T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/604
KARAR NO : 2024/592
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2020
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2020
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
K.YAZIM TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVADA;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı/borçlu arasında ...’ markasını kullanmak amacı 06.05.2014 tarihinde akdedilen ... sözleşmesi gereği ticari ilişki bulunduğunu, ... sözleşmesinde belirtildiği üzere ... kendi merkezi ya da belirlediği ve onayladığı kaynaklar, mal alımında birinci tercih olarak belirlenecektir." sözleşmenin akdedildiği tarihten bu zamana kadar her yıl davalının işletme cirolarının arttığını, buna rağmen davalının, müvekkilinden mal alımlarının ise düzenli olarak azaldığını, davalının franchisordan yazılı izin almadan başkaca işlemler yaptığı, markaya ait logolu ürünleri ve görselleri başka işletmelerde kullandığının tespit edildiğini, davalının uyarıldığını, davalının, müvekkilinin iyi niyetini pek çok konuda kötüye kullanması ve müvekkilinden mal alımını azaltması, müvekkilinin hem ticari itibarını sarstığını ve mali zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı borçlunun... sözleşmesi ile işlettiği marka, sözleşmenin 5 yıllık döneminin son 2 buçuk yılında müvekkili markasının çizgisinden çıktığını, bir şubenin müvekkilinden mal alım tutarının şubenin cirosunun %15'i kadar olması gerektiğini, bu hesap ile müvekkilinin verilen siparişlerden 25% kârı olduğunu, buna göre, müvekkile verilen ciro zararı yaklaşık 750.000,00-TL civarında oluştuğunu, dolayısıyla müvekkilinin 187.500,00-TL tutarında zarara uğradığını, ayrıca davalının, franchisor müvekkilden yazılı onay almaksızın başkaca işlemler yaptığını, müvekkilinin markasına ait logolu ürünleri ve görselleri başka işletmelerde kullandığının da tespit edildiğini, bahsi geçen sözleşmeye aykırı davranışların, davalıya yazılı olarak bildirildiğini, ... yevmiye no'lu "... sözleşmesine aykırı davranışlarınız sebebiyle, sözleşme taraflarınca derhal feshedildiğini, ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içinde; markaya ilişkin tabelanın işletmeden indirilmesini; müvekkilinin markasına ait afiş, broşür, logolu malzemeler, fotoğraf ve görseller ve benzeri malzemenin kullanılmasının bırakılmasını; tabela ve logolu tüm malzemelerin müvekkiline bedelsiz olarak iade edilmesini; müvekkilin tarafınızın kusuru ile uğramış olduğu 187.500,00-TL tutarında zararının ödenmesini; ayrıca ... sözleşmesine aykırılık dolayısıyla sözleşmede belirtilen 10.000,00-USD cezai şartın ödenmesi" şeklinde ihtarnamenin keşide edildiğini, anılan ihtarname ile davalıya bildirilen zararın ödenmemesi nedeniyle, 06.12.2019 tarihinde davalı aleyhine ... esas sayılı dosyası ile 199.821,06-TL tutarında ilamsız icra takibinin başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, alacağın likit alacak olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek davalının itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, aynı sözleşme dönemi ve konusuna ilişkin olarak eş zamanlı olarak 2 icra takibi başlatmasının, iki icra takibi sonrasında eş zamanlı iki arabuluculuk görüşmesi yapmasının, yine iki itirazın iptali davasını eş zamanlı açması hukuken korunmamalı ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde "derhal fesih hakkının kullanıldığı" yazıldığını, bu hususların sözleşmede 4. Maddede yazılı olduğunu, sözleşmenin 2-F Maddesinde, "ticari itibarı zedeleyecek davranış" konusunda ısrarcı olunması durumunda tek taraflı fesihten bahsedildiğini, bu maddenin uygulanabilmesi için bu davranışların birden fazla kez tekrarlanmış ve bu konuda birden kez uyarılmış olunması gerektiğini, dolayısıyla bu maddenin müvekkili için uygulanmasının söz konusu olmadığını, sözleşmenin 3-B Maddesinde, "yetkili kişinin iş başında bulunmaması durumu”ndan bahsedildiğini ve bu durumun 3 defa tekrarı halinde sözleşmenin fesih sebebi olduğunun yazıldığını, bu maddenin ... Gıda için uygulandığına ilişkin ihtar veya dava dilekçesinde bir hüküm yer almadığını, dolayısıyla bu maddenin müvekkili için uygulanmasının söz konusu olmadığını, sözleşmenin 3-K Maddesinde, "onaysız iş ve işlemler" söz konusu olduğunda tek taraflı fesihten bahsedildiğini, bu maddenin ... Gıda için uygulandığına ilişkin ihtar veya dava dilekçesinde bir hükmün yer almadığını, dolayısıyla bu maddenin müvekkili için uygulanması söz konusu olmadığını, sözleşmenin 5-F Maddesinde, "Genel Şartlar-Anlaşmanın Feshi” başlığını taşıdığını, dolayısıyla yukarıdaki 3 fesih açıklamasına girmeyen her feshin bu madde kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, bu maddeye göre ise "işbu sözleşmedeki yükümlülüklere uyulmaması, yerine getirilmemesi veya yapılan ihtara rağmen 3 gün içerisinde önlem alınmaması halinde sözleşme franchisor tarafından tek taraflı feshedilir" denildiğini, bu durumda ise, davacı şirketin öncelikle bildireceği yükümlülüklere uyulmasını, yerine getirilmesini istemesi ve müvekkiline bunları yerine getirmesi için 3 gün süre verdiğini bildiren bir ihtar göndermesinin gerektiğini, davacının olağanüstü fesih yolunu tercih ettiğini, Yüksek Mahkeme Yargıtay içtihatlarına göre olağanüstü fesih gerekçesinin kanıtlanması gerektiğini, aksi takdirde, sözleşmedeki feshinin usulüne aykırı olarak sözleşmenin feshedildiği, fesih gerekçeleri var olsa bile anılan koşulların yerine getirilmeden fesih işlemi yapılamayacağı ve feshin her halükarda haksız olacağının ortaya çıkacağını, iddia edilenlerin tam aksine sözleşme süresi boyunca davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getiremediğini, aksattığını, tedarik zincirinin aksamasına, gecikmesine ve müvekkilinin güç durumlara düşmesine sebebiyet verdiğini, sözleşme süresi boyunca müvekkilinin sözleşmeye aykırı herhangi bir fiili bulunmadığı gibi, sözleşmenin feshedilmesine dek 5 yıl boyunca yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, alacağın likit niteliklerini taşımadığını, ... Sözleşmesinin varlığı taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, sözleşmeyi bizzat hazırlayan ve imza edilmesini isteyen hakim güç davacı olduğunu, sözleşmenin 4/C ve 5/A bendlerinde mal alımlarında "birinci tercih" olarak franchisor'dan alım yapılmasının sözleşmeye yazıldığını, mal alımlarının münhasıran ... verenden alınacağına ilişkin bir maddenin olmadığını, dolayısıyla, davacı yanın bu maddeyi sözleşmeye yazarken mal tedariğinde sıkıntı yaşayacağını, bu nedenle de ... alan müvekkiline "ikinci tercih". "üçüncü tercih" gibi seçenekler sunarak hareket ediyor olmasının normal olduğunu, müvekkilinin sözleşme süresince mal tedarik ederken birinci tercihini hep ... firmasından yana kullandığını, davacı firmanın ekonomik ve yönetsel sıkıntılar yaşadığı, tedarik sürecini zamanında tam ve eksiksiz olarak sunamadığının bilindiğini, bu dönemde müvekkilinin ticari itibarını korumak ve işletmesinin varlığını devam ettirebilmek adına davacının mal tedariğini sağlayamaması ve desteğini sunamaması nedenleriyle ikinci ve üçüncü tercih olarak başka firmalardan aranılan şartlarda mal tedariği sağladığını ve işletmesinin daha fazla zarar görmesine engel olduğunu, müvekkilinin mal alımı ve tedariği konusunda sıkıntı yaşadığında tercih hakkının bulunması ve bunun kullanılması sözleşmeye aykırılık değil bilakis sözleşmenin ve işletmelerin varlığını devam ettirebilmesi için bir zorunluluk olduğunu, davacı yan tarafından başlatılan icra takibine konu alacağın hayali, farazi ve hiçbir açıklaması olmayan bir tutar olduğunu, bahsi geçen 750.000-TL cironun neye göre belirlendiği, mal alım tutarının %15 olmasının nasıl belirlendiği, siparişlerden %25 kar hesabının nasıl yapıldığı gibi hususların sözleşmenin neresinde yazdığını, tüm bu hususların taraflar arasında yapılan sözleşmede yazılı olmasının gerektiğini, oysaki anılan sözleşmenin asli unsurlarının eksik ve alelade bir sözleşme niteliğinde olduğunu, dava dilekçesinde hesaplaması yapılarak talep edilen kar kaybı hesabının hiç bir hukuki değeri ve gerçeklik payının bulunmadığını belirttiğini, mahkemede görülmekte olan ... esas sayılı dosya ile aralarında fiili bağlantı olması ve usul ekonomisi gereğince HMK.Md. 166 gereğince dosyaların birleştirilmesine, eksik harcın ikmali ile icra takibine konu olan tutar üzerinden dava değerinin belirlenmesine, yersiz ve mesnetsiz açılan davanın ve tüm taleplerin reddine, takibin iptaline, %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA ...KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;06.05.2014 tarihinde ...Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin akdedildiği tarihten bu zamana kadar her yıl işletme ciroları arttığını, buna rağmen müvekkilinden mal alımlarının düzenli olarak azaldığını, ayrıca ...'dan yazılı izin alınmadan başkaca işlemler yapıldığını, markaya ait logolu ürünleri ve görselleri başka işletmelerde kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin iyi niyetini kötüye kullanarak müvekkilinin hem ticari itibarını sarstığını, hem de mali zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkilince ticaret haklarının başka firmalara servis edilmemesi talep edildiğini ancak bu bildirimlere cevap alınamadığını, müvekkiline verilen ciro zararının 750.000,00 TL olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 187.000,00 TL tutarında kar zararına uğradığını, ...” markası ile devam edilmeyeceği yönünde dönüş yapıldığını, .... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ihtarnamenin tebliğinden 7 gün içinde markaya ilişkin tabelanın işletmeden indirilmesini, müvekkilinin markasına ait afiş, broşür, logolu tüm malzemelerin müvekkiline bedelsiz olarak iade edilmesini, müvekkilinin uğramış olduğu 187.000,00 TL tutarındaki zararın ve ... Sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşmede belirtilen 10.000,00 USD cezai şartın ödenmesini talep ettiklerini, ihtarnamenin davalı Şirkete 01.08.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ... sözleşmesine aykırılık nedeniyle sözleşmede belirtilen 10.000,00 USD cezai şartın ödenmemesi nedeniyle 06.12.2019 tarihinde davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile 10.000,00 USD tutarında ilamsız icra takibine başlandığını, 26.12.2019 tarihinde ödeme emrini tebliğ alan davalının 27.12.2019 tarihinde borcun tamamına, ferilerine itiraz ettiğini, itiraz sonucu 31.12.2019 tarihinde icra müdürlüğü kararıyla icra takibinin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, basiretli tacir olan taraflar arasında akdedilen... sözleşmesinin Kısım 2 Madde 3/G maddesi gereği ... (davalı), francisore (davacıya) ait peçete, sistem, program ve benzer özel bilgi ve belgelerin üçüncü şahıslara ... hakkının tamamını veya bir kısmını kullandıramayacağını, reçete, sistem, malzeme hakkında bilgi ve belge verdiğinin tespiti halinde 10.000,00 USD teminat ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, davalının davacıya ait malzemeleri başka işletmelerde kullandığının tespiti üzerine davalının uyarıldığını ve eylemlere son vermesinin talep edildiğini, davalının eylemlerine son vermemesi nedeniyle sözleşmeden doğan 10.000,00 USD tutarındaki cezai şartı ödemesi gerektiğini, arabuluculuk yolunda anlaşılamadığını belirterek ...Esas sayılı icra takibinde itirazın iptali ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 07.11.2023 tarihli dilekçesi ile: Dava değerini, gerekirse istinaf kanun yoluna başvurma haklarını kaybetmemek için 500,00-TL'den 30.000,00-TL'ye yükseltme zaruretinin doğduğunu, dava dilekçelerindeki 10.000,00-USD asıl alacak taleplerinin yanı sıra icra dosyasındaki kalan alacak tutarı hakkındaki tüm talep, dava ve ek dava haklarının yanı sıra fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ek dava hakları saklı kalmak kaydı ile, dava değerini 29.500,00-TL arttırarak 30.000,00-TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... Sayılı Dosyanın Takip Talebinde Borcun Konusu olarak, "... Sözleşmesine Aykırılık Nedeni ile Doğan Cezai Şart Alacağı" yazdığını, oysa ki, taraflar arasındaki ... Sözleşmesinde "Cezai Şart Alacağı"na ilişkin bir hüküm yer almadığını, bu durumda sözleşmede yer almayan -bağlayıcı bir hükme/yükümlülüğe- istinaden talep edilen cezai şart alacağı haksız, yersiz ve mesnetsiz olduğunu, tazminat ve cezai şartın farklı hukuki kavramlar olduğunu, davacı yanın sözleşmede yazdığı şekilde “Tazminat” talep ettiğini beyan ediyorsa, bu talebini sözleşmeye aykırılıkları (dava dilekçelerinde ikrar ettiği 2017 yılı (Ocak Ayı) başından itibaren) 2 yıl içerisinde dava konusu yapması gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde “Derhal Fesih Hakkının Kullanıldığı” yazdığını, taraflar arasında imza edilmiş olan ... Sözleşmesinde "fesih" 4 madde içerisinde geçtiğini, bunların Sözleşmenin 2-F Maddesinde, “ticari itibarı zedeleyecek davranış” konusunda ısrarcı olunması durumunda tek taraflı fesihten bahsedildiğini, bu maddenin uygulanabilmesi için bu davranışların birden fazla kez tekrarlanmış ve bu konuda birden kez uyarılmış olunması gerekmediğini, dolayısıyla bu maddenin Müvekkil Firma için uygulanması söz konusu olmadığını, sözleşmenin 3-B Maddesinde, “yetkili kişinin iş başında bulunmaması durumu”ndan bahsedildiğini ve bu durumun 3 defa tekrarı halinde sözleşme fesih sebebi olduğu yazıldığını, bu maddenin ... Gıda için uygulandığına ilişkin ihtar veya dava dilekçesinde bir hüküm yer almadığını, dolayısıyla bu maddenin müvekkili firma için uygulanması söz konusu olmadığını, sözleşmenin 3-K Maddesinde, “onaysız iş ve işlemler” söz konusu olduğunda tek taraflı fesihten bahsettiğini, bu maddenin ... Gıda için uygulandığına ilişkin ihtar veya dava dilekçesinde bir hüküm yer almadığını, dolayısıyla bu maddenin müvekkili firma için uygulanması söz konusu olmadığını, sözleşmenin 5-F Maddesinde, “Genel Şartlar-Anlaşmanın Feshi” başlığını taşıdığını, dolayısıyla 3 fesih açıklamasına girmeyen her feshin bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğini, bu maddeye göre ise “İşbu sözleşmedeki yükümlülüklere uyulmaması, yerine getirilmemesi veya yapılan ihtara rağmen 3 gün içerisinde önlem alınmaması halinde sözleşme franchisor tarafından tek taraflı feshedilir” denildiğini, bu durumda ise, davacı Vale Firmasının öncelikle bildireceği yükümlülüklere uyulmasını, yerine getirilmesini istemesi ve...İçtihatlarına göre, bu durumda olağanüstü fesih gerekçesini davacı Vale firmasının kanıtlaması gerekeceğini, iddia edilenlerin tam aksine sözleşme süresi boyunca davacı Firmanın yükümlülüklerini yerine getirememiş, aksatmış, tedarik zincirinin aksamasına, gecikmesine ve müvekkili firmanın güç durumlara düşmesine sebebiyet verildiğini, Sözleşme süresi boyunca müvekkili ... Gıda'nın sözleşmeye aykırı herhangi bir fiili bulunmadığı gibi, sözleşmenin feshedilmesine dek 5 yıl boyunca yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde yerine getirttiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını belirterek davanın reddini ve lehlerine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davada uyuşmazlık; 06/05/2014 tarihli taraflar arasında ..." isimli markanın kullanımı için ..." sözlemesi yapıldığı tarafların kabulünde olup davacı yan, davalı şirketin sözleşme gereği alması gereken malların düzenli olarak azaldığı, sözleşme gereği yazılı izinler almadan başkaca işlemler yaptığı, davalının uyarıldığı, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davacı yanın zarara uğratıldığı iddiası ile derhal fesih ihbarı yapılıp, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden bahisle, maddi zararının tahsilini talep ettiği, davalı ise İcra Müdürlüğününü yetkisine itiraz ettiği, sözleşmenin feshine ilişkin ihtar ve bildirimin sözleşmede belirtilen prosedürlere uyulmadığı, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, hesaplanan zarar miktarının kabul edilmediğini belirtilmekle, icra takibi yapılan icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacı zararı varsa miktarının uyuşmazlık konusu olduğu uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Birleşen davada uyuşmazlık: Taraflar arasındaki... sözleşmesinin davalı tarafça ihlal edilip edilmediği, davacı tarafça sözleşmeye aykırılık nedeni ile başlatılan icra takibine davalının itirazının, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı.
... esas sayılı dosyası, belgeler, sözleşme, ... sayılı ihtarnamesi, tanık beyanı, faturalar dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı, marka ve patent uzmanı ve gıda mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Asıl davada ...talimat yoluyla alınan 26/07/2021 tarihli raporda: Taraflar arasında öteden beri (2014-2019 yılları arasında) mevcut olan ticari ilişki çerçevesinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 1.589.989,01TL (321.700,00+269.460,26+320.880,00+284.233,67+315.332,54+78.382,54) tutarında olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemelerde, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin davacı şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, ancak ödemelerin pek çoğunun davalı şirket yetkilileri adına mevcut keri kartları üzerinden yapılmış olduğunu, kayıtların söz konusu ektrelere dayandığını, ancak davalı şirket tarafından ödeme ve kayıtlara esas teşkil eden bu ekstrelerin veya ödeme belgelerinin inceleme aşamasında ibraz edilmediği bildirilmiştir.
Asıl davada ... talimat yoluyla alınan 17/05/2022 tarihli ek raporda:İncelenen ticari defter tasdiklerinin ilgili yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmış olduğunu, 2014 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı şirketin davacı şirketten 346.929,71TL alacaklı olduğunu, 2014 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 321.700,00TL, 2015 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacı şirketin, davalı şirketten 30.507,47TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 2015 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 269.460,26TL, 2016 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacı şirketin, davalı şirketten 43.381,66TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 2016 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 320.880,00TL, 2017 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davacı şirketin, davalı şirketten 22.942,24TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 2017 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 284.233,67TL, 2018 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı şirketin, davacı şirketten 2.413,71TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 2018 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 315.332,54TL ve 2019 yılı için taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı şirketin davacı şirketten 2,01TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 2019 yılında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 78.382,54TL tutarında olduğunu, taraflar arasında öteden beri (2014-2019 yılları arasında) mevcut olan ticari ilişki çerçevesinde davalı şirket tarafından, davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 1.589.989,01TL tutarında olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler toplamının 1.589.989,01TL olmayıp, 1.646.269,19TL tutarında olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemelerde, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin tamamının şirketin ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, ancak ödemelerin pek çoğunun davalı şirket yetkilileri adına mevcut kredi kartları üzerinden yapılmış olduğunu, kayıtların söz konusu ekstrelere dayandığını, ancak davalı şirket tarafından ödeme ve kayıtlara esas teşkil eden bu ekstrelerin veya ödeme belgelerinin inceleme aşamasında ibraz edilemediğinin tespit edildiğini, bu kez dava dosyası kapsamında yeniden yapılan incelemelerde, eksik olduğu belirtilen ödeme belgelerinin (dekont ve ekstreler) davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ekinde dava dosyası kapsamına sunulduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında dava konusu olan ürün türü ...) ile ilgili olarak, satışların davalı şirket kayıtlarında doğrudan ve tek tek ürün adıyla çıkışlarının yapılmadığını, müşterilere sunulan kahvaltı veya benzer hizmet bedel içinde topluca satışların gerçekleşmiş olduğunu, dolayısıyla satış hacmi yönünden sadece bu ürünle ilgili yıllar itibariyle bir toplama ulaşılmasının mümkün olmadığının tespitinde bulunulduğunu, buna ilişkin olarak da davacı şirketin dava konusu yıllarına ilişkin mizanları satışlar ve alt hesapları gösterecek şekilde dava dosyası kapsamına dahil edildiği bildirilmiştir.
Asıl davada bilirkişi heyetinden alınan 30/01/2023 tarihli raporda:Davacı ile davalı arasındaki sözleşmede davalının ... bedelinden başka bir mali yükümlülükle sorumlu tutulmadığını, sözleşmede mal alımına ilişkin münhasırlık veya aylık bir kota veya asgari alım taahhüdünün belirtilmediğini, ... verene ödenecek başka bir mali yükümlülüğe de yer verilmediğini, yine davacı ile davalı arasındaki sözleşmede ... alanın cirosunun %15’i kadar ... verenden hammadde alması gerektiği yolunda bağlayıcı bir hüküm bulunmadığını, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede ... alanın ... verenden aylık veya sözleşme dönemi içinde almakla yükümlü olduğu asgari bir alım taahhüdüne ilişkin bir hüküm de olmadığını, yine sözleşmede ... alanın karının belli bir kısmını ... verene ödemesi yolunda bir hüküm de bulunmadığını, ayrıca taraflar arasında ... sözleşmesinden başka veya o sözleşmeye ek olarak ayrı bir malzeme tedariğine ilişkin uzun dönemli ve sürekli edimli başka bir sözleşme imzalandığının da tespit edilemediğini, davacının davalının malzeme tedariğini başka satıcılardan yapması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek zarar olgusunu buna dayandırmakta ve başka bir zarar iddiasında bulunmamakla birlikte davalının davacı yerine başka bir tedarikçiden malzeme alımı yapması sonucunda kalite ve lezzet düşüklüğü meydana geldiğini, bu nedenle ... aldığı markaya zarar verdiğini, markanın tüketiciler gözündeki imajının zarar gördüğü yolunda da dosyada bir iddia ve delil tespit edilemediğini, dolayısıyla davada davacının somut ve hesaplanabilir bir zararının tespit edilemediğini, ancak hukuki takdir mahkemeye ait olup, mahkemece davacının davalıdan cirosunun %15’inin altında kalan mal alımlarına isabet eden kârını zarar olarak talep edebileceği kabul edildiği takdirde %15’in altında kalan tüm dönemler için hesaplanan tutarın 97.114,95 TL asıl alacak ve 6.174,12 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığını, son 6 aylık dönemle sınırlı talepte bulunabileceği kabul edildiği takdirde %15’in altında kalan son 6 aylık dönem için hesaplanan tutarın 44.921,39 TL asıl alacak ve 2.855,89 TL işlemiş faiz olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Birleşen davada bilirkişiden alınan 20/03/2023 tarihli raporda:Taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmesine göre davalının farklı şehirlerde davacının marka adını kullanarak “...” marka adıyla şubeler açmasının, ... davalı ... Gıda Pazarlama Ltd. Şti.'nin ... sözleşmesi hükümlerine aykırılıktan dolayı cezai şart ödemesini gerektirir gizlilik kuralını ihlal ederek 3. Kişilere bilgi aktardığına dair bir sonuç doğurmadığından cezai şart ödeme zorunluluğunun doğmayacağının değerlendirildiğini, eğer mahkemece davacı franchisor ... asıl alacak olarak 10.000,00 USD cezai şart tutarını ve işlemiş faiz tutarının 228,22 USD olmak üzere genel toplamda 10.228,22 USD olacağının hesaplandığını, davacı...nin cezai şart talep edip edemeyeceği konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Birleşen davada bilirkişiden alınan 27/04/2023 tarihli ek raporda:Davacı yanın bilirkişi kök raporuna karşı yaptığı itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda; davacının itirazlarının, 20.03.2023 tarihli bilirkişi kök raporunda yapılan tespitleri ve hesaplanan tutarları değiştirici nitelik taşımadığını, kök rapordaki sonucu değiştirici yeni bir durum meydana getirmediği bildirilmiştir.
Asıl davada bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2023 tarihli ek raporda:Hukuki takdir mahkemeye ait olmak üzere; kök rapordaki görüş ve hesaplamalarının geçerli olduğunu, görüş veya hesaplama değişikliği bulunmadığını, tarafların hukuki takdir ve değerlendirme gerektiren itirazları konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Asıl davada bilirkişi heyetinden alınan 09/04/2024 tarihli 2. Ek raporda:Dava dosyası, ekleri ile taraf vekillerinin itiraz/beyanları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; Asıl dava yönünden: 30.01.2023 tarihli kök ve 11.09.2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak arz ve izah edilen ve detaylı ve açıkça gerekçeleri ile birlikte yapılan değerlendirme ve hesaplamalarının geçerli olduğunu, dava dışı şirketin defterlerinin davalının davacının bunlara delil olarak dayanmadığını ileri sürmesi ve ayrıca mahkemece bu yönde bir inceleme görevi de verilmemiş olması karşısında heyetimizce incelenemeyeceğini, kök ve ek rapordaki görüş ve hesaplamalarının geçerli olduğunu, Birleşen dava yönünden: Ek rapordan sonra asıl dosya ile birleşen dosyadaki bilirkişi raporundaki görüşlere iştirak ettikleri, ancak faiz hesabı yönünden rapora katılmadıkları, heyetlerince 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre doğru faiz hesabı yapıldığı ve hesaplanan işlemiş faiz tutarının 122,26 USD olduğunu, alacağa hükmedilip hükmedilmeyeceğini, davacının cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı hususlarındaki hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
... sözleşmesinin hukuki niteliği doktrinde tartışmalıdır. Kanunda düzenlenmediğinden isimsiz sözleşme olan ... sözleşmesinin sui generis ya da karma bir sözleşme olduğu yönünde çeşitli görüşler mevcuttur. ... sözleşmesi bir karma sözleşmedir. Zira, kanunda düzenlenmemiş tiplere ilişkin unsurları ihtiva ettiği gibi kanunda düzenlenmemiş sui generis sözleşmelere ilişkin unsurları (örneğin lisans sözleşmesine ve know-how sözleşmesine ilişkin unsurlar) da ihtiva etmekte ve tek bir akit teşkil etmektedir. Karma bir sözleşme olan ... sözleşmesine uygulanacak hükümler de tartışma konusudur. Mevzuatta ... sözleşmeleri için özel bir şekil şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle geçerliliği hiçbir şekle bağlı değildir.
Asıl Davada davacı ile davalı arasında '... markasını kullanmak amacı 06.05.2014 tarihinde akdedilen... sözleşmesi gereği ticari ilişki bulunmaktadır. Davacı davalının franchising sözleşmesine aykırı davrandığını bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek zararın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talepli eldeki davayı açmıştır. Davalı yan sözleşme süresi boyunca davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini tedarik zincirinin aksamasına, gecikmesine sebebiyet verdiğini, sözleşme süresi boyunca müvekkilinin sözleşmeye aykırı herhangi bir fiili bulunmadığını davacının cironun %15 üzerinden siparişlerden %25 kar etmesine yönelik hesabının sözleşmede bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından 199.821,06-TL tutarında ilamsız icra takibinin başlatılmış davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmede ... alan davalının mal tedariğini nasıl sağlayacağına ilişkin detaylı bir hüküm bulunmadığı sadece sözleşmenin 5/A maddesinde ''... kendi merkezi yada belirlediği ve onayladığı kaynaklar, mal alımında birinci tercih olarak değerlendirilecektir şeklinde hüküm bulunduğu sözleşmenin ''... tanınan haklar başlıklı 2. Maddesinin B bendinde ''işletmede satış fiyatı, hizmet kalitesi, temizlik ve müşteri ilişkilerini istediği her zaman denetleme ve bilgisayar raporu alma hakkına sahiptir'' hükmü bulunduğu yine sözleşmenin 3/D maddesinde de ''... her ayın sonu itibariyle talep edilmesi durumunda bilgisayar toplu satış raporunu ... merkezine merkezine teslim etmekle yükümlüdür'' hükümleri mevcut olup davacı tarafça denetim raporlarına ve davalıdan her ay sonu itibariyle toplu satış raporu alınıp alınmadığına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamıştır.
... sözleşmesi, bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre şart ve sınırlamalar dâhilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütününe dayanan, birbirinden bağımsız iki taraf arasında kurulan bir sözleşmedir. ... sözleşmesinde ... alan bağımsız ve kendi nam ve hesabına çalışan bir işletmedir.... alanın kendi adı ve hesabına çalıştığından dolayı, ... verenin talimatlarına uyma yükümlülüğü, kendi kullanımına sunulmuş olan üretim, işletme ve pazarlama sistemi, ... zincirinin bu sistemden kaynaklanan bütünlüğü ve yine bu sisteme dayanan sürümü arttırma yolları ile sınırlı olup somut olayda hükme alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere 'davacı ile davalı arasındaki sözleşmede davalının ... bedelinden başka bir mali yükümlülükle sorumlu tutulmadığından, sözleşmede mal alımına ilişkin münhasırlık veya aylık bir kota veya asgari alım taahhüdünün belirtilmediğinden, ... verene ödenecek başka bir mali yükümlülüğe de yer verilmediğinden, yine davacı ile davalı arasındaki sözleşmede ... alanın cirosunun %15’i kadar ... verenden hammadde alması gerektiği yolunda bağlayıcı bir hüküm bulunmadığından, davacı ile davalı arasındaki sözleşmede ... alanın ... verenden aylık veya sözleşme dönemi içinde almakla yükümlü olduğu asgari bir alım taahhüdüne ilişkin bir hüküm de olmadığından, yine sözleşmede ... alanın karının belli bir kısmını ... verene ödemesi yolunda bir hüküm de bulunmadığından ayrıca taraflar arasında ... sözleşmesinden başka veya o sözleşmeye ek olarak ayrı bir malzeme tedariğine ilişkin uzun dönemli ve sürekli edimli başka bir sözleşme imzalandığının da tespit edilemediğinden, davacının davalının malzeme tedariğini başka satıcılardan yapması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek zarar olgusunu buna dayandırmakta ve başka bir zarar iddiasında bulunmamakla birlikte davalının davacı yerine başka bir tedarikçiden malzeme alımı yapması sonucunda kalite ve lezzet düşüklüğü meydana geldiğini, bu nedenle ... aldığı markaya zarar verdiğini, markanın tüketiciler gözündeki imajının zarar gördüğü yolunda da dosyada bir iddia ve delil ile tespit edilemediğinden davacının davası sübut bulmadığından davalının mali yükümlülüklerini yerine getiremediği ispatlanamadığından davanın reddine ve kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından buna ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Birleşen davada davacının cezai şart alacağı istemine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında akdedilen ... Sözleşmesine göre davalının farklı şehirlerde davacının marka adını kullanarak “... marka adıyla şubeler açmasının, ... davalı ...nin ... sözleşmesi hükümlerine aykırılıktan dolayı cezai şart ödemesini gerektirir gizlilik kuralını ihlal ederek 3. kişilere bilgi aktardığına dair bir sonuç doğurmadığından cezai şart ödeme zorunluluğunun doğmayacağı belirtildiğinden sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şarta ilişkin davacının davalının sözleşmenin gizlilik bölümlerine ilişkin iddiası var ise de sözleşmede böyle bir hüküm bulunmadığından davalının eylemler ispatlanamadığından ve davacının davası sübut bulmadığından birleşen davanın reddine ve kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından buna ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından buna ilişkin talebin REDDİNE,
A-Asıl davada alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik alınan 373,20TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Asıl dava yönünden 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Asıl davada davalı vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 500,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B-Birleşen davada alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 54,40TL harcın mahsubu ile eksik alınan 373,20TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Birleşen dava yönünden 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Birleşen davada davalı vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, Davacı vekilinin (e duruşma yoluyla) ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]