T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/216
KARAR NO : 2024/294
...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2021
KARAR TARİHİ : 17/04/2024
K.YAZIM TARİHİ : 17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı ....' den 293 adet kapı satın almış ve satın alınan kapılar 09.11.2020 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, kapıların bedeli olarak 114.500,00 TL ise 10.11.2020 tarihinde davalı tarafa çek ile ödendiğini, söz konusu kapılar teslim alındıktan sonra kapıların ayıplı olduğu müvekkilince fark edildiğini, derhal kapıların fotoğrafları çekilmiş ve davalı şirketin bölge sorumluları ...ile görüşülerek durum davalı tarafa bildirildiğini, davalı tarafın bölge sorumluları ile uyuşmazlık çözülemeyince ...yevmiye numaralı 23.12.2020 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa satılan ayıplı kapıların iadesi ve sözleşmeden dönme taleplerinin bildirildiğini, müvekkiline satılan ayıplı kapıların davalı tarafa iadesi ve 114.500,00 TL bedelli çeklerin de müvekkile iadesi talep edildiğini, davalı taraf ise taraflarına 04.01.2021 tarihinde tebliğ edilen ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde özetle ''...'e gönderilen ve ayıp iddiasıyla sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin ihtarnameye itiraz ettiklerini'' beyan ettiğini, davalı tarafın itirazı üzerine taraflarınca ... numaralı dosyasından kapılardaki ayıplar için delil tespiti talebinde bulunulduğunu, dosyadan alınan 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre 293 adet kapıda yapılan incelemede ''Kapıların MDF kapı ve üzeri PVC kaplı oldukları; ancak kanatlar üzerinde bariz şekilde derin çiziklerin, siyah lekelerin mevcut olduğu, her birinin üzerinde rastgele yüzeylerde lekelerin, çiziklerin, derin veya yüzeysel de olsa tümünde mevcut olduğu, önce nemli bezle sonra da sabunlu ıslak bezle ve oldukça kuvvetlice silinmeye çalışılmışsa da lekelerin hiç çıkmadıkları, çiziklerin giderilemedikleri görüldüğü'' sonucuna ulaşıldığını, ayrıca kapılar şu an ... adresinde bulunduğunu, kapılardaki ayıpların tespit edilmesinin ardından taraflarınca hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, ... numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere davalı taraftan satın alınan kapılarda giderilemeyecek ölçüde müvekkilinin kapılardan beklediği faydayı ortadan kaldıracak düzeyde ayıplar bulunduğunu, müvekkili şirket satın alınan kapıların bedelini davalı tarafa ödemişken davalı taraf müvekkili şirkete ayıplı mal göndererek kendisinden beklenen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmediğini, bu nedenlerle müvekkili 6098 sayılı yasanın kendisine tanıdığı dört seçimlik haktan bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkını talep ettiğini, müvekkili tarafından “Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanmak için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle davalı tarafta alınan malların ayıplı çıkması sebebiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanma talebinin kabulü ile malın bedeli, malla ilgili yapılan giderler ve uğranılan zararların toplamı olan -fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik-1.000,00-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 11/03/2024 tarihli dilekçesi ile: Başlangıçta 1.000,00-TL üzerinden ikame ettikleri davada taleplerini 12.762,50-TL arttırarak toplam 13.762,50-TL'nin ihtar tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın beyanlarını somut delilden ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, işbu davada yetkili mahkemenin ... olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sektörde özenle ve titizlikle işlerini yaptığını, bir çok firmaya üretim yapıp teslimatlar yapıldığını ancak sadece davacının ayıplı mal iddiasında bulunduğunu, ayıbın neye ilişkin olduğunun belli olmadığını, müvekkilinin davacının tüm isteklerine uygun olarak edimlerini yerine getirdiğini, davacı tarafın borcunu ödememesi üzerine 09/12/2020 tarihinde ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davacının kapıları teslim almasından iki gün sonra 11.09.2020 tarihinde müvekkiline çek ile ödeme yaptığını beyan ettiğini, kapılarda ayıp olmuş olsaydı davacı taraf hiçbir surette müvekkiline şirkete çek vermeyeceğini, ekte sunulan mesajlaşma dokümanlarında da görüleceği üzere; 14.11.2020 tarihinde dahi davacı ile müvekkilinin ödeme hususunda iletişim kurduklarını, davacı tarafın ödeme ile ilgili hiçbir çekince belirtmediğini, davacının iddiasını ve seçimlik hakkını, 2 gün içerisinde noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile müvekkiline bildirmesi gerektiğini, böyle bir bildirimde bulunulmadığını, davacının iddialarının somut delile dayanmadığını, açıklanan sebeplerle; yetkiye itirazın kabulüne, davanın reddine, aksi kanaat halinde bedel indirimine karar verilmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davadaki uyuşmazlığın; Mahkememizin yetkili olup olmadığı, davalıdan 293 adet kapı alındığı davalıya 114.500,00 TL miktarlı çeklerle ödendiği ve kapıların ayıplı olduğu ileri sürülerek satılanın geri verilmesi koşulu ile sözleşmeden dönme malın bedel ve malla ilgili yapılan giderlerin ve uğranılan zararların tazminine ilişkin olduğu, kapıların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği sözleşmeden dönme hakkı olup olmadığı, satılanın geri verilmesi koşulu ile sözleşmeden dönma hakkı olup olmadığı, malların bedeli varsa ayıp halinde bedelleri, malın bedelinin istenilmesi hakkının bulunup bulunmadığı, uğranılan zararın miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Tarafların bildirdiği deliler toplanmış; faturalar, sipariş formları ve ticari defterler dosyaya celp edilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
... Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 07/03/2023 tarihli raporda:Davalı şirket tarafından davacı ... adına 3 adet kapı sipariş formu ve bununla uyumlu olarak 21.08.2020, 08.09.2020 ve 22.09.2020 tarihlerinde 504 adet kapı satışı nedeniyle toplam 131.054,00-TL tutarlı 3 adet fatura düzenlendiğini, davalı şirket 09.11.2020 tarihinde yapılan muhasebe kayıtlarına göre, toplam 131.054,00-TL tutarında mal satış işlemi stok kaydı (153-Ticari Mallar Hesabı) yapılmadan 120-Alıcılar Hesabına borç, 600-Yurtiçi Satışlar Hesabına alacak kaydı şeklinde yapıldığını, davalı şirketin 13.11.2020 tarihinde yapılan muhasebe kayıtlarına göre, davacı şirket .... tarafından toplam 114.500,00-TL tutarında 3 adet çek verildiğine ilişkin muhasebe kayıtları yapıldığını, davalı şirket muhasebe kayıtlarında yer alan 120-Alıcılar Hesabın davacı şirket ... adına tutulan cari hesap bilgilerine göre 16.554,00-TL tutarında bakiye alacak) bulunduğunu, davalı şirket tarafından 09:12.2020 tarihinde ... Esas dosya numarası ile Davacı Şirket ... 'ne 16.554,00-TL tutarında icra takibi başlatıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi kurulundan alınan 28/09/2023 tarihli raporda:Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, mevzuata göre ilgili hesaplara borç-alacak kayıtlarının işlendiği, HMK, TTK ve VUK’na uygun olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığını, davalı şirketin davacı şirket adına düzenlemiş olduğu e- fatura ve fatura içeriklerine davacı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi anılan faturaların davalı tarafça ilgili vergi dairesine form/ba beyannamelerinin verilmiş olduğunun sabit olduğunu, davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisince düzenlenmiş rapor ile taraflarınca davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve taraf yevmiye defteri/muavin kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu bir başka ifadeyle; davacı şirketin davalı şirkete 10.11.2020 tarihi itibariyle 16.554,00 TL'lik kaydi borcunun bulunduğunu, davacı alıcı ... tarafından, davalı yüklenici ...
21.08.2020 tarihli sipariş formu ile 84.494 TL bedelli 210 adet, 08.09.2020 tarihli sipariş formu ile 685 TL bedelli bir adet, 22.09.2020 tarihli sipariş formu ile 45.875 TL bedelli 293 adet kapı sipariş ettiğini, (toplam bedel 131.054 TL) davacı şirket tarafından, 22.09.2020 tarihli siparişle ilgili 293 adet kapının dava konusu edildiğini, davacı tarafından, siparişler toplamı 131.054 TL için düzenleme tarihleri 09.11.2020 olan 84.494 TL, 685 TL ve 45.875 TL ki toplamı 131.054 TL olan üç adet fatura düzenlendiğini, ürün bedeline karşılık olarak,30.01.2021 vadeli 19.500 TL ,31.05.2021 vadeli 80.000 TL ,31.07.2021 vadeli 15.000 TL olmak üzere toplamı 114.500 TL olan üç adet çekin davalı şirkete teslim edildiği, ve davalı defterlerine alacak olarak kaydedildiğini, 293 et kapının 09.11.2020 tarihinde davacı alıcıya teslim edildiğini, iki ayrı mali müşavire hazırlattırılan bilirkişi raporlarında, davalı şirket kayıtlarında davalının 16.554 TL alacaklı olduğunun gösterildiğini, davalı şirket .... tarafından, 09.12.2020 tarihinde davacı ...aleyhine, ... Sayılı dosyasıyla; 16.554,00 TL Asıl olarak, 122.45 TL Faiz, 16.676,45 TL toplam alacak üzerinden icra takibine geçildiğini, davacı şirket tarafından delil tespiti amacıyla yapılan başvuru sonucu, ... Sayılı dosya) 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; Her bir kapıda, siyah gri tonlarda, sabunlu nemli bezlerle silinse bile çıkmayan lekelerin ve de gerek derin, gerekse yüzeysel, ancak giderilemeyen çiziklerin bulunduğu şeklinde görüş bildirildiğini, gerek 02.02.2021 tarihli inşaat mühendisince hazırlanan tespit raporunda, gerekse kurullarınca ... üyesince; Ürünlerin yüzeyinde, rahatlıkla fark edilebilecek durumda izler, lekeler ve
çizikler bulunduğu, bunların üretim aşamasında oluşan izler ve çizikler olduğu zamanında yapılmayan temizlik işlemleri nedeniyle bu izlerin zamanla çeşitli etkenlerle (ısı, nem, v.b.) daha kalıcı hale gelebileceği şeklinde görüş bildirildiği dikkate alındığında, dava konusu kapıların ayıplı olduğunu, ayıpların bir bakışta anlaşılabilecek şekilde açık ayıp niteliğinde olduğunu, gerek değinilen yasa hükümleri, gerekse alıntı yapılan öğretideki görüşler ve bu görüşler doğrultusunda alınan Yargıtay kararları uyarınca; Davacı yanın, usulüne uygun olarak noter kararıyla yaptığı ayıp ihbarının; ayıbın açık ayıp niteliğinde olması nedeniyle iki gün içinde yapılmayarak, teslimden 44 gün sonra 23.12.2020 tarihinde yapılması ve bu tarihten önce davalıya ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin yasada (T.T.K. 18/3) aranan koşullarda bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle, nihai taktir mahkemeye ait olmak üzere, sözleşmeden dönme (satılanın geri verilmesi koşulu ile) dönme hakkının oluşmadığını, dava konusu 293 adet kapıyla ilgili 09.11.2020 tarih 230 nolu KDV’li tutarı 45.875 TL olan fatura bedelinden %30 oranında “nesafet” kesintisinin yapılması halinde, bedelin; 32.112.50 TL olabileceğini, değinilen TTK’ nun 23/c ve TBK 223/2 maddeleri uyarınca nihai taktir mahkemeye ait olmak üzere, satılan kabul etmiş sayılacağından, davacı alıcının malın bedelini talep etme hakkının bulunmadığını, davacı tarafından toplamı 114.500 TL olan üç adet çekin davalıya verildiği ve davalı kayıtlarına geçirildiğini, ancak, davacının zararının, en azından nesafet indirimi tutarı olan 13.762.50 TL civarında olabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi kurulundan alınan 08/12/2023 tarihli ek raporda:Kök raporda ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere taraf ticari defter ve kayıtlarında yapılan tespit, değerlendirme ve sonuç kannatlerince yeniden değerlendirme yapılabilecek bir hususun bulunmadığını, Kök raporda “Taraflar arasındaki dava konusu ürünlerin teslimat adresinin .... İş tespit davasında dava konusu ürünlerin bulunduğu adres... olarak belirtildiğini, yerinde inceleme yapılması için gidilen adreste yukarıda belirtilmiş olup bu bilgilere göre ürünlerin üç defa taşınma işlemine maruz kaldığının anlaşıldığını, dava konusu ürünlerden kapı kanatları 2 palet üzerinde istiflenmiş halde bazılarının paketli bir miktarının ise ambalajsız halde duvara dayalı olarak bulunduğu, kapı kasa ve pervaz/arının yığın halinde bir tarafta toplandığını, mevcut değişik ölçülerdeki kapı kasa+kanatları toplam adedinin 84 takım olduğunun görüldüğünü, görüntülenerek rapor ekine sunulduğunu, açık, paketsiz ve yeterli koruma tedbiri alınmamış ürünlerde taşınmalar esnasında oluşabilecek zararlar göz önüne alınarak özellikle istifleri bozulmamış kapı kanat ve kasalarda dava konusu edilen hususların tespiti için incelendiğini, streç naylonlara sarılı olan paketli ürünler açıldığını, ve ürünün yüzeylerinde rahatlıkla fark edilebilecek durumdaki izler lekeler ve çiziklerin bulunduğunun görüldüğünü, bunların üretim aşamasında olan izler ve çizikler olduğunu, imalat aşamasında ürünler üzerinde tutkal lekeleri, makine palet izleri gibi nedenlerle bu tip sorunlar oluşabilmekte, bunların ambalaj ve sevkiyat öncesi yapılacak temizlik işlemleri ile büyük oranda giderilebilecek bir yapıda olduğunu, ancak bu temizlik işlemlerinin yeterli şekilde yapılmadan ambalajlandığı ve o şekilde sevk edildiğinin değerlendirildiğini, zamanında yapılmayan bu temizlik işlemleri nedeniyle bu izlerin zaman içerisinde çeşitli etkenlerle (ısı, nem vb.) daha kalıcı hale gelebileceği kanaatine varıldığını, ürünler üzerinde bulunan leke, çizik ve tutkal izlerinin nemli bez ve hafif nemlendirilmiş tinerli bir bezle temizlenmeye ve çıkarılmaya çalışılmış olup bazılarının kaybolduğu bazılarının etkisi azalmış olmakla birlikte tamamen kaybolmadığının görüldüğünü, ürünler üzerinde yapılan inceleme sonucunda özellikle ambalajı bozulmamış istifli ürünlerdeki mevcut izlerin, rahatlıkla fark edilebilecek boyut ve yapıda olup üretim kaynaklı açık ayıplı olduğu kanaatine varıldığını,” diye belirtildiğini, ürünlerde üretim kaynaklı açık ayıpların mevcut olduğu tespiti yapıldığını, bunun yanında dava konusu ürünlerin ambalajsız olduğu ve birkaç kez taşındığı bu nedenle de bazı ayıpların oluşabileceği belirtildiğini, işte bu nedenle , kök raporda % 30 oranında nesafet indiriminin uygun olacağı şeklinde görüş bildirildiğini, nefaset kesintisi oranının tespiti hususunda; Kök raporda “Ürünler üzerinde bulunan leke, çizik ve tutkal izlerinin nemli bez ve hafif nemlendirilmiş tinerli bir bezle temizlenmeye ve çıkarılmaya çalışılmış olup bazılarının kaybolduğu bazılarının etkisi azalmış olmakla birlikte tamamen kaybolmadığının görüldüğünü,” diye belirtilmiş olup bazı izlerin giderilebildiği bazı izlerin ise giderdiği tespiti yapıldığını, inceleme esnasındaki kısıtlı şartlarda yapılan kapılardaki izlerin giderilme işleminin profesyonel ekipman ve malzemelerle büyük oranda giderilebileceğinin değerlendirildiğini, bununla birlikte inceleme konusu toplam kapı adedinin 293 takım olduğunu, yapılan inceleme esnasında mevcut miktarın ise 84 takım olduğu geriye kalan kapı ve kasaların akibeti (iade, imha yada satışı) konusunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı bildirilmiştir.
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan ve satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumludur." denilmektedir. Aynı Kanun'un 222. maddesine göre; satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayıp, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. denilmektedir.
Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir. Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı TBK'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, 6098 sayılı TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” şeklidedir.
6098 sayılı TBK’nun 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır.
Ayıp halinde alıcının hakları 6098 sayılı TBK'nın 227/1. maddesinde; "Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak sayılmıştır. Alıcının genel hükümlere göre tazminat hakkının saklı olduğu da hüküm altına alınmıştır (m. 227/1).
Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise 6102 sayılı TTK'nun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Somut uyuşmazlıkta, her iki taraf da tacir olduğundan ayıp ihbarının 6102 sayılı TTK’nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c. maddesinde öngörülen süreler içinde ve satılanın teslimi sırasında belli ve açık ayıp olması halinde malın tesliminden sonra 2 günlük süre içinde derhal yapılması gerektiği gözetildiğinde, davacının ayıp iddiasını ispatlaması gerekmektedir.Tacirler arasında ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve 6102 sayılı TTK'nun belirttiği yönde geçerli olarak yapılması gereklidir. Davaya konu satışı yapılan kapıların ayıplı olup olmadığına ilişkin alınan ... Mahkemesince yaptırılan (... Sayılı dosya) 02.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; Her bir kapıda, siyah gri tonlarda, sabunlu nemli bezlerle silinse bile çıkmayan lekelerin ve de gerek derin, gerekse yüzeysel, ancak giderilemeyen çiziklerin bulunduğu şeklinde görüş bildirildiği, gerek 02.02.2021 tarihli inşaat mühendisince hazırlanan tespit raporunda, gerekse kurullarınca ...Mühendisi üyesince; Ürünlerin yüzeyinde, rahatlıkla fark edilebilecek durumda izler, lekeler ve çizikler bulunduğu, bunların üretim aşamasında oluşan izler ve çizikler olduğu zamanında yapılmayan temizlik işlemleri nedeniyle bu izlerin zamanla çeşitli etkenlerle (ısı, nem, v.b.) daha kalıcı hale gelebileceği şeklinde görüş bildirildiği dikkate alındığında, dava konusu kapıların ayıplı olduğunu, ayıpların bir bakışta anlaşılabilecek şekilde açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davacı yanın, usulüne uygun olarak noter kararıyla yaptığı ayıp ihbarının; ayıbın açık ayıp niteliğinde olması nedeniyle iki gün içinde yapılmayarak, teslimden 44 gün sonra 23.12.2020 tarihinde yapıldığı ve bu tarihten önce davalıya ayıp ihbarında bulunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı ayıp ihbarında bulunduğunu TTK’ nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle, TTK’ nın 23/1-c. Maddesinde öngörülen süreler içinde yerine getirdiğini ispatlayamamıştır. Davacı tarafça süresinde yapılan bir ihbarın olmadığı anlaşıldığından yukarıda anılan düzenlemeler doğrultusunda malı ayıbı ile birlikte kabul etmiş olduğu varsayılmalıdır. Davacı taraf, ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin iddiasını tanık delili ile ispatlamak amacıyla tanık bildirmiş ve davacı tanığı dinlenmiş ise de; tacirler arasındaki ayıp ihbarının tanık ile ispatının mümkün olmadığı, yine ayıp hukuki olay olduğundan ihbarın süresinde yapıldığının tanıkla ispat edilemeyeceği ve yine ... Dairesinin istikrarlı uygulamasında, ayıp ihbarlarının da (fesih sonucunu doğurabileceğini düşünerek) belirtilen yasa hükmündeki usullerle yapılması gerektiğinin kabul edildiği, başka bir anlatımla Daire uygulamasına göre tacirler arasındaki ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda ayıp ihbarının tanıkla ispatının kabul edilmediğinden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın REDDİNE;
Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 59,30TL ile ıslah harcı 218,00TL'nin toplamı 277,30TL'nin mahsubu ile eksik alınan 150,30TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 13.762,50TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2024
Katip ...
¸[e-imzalıdır]
Hakim ...
¸[e-imzalıdır]