T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/470
KARAR NO: 2024/572
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - (T.C. No: ...)
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/10/2020
KARAR TARİHİ: 08/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.12.2013 günü ... sevk ve idaresinde .... istikametinden ... çekici ve ... ... ile ... istikametine giderken müvekkilinin kullandığı ... araç ile maddi hasar ve yaralamalı kaza sonucu müvekkili yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere kusur durumu belli olmadığını, sigorta şirketi ... numaralı poliçe ile arac 10.07.2014 tarihine kadar sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre sigortacı sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin %40 civarında bir işitme kaybı olduğu belirtildiğini, maluliyet zararının davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava saklı kalmak kaydıyla ve ilerde artırılmak üzere şimdilik; davacı için 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın husumet yönünden de reddi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere sözkonusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise ... tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, huzurdaki davada bu bent de sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebidir.
Tarafların göstermiş oldukları delilleri toplanılmış; Arabuluculuk tutanağı, Tarafların ekonomik ve sosyal durumunun araştırılmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin tüm evraklar, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... yazı cevabı, davalıya ait aracın mülkiyet durumuna ilişkin ... yazı cevabı, Trafik Tespit Tutanağı örneği, Hasar dosyası örneği, Sigorta Poliçe örneği, .... ,, .... yazılan müzekkere cevapları, .... , .... yazılan müzekkere cevapları, dosya içerisine kazandırılmış, davacının bildirdiği tanık dinlenmiş, .... ,... maluliyet ve kusur raporları aldırılıp dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı vekilinin zamaaşımı defi değerlendirildiğinde; kazanın 04.12.2013 tarihinde meydana geldiği, davanın 06.10.2020 tarihinde açıldığı, kaza ve dava tarihi arasında 6 yıl 10 ay 2 günlük sürenin geçtiği, kazanın yaralamalı trafik kazası olması dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla KTK 109. maddesindeki zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
Adli Trafik Kusur Bilirkişi tarafından düzenlenen 21/11/2022 tarihli raporunda; "...olay yeri trafik ışığı ile kontrollü bir kavşak olup, bu tip kavşaklarda geçiş önceliği trafik ışıklarına göre belirlenmektedir. Bu bakımdan; Olaya karışan her iki sürücü de kavşağı geçişleri esnasında kendilerine yeşil ışığın, diğer tarafa kırmızı ışığın yanmakta olduğunu ifade etmişlerdir. Olaydan sonra düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında da hangi tarafın kırmızı ışıkta geçtiğinin belirlenemediği belirtilmiştir. Yukarıda özetlenen tespitlerle, dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Olay yeri trafik ışığı ile kontrol edilmekte olan kavşakta, olaya karışan araçlardan her biri farklı kavşak kollarından kavşağa yaklaştığından, bu araçlardan birinin kendisine yeşil ışık yanmakta iken kavşağa girdiği, diğer aracın ise kirmızı ışıkta durmayarak yoluna devam ettiği ya da durmakta iken yeşil ışığın yanmasını beklemeden harekete geçerek kavşağa girmesi üzerine dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda araç sürücülerinden birisinin kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu açıktır. Âncak, olaya karışan her iki sürücü de kendilerine yeşil ışığın yanmakta olduğunu ifade ettiğinden ve başka bir tanık ifadesi ya da video kaydı da bulunmadığından, hangi sürücünün kırmızı ışık ihlalinde bulunduğunu, açık ve net olarak belirleme imkânı bulunmadığı,
.... numaralı kararında “Somut olayda, her iki taraf kaza esnasında kendisine yeşil ışık yandığını ve diğer tarafın kırmızı ışıkta geçtiğini iddia etmiştir. Mahkemece .... alınan 29.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda alternatifli olarak kırmızı ışıktan geçme durumuna göre kusur oranı tayin edilmiştir. Bu haliyle meydana gelen kazada hangi araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiği belirlenmiş değildir. Bu durumda, Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca tarafların kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekmektedir.” hükmü bulunduğu,
Bu durumda, kırmızı ışık ihlalinin kimin tarafından yapıldığı hususu uzman bilirkişi mütalaası ile de çözümlenemeyeceğinden, .... Dairesinin bu yöndeki içtihatları göz önüne alınarak, bu türden bir trafik kazasında taraflara eşit oranda kusur atfedilmesi uygun bulunmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun trafik işaretlerine uyma ile ilgili 47. Maddesinde “Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; a) Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine, b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer. işaretlemeleri. ile, belirtilen veya gösterilen hususlara, d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar.” ve Kavşaklarda geçiş hakkı ile ilgili 57/a maddesinde “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadır." hükümlerine yer verilmiştir.
... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı ... sürücü ... ve ... plakalı otomobil sürücü ...'ın, yönetimlerindeki araçlar ile olay yeri kavşağa geldiklerinde, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, diğer kavşak kollarından yaklaşmakta olan araçları dikkatlice kontrol etmek, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorunda olmalarına rağmen, bu kurala riayet etmeyerek, dikkatsizce ve tedbirsizce davranmak suretiyle, trafik ışıklı işaretleri ile kontrol edilmekte olan kavşakta, farklı yönlerden gelerek birbirine çok yakın zaman içinde kavşağa girmiş olmaları, tehlikeli durumu zamanında fark etmemeleri, olayı önleyebilmek amacı ile etkili fren tedbirine başvurmamaları nedeniyle, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47. Maddesi (b) bendi ile 57. Maddesi (a) bendi hükmüne aykırı davranmışlardır. Bu davranışları dava konusu kazanın meydana gelmesinde eşit oranda etkili olduğu...", bildirilmiştir.
.... tarafından düzenlenen 18/10/2021 tarih ve /1935 sayılı maluliyete ilişkin raporunda;"... ... adlı şahsın 13/10/2021 tarihinde Anabilim dalımızda alınan anamnezinde; tahminen 03/12/2013 tarihinde ...'nda araç içinde sürücüyken kaza geçirdiğini bacak ve uyluk önlerinde airbag patlaması nedeniyle olduğunu düşündüğü şişliklerin olduğunu kafada şişlik ya da darbe bulgusu olmadığını ancak sağ sağ frontalde ağrısının olduğunu, kaza günü hastaneye başvurmadığım ancak 2-3 gün içinde işitme kaybı olduğumu fark ederek .... 'ne başvurduğunu, .... 'ne işitme testi için gönderildikten sonra .... Merkezi'nde işitme cihazı önerildiğini, cihaza uyum sağlayamayıp kullanamadığını, diğer başvurusunda da önerildiğini ancak hala kullanmadığını, şu anda da iki kulakta da işitme kaybı ve çınlama olduğunu, denge kaybı ve baş dönmesinin hiç olmadığını ifade etti.
Yapılan fizik muayenesinde; bilateral kısmi işitme kaybı olduğu, aktif psikopatolojisinin olmadığı, kazaya bağlı skarının olmadığı tespit edildiği, Ekte gönderilen dosyanın tetkikinde; .... 07/12/2013 tarihli ... dosya nolu Hasta Epikrizinde duyma azlığı ve çınlama şikayeti olduğu, hastanın 3 gün önce geçirdiği trafik kazası sonrası kulağımda çınlama ve duyma azlığı başladığı, kafaya darbe almadığı, bilateral tiz seslere doğru düşüş olduğu, sol 43 sağ 38 dB olduğu, sağ ve sol kulağın doğal olduğu, dil sol yarısında aftöz lezyon olduğu, septumun sola deviye olduğu, belirtilmektedir.
Yukarıda muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen ...'ın alınan anamnezinde kaza geçirdiği tarihte hastane başvurusunun olmadığını beyan etmesi ve evrak tetkikinde de kaza tarihli belge bulunmaması nedeniyle şahsın mevcut patolojileri ile geçirdiğini beyan ettiği kaza arasında illiyet bağı kurulamayacağı kanaatinde varıldığı..." bildirilmiştir.
Davacı vekilinin maluliyet raporuna itirazı üzerine dosya .... gönderilmiş, .... 16/02/2022 tarih ve2073 sayılı Maluliyet ön raporundaki eksiklikler tamamlanmış ve 28/02/2024 tarih ve 3783 sayılı nihai raporunda da; "...Dava dosyası kapsamında Aralık 2013 yılında meydana geldiği anlaşılan trafik kazası ile ilgili olarak kişinin olay tarihinde sağlık kuruluşu başvurusu olmadığı, dolayısıyla kayıt altına alınmış yaralanma bulguları olmadığı, olaydan 3 gün sonra işitme kaybı şikâyeti ile sağlık kuruluşu başvurusu olduğu, herhangi bir görüntüleme (direk grafi, BTi MRG vb.) kaydı olmadığı, tarafımıza herhangi bir görüntüleme CD’si ulaşmadığı, ilgi yazınızda da herhangi bir CD bulunmadığının ifade edildiği, olayla ilgili olay tarihi veya sonrasında çekilmiş bir grafi varsa teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği, Mevcut belgelere göre.. ...'ın 04.12.2013 tarihli trafik kazası sebebiyle; 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında, kişide mevcut olan işitme kaybının 2 taraflı işitme kaybı olduğu ve davaya konu trafik kazası ile illiyetinin tıbben bilinemeyeceği, kişinin maluliyetini gerektirecek araz tespit edilmediğinden sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu ..." bildirilmiş, alınan maluliyet raporları karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir.
Toplanan delillere göre; 04.12.2013 günü .... İli, ... İlçesi, ... yolu kavşağı sınırları içerisinde, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı ... ile ... nolu Devlet Karayolunun 14 km 4100 m'sinde ... istikametinden seyirle ... yol ayrımında bulunan ışık kontrollü kavşaktan sola .... istikametine dönüş manevrasına başladığı ve kavşak ortak alanını terk etmek üzere olduğu sırada,.... istikametine seyreden davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımları ile çekici ve bağlı yarı römorkunun sağ yan orta bağlantı kısımları ile çarpışmaları sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davacının, davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığı, tarafların kusur durumlarının belirlendiği, sürekli iş görmezlik (maluliyet) durumunun usulüne uygun raporlarla belirlendiği, davacının .... alınan maluliyet raporunda kaza geçirdiği tarihte hastane başvurusunun olmadığını beyan etmesi ve evrak tetkikinde de kaza tarihli belge bulunmaması nedeniyle şahsın mevcut patolojileri ile geçirdiğini beyan ettiği kaza arasında illiyet bağı kurulamayacağının bildirildiği, .... alınan raporunda ise; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında, kişide mevcut olan işitme kaybının 2 taraflı işitme kaybı olduğu ve davaya konu trafik kazası ile illiyetinin tıbben bilinemeyeceği, kişinin maluliyetini gerektirecek araz tespit edilmediğinden sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının bildirildiği, sonuç olarak davacının olay tarihinde geçerli olan "Çalışma Gücü ve Meslekten Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre maluliyetin bulunmadığı, mevcut patolojileri ile geçirdiğini beyan ettiği kaza arasında illiyet bağı kurulamadığı anlaşıldığından, davacının tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşt
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı ile 427,60 TL peşin harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08.07.2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]