T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/475 Esas - 2024/360
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/475
KARAR NO : 2024/360
...
DAVA İHBAR OLUNAN : ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU BAŞKANLIĞI -[35646-86464-75370] UETS
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 11/08/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
K. YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davacı şirketin, davalı ... kayıt ve belgelerinden anlaşılacağı üzere ...’nin açtığı ihaleyi kazanası sebebiyle 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri arasında ve 25.12.2017-Aralık 2019 tarihleri arasında çalıştırıldığı, davacı şirketin her iki ihale ile ilgili yükümlülüklerini, ihale dokümanlarındaki şartlara uygun olarak eksiksiz yerine getirdiği, davalı ...’nin davacı şirketin birinci ihale ve ikinci ihale dönemi süresince tükettiği elektrik enerjisi bedeli ile ilgili olarak 29 adet fatura düzenlediği ve fatura bedellerini tahsil ettiği, Davalı ...’tan temin ettiği, davacının ... tesislerinin çalıştırılması ile ilgili elektrik enerjisini, çalıştırdığı kısma ait bağımsız bir elektrik sistemi olmadığından, ... tesislerinin değişik bölümlerinde faaliyet gösteren diğer ihale yüklenicileri gibi süzme saat ile davalı ...’den almak zorunda kaldığı, davalı ...’nin davacının tükettiği elektrik enerjisi ile ilgili düzenlediği 29 adet faturanın hiçbirinde, ...’tan satın aldığı elektrik enerjisi birim fiyatı üzerinden hangi gerekçelerle ve hangi oranlarda eklemeler yaparak, davacıya sattığı elektrik enerjisinin birim fiyatını belirlediği ile ilgili bir açıklama bulunmadığı, davacının 12.04.2021 tarihinde davalı ...’ye dilekçe vererek; “ ÖTV’den kaynaklı fiyat farkı kesimlerinin ve elektrik enerjisi bedellerinin yeniden değerlendirilmesini” talep ettiği, davalı ...’nin cevabi yazısında “ elektrik bedellerinin yeniden değerlendirilmesi talebiniz ile ilgili olarak, firmanızın kullandığı elektrik enerjisi .... kurumundan temin edilen ve kWh bedeli yine ... tarafından belirlenen birim fiyatları üzerinden, 18.09.2017 tarihinde firmanız ile yapılan Protokol hükümlerine göre kullandırma yöntemiyle sağlanmıştır. Bu nedenle geçmiş döneme ait elektrik bedellerinin yenden değerlendirilmesi uygun bulunmamaktadır” şeklinde görüş bildirildiği, Elektrik enerjisinin tüketim koşullarını düzenleyen 18.09.2017 tarihli bir protokol bulunmadığı, davacının ...’ye 22.06.2021 tarihinde verdiği dilekçe ile 18.09.2017 tarihinde yapıldığı iddia edilen Protokol ile ilgili bilgi talep ettiği, davalı ...’nin 28.06.2021 tarihli cevabi yazısının ekinde 25.12.2017 tarihli Protokol fotokopisini gönderdiği, davalı şirket yetkililerinin elektrik enerjisi ile ilgili düzenlenmiş bulunan 25.12.2017 tarihli Protokolün varlığından ve içeriğinden; Davalı ...’nin07.05.2021 ve 28.06.2021 tarihli cevabi yazıları ile haberdar oldukları, Sözleşme ve eklerinin hiçbirisinde, ihale konusu işin yapılması sürecinde tüketilecek elektrik enerjisinin temini ve ücretlendirilmesinin şartları ile ilgili olarak, davalı ... ile ayrı bir Protokol yapılacağının yazılı olmadığı, davalı ...’nin birinci ihale sözleşmesi kapsamında davacının 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri arasında tükettiği elektrik enerjisi alımı şartlarını düzenleyen Protokol yapmadığı, davalı ...’nin davacının ... numaralı ihaleyi kazanmasını müteakip sözleşme imzalandıktan kısa bir süre sonra 25.12.2017 tarihinde, şirketi temsil yetkisine haiz olmayan... ile ihale dokümanlarında bahsi geçmeyen elektrik enerjisi tüketimi ile ilgili Protokolü imzaladığı, davacının Protokolde imzası bulunan ...ya hiçbir zaman şirket adına iş yapmak üzere vekil tayin etmediği, Davacının Protokolde imzası bulunan ...’a.... Noterliğinden 25.08.2017 tarihinde verdiği vekaletin 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen ilk ihaledeki işlerin yürütülmesi ile sınırlı olduğu, davacı şirketi temsil yetkisi bulunmayan ... ile imzaladığı Protokol’ün geçersiz olduğu, ayrıca davalı ...’nin elektrik iletimi ve/veya dağıtımı ve/veya satışı ile ilgili herhangi bir lisansa sahip olmadığı, bu nedenle de davalı ...’nin lisansı olmadığı halde davacı ile elektrik satışıyla ilgili şartlar içeren Protokol imzalamasının elektrik piyasasını düzenleyen mevzuatın emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, ... Müdürlüğünde çok sayıda ihale yüklenicisinin değişik bölümlerde faaliyet gösterdiği, aynı süzme saatten bile birden fazla ihale yüklenicisine elektrik enerjisi temin edildiği, İhale yüklenicilerinin ayrı ayrı bir elektrik sistemi kurmalarının teknik olarak mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.2. maddesine göre 10 gün içinde işe başlanması gerektiğinden derhal işe başlandığı, davalı ...’nin tesislerde tüketilen elektrik enerjisini uygun fiyatla...’tan temin ettiği, davacının işletmesini yapacağı tesislerde tüketeceği elektrik enerjisini süzme saat olarak tabir edilen saat üzerinden davalı ...’den dayattığı ağır şartlarda almak zorunda kaldığı, Protokolün “ Ölçü-Ücret ve Tahsilat” bağlığını taşıyan 5. nci maddesinin Elektrik Piyasası ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı düzenlemeler içerdiği, özellikle 5.6. maddede yapılan düzenlemedeki; değişik gerekçeler ile davacının tüketeceği elektrik enerjisi bedeline farklı oranlarda eklemelerin yapılacağı yönündeki düzenlemeleri kabul etmenin mümkün olmadığı, Protokolün hukuka uygun olduğunu, davacıyı bağladığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı ...’nin, hukuka aykırı olarak imzalattığı “ Protokol” hükümlerine dahi uymadan , hukuka aykırı şekilde düzenlenen ve içeriği hukuka aykırı olan ” Protokol” hükümlerinde aykırı olarak, davacıdan 29 adet fatura ile haksız ve hukuka aykırı olarak tahsilat yaptığı, davalı ... yetkililerinin...’tan hangi koşullarda ve hangi fiyat üzerinden satın aldığını sır gibi sakladığı, davalının hukuka aykırı olarak belirlediği bedel üzerinden % 18 KDV uyguladığı ve davacıdan tahsil etmek suretiyle zararına neden olduğu, davalı ...’nin...’tan satın aldığı elektrik enerjisi bedeli üzerine değişik gerekçelerle, değişik oranlarda eklemeler yapmasının elektrik piyasasını düzenleyen mevzuata aykırı olduğu, davalı ...’nin elektrik piyasasında faaliyet gösterebilmek için her hangi bir lisansa sahip olmadığı, bu nedenle kendi tüketimi için satın aldığı elektrik enerjisi bedeli üzerine kar ve karın KDV’sini koyarak davacıya satmasının elektrik piyasasını düzenleyen mevzuat ve sair mevzuata aykırı olduğu, davacının serbest tüketici olduğu, Yönetmeliğin 6/6 fıkrası hükümlerine göre; davalı ... adına olan sayacın, ortak sayaç niteliğinde olup, davalı ...’nin ortak sayaç üzerinden...’tan satın aldığı elektrik enerjisi bedeli üzerine, elektrik tesislerinin bakım ve onarım giderleri dışında kar niteliğinde eklemeler yapmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, belirsiz alacak davası niteliğinde ikame ettikleri davalarının kabulüyle, alacak miktarının tespitini müteakip dava değerini ıslah etmek kaydıyla, şimdilik 29 adet fatura ile haksız ve hukuka aykırı olarak fazladan elektrik tüketim bedeli olarak tahsil edilen, 700.000,00 TL ve iş bu fazladan tahsil edilen elektrik tüketim bedelinin % 18 KDV’si olan 126.999,00 TL olmak üzere toplam 826.000,00 TL’nin her bir tahsilatın yapıldığı tarihten itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalı ...’den tahsiline, davanın ...’ya ihbarına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen hususların tamamen hukuka aykırı olup, mesnetsiz olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri ile 25.12.2017-Aralık 2019 tarihlerine tekabül eden işler incelendiği zaman davacı firma olan ... Şirketi'nin işin görümü sırasında ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisi ...' den temin edilerek kurumları tarafından şirkete verildiği, zira davacı şirketin ...'den elektrik alması yasal ve teknik olarak mümkün olmadığı, davacı şirketin huzurdaki bu dava da enerji temin sürecinde ...'den alınan elektrik bedeline vekil eden kurumlarınca ilaveler yapılarak faturalandırıldığını iddia ettiği, belirtilen hususların tamamen gerçek dışı olduğu, davacı şirketin tükettiği elektriğin fiyatlandırılması konusunda firmayla kurumları arasında 18.09.2017 ve 25.12.2017 tarihli olmak üzere iki adet protokol imzalandığı, 18.09.2017 tarihli protokolde kurumları tarafından ...tarafından üstlenilen ihale de yapacağı ... Tesisine ait tüm elektrik tesislerine ihale konusu işte kullanılmak üzere 6 KV baralarından 2,5 MVA , 3,3 KV baralarından 1,550 MVA ve 1,630 MVA gücünde toplam 3,180 MVA 0,4 KV baralarından ise 1 MVA olmak üzere toplam yaklaşık olarak 6,680 MVA elektrik enerjisi verilmesi öngörüldüğü, bu protokolün 5.maddesinde ise firma tarafından kullanılan elektriğin ne şekilde ölçü-ücret-tahsilatı yapılacağının ayrıntılı olarak tanzim edildiği, Mahkemece söz konusu protokol incelendiği zaman davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yer alan hususların tamamen gerçek dışı olduğu, süzme saat yöntemiyle tamamen denetlenebilir şekilde fiyatlandırma yapıldığı, davalı kurumun imzalanan protokol çerçevesinde davacı firmaya faturalandırma yapıldığının ortaya çıkacağı, sunulan faturalar incelenecek olursa; örneğin 2017/9.ayına ait davacı şirket tarafından 6.816,48 KWH, 48.731,7 KWH ve 642.302,43 KWH olmak üzere toplam 3 adet sarfiyat yapıldığı ve bu sarfiyata ilişkin 0,289131 TRY üzerinden fiyatlandırma yapılarak KDV oranı eklendiği ve tüketilen elektriğin bedelinin davacı şirketin hak edişinden kesildiği, Yine aynı şekilde 2017 yılının 12.ayına ilişkin firma tarafından 52.034,4 KWH ve 512.150,07 KWH olmak üzere toplam 2 adet sarfiyat yapıldığı ve sarfiyata ilişkin 0,287542 TRY üzerinden fiyatlandırma yapıldığı, bu duruma ilişkin toplam 29 adet faturanın tamamen usul, kanun ve hukuka uygun olarak imzalanan protokoller çerçevesinde ve yasal mevzuata uygun olarak faturalandırıldığı, müvekkili kurumca düzenlenen faturalar tamamen usul ve yasaya uygun olup, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen hususların bu anlamda bir geçerliliği bulunmadığı, aynı şekilde müvekkil kurumla davacı şirket arasında imzalanan 25.12.2017 tarihli protokolde de benzer düzenlemeler öngörüldüğü ve kurumlarınca tamamen protokol ve ilgili mevzuat çerçevesinde faturalandırma yapıldığı, bu anlamda davacı şirketin elektrik enerjisi ile ilgili imzaladığı protokoller ile imza sirküleri, 25.08.2017-Aralık 2019 tarihleri arasındaki aylık endeks tutanakları, belirtilen dönemlere ait elektrik faturaları ve faturaların icmali yazıları ekinde sunulduğu için davacı vekili tarafından dile getirilen hususlar açıkça hukuki dayanaktan yoksun olup, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde dile getirilen bir diğer hususun ise 18.09.2017 tarihli ve 25.12.2017 tarihli protokollerde şirketi temsille yetkisi olmayan kişilerle protokol yapıldığı olduğu, gerçekten de davacı vekili dilekçesinde 18.09.2017 tarihli protokolde şirkete temsili yetkisi olmayan ... ile protokol yapıldığını belirterek bu protokolün ... yönünden kesin hükümsüz olduğunu iddia etmekte olduğu, gerçekten de Ek'te sundukları vekaletname de görüleceği üzer...’ın yetkilendirildiği, yine aynı şekilde davacı vekili tarafından 25.12.2017 tarihli protokolde şirketi temsille yetkisi olmayan ... ile protokol imzalandığından bahisle protokolün de kesin hükümsüz olduğu ileri sürüldüğü, halbuki davacı şirket tarafından kurumlarına verilen görevlendirme yazısında ve vekaletname de açıkça ...'nun şirketi temsille görevlendirildiğinin ortaya çıkacağı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen bu hususlarında açıkça dayanaktan yoksun olup, özellikle ihale işleriyle ilgili sınırlı olmak üzere vekalet verildiği hususunun da tamamen gerçeklikten uzak olduğu, İhale sözleşme, şartname ve ihale işlerinin devamı niteliğinde olan protokolde imzası olan ve şirketi temsille yetkisi olan kişilerin imzaladığı protokol tamamen hukuka uygun olduğu, kaldı ki davacı şirket tarafından söz konusu hak edişlere ilişkin yasal süresi içerisinde herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, bu anlamda da Sayın mahkemenizce tarafımıza hak verileceğine ilişkin inançlarının tam olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen 12.04.2021 tarihli dilekçeyle kurumumuza başvurduğu ve kurumlarınca da elektrik bedellerinin yeniden değerlendirilmesine ilişkin firmanın kullandığı elektriğin ... tarafından belirlenen birim fiyat üzerinden fiyatlandırıldığı, bu anlamda kurumlarının söz konusu duruma ilişkin herhangi bir müdahalesi olmadığının açıkça belirtildiği ve davacı vekilinin dava dilekçesinde elektrik fiyatlandırmasının ne şekilde yapıldığına ilişkin soruların da aslında cevap bulduğu, davacının müvekkili kurum aleyhine iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davacının ihbar talebi kabul edilerek ihbar olunana davetiye tebliğ edilmiş, ihbar olunan ..., ihbara cevap vermemiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerii sulh olmalarının mümkün olmadığını ve arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER: Tarafların delilleri toplanmış, ihale dosyası, sözleşme ve ekleri getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM, elektrik mühendisi ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Tarafların 2017,2018,2019 ve 2020 yıllarına ait Ticari Defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64/3 ve HMK 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara göre tutulduğu, davacı Şirketin, ... Genel Müdürlüğüne ait ... Müdürlüğünün açtığı ihaleyi kazanması sebebiyle 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri arasında ve 25.12.2017-Aralık 2019 tarihleri arasında ihale konusu işlerin yerine getirilmesi sürecinde, davalı Kurum tarafından ... ' den temin edilen elektrik enerjisinin davacı şirkete 29 adet fatura ile KDV dahil 10.413.782,95.-TL tutarında fatura edildiği, davaya konu edilen uyuşmazlık konusu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlık konusu faturalar bakımından, taraf ticari defter belgelerinin birbirini teyit ettiği, tarafların 2017,2018,2019 ve 2020 yılı ticari defter kayıtlarında 11/08/2021 dava tarihinde, taraflar arasında oluşan borç alacak bakiyesine ilişkin bir tutarın mevcut olmadığı, davalı ...’nin ... işletmesinde kendi uhdesindeki kendi uhdesinde olan kömür zenginleştirme ve üretimi işlerinin yapımını hizmet alımı yoluyla davacıya akdettiği sözleşme ile verdiği, İşi üstlenen davacı şirketin işe başlayarak edimini yerine getirebilmesi için enerji ihtiyacını kısa sürede temini gerektiği, davacı yüklenicinin kullandığı elektrik enerjisi gücünün çok yüksek olması nedeniyle bölge dağıtım şirketi veya her hangi bir perakende satış şirketinden enerji temin etmesinin uzun bir süreç gerektirdiği, sözleşme kapsamında davalı ...’nin kendisine ait şalt tesisinden davacı Yükleniciye enerji sağlamasının teknik bir gereklilik olduğu, bu nedenle Elektrik enerjisinin sağlanması konusunda taraflar arasında Protokol akdedildiği, taraflar arasında akdedilen her iki Protokolün davacı yetkilisinin yetkilendirdiği ... tarafından imzalandığı, Protokollerde yer alan enerji bedeli belirlenmesine konu hükümlerin teknik kriterlere uygun olduğu, Her iki Protokolün geçerli ve taraflar arasında bağlayıcı olduğunun değerlendirildiği, dava kapsamında varsa davacının davalıya toplam 198.242,94 TL fazla ödeme yaptığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti birinci ek raporunda sonuç olarak; Kök rapordaki görüş ve kanaatlerin korunduğu, taraflar arasında akdedilen her iki Protokolün davacı yetkilisinin yetkilendirdiği ... tarafından imzalandığı, Protokollerde yer alan enerji bedeli belirlenmesine konu hükümlerin teknik kriterlere ve yasal mevzuata uygun olduğu, her iki Protokolün geçerli ve taraflar arasında bağlayıcı olduğunun değerlendirildiği, dava kapsamında davacının davalıya fazladan ödediği bedelin yeniden yapılan hesaplama sonucunda 604.210,91 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda sonuç olarak; Her iki taraf vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda ek rapordaki görüş ve kanaatde bir değişiklik olmadığı, davalı tarafın faturalara zamanında itiraz edilmediği yönündeki itirazının Mahkemenin takdirinde bulunduğu belirtilmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği fazla ödenen meblağa ilişkin alacak davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalının...’tan satın aldığı enerji bedeli dışında eklemeler yapılarak fazladan bedel tahsil edildiğini, sözleşme ve eklerinde ayrıca bir Protokol düzenlenmesi yapılacağının yer almadığını, akdedildiği öne sürülen Protokol’ün yetkisiz kişi tarafından imzalandığını ve geçersiz olduğunu, Enerji piyasası mevzuatına göre davacının enerji satış hakkı olmadığını ve aldığı enerji bedeline eklemeler yapmasının mevzuat aykırı olduğunu, Protokolün biçim ve içerik yönünden hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, fazla ödediği KDV dahil toplam 826.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirketin yetkilendirdiği kişiler tarafından davacı şirketin ihtiyacı olan elektrik enerjisinin temin ve koşulları ile ilgili Protokol akdedildiğini ve Protokollerin geçerli olduğunu, davacıdan Protokol hükümleri ve...’tan satın alınan enerji bedeli göz önüne alınarak kullandığı elektrik enerjisi bedelinin tahsil edildiğini, herhangi bir şekilde fazla ve haksız bir tahsilat yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık; taraflar arasında akdedilen ... Tesislerinin işetilmesi ile ilgili akdedilen 2 ayrı hizmet alımı sözleşmesi kapsamında,taraflar arasında imzalanan protokollerin geçerli olup olmadığı, davacının işin yapımı sırasında ihtiyacı olan davacı ...’den temin ettiği elektrik enerjisi bedeline ilişkin düzenlenen faturalardaki hesaplamanın sözleşme, protokol ve mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce alınan SMMM, elektrik mühendisi ve sözleşme-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyet raporu-ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi heyet raporu-ek raporları tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki protokollerin geçerli olup olmadığı hususu incelendiğinde; Taraflar arasında akdedilen iki ayrı sözleşmeye konu işlerin yapımı için, 18.09.2017 ve 25.12.2017 tarihli olmak üzere iki adet protokol imzalandığı, 18.09.2017 tarihli ve 25.12.2017 tarihli her iki protokolün “... ... Tesisine ait tüm elektrik tesislerine ihale konusu işte kullanılmak üzere 6 KV baradan 2,5 MVA , 3,3 KV baradan 1,550 MVA ve 1,630 MVA gücünde toplam 3,180 MVA 0,4 KV baradan ise 1 MVA olmak üzere toplam yaklaşık olarak 6,680 MVA elektrik enerjisi verilmesi “konulu olduğu görülmüştür.
Davalı şirkete ait ... Tesislerinin elektrik enerjisi İşletmenin tüm elektrik ihtiyacı tesis edilmiş şalt sahasından temin edilmekte olup, davalı ...’nin; işletmede kendi uhdesinde olan kömür zenginleştirme ve üretimi işlerinin yapımını hizmet alımı yoluyla davacıya akdettiği sözleşme ile verdiği, işletmede davacı şirket dışında değişik şirketlerin hizmet alımı yoluyla faaliyet gösterdiği, davacı şirkete uhdesindeki işleri yapması için 6,68 MW güç tahsis ettiği anlaşılmaktadır.
6446 sayılı yasal mevzuat kapsamında, her hangi bir kullanıcının elektrik kullanımı yapabilmesi için öncelikle ilgili bölge dağıtım şirketine müracaatla güç tahsisi talebinde bulunması, dağıtım şirketince talep edilen gücün karşılanabileceği dağıtım şebekesi mevcut olduğunda bağlantı esaslarını belirleyen Enerji müsaade belgesinin dağıtım şirketince talep sahibi kullanıcıya bildirilmesi, kullanıcının enerji müsaadesi belgesinde yer alan hususlara riayet ederek yapması gereken tesisleri tamamlaması sonrasında kabul yapılarak abonelik tesis edilmesi, kullanıcının bölge perakende satış şirketi veya serbest tüketici olması halinde dilediği lisanslı toptan elektrik satış şirketleri ile perakende satış sözleşmesi akdederek elektrik kullanımına başlaması, şayet kullanıcının yaptığı güç talebinin mevzuat kapsamında dağıtım şebekesinden karşılanamaması halinde (şebekenin yetersiz olması) dağıtım şirketinin yapacağı yatırım proğramına göre tesislerin yapımını beklemesi veya kendi kabulü halinde dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması akdederek tesisleri yapım bedelini finanse etmesi gerekmektedir.
Davacının güç talebi 6,68 MW olup, oldukça yüksek olan bu gücün ilgili dağıtım şirketince hemen karşılanması söz konusu olmadığından, sözleşme gereği işin belirli bir tarihte başlaması zorunluluğu karşısında davalı ... ... işletmesi kendisine ait şalt sahasından enerji teminini sağlamıştır. Davacı şirketin üstlendiği işi sözleşmelerde yer alan sürelerde sahada yapabilmesi için ihtiyaç olan elektrik gücü çerçevesinde, mevcut olan davalı ...-... şalt tesislerinden karşılanması dışında bir alternatif bulunmamakta olup, bir kamu kurumu olan davalının da protokol olmadan davacıya enerji temin etmesi de mümkün değildir.
Her iki protokol incelendiğinde; 18.09.2017 tarihli protokolün 17.08.2017 tarihli sözleşme kapsamında, 25.12.2017 tarihli Protokolün 11.12.2017 tarihli sözleşme kapsamındaki işlerin yapımı için gerekli elektrik enerjisinin temini usul ve şartlarını düzenlemek için akdedildiği, her iki protokolün davacı şirket adına ... tarafından imzalandığı, dosyaya sunulan ... nolu vekaletnamede; davacı şirket yetkilisi olan ... Protokolde imzası bulunan ...’ı vekil tayin ettiği, vekaletnamede “ Şirketimizce ihalesi alınan ...-... Müdürlüğünün ... Tesislerinin çalıştırılması işinde; işin başından sonuna kadar ilgili kurum nezdinde tüm işlemlerimizi takip ve neticelendirmeye, gerekli müracaatlar yapmaya, faturalar kesmeye, sözleşmeler ve protokoller imzalamaya velhasıl…. ... tarafımdan vekil olarak tayin edildi.” denildiği görülmüştür.
Böylece; Davacı şirket yetkilisince tek başına vekil tayin edilen ve vekaletname ile sözleşme ve protokol akdetmeye yetkili kılınan, ... tarafından imzalanan ve akdedilen her iki protokolün taraflar açısından bağlayıcı olduğu kanaatine varılmıştır..
Davacı vekili, sözleşme ve eklerinde protokol akdedilmesi konusunda bir hüküm bulunmadığı iddia edilmekle birlikte, yasal mevzuat kapsamında protokol akdedilebilmesi için bunun bir sözleşmeye dayalı olması diye bir kural olmadığı gibi her iki tarafında sözleşme veya protokol serbestisi bulunmaktadır. Kaldı ki, yukarıda belirtildiği gibi, davalı ... tarafından enerji temini ile ilgili sözleşmede bir hüküm bulunmamakla birlikte, işin gereğine göre davacının enerji temin edebileceği tek nokta davalı şalt tesisleri olup, davalı ...’ninde buradan enerji sağlayabilmesi için kamu kurumu olarak mevzuat gereği yazılı bir düzenlemeyi yapması gerekmektedir. Bu nedenle, davacı vekilinin protokolün geçersiz olduğu yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir.
Uyuşmazlıkta Uygulanacak Enerji Birim Bedeli İle İlgili yapılan değerlendirmede sonucunda; Her iki Protokol davalı ...’ya bağlı ... İşletmesindeki Şalt tesisinden davacı yüklenicinin işi yapması için gerekli elektrik enerjisinin sağlanması amacıyla akdedilmiş olup, Protokolün 4. maddesi ile enerji temini için ... Şalt tesisindeki 4 ayrı noktadan bağlantı yapılması, bu noktalardan itibaren her türlü hat işleri, trafo, direk, parafudr, iletken, ayırıcı, devre kesici ve benzeri tüm enerji tesislerinin montajı, bakımı ve işletmesini davacı şirket üstlenmiştir.
Protokolün 5. maddesinde; “5.01. Firmaya ait enerji sarfiyatının aylık olarak ölçü kontrolü, ihale konusu iş süresince firma kullanımına verilen ... ... tesislerinde bulunan ve ... kontrol ve denetiminde kalacak olan elektrik ölçü kontrol bölümündeki 3 fazlı 4 telli demantmetreli dijital kombi tip elektrik enerji ölçme işlemi yapan sayaçlarından yapılacaktır. Firmanın talep etmesi ve ...’nin kendi Enerji Protokolü şartlarında muvafakat vermesi durumunda, firmaya ... ...Tesislerinden ... abonelik işlemlerinin yapılması, ... ile firma arasında imzalanacak olan benzer protokol maddelerine uygun olarak, ... Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde ... tarafından ve ... mutabakatı sağlanarak gerçekleştirilebilecektir. ... abonelik işlemleri yapılıncaya kadar geçecek sürelere ait enerji tahsilatı, firma ile imzalanacak Protokol esaslarına uygun olarak ... tarafından yapılacaktır.”, “ 5.04. Firmanın çektiği enerji sarf değeri, ... şalt tesisinde mevcut bulunan elektrik sayaçlarından aylık olarak taraflarca birlikte okunarak belirlenecek ve gerekli tutanaklar hazırlanacaktır.”, 5.06. ..., kendi özel elektrik tesislerinden muvafakat yolu ile enerji alan firmanın enerji sarf bedeline ilave olarak, firmanın ... abonesi olması halinde firmaya ait ... faturalarında yer alan veya ...’den geçici olarak enerji verilmesi hallerinde ise harcamış olduğu aylık enerji sarf bedelinin % 10’u kadar miktarı, firmanın yararlandığı ... ... ( %5) ile bunlara ait trafo ve hat zayiatı maliyeti (%5) karşılığı olarak “ ... Elektrik Teçhizatı Kullanımı ile Trafo ve Hat Zaiyatı Bedelini % 10” firmadan ayrıca ... kendisi firmanın tüketmiş olduğu enerjinin % 10’u kadar bedeli tahsil edecektir. Bu şartlarla firmaya enerji verilmesi durumunda, firmadan ayrıca “ ... .... katılım maliyeti ve elektrik tesisleri kullanım bedeli” alınmayacaktır.” hükümleri yer almaktadır.
Protokole göre sağlanan enerji geçici mahiyettedir. Protokolde, davacının bölge dağıtım şirketine abonelik tesis ettirebileceği ve bunun içinde ... nin izninin gerektiğine de yer verilmiştir. Ancak, davacı sözleşme süresince ... şalt sahasından kendi adına geçici şantiye aboneliği için bir girişimde bulunmamakla birlikte, teknik kriterlere göre davacının kendi adına yaptıracağı aboneliğin uzun bir süreç gerektireceği açık olup, davacıda mevcut ... ye ait abonelik şalt tesisinden enerji kullanmaya devam etmiştir. Kaldı ki, ... ... şalt tesisleri işletmenin tüm elektrik ihtiyacının temini için tesis edilmiş olup, davalı ...’nin görevi kapsamında yer alan kömür zenginleştirme ve üretimi için yapılacak elektrik tüketiminde bu kapsamda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, davalı ... ...’nin kendi şalt sahasından kendi uhdesinde olan işlerin bir kısmını hizmet alımı yoluyla 3. bir şirkete vermesi sonucunda, 3. kişi davacının ihtiyacı olan enerjiyi kendisine ait tesislerden sağlamış olmasında mevzuata bir aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, davalının 6446 sayılı yasal mevzuata göre elektrik enerjisi satış hakkı ve elektrik enerjisinden kar elde etme hakkı bulunmamasına bağlı olarak, satın aldığı enerjiyi aynı birim bedelle yansıtması esas olmakla birlikte, bu enerji kullanımı nedeniyle oluşabilecek kayıp, işletme, bakım giderlerine ait bedelleri ilave etme hakkı olacağı anlaşılmıştır.
Buna göre taraflar arasında akdedilen Protokol kapsamında, davalı ...’nin dava dışı...’tan temin ettiği enerji karşılığı ödediği bedele, Protokolde yer aldığı gibi işletme ve bakım ile kayıp enerji karşılığı % 10 fazlası ile yansıtma hakkı teknik kriterlere uygun bulunmakta olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, davalı ... tarafından davacıya 12.10.2017 tarihinden itibaren 14.01.2020 tarihine kadar aylık dönemler halinde toplam 29 ayrı fatura keşide edilmiş olup, bu faturalar dosyaya sunulmuştur.
Her ne kadar davalı vekili davacının fatura içeriklerine itiraz etmediğini ve bu nedenle kabul ettiği yönünde itirazda bulunmuş ise de; Fatura alan kişinin sekiz gün içinde itiraz etmemesi halinde, fatura içeriğini kabul etmiş sayılması (TTK m. 21/2) kanunî bir karinedir. Kanunî karineler, belli bir olaydan belli olmayan bir olay için kanun tarafından çıkarılan sonuçlardır. Kanun koyucu faturayı alan kişinin süresi içinde itirazda bulunmamış olması vakıasına, bu kişinin fatura içeriğini kabul etmiş olduğu sonucunu bağlamıştır.
Kanunî karineler aksi ispat edilebilir olup olmamasına göre adi karine ve kesin karine olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kanunun aksini ispat etmeye izin vermediği karineler kesin kanunî karinedir. Kanunda açıklık olmayan tüm hallerde, karinenin aksi ispat edilebilir (adi) karine olduğu kabul edilmektedir (HMK m. 190/2).
Kanunda açıkça aksi yönde düzenleme bulunmaması nedeniyle, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasının adi kanunî karine olduğu kabul edilmelidir. Bir karine, adi kanunî karine olduğunda, bu karine ile kabul edilen sonu cun doğru olmadığı yönünde ispat faaliyeti yapılabilir. Buna karşılık kesin kanunî karinelerde kanun, karine ile kabul ettiği sonucun aksini ispata izin vermez. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması adi kanunî karine olduğu için, fatura içeriğini kabul etmiş sayılan taraf bunun aksini iddia ve ispat edebilir.
Davacı da ispat hususunda, taraflar arasındaki sözleşme, ticari kayıtlar ve bilirkişi incelemesine dayanmış, getirtilin bilgi-belgeler, alınan bilirkişi raporu-ek raporlarına göre de karinenin aksinin ispat edildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonunda; Tarafların 2017,2018,2019 ve 2020 yıllarına ait ...’nun 64/3 ve HMK 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara göre tutulduğu, davacı Şirketin, ... ait ... Müdürlüğünün açtığı ihaleyi kazanması sebebiyle 25.08.2017-25.12.2017 tarihleri arasında ve 25.12.2017-Aralık 2019 tarihleri arasında ihale konusu işlerin yerine getirilmesi sürecinde, davalı Kurum tarafından ... ' den temin edilen elektrik enerjisinin davacı şirkete 29 adet fatura ile KDV dahil 10.413.782,95.-TL tutarında fatura edildiği. davaya konu edilen uyuşmazlık konusu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Uyuşmazlık konusu faturalar bakımından, taraf ticari defter belgelerinin birbirini teyit ettiği, tarafların 2017,2018,2019 ve 2020 yılı ticari defter kayıtlarında 11/08/2021 dava tarihinde, taraflar arasında oluşan borç alacak bakiyesine ilişkin bir tutarın mevcut olmadığı görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre; Dava dışı...’ın davalı ... ‘ye düzenlediği satış faturalarında yer alan enerji birim bedeline... taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre % 10 ilave dilerek davacıya uygulanması gereken birim bedel tespit edilerek, faturalarda yer alması gereken dağıtım bedelleri, % 5 BTV, % 2 TRT payı, %1 E.E.Fon bedeli ile reaktif enerji bedelleri ve KDV ilave edilmek suretiyle; davacıdan talep edilmesi gereken enerji bedeli toplam 10.215.540,01 TL olarak hesaplanmıştır. Buna göre; davacıdan davalının tahsil ettiği enerji bedelin toplamı ise 10.413,782,95 TL olup, bu kapsamda davalının davacıdan toplam 604.210,91 TL fazladan bedel tahsil ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacının ödeme tarihlerini bildirmediği ve dosyadan tespit edilemediği anlaşılmakla, son fatura tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, taraflar tacir olup, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle alacağa avans faizi talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacının davalıya toplam 604.210,91 TL fazla ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; 604.210,91 TL'nin son fatura tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın kısmen KABULÜ İLE,
604.210,91 TL'nin son fatura tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Alınması gereken 41.273,65 TL harçtan peşin alınan 14.106,02 TL harcın mahsubu ile eksik 27.167,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından peşin yatırılan 14.173,82 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 8.789,40 TL yargılama giderinden 6.416,26 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6102 sayılı TTK’nun 5/A-1. maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-10,14. maddesi ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince hesaplanan ve ... bütçesinden ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, davadaki haklılık durumuna göre 963,60 TL’sinin davalıdan, 356,40 TL’sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 90.589,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 35.268,35 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
...