T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/146 Esas - 2024/403
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/146
KARAR NO : 2024/403
....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/03/2021
.....
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/07/2021
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
K.YAZIM TARİHİ : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DAVADA;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı arasında, ..adresinde bulunan taşınmazın davalı tarafın ticari amaçlı poliklinik hizmeti sunma amaçlı kullanıma uygun olmak üzere natamam vaziyette bulunan binanın, inşaat/tadilat/imalat kalemleri için 29.12.2019 tarihli yazılı eser sözleşmesi ve ek işlerin yapılması için 02.03.2020 tarihinde sözlü eser sözleşmesi düzenlendiğini, taşınmazın natamam vaziyetine dair ayrıntılı açıklamalarda bulunma zarureti taşıdıklarını, taşınmaz içerisinde bulunan, A'dan Z'ye kadar inşaat ve imalatlar, davacı tarafça ifa edildiğini, taşınmazın, davalı tarafça, davacıya teslim ettiği halinde yalnızca betonarmesi ve pencere ile cam montajları yapılmış vaziyette teslim edildiğini, binanın betonarme vaziyette teslim edilmiş halinde mekanik, elektrik, ısıtma, soğutma, atık su ve temiz su tesisatı dahi bulunmadığını, taşınmaza ait tüm tesisatlar davacı tarafça gerçekleştirildiğini, binanın natamam hal ve vaziyetini gösterir fotoğraflar dilekçemiz ekinde yer aldığını, mahalde keşif işlemleri gerçekleştirildiği sırada, halen natamam halde bulunan ... adlı yapıların emsal alınarak, bilirkişi raporu tanzim edilmesini, taşınmaza ait mimari proje ise .... İş sayılı dosyasının arasında bulunduğunu, 29.12.2019 tarihli eser sözleşmesi içeriğinde belirtmiş oldukları işlerin ifa edilmesinin taraflarca kararlaştırıldığını, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı vaziyette, davacı tarafı şantiyeden uzaklaştırması sonrasında tek taraflı olarak delilleri yok ettiğini, imalatları bozduğunu, tarafımızca gerçekleştirilen imalatların sökülerek atıldığını, zarar verildiğini, üzerinde oynandığını, davacı tarafın, davalının talebi ve istemi gibi eseri eksiksiz, kusursuz ve noksansız olarak meydana getirmiş olduğunu, eseri meydana getirmiş olmasına rağmen davalı tarafça, davacıya ait ücret ödemelerini gerçekleştirmemek maksadıyla bu şekilde hareket etmiş olduğunu, taraflarca sözlü ve yazılı sözleşme hükümlerine uygun olarak inşaat, imalat ve tadilat işlemleri eksiksiz, noksansız ve kusursuz olarak, davalı tarafın talep ve istemine uygun olarak ifa edildiğini, davalı tarafça tek taraflı olarak, şantiye sahasına girildiğini, davacı tarafça yapılan imalatlara zarar verildiğini, faturası bulunan, şantiyede montajı yapılan, sökülebilir mahiyetteki imalatların sökülerek götürüldüğünü, davacıya daha az zarar vermek için mevcut imalatların yok ediliğini, daha kötü bir hale sokulduğu hem ... sayılı dosyasında, sözleşme kapsamında ifa ile yükümlü oldukları tüm işleri eksiksiz, noksansız olarak gerçekleştirilmiş olduğunun da tespit edildiğini, hatta, davacının imalatları bozduğunun da raporda yazıya geçirildiğini, izah etmiş oldukları hususlar gereği sözleşmeler kapsamında kalan tüm işlerin taraflarınca ifa edilmiş olduğunu, yerinde keşif faaliyetleri ve defter ile belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, bakiye alacağın şimdilik ve fazlaya dair hakları saklı kalmak ve ıslahla arttırılmak kaydıyla sözleşme tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faiz oranı üzerinden işlemiş faiziyle birlikte, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmesi, açıklamış oldukları hususlar ve kendiliğinden gözetilecek sair nedenler ışığında; Sözleşme tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faiz oranı üzerinden işlemiş faiziyle birlikte fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-Türk Lirasının, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, .... İş sayılı dosyasında takdir olunan 755,00-TL tutarında avukatlık vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine, .... Noterliği'nin 18 Ocak 2021 Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarname masrafı olan 310,82-TL tutarında ki masrafın yargılama gideri olarak, davalı tarafa yükletilmesine, yargılama gider ve masrafı ile avukatlık vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilii..., biyokimya ihtisas sahibi bir tıp doktoru olup, halen özel muayenehanesinde cilt uygulamaları alanında faaliyet gösterdiğini, davacı Yüklenici..., 29.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca, üstlendiği yapım işlerinin eksikler içerdiğini, sözleşmeye uygun yapılmadığını, müvekkili tarafından 473.550,00 TL olarak yapılan ödemenin, işin bir an önce tamamlanacağı inancıyla ve sağlık merkezinin çalışmaya başlaması amacıyla ödendiğini, davacı yanın, 02.03.2020 tarihinde ayrıca bir sözlü anlaşma ile onlarca iş kaleminin yeniden ortaya çıktığını ve bu durumun müvekkilince kabul edildiğini öne sürmekte ise de, böyle bir sözlü anlaşma olmadığı gibi, sözlü olarak yapılan ek sözleşmede kararlaştırıldığı ifade edilen işlerden bazılarının, müvekkili tarafından, davacı taraf dışındaki başkaca kişilere yaptırılan işler olduğunu, ... delil tespitiyle ilgili olarak 05.10.2020 tarihinde keşfe gelindiğini, davacıya 4 haftalık süre verildiğini, bu sürenin 02.11.2020 günü sona erdiğini, bu sürenin sonunda yalnızca onaylı mimari projenin dosyaya sunulduğu, bu tarihten 45 gün sonra 16.12.2020 günü davacı vekilinin girişimi ile bilirkişi kurulunun yerinde incelemeye geldiğini, poliklinik amacıyla çalıştırılması düşünülen, ancak açılışı geciken bir iş yerinde düzeltme imalatlarının yapılmasının normal olduğunu, bu düzeltmelerin tümünün yüklenicinin hatalı imalatlarından kaynaklanan düzeltmeler ve tümüyle yıkılarak yeniden yapılmak durumunda kalınan yerler olduğunu, ayrıca gecikmenin, sözleşmeye aykırı, kötü, eksik ve hatalı imalatın ve cam düşmesi, terastaki boruların patlaması, elektrik tesisatının tümüyle açıkta bırakılması gibi acil ve zorunlu müdahalelerin yapılmasının ardından, müvekkilinin, eksikleri tespit ettirmesinde, HMK.nun 402/2 fıkrasında düzenlenen hukuki yararın bulunduğunu, ....İş Sayılı dosyasında düzenlenen 25.01.2021 tarihli raporda, toplamda 205.850,00 TL zarar tespit edildiğini, bu rapora her iki tarafında itirazı sonucu düzenlenen 24.03.2021 tarihli ek raporda, zararın 212.600,00 TL olduğunun belirlendiği, bu raporun taraflara tebliğ edildiğini ve delil tespitin kesinleştiğini, bunların yanı sıra, sözleşme kapsamında olmasına karşın, ayrıca başkaca zararlara uğramamak için müvekkili tarafından alınan ve/veya yapılmak zorunda kalınan ödemelerin ise 75.473,81TL olduğunu, bunlara ilişkin faturaların ekte sunulduğunu, yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği iş kalemlerinin hepsinin blok iş niteliğ inde olduğunu, yapılan her hangi bir imalatın tek başına değerlendirilemeyeceğini, yapılacak kalemlerin, uygun bir biçimde iş sahibine tesliminin gerektiğini, binaya ve sözleşmeye aykırı biçimde takılan yanlış kombi nedeniyle sistem çalıştırılamadığından, kombinin değiştirilmek zorunda kalındığını, 15.02.2008 tarih 26788 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin” 12/G maddesi uyarınca, binada, hastanın tekerlekli sandalye ile taşınmasını sağlayacak şekilde asansör olması gerektiğini, 03.07.2017 tarih 30113 sayılı resmi gazetede yayımlanan “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği”34.maddesinde; bodrum katlar dahil kat adedi 4 ve daha fazla olan binalarda asansör yapılmasının zorunlu olduğu ve yönetmeliklerde belirtilen diğer hususlar nazara alındığında, sağlık bakanlığından ruhsat alınamama, gecikme nedeniyle çalışılamaması halinde zararın oluşacağı, keza asansörle ilgili garanti belgelerinin müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle davacıdan talep edildiğini, ... tespiti sırasında, uyuşmazlık konusu asansörün halen aynen binada durduğunu, ancak bu asansör yüzünden, poliklinik olarak ruhsat alınamayacağından, muayenehane statüsünde kullanmaya devam etmek durumunda kalacağı, binanın bu nedenle tümünün kullanılamadığını, asansörün de bu nedenle kapalı tutularak kullanılamadığını, sökülerek yerine yenisinin de takılmadığını, dolayısıyla asansör kabini ve makine dairesi konusunda asansör mekaniğinden anlayan bir makine mühendisi eliyle inceleme yaptırılabileceğini, Onak Asansör antetini taşıyan tarihsiz belgede, müvekkilinin imzası alındıktan sonra, lehe mi aleyhe mi olduğu önem taşımaksızın, bazı değişikliklerin yapıldığını, bazı maddelerin üzeri çizilerek yanlarına el yazısıyla başka şeylerin yazıldığı ve müvekkiline ait olmayan bir parafla paraflandığını, bu hususun, özel belgede sahtecilik kapsamında kaldığını, delil olarak sunulan bu belgenin dikkate alınamayacağını, götürü bedelle yapılan, sözleşmeye aykırı imalatlara karşın, 17.08.2020 tarihine kadar götürü bedel olarak belirlenen 489.700,00 TL’nin 473.550,00 TL’sinin ödendiğini, bunun dışında 75.473,81 TL’lik bir ek ödeme sözleşme götürü bedeli içerisinde olduğu halde müvekkilince ayrıca yaptırıldığını, bu bağlamda, 25.000,00 TL’lik talebin dayanağının anlaşılamadığını, davacı tarafından, ihbar olmadığından söz edilmekte ise de, Yargıtay kararlarına göre, eser sözleşmelerinde eksiklikler yönünden ayıp ihbarına gerek olmayıp zamanaşımı süresi içerisinde istemde bulunulabileceği, esasen bu konuda sözlü pek çok bildirim olduğunu, yüklenicinin ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin, iş sahibi olarak gereken işbirliğini gösterdiğini, iddia edildiği gibi anahtar değiştirip yüklenici çalışanlarını içeri almamak bir yana, 18.09.2020 günü “şantiye hala sizin, bende sizi bekliyorum.” Mesajlarını atmasının, işbirliği iradesinin göstergesi olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
BİRLEŞEN ... KARAR SAYILI DOSYASINDA:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile yüklenici... ...” adresinde bulunan 4 (dört) katlı binanın tümünde yapılacak birtakım yapım işlerini üstlendiğini, bu süreçte işbu yapım sözleşmesinin gereği gibi ifa edildiği ve bu ifalar nedeniyle müvekkili iş sahibinden birtakım alacakları daha bulunduğu iddiası ile işbu davanın davalısı yüklenici şirket tarafından müvekkili Dr. ...'ya karşı ... sayılı dava açılmış, mezkur davanın 23.06.2021 tarihinde ön inceleme duruşması yapıldığını, ... sayılı dosyaya kayıtlı olarak görülmekte olan davanın konusu da 29.12.2019 tarihli yapım sözleşmesindeki yüklenici ifasına ilişkin uyuşmazlıklar olduğunu, işbu davanın konusu da aynı yüklenicinin aynı sözleşmede, diğer davada ifa ettiğini iddia ettiği unsurların aslında hiç söz konusu olmadığı veya sözleşmede yazılı iş ve işlemlerin ifa edilmediğini, eksik, kötü, hatalı, sözleşmeye ve yasal düzenlemelere aykırı ifa edildiği iddiası ve iş sahibi müvekkilinin buna dayanan alacak iddiası olduğunu, davaların her ikisi de aynı sebepten doğduğunu, veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini de etkileyecek nitelikte olduğunu, tarafları da birebir aynı olduğunu, bu nedenle,... sayılı dosya ile bu dava arasında bağlantı olduğundan bu iki davanın birleştirilmesine karar verilmesinin istenmesi zorunlu olduğunu, davaya ilişkin açıklamalara geçmeden önce davaların birleştirilmesi taleplerinin kabulünü, müvekkili ....anında faaliyet göstermekte olan başarılı ve bilinen bir hekim olduğunu, müvekkili ile yüklenici ... Şti. (bundan sonra ... olarak anılacaktır) arasında yapılan 29.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca yüklenici, “...” adresinde bulunan 4 (dört) katlı binanın tümünde yapılacak birtakım yapım işlerini üstlendiğini, ancak bu işlerin eksikler içerdiğini, sözleşmeye ve yasal düzenlemelere uygun ifa edilmediğinin görüldüğünü, açıklanan nedenlerle ve re'sen bulunacak nedenlerle, ıslah ve fazlaya ilişkin hakları saklılığı kaydıyla; Maddi zararlarına karşılık, fazlaya ilişkin haklarının saklılığı kaydıyla şimdilik kismi olarak 50.000.-TL'nin, manevi zararlarına karşılık 50.000-TL'nin ve delil tespiti masrafları, delil tespiti vekalet ücreti ve noter masrafına ilişkin olarak 3.314,45.-TL'nin davalıdan alınarak ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 22.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yüklenici şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı/birleşen dosya davalısı ve davalı/birleşen dosya davacısı arasında,... adresinde bulunan taşınmazın davalı/birleşen dosya davacısı tarafın ticari amaçlı poliklinik hizmeti sunma amaçlı kullanıma uygun olmak üzere natamam vaziyette bulunan binanın, inşaat/tadilat/imalat kalemleri için 29.12.2019 tarihli yazılı eser sözleşmesi ve ek işlerin yapılması için 02.03.2020 tarihinde sözlü eser sözleşmesi akdedildiğini, davalı/birleşen dosya davacısının tacir olduğunu, tacir sıfatıyla, 29.12.2019 tarihli yazılı ve 02.03.2020 tarihli sözlü eser sözleşmesini akdettiğini, uyuşmazlığın çözümünde 6098 S. TBK ile 6102 S. TTK'nun tacirlere has hüküm ve maddelerinin uygulanması gerektiğini, taşınmaz içerisinde bulunan, A'dan Z'ye kadar bütün inşaat ve imalatlar, davacı/birleşen dosya davalısı tarafça gerçekleştirildiğini, taşınmaz, işveren tarafça, yükleniciye yalnızca betonarmesi ve pencere cam montajları yapılmış vaziyette teslim ettiğini, binanın betonarme halinde mekanik, elektrik, ısıtma, soğutma, atık su ve temiz su tesisatı bulunmadığını, taşınmaza ait tüm tesisatlar yüklenici tarafça yasa ve yerleşik uygulamalara uygun olarak gerçekleştirildiğini, taşınmaza ait mimari proje ise ...adresinde bulunan taşınmaz içerisinde gerçekleştirilen tadilat, tamirat ve diğer sair işlere ilişkin olarak temin edilen işlere ait faturaların toplam bedeli 380.984,00-Türk Lirası olduğunu, işbu faturaların malzeme faturası olduğunu, işbu faturalar arasında asansör faturası ve klima faturaları da bulunduğunu, işveren tarafından sunulan dava dilekçesi içeriğinde de 473.550,00-Türk Lirası tutarında ödeme yapıldığı ikrar edildiğini, 29.12.2019 Tarihli ana sözleşme gereği yüklenici 489.700,00-Türk Lirası ve 02/03/2020 tarihli sözlü sözleşme gereği yapılacak işlerin toplam bedeli 190.173,72 + KDV dahil toplam bedeli 224.405,00-TL olmak üzere işin bedeli toplam 714.105,00-Türk Lirasıdır. İşveren tarafından ödemesi yapılmamış şekilde yüklenicinin 240.555,00-Türk Lirası tutarında bakiye alacağı bulunduğunu, dosya arasında, işveren tarafından ayıp ihbarında bulunulduğuna dair delil de dosyamız arasına sunulmamış olduğundan, asansörün uygun bulunduğu ayrıca, taraflar arasında akdedilen protokole "Mimari Projede Asansör Olmadığı İçin Asansör Tescili Olmayacaktır" şerhi ve 29.12.2019 tarihli sözleşmede asansörün dört kişilik yapılacağına dair, işverenin kaşesi ile onam vermiş olduğu sabit olduğundan işbu taleplerinin reddine karar verilmesini, ... D. İş sayılı dosyasında da taşınmaz içerisinde bulunan imalatlar zarar verildiğinin tespit edildiğini, işveren de imalatlara zarar verdiğini, söktüğünü, kırdığını ve yerine keyfi olarak ek imalatlar gerçekleştirdiğini kabul ettiğini, sair nedenler ışığında; Davanın reddine, manevi tazminat istemine ilişkin yasal şartlar oluşmamış olduğundan manevi tazminat talebinin reddine, yargılama gider ve masrafı ile avukatlık vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; Davacı yan yüklenici olarak davalı yan için ticari amaçlı poliklinik hizmeti kullanımı için natamam vaziyetteki binanın imalat yapım işi için davalı tarafla 29/12/2019 tarihli yazılı ve 02/03/2020 tarihli şifai olarak yapılmış sözleşmeler kapsamında imalatları yaptığını, iş bedeli bir kısım ödemenin davalı tarafça yapıldığını, dava konusu edilen bakiye bedelin ödenmediği iddiası ile alacak talebinde bulunduğunu, davalı yan davacı yüklenicinin 29/12/2019 tarihli yazılı sözleşme kapsamında yaptığı bir kısım imalatın sözleşmeye aykırı, ayrıca eksik imalatlar olduğunu ve 02/03/2020 tarihli şifai sözleşmenin kabullerinde olmadığını belirtmekle; Tarafların kabulünde olan 29/12/2019 tarihli yazılı sözleşme kapsamında yapılan imalatların eksik ve ayıplı olup olmadığı, ayrıca davalı yanın kabul etmediği, 02/03/2020 tarihli şifai sözleşme ile ilgili taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafça imalat yapılıp yapılmadığı, imalat yapılmış ise ayıplı ve eksik olup olmadığı, yapılan imalatların bedelinin ödenip ödenmediği, davacının alacağı var ise miktarının uyuşmazlık konusu olduğu tespit edildi.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan 24.01.2022 tarihli raporda: Taraflar arasında düzenlenen 29.12.2019 tarihli eser sözleşmesinde iş bedelinin KDV dahil 489.700,00 TL olarak belirlendiğini, davacı yükleniciye 29.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca 473.550,00 TL ödeme yapıldığını, davacı yüklenici tarafından delil tespiti amacıyla ... dosyasıyla birleştirildiğini, taraflar arasında imzalanan 29.12.2019 tarihli sözleşme kapsamındaki imalatların eksik ve ayıplı yapıldığını, davacı yüklenicinin, sözleşme bazında 212.600,00 TL + KDV tutarında eksik ve ayıplı iş yapıldığı şeklindeki tespit raporuna iştirak edildiğini, davacı tarafça iddia edildiği gibi 02.03.2020 tarihli bir anlaşmanın varlığını kanıtlayacak açık bir bulguya rastlanamamakla birlikte yalnızca granit döşeme işçiliğini sözleşme dışı bir iş olarak yaptığı bununda bedelinin 5.000,00 TL olabileceğini, bu durumda davalı iş sahibinin sözleşmeler kapsamında ödemesi gereken bakiye tutarın 16.150,00 + 5.000,00= 21.150,00 TL olabileceğini, davacıya ödenmesi gereken 21.150,00 TL’nin düşülmesi halinde davalı (karşı davacı ...’nun davacıdan 212.600,00 – 21.150,00= 191.450,00 TL talep edebileceğini, bu tutarın büyük bir bölümünün fatura ve edeme belgeleri kapsamında ortaya koyduğunu, yargılama giderlerine ilişkin taraflarca talep edilen yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi giderlerin, mahkemece hüküm fıkrasında belirtilebileceği gözetilerek, burada ayrıca belirtilmesine gerek bulunmadığını, manevi tazminat konusunun, mahkememin taktirinde olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 31.10.2022 tarihli ek raporda:Davacı (karşı davalı) ... tarafından davacı (karşı davalı)... aleyhine açılan ve birleştirilen alacak davasında; kurulca düzenlenen 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı iş sahibinin sözleşmeler kapsamında ödemesi gereken bakiye tutarın 16.150,00 + 5.000,00= 21.150,00 TL olabileceğini, davacıya ödenmesi gerken 21.150,00TL’nin düşülmesi halinde davalı (karşı davacı) Dilara Uncu’nun davacıdan 212.600,00-21.150,00= 191.450,00TL talep edebileceğini, dava dosyasında ... asansör süreçleri ile ilgili hiçbir belge olmadığı için; Bu aşamada, bilirkişilerin asansöre ait 130.000,00 TL eksik ve ayıplı iş bedeli kesintisine bilirkişi kurulu olarak katılınması gerektiği şeklindeki görüşümüz, bu ek raporda da mevcut belgelere göre aynen korunduğunu, ... dava konusu iş yerine ait; ada/parsel numaraları ve adres belirtilerek Asansörün onaylı projesinde; asansörün kaç kişilik ve kaç duraklı olarak ruhsat verildiğinin öğrenilebileceğini, Makina Mühendisleri odasından da; dava konusu işyerine ait adresteki asansöre Makine Mühendisleri odasınca verilen imalat uygunluk belgesi talep edilerek, ilgili asansörün imalat uygunluk belgesi alıp almadığı hususu ortaya çıkacağı gibi, makine mühendisleri odasının imalat uygunluk belgesi vermediği bir asansörün kullanılamayacağı, ayrıca bu belgeyi alan asansörün mekanik özellikleri ile, durak sayısı ve kaç kişilik olduğunun da belgeden de anlaşılabileceğini, mahkeme, davacı yüklenicinin talebi olan, yerinde keşif yapılmasına karar verirse: Asansör konusunda uzman bir makine mühendisi ve bir elektrik mühendisinin bilirkişi olarak atanmasının yararlı olacağını, davacı yüklenici açısından yapıldığı iddia olunan inşaat kalemlerinin nevi ve miktarının keşif yoluyla tespiti konusunda ise; Davacı yüklenici 18.09.2020 tarihi itibariyle şantiye sahasından çıkarılmış olduğu için; bu tarihten sonra yapılan dosya içi mevcut tespit raporlarında belirtilen davacı yükleniciye ait eksik işlerin, sonradan davalı işverence düzeltilerek/ yenilerek yapılıp iş yerinin işletmeye de açılmış olduğu anlaşıldığından, gelinen bu tarih diliminde; davacı yüklenici lehine inşaat kalemlerine ait bir tespitin yapılıp yapılamayacağı hususu ise, mahkemenin takdirinde olduğunu, kalan 16.150,00TL (21.150,00-5.000,00) ile ilgili olarak; kök raporun “Genel Değerlendirme” bölümünün 1.maddesinde yer alan tablolar ve 5.1 maddesinde belirtildiği gibi davalı (karşı davacı) işveren tarafından davacı (karşı davalı) yükleniciye yapılan ödeme toplamının 473.550,00 TL toplam ödeme tutarının, sözleşme (29.12.2019 tarihli yazılı sözleşme) uyarınca (KDV’yle birlikte) ödenmesi gereken 489.700,00 TL’den düşülmesi halinde (489.700,00-473.550,00) 16.150,00 TL’nin, davacının bakiye alacağını oluşturduğunu, bu tutara 5.000,00TL’lik granit işçiliğinin de eklenmesi halinde 21.150,00 TL’ye ulaşıldığı, bu nedenle, davalı yanın bu yöne ilişkin itirazlarının, maddi bir dayanağının bulunmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulundan alınan 29.06.2023 tarihli 2.ek raporda: Kurulca düzenlenen 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı iş sahibinin sözleşmeler kapsamında ödemesi gereken bakiye tutarın 16.150,00 + 5.000,00= 21.150,00 TL olabileceğini, davacıya ödenmesi gereken 21.150,00 TL’nin düşülmesi halinde davalı (karşı davacı) Dilara Uncu’nun davacıdan 212.600,00-21.150,00= 191.450,00 TL talep edebileceğini, davaya konu asansörün, öncelikle ilgili belediyeye mimari projede değişiklik yapılarak asansör kuyusunun mimari projeye işlenmesi için yapılan müracaatın sonuçlandırılması ( Asansör projesinin çizdirilerek projenin ilgili belediyeye onaylatılması, onay işleminden sonra imal edilerek monte edilmiş olan asansörün, ilgili belediyenin asansör periyodik muayeneleri için anlaştığı akredite kuruluşa asansörün ilk kontrolü için başvurarak, uygunluk belgesi alması iş ve işlemlerinden sonra, asansöre tescil belgesi verilip verilmeyeceği netleştirilmesi gerektiğini.) asansörün tescil belgesinin verilip verilmeyeceği kesinleşmeden, akredite kuruluş tarafından imal edilerek monte edilen asansörün belirtilen standartlara uygun olup olmadığı tespit edilerek raporlanmadan, tescil belgesi verilip verilmeyeceği netleşmeden, asansör için eksik iş bedeli olarak tespit edilen 130.000,00 TL’nin (daha fazla veya daha az olabileceğini) talep edilebilmesinin mümkün olmayacağını, davacı yüklenici açısından yapıldığı iddia olunan inşaat kalemlerinin nevi ve miktarının keşif yoluyla tespiti konusunda ise; 18.09.2020 tarihinden sonra yapılan dosya içi mevcut tespit raporlarında belirtilen, davacı yükleniciye ait eksik işlerin, sonradan davalı işverence düzeltilerek/yenilerek yapılıp iş yerinin işletmeye de açılmış olduğu anlaşıldığından, gelinen bu tarih diliminde; davacı yüklenici lehine inşaat kalemlerine ait bir tespitin yapılıp yapılamayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu, kalan 16.150,00 TL (21.150,00-5.000,00) ile ilgili olarak; Kök raporun “Genel Değerlendirme” bölümünün 1. maddesinde yer alan tablolar ve 5.1 maddesinde belirtildiği gibi davalı (karşı davacı) işveren tarafından davacı (karşı davalı) yükleniciye yapılan ödeme toplamının 473.550,00 TL olduğunu, bu toplam ödeme tutarının, sözleşme (29.12.2019 tarihli yazılı sözleşme) uyarınca (KDV’yle birlikte) ödenmesi gereken 489.700,00 TL’den düşülmesi halinde (489.700,00-473.550,00) 16.150,00 TL’nin, davacının bakiye alacağını oluşturduğunu, bu tutara 5.000,00 TL’lik granit işçiliğinin de eklenmesi halinde 21.150,00 TL’ye ulaşıldığını, bu nedenle, davalı yanın bu yöne ilişkin itirazlarının, maddi bir dayanağının bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında düzenlenen 29.12.2019 tarihli eser sözleşmesinde iş bedelinin KDV dahil 489.700,00 TL olarak belirlendiği, davacı yükleniciye 29.12.2019 tarihli sözleşme uyarınca 473.550,00 TL ödeme yapıldığı, tespit dosyaları incelenerek hesaplanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının bakiye iş bedeli ve ayıp ve eksik işler bedelinin hesaplandığı bilirkişi heyetince ayıplı iş bedelinin iş bedelinden düşülmesi halinde iş bedeli hesaplamış ise de her iki davanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden bu değerlendirmeye iştirak edilmemiş birleşen davanın ıslah edilmediği de gözetildiğinde maddi tazminata ilişkin asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne karar vermek gerektiği manevi tazminata ilişkin davacının kişilik saldırı bulunmadığı davanın şartları oluşmadığından bu talebin reddi gerektiği asıl davada ihtarın tebliği ve verilen süre uyarınca 22/01/2022 tarihinde birleşen davada 29/04/2021 tarihinde temerüde düşürüldüğü işin ticari iş olması nedeniyle avans faizi talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile;
21.150TL'nin 22/01/2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Asıl davada alınması gereken 1.444,75TL harçtan peşin alınan 426,94TL'nin mahsubu ile bakiye 1.017,81TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
Asıl davada 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.108,80TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Asıl davada davacı tarafından yatırılan 1.017,81TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.850,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 6.188,50TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 5.198,34TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 1.500,00TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 240,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile;
a) Manevi tazminat talebinin REDDİNE,
b) 50.000TL Maddi tazminatın 29.04.2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Birleşen davada maddi tazminata ilişkin alınması gereken 3.415,50TL harçtan peşin alınan 1.707,75TL'nin düşümü ile kalan 1.707,75TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Birleşen davada 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 660,00TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Birleşen davada davacı tarafından yatırılan toplam 1.707,75TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada maddi tazminata ilişkin davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada manevi tazminata ilişkin alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Birleşen davada manevi tazminata ilişkin davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine
Dair, Davacı vekili (e duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024
...