ...'nin katılanın patronu olduğu, ... plakalı aracın ise sanık ...'e ait olup, diğer sanık olan kardeşi sanık ... aracılığıyla tanık ...'e satışı konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, satış bedeli için tanık ... ile ... arasında 31/12/2018 ödeme günlü 110 bin TL bedelli 20/08/2018 düzenleme tarihli olan senedin düzenlendiği, senette borçlunun ... olup katılan ...'ün de senedi kefil sıfatıyla imzaladığı, senedin imzalanması akabinde aracın trafik tescilde satışı ve devri yapılmaksızın tanık ...'e ... tarafından teslim edildiği ancak bir süre sonra sanık ...'in vadeli satışa rıza göstermediğini söylenerek aracın ...'den iade alındığı halde sözü edilen senetlerin ne borçlu görünen ...'e nede katılana iade edilmediği, aracın satışının bir süre sonra tanık ...'a .... Noterliğinde 03/09/2018 tarihinde devredildiği, akabinde sanık ...'nın sözü edilen senedi ciro yoluyla sanık ...'den devralarak .... esas sayılı takip dosyası ile katılan ve ... aleyhine 10/07/2020 tarihinde icra takibine geçtiği, her ne kadar sanıklar ..., ... ve Zekeriya aşamalarda tanık ... ile uzun yıllardır süren ticari ilişkilerinin olduğu ve bu nedenle karşılıklı güven ilişkisi nedeniyle aslında aracı ...'a devrinin ... tarafından gerçekleştirilmesine muvafakat ettiklerini savunmuş iseler de, ticari ilişkiden kaynaklı güvenden bahsetmelerine rağmen davaya ve icra takibine konu senedi tanzim ettikleri, aracın bedeli alınmadan devrinin ...'a yapılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tanık olarak dinlenen ...'in, aracın ...'a satıldığını sonradan öğrendiği, aracın satışı sırasında noterde olmadığını beyan ettiği, yine ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında aracın alım satım işlemlerini ... ile gerçekleştirdiğini ...'i tanımadığını 55 bin TL'yi noterde ...'e verdiğini söylediği gözetildiğinde sanıkların savunmalarına cezadan kurtulma yönünde olup bedelsiz kaldığını bildikleri senedi ciro yoluyla ...'a devrinin sağlanarak atılı suçun gerçekleştirildiği," kanaatine varılarak sanıklar ..., ... ve ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRME:
Dava, senede dayalı başlatılan icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının kefil sıfatıyla imzaladığı, ...'nin keşidecisi, ...'ın lehtarı olduğu, 20/08/2018 düzenleme - 31/12/2018 ödeme tarihli, 110.000,00 TL bedelli senedin, dava dışı keşidecinin davalıların kardeşine ait aracın satış bedeline karşılık olarak düzenlendiğinin tarafların kabulünde olduğu, aracın dava dışı ...'a 03/09/2018 tarihinde noter kanalıyla devredildiği, senedin .... esas sayılı icra takibine konu edildiği, davacının aracın keşideciye devredilmemesi nedeni ile bedelsiz kaldığı iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davaya konu aracın dava dışı keşideci ya da davalılar tarafından satılarak bedelinin alınıp alınmadığı, senedin bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı yan, aracın keşidecinin isteği üzerine devredildiğini ve bedelinin de ... tarafından alındığını savunmaktadır.
Kesinleşen ceza mahkemesi kararında da belirlendiği üzere, aracın davacının işvereni olan ...'ye vadeli satışı hususunda tarafların anlaştığı, senet üzerinde "31/12/2018'e kadar elden taksitle ödenecektir" ibaresinin yazılı olduğu, aracın bir süre tescilsiz olarak ...'ye bırakıldığı ancak sonrasında aracın maliki ve davalıların kardeşi olan ...'ın vadeli satışı kabul etmediğinden bahisle geri alınarak ... isimli şahsa satıldığı ve senedin iade edilmeyerek icra takibine konu edildiği, davalı yan her ne kadar aracın davacı ve ...'nin isteği üzerine ...'a devredildiğini savunmuş ise de bu kişinin ceza soruşturmasındaki beyanı ile Ceza Mahkemesinin kabulü doğrultusunda savunmanın ispat edilemediği, yine araç bedelinin keşideciye teslim edildiğinin ispata elverişli delillerle ispatlanamadığı gözetildiğinde davalı yanın savunmasını ispatlayamadığı ve senedin bedelsiz kaldığının belirlendiği, bu hali ile davacı kefilin de borçlu olduğundan söz edilemeyeceğinden davanın kabulü gerektiği, davacının talebi ile ceza dosyası kapsamı gözetildiğinde lehtar ve ciranta olan davalıların kötü niyetli olduğunun kabulü ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KABULÜ İLE,
.... esas sayılı dosyasında davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 22.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gereken 8.606,20 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.151,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.454,65 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat KAYDINA,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 20.157,98 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan UYAP sisteminde kayıtlı toplam 60,00 TL ücretinden ibaret yargılama gideri ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.151,55 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Kararla birlikte dosya arasında bulunan ve dosyamız ile irtibatı bulunmayan .... esas sayılı dosyasının iadesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2024
Katip ... Hakim ...
¸¸ ¸¸